Yorumlar
byparlak (24 Kasım, 2007 20:18 Cumartesi)New York'da cekilirde guzel olmazmi hehe..merakla bekliyoruz. ;)
p.s. settar haber cok icerikli olmus. supersin!
phoenixia (24 Kasım, 2007 22:38 Cumartesi)beklenmedik bişi olmasını dilerim.. yaratık, düşman vs değil ama mesela zamanda boyut çarpışmaları ve kırılması olsun.. hep insanların zamanda yolculuk yapması üzerine şeyler izledik ya.. zaman parçalansa mesela,madem yolculuğunu yapabildiğimiz birşey zamanın sahip oldukları birbirine karışsa.. ve bu film bunu konu alsa..çok canım çekti..:):)
byparlak (24 Kasım, 2007 22:44 Cumartesi) phoenixia (24 Kasım, 2007 22:54 Cumartesi)ben de settar'ın haberde verdiği ethanhaaswasright.com'a takıldım..:)
senin verdiğin linkte iyiymiş.. satır atlayarak baktım gerçi..:)
insan zekası ve hayal gücü bende korku yaratıyor biraz.. evet bunlar film,film hilesi vs diyoruz ama bunları düşünen ve yapan zekamız hile değil.. bilim insanları katlarca fazlasını düşünüp yazıyor belki ama bunlar "absürd" de olsa vücut bulmuş halleri.. düşünülen şeyin varolmaması mümkün olur mu.. -uçtum yine-
ruprect (24 Kasım, 2007 22:56 Cumartesi)Tam Blair Witch Project diyecektim ki demişsin zaten Settarcım. Her şeyi sen dirsen biz ne dicez arkadaşım
o ohooo:))
Nedense bu film patlak çıkacakmış gibi bir his var benim içimde. Bakalım meraklan beklioruz.
Yunus Eren (milky) Küme (26 Kasım, 2007 02:48 Pazartesi)bencede patlak çıkıcak fragmanda yaratığı tam göstermiolar o yüzden insanlar şimdiden görüp filmden sogumasınlar die (:
gullusum (26 Kasım, 2007 11:35 Pazartesi)area formerly known as "central park"
brrr annem annem...
cemgul (26 Kasım, 2007 17:55 Pazartesi)istanbulda geçseydi mevzu bizde yarattığı etki daha farklı olurdu haliyle filmin NY halkını coşturacağı kesin. Ben sept 11 ruhunu yakalamaya çalıştığını düşünüyorum filmin. kotu niyetliyim.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (26 Kasım, 2007 18:07 Pazartesi)aslinda hic de kotu niyetli degilsin cem, simdi sen soyleyince kafamda tam olarak oturdu strateji. Forumlarda da
tartisilmis bu konu epey zaten.
"blair witch project meets 9/11" diyelim kisaca :)
mehmet (26 Kasım, 2007 18:34 Pazartesi)New York'un dünyanın merkezi olduğunu zihinlere inceden yerleştiren bir YANDIM (Yet Another Newyork DIsaster Movie) projesi gibi geldi bana da.
Çok temel bir güdüye hitap ediyor bu filmler, neren acıyosa canın oradadır, kalbin orada atar. New York acı çektikçe ve New York'a bunu çektirenler "Dünya'ya" saldırdığı sürece, kalbimiz orada atacak, dikkat ediniz 9/11 olayından sonra "dünya" küresel terörle tanıştı. Öncesinde, Hotel Rwanda mesire yeri, Kudüs huzuru kaşınan "barış"ın başkenti ve diğerleri politik güncel fikir ayrılıklarıydı. Şimdi artık dünya tehlikede, umarım belediye itfaiyesi yine görevini yapar dünyayı kurtarır.
Pazarlama stratejisi de, çekim tekniği de yeni değil ama cemaat bayılıyo uçan imamlara naparsın...
cemgul (27 Kasım, 2007 17:42 Salı)hiçbir filmin pazarlama çalışmasını takip etmiyorum mümkünse film hakkında hiçbir atraksiyona takılmıyorum uzak duruyorum. Film gelince gidip izliyorum gayet bakir bir beyinle, beğendiysem ne ala. Ben film izlemek için sinemaya gidiyorum kardeşim bırak benle market pazar strateji değil mi. Blair cadısı da 5 para etmezdi bana göre aynı şekilde strateji oltasını yutmadığım için, herhangi bir film izlemeye gider gibi gitmiştim sonuç sıfırdı.
