bella donna: Sonunda tanışabildiğim, hasta bile olsa hiç çaktırmadan neşeyle aramızdaki yerini almış, kalem koleksiyonunu merak ettikçe merak etmemi sağlayan bigucan. Hele ki o da gönlünü müziğe kaptırmış, daha da sevesi tutuyor insanın 8))) Ayrıca köşeden dönmüşlüğünü öğrendikten sonra kendisini antropolojiye bulaştırmak için elimizden geleni ardımıza koymayacağımızı da belirtelim değil mi? 8)
viki: Hasta bile olsa Koralin gösterimine gelen, neşe saçıp hiç hastalığını belli etmeyen 1tanecim benim :)
karaasa: ekranda flash tv varsa kanal değiştirirken bir daha düşünün çünkü onun kitch tanımlarıyla bir eğlenirsiniz ki 40 yıllık ankaralı yasemin müptelası olursunuz
tortilho: güzleryüzlü,aburcubur dostu,elini sıktığımda yüzüğü parmağıma batan :) burda neyse ,gerçekte de "o" insan tipi :)
penny: Argh ! Filmin başlamasına yakın bir anda merdivenlerde tanışıverince, şu bizim alkol meselesi üzerine konuşamadık. Art'ın da katılımı ile artık geniş bir vakitte masaya yatıracağız mevzuyu.
MioCaro: Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür bir hocadır kendisi. ne zaman umut karabulutlarla gölgelense rüzgarda uçuşan pelerini ile gelip hiç üşenmeden savaş açar örümceklere. ya iyi şeyler göreceğiz birlikte yada ben şahsen kendisiyle tropikal bir adada geçirmek isterim kalan zamanı...
elmakurdu: ismi ile müsemma bu insanın hayat enerjisini değerlendirmek için naapmak lazım bilmem ki :)
MioCaro: keske mesaj kutusunu arada temizlese dedirtten bigucan
esperanto: Gün sonu(en sonu) telkinleriyle yetinmeyip "şimdi oturup sana "scheme"lerden, öğrenme eğilimlerimizden, asimilasyon ve akomodasyondan bahsetmeye kalkıcam ben" diye çıkışarak üstüne karlar yağan hayat çizgilerime kömür döken; bu şekilde maça kaldığım yerden devam etmemi sağlayan Mezzo'm! ; ) Her zaman tavşan kanı bir çay benim için!