Sadece reklam sektörü ile kısıtlamadan diyebilirim ki, esinlenme - çakma olayını dilimizden düşürmüyoruz.
Geçen hafta Johanna Blakley'in TED konferansında moda sektöründe olmayan yasal kısıtlamalardan yola çıkarak anlattığı 'Modanın özgürlük kültüründen alınan dersler' sunumunu izledim.
Sunumdaki ilk şokum; moda sektöründe tasarım çalınmasına karşı bir yasal bir durum olmadığı, herkes istediği kıyafeti kendi koleksiyonuna alabileceği idi.
'Çakma ve esinlenme konusunda bu kadar takıntılı olmaya gerek yokmuş aslında cidden haaa' dedirten sunumu izlemenizi tavisiye ederim. Siz nasıl tepki vereceksiniz merakla bekliyorum...
"Film, müzik ve yazılımlar üzerinde ciddi yaptırımları olan telif hakkı koruma kanunu moda endüstrisini teğet geçiyor ve moda da bu sayede hem yenilikçi olabilip hem de satışları artırıyor," diyor Johanna Blakley. Johanna Blakley'i TEDXUSC 2010'da tüm kreatif endüstrilerin modanın serbest kültür anlayışından öğrenebileceklerini anlatırken izliyoruz.
Sunumun Türkçe alt yazılı halini izlemek için şurdan siteye gidip, videonun altındaki subtitle seçeneğinden Türkçe'yi seçebilirsiniz...
Çok güzel anlatmış. Kesinlikle takıntılı olmaya gerek yok. İlerleme paylaştıkça oluyor. Zaten işinde iyi olan, kendini geliştiren insanlar ve ekipler her daim başarılıdır. Ego ve kompleksler eninde sonunda kaybeder.
'gross sales of goods' grafigi vurucu olmus ancak kim gercekten bezen zorlu bir sureclerden gecip ortaya cikardigi fikrin birebir kopyasininin uygulandigini ve hatta bazen de odullere boguldugunu gormekten rahatsiz olmaz? kaldi ki cogunlukla gerekli atif da yapilmazken? bilemedim..
paylasmanin naifligini icsellestirmek satis rakamlarini yukseltmek gibi bizi dogrudan bir maddi cikarima yonlendirmis bu baayanin konusmasinda. buraya mi varmaliydik yani tum bu konusmanin alt metninden?
yine de soru isaretlerini yakmayi becermis diyeyim de bu karin agrim burda son bulsun:)
Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.