mehmet (27 Kasım, 2007 18:02 Salı)+1
cemgul (27 Kasım, 2007 18:09 Salı)yeni bir Mr. Bean filmi çıkarsa bu kopuşlara gireriz cümleten nhahah :D
kmc (29 Kasım, 2007 16:52 Perşembe)Blair Witch'e laf yok, hastasıyım. Hayatta beni (orijinal) Ring ile birlikte korkutan tek filmdir :) (Ara ton: Perdedekilerin gerçek olmadığını zaten biliyordum da; o orman hadisesini, ormanın ortasında zaman geçirmeyen biri anlayamaz. İddia ediyorum ki ormanın ortasında bir gece geçiren bir şehir çocuğu (tanıma gel) %90 ihtimalle delirir. Ben gördüm. Feci feci)
cemgul (30 Kasım, 2007 01:16 Cuma)e ormana gidelim o zaman sinemada ne işimiz var :)
ben sinema gördüm.
mezzoalto (30 Kasım, 2007 11:49 Cuma)blair witch 2'yi -üstelik de son derece kalabalık ve eğlenceli bir grupla- izleme gafletinde bulunduğumdan beri -ki 2001 yılı filan olmalı- karanlıkta uyuyamıyorum, aynı odada biri olsun olmasın.. evde yalnızsam hepten yalan o zaman uyku zaten..
cemgul (30 Kasım, 2007 16:10 Cuma)BW2, birinci filmin pazarlama fikriyle ilgisi olmayan sıradan bir B horror. 1. filmin şöhretinden faydalanmak amaçlı çekilmiş olsa da gişede pnun başarısına yaklaşamamış kötü kotarılmış bir filmdir.
byparlak (27 Ocak, 2008 12:02 Pazar)Filmi bugun izledim..ilk olarak sunu soylemeliyim, 25milyon dolarlik bir film ilk hafta 50milyon dolar yaptiysa demekki pazarlama stratijileri ise yaramis.Paramount uzun bir aradan sonra hit bir film yapabilmis. Hem cok ucuza mal etmis hemde cok kazanc saglayacak.150-200 milyon dolar yaparlar bu filmden en az. Bana gore pazarlama stratijileri tahmin ettiklerinden daha fazla ise yaradi.
Film cok kisa..1saat 25dk..giris ve gelisme 10 uzerinden 10 ama filmin sonu hayal kirikligi..ayni I'm Legend gibi fakat daha buyuk bir hayal kirikligi..oyunculukda idare ederdi :/ ama yinede izlemeye deger. cok yaratici ve farkli buldum aslinda. Sinemada yureginiz agziniza gelicektir bundan supheniz olmasin. Gorsel olarak kusursuz bir film. Ses efektleri ise su ana kadar Hollywood'da duydugum en iyiler arasinda diyebiliriz Cloverfield icin. Fakat bu film bir nefeste izlenmeli. Biliyorum Turkiye'de cok gereksiz 15dk lik mola veriyorlar filmin ortalarinda..filmin butun havasi kaciyor ve kacicakta ne yazikki.
--
Filmde yasanan kosusturmalarla polislerin ve askerlerin insanlari yonlendirmesi bana cok gercekci geldi cunku 9-11 den sonra ve gecen yaz yasanan buhar gazinin patlamasindan olusan karmasaya tanik oldugum icin kendimi o an orda hisettim..cunku bu durumlarda bende filmdekiler gibi aciz kalmis, kriz geciren agzi burnu kan icinde insanlar saga sola kosustururken gormus..devasa toz bulutunun bana dogru geldigini gorup dukkanlara saklanmis..telefonlarimizin kitlendigini kimseye ulasamadigimizi yasamistim. O bakimdan baya bir etkisi oldu filimin uzerimde. Ayrica 2-3 hafta oncede esimin SoHo'da calistigi dukkaninda Heath Ledger'i gormustum..2 hafta sonra aktorun olum haberini duyunca ve onun ustune bu filmi izleyince pisikolojik olarak biraz dagildim..
--
Kucuk bir info vereyim: gecen sene homeless in teki Manhattan'da bir metro duragini yakti ve butun metro nun elektrik sistemi coktu..ve haliylede metro calismadi baya bir insan yurudu..filmde de o homeless'a gonderme var :) izleyince daha iyi anliyacaksiniz..
Ikincisi'de su...alt yaziyi koyanlar ne kadar bilir bilmem ama filmde 'the city' lafini duyarsaniz o Manhattan'dir..diger bolgeler Brooklyn, Queens, Bronx diye cagirilirken Manhattan'a Manhattan degil 'the city' derler halk arasinda.
