‘Nefes’, Bir Yüzbaşının komuta ettiği 40 kişilik bir timin hikayesidir. 2365 metre yükseklikteki “Karabal” tepesinde bulunan bir röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bu 40 askerin görevlerini yerine getirirken yaşadıkları acıları, sevinçleri ve yaşam mücadelelerini anlatır.
Tazesinden filmin 3 aydır Antalya'da dağda çekilen bölümlerine ait ham görüntüleri izlemiş biri olarak filmin vizyona girmesinden aylar evvel birkaç minicik yorum yapayım 8) Edindiğim ilk izlenim çatışma sahnelerinin (her ne kadar teröristlerin varlığını görememiş olmaktan yakınsam da) gerçekçiliği üzerine oldu. Bir belgesel tadında izliyoruz tüm sahneyi... Kalanını da umarım ki gösterimden evvel izleme şansı edinir, burdan bol bol bıdılarım 8)
Çekimler kısa bir aranın ardından önümüzdeki hafta yeniden başlayacak...
Ama hemen gözüme (kulağıma) takılan bazı konuları da yazayım.
Filmin görüntüleri ve renkleri acaip iyi görünüyor. Direkt izleme isteği uyandırmasının sebebi bu olabilir. Oyuncuların bilindik tiplerden seçilmemesi de filmdeki gerçeklik payını artırıyor.
Fragmanda heyecanı gerçekten de artıran "bir kar yağar ince ince" türküsünde ise şu detay beni rahatsız etti. Türkiye'de hiçbir kışlada bu türkü bu kadar güzel bir diksiyonla söylenemez. Söyleten kişinin doğru okuması tamam ama toplu sesler arasında bozuk aksanlar, berbat diksiyonlar da olduğu için toplu sesin koro gibi düzgün çıkmaması gerekirdi. Türkü sırasında "operasyon" kelimesi istisnasız "oparasyon" diye telafuz edilirdi bizim bölükte mesela :)
Full Metal Jacket'vari bir film geliyor dedik şimdi ofiste arkadaşımla fragmanı izleyince. Türk sineması adına çok cesur bir konu seçilmiş ve anladığım kadarıyla da popülizme bulaşmadan kotarılmaya çalışılmış iş. İnşallah güzel bir film çıkar ve seve seve izleriz.
Aaa.. Bak ben Mio'nun o mesajını kaçırmışım Settar'ım yahu... Filmin genç, inanılmaz dinamik ve bir anda insanı içlerine çeken bir oyuncu kadrosu var. Yazık ki dün ön görüntüleri izlemeye giderken filmin ilk yarısına yetişemedik ama fragmandan edindiğim beklentinin katlandığını söyleyebilirim 8)
Çekimler yazık ki Levent Bey'in kalp rahatsızlığı geçirmesi nedeniyle ertelendi. Kendisinin bir an evvel sağlığına kavuşmasını diliyoruz 8))
Levent Semerci'yle çalışmıştım. İş disiplinine ve tutkulu tarzına hayran kalmıştım. Çekimler sırasında onun severek yaptığı bir prodüksiyon detayına ben mantık olarak karşı çıkınca bana çok kızdı ama gerekçeleri duyunca hemen ikna oldu ve sahne tekrar çekildi. Böyle hafif deli, hiperaktif, canavar gibi bir yönetmendir. Umarım uzun metrajda başarılı olur ve kendi tarzını oturtur sinemada da.
O zaman ben de demedi olmayayım... Levent Bey'in kalp rahatsızlığından söz ederken oldukça üstünkörü değindim konuya. Kendisi çok ciddi bir kalp krizi geçirdi ve şu anda Almanya'da. Doktoru tarafından 1200 m.'den yükseğe çıkması yasaklanmış; ancak kendisi hayati tehlikelerin tümünü göze alarak film çekimlerine devam etmeyi planlıyor. Film gerçekten çok zor şartlar altında çekilmekte. Oyuncular 2. defa ve kesinlikle pek çoğu için ilk seferden daha zorlu olduğuna inandığım bir şekilde askerliklerini yapıyorlar.
Hatta davet edelim bazılarını, onlar da aramıza dahil olsunlar...
Not: Telefon bağlantısıyla yorumlarını derhal iletme fırsatım oldu Settar'cığım. Güzel motivasyon oldu 8)
bu adam -yanlış hatırlamıyorsam- eskişehir STV den çıkan tek kayda değer adam diyip büyük bir kitlenin nefretini kazanayım hehe :) kendisine acil şifalar diliyoruz. filmin görselliğinin gücü Levent'in deneyimli bir reklam yönetmeni olmasından geliyor.
Aninda izledim 3'unu de. Goruntuler ve oyuncular cok iyi gorunuyor. Bir de hikaye tamamsa Levent'in kotu cekmesi ihtimali zaten yok. Cok umutluyum bu filmden.