We have to leave the city dediklerinde Manhattan dan bahsediyorlar New York 'dan degil. Aklinizda bulunsun.
bu film cok basinizi dondurecek..hatta sinemaya girerken uyari koymuslar:
Due to the filming method used for "Cloverfield," guests viewing this film may experience side effects associated with motion sickness, similar to riding a rollercoaster.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (27 Ocak, 2008 16:56 Pazar)super olmus inceleme yazin byparlak :) ne zaman izleyip yazicak diye bekliyodum ben de :D
Aktuel kamera olayi fena. Bourne Ultimatom hakkinda bi talkshow'da konusurken Matt Damon soyle bir izleyici yorumunu aktarmisti: Yonetmenin steadycam denilen aletten haberi yokmuymus?! :P
byparlak (27 Ocak, 2008 22:59 Pazar)hehe evet yonetmenin steadycam denilen aletten haberi yokmuymus? guzel bir soru :)
filmi nasil cektiklerini gormek isterseniz sizi
surdan ve
burdan alalim.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (27 Ocak, 2008 23:32 Pazar)byparlak, bu arada I Am Legend'i izledin mi? Onun da 9-11 etkisinden destek alan bir anlatimi oldugu soyleniyor. Ben I Am Legend'i cok basarili bulmadim. Nefis olabilecek bir film tam olamamis sanki. Cloverfield'la karsilastirilmaz gerci (biri apokaliptik, biri post-apokaliptik) ama yine de yorumlarini merak ediyorum.
byparlak (28 Ocak, 2008 02:00 Pazartesi)Settarcim, The Day After Tomorrow, Cloverfield, ve I Am Legend bu ucunun ortak bir noktasi var. Studiolarin New York'u kullanarak para yapmalari. Son 10 yilda Amerikada sinema izleyenlerin sayisi buyuk bir dususe gecti. 2006-2007 yilinda bir artma gerceklesti sadece ve 9.4milyar dolar satis yapildi fakat yapimcilarin New York temasini kullanip film cekmeleri bana gore tamamen Amerikalilar icin degil cunku Hollywood filmlerini artik dunyada insanlar Amerikalilar'dan fazla izlyor. %30-50 gibi bir artis yasaninca son yillarda artik global dusunuyorlar. Bu yuzdende studiolar Cloverfield ve I Am Legend gibi filmlerin temalarina odaklanmislar, filmin konusuna degil. Buda bizi memnum etmedi cunku filmlerin sonu yoktu.
Ornegin
Madea's Family Reunion oyuncularin hepsi African-American yani zencilerden olusuyor ve $6 milyon dolara mal olmus film Amerikada 63.3 milyon dolar yapti fakat avrupada ise 50bin dolari zor yapabilmis. Bu yuzdende studiolar artik bu tarz filmlere pek sicak bakmiyorlar cunku Amerikada izlenmesinin disinda Avrupayida, Cini'de, Latin Amerikayida dusunuyorlar artik. Bu yuzden de New York gibi bilindik bir sehir secilip bunun uzerinden guzel bir pazarlama stratejisi ile para yapabiliyorlar hem Amerikada hemde Dunya'da.
I Am Legend ve Cloverfield'in konusundan cok, isledikleri temayi on plana cikarmislar. Bence filmi film yapan sonudur. Bir Alman filmi Oscar odullu
The Lives of Others in tamami cok durgun geciyor ama filimin sonunda soylenen son cumle seni koltuga yapistiriyor ve 1-2 dakika kendine gelemiyorsun. O yuzden de I Am Legend ve Cloverfield bana filmden cok bir belgesel gibi geldi. Eger New York bos olsaydi nasil gozukurdu ve New Yorklular panik halindeyken neler yasar bunlari gorduk ogrendik. Onun disinda film gibi film degillerdi.
byparlak (28 Ocak, 2008 02:08 Pazartesi)Ama I Am Legend ile Cloverfield karsilastirirsak kesinlikle Cloverfield derim.
Bu arada Cloverfield, J.J. Abrams'in ofisinin arkasokaginin adiymis. Ilk baslarda filmi cheese diye adlandirmislar daha sonrada Cloverfield olmasina karar vermisler. Bunu yapmalarinin amaci internetten bakildiginda bulunmasin diye. Cunku New York da cekim yaptiklarinda insanlar filmin resimlerini videolarini cekip koyucaklar ve esrarengiz gozukme stratejileri bozulacak. Eger filmin ismi The Day After Tomorrow gibi farkli birsey olsaydi internet ortaminda kolayca paylasim saglanabilecekti haber kanallari bilgi edinebilecek insanlara duyaracakti. Filmin ismini cekim suresince peynir ve cloverfield koymalarinin amaci arandiginda bulunmamasi. Cok degisik gercekten. Zekice de bir fikir. Boyle ince detaylar adamlara ilk haftadan 50 milyon dolar yaptirdi iste.
byparlak (28 Ocak, 2008 10:34 Pazartesi)nedemek:) Bu arada Turkiye'de gosterime girecek mi? girecekse ne zaman?
Yalçın (settar) Pembecioğlu (28 Ocak, 2008 10:45 Pazartesi)21 Mart'ta başlıyormuş burada. Bu arada 2.sinin de çekim hazırlıkları başlamış.
byparlak (28 Ocak, 2008 11:32 Pazartesi)Eger 2.si cekiliyorsa, filmin sonunun boyle bitmesi mantikli ozaman.
byparlak (28 Ocak, 2008 11:53 Pazartesi)oo settar simdi okudum bir yerde..film bittikden sonra sinemada kal..filmin ikincisinin geldiginin habercisi bir ses-goruntu varmis..ben tabi ciktim sinemadan ondan :)
birde filmin en son sahnelerinde cift Coney Island dayken okyanusa dikkatli bak..J.J. Abrams gizli birsey koymus oraya ;) benim dikkatimi cekmedi senin cekebilir.
byparlak (28 Ocak, 2008 12:19 Pazartesi)orasi uzak..sen bence atla buraya gel hem 2 ay beklemeden izlemis olursun filmi :) hemde seni ozgurluk anitinin kafasina cikaririm.
mehmet (06 Şubat, 2008 08:06 Çarşamba) byparlak (06 Şubat, 2008 08:25 Çarşamba) restless (06 Şubat, 2008 22:29 Çarşamba)Cloverfield facebook
fan sayfasına 20,131 kişi üye olmuş durumda...
Sürekli güncellenen videolar, galalardan fotoğraflar, soundtracklerini dinleyebileceğiniz bir player vb. bir çok malzeme mevcut.
Flixter'da boş durmamış ve hemen bir 'Cloverfield Trivia Quiz' hazırlamış :)
http://apps.facebook.com/flixster/quiz?q=662020&red=0Filmin pazarlama stratejisini belirleyen ve uygulayan firma(lar) kampanyayı gerçekten çok iyi yönetiyor ve yönlendiriyor. Tebrik.....
phoenixia (15 Şubat, 2008 22:45 Cuma)ben mi yanlış gördüm yoksa cloverfield canavar mı olmuş bizde..
sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Şubat, 2008 23:00 Cuma)evet aynen canavar olmuş.. herhalde son dakika "hadi abicim koy bi isim artık ne olursa, vaktimiz kalmadı" baskısıyla olmuş.. biraz da spoiler tadında..
sonu da i am legend kadar hayalkırıklığı değil, gerçekten sürecin keyfini çıkaralım derseniz mutlaka görün..
ayrıca ikinci film şart abicim..
ha bi de bişiler daha diyecem ama spoiler olur diye korkuyorum.
phoenixia (15 Şubat, 2008 23:52 Cuma)--spoiler--
lorem ipsum dolar...lorem ipsum dolar...lorem ipsum dolar...lorem ipsum dolar...lorem ipsum dolar...
--spoiler--
şeklinde yazarsan bişi olmaz...:))
Yalçın (settar) Pembecioğlu (23 Şubat, 2008 00:03 Cumartesi)seyrettim sonunda ve cook begendim. nerde blair witch, nerde bu. hikayeyi cok iyi kurgulamislar bence. yuregim agzima geldi surekli. cok korktum :) 2. sirada izledigim icin de olabilir :P
gandy.phoebus (23 Şubat, 2008 02:53 Cumartesi)bu filmi bahane ederek, günlük zizek alıntımızı yapalım;
Think about the strangeness of today's situation. Thirty, forty years ago, we were still debating about what the future will be: communist, fascist, capitalist, whatever. Today, nobody even debates these issues. We all silently accept global capitalism is here to stay. On the other hand, we are obsessed with cosmic catastrophes: the whole life on earth disintegrating, because of some virus, because of an asteroid hitting the earth, and so on. So the paradox is, that it's much easier to imagine the end of all life on earth than a much more modest radical change in capitalism.
mehmet (23 Şubat, 2008 03:14 Cumartesi) Yalçın (settar) Pembecioğlu (23 Şubat, 2008 09:09 Cumartesi)gandy, senin sorular bildigim yerlerden neyse ki :) mehmet, 2010 ted talks'a gitmek icin organize olup para biriktirelim mi? >:)
mehmet (23 Şubat, 2008 23:35 Cumartesi)ben almadım, dayanamadım ortasına kadar bile.
fazla gürültülü ve komik olucam derken konuyu kaçırıyo.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Mart, 2008 14:45 Pazartesi)Film sonrası geyikler ve teorilerle ilgili olarak
şurada nefis şeyler var.
AraBölge'nin yazarının bir bigucu olduğunu da gizlice fısıldiyim kulaklarınıza bu arada.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.