Gittim, gördüm, son 2 oturum kala kalbim sıkıştı çıktım.
Çalıştığım şirket bu tarz araştırmalara ciddi yatırımlar yaptığı için gün boyunca beni hayrete düşüren bir nokta olmadı. Ukalalıktan demiyorum, konuyu şöyle açmak isterim;
Konuşmacılardan biri Ocak ayında konuğumuz olmuştu ve "ne yazıkki" aynı sunumu bize de yapmıştı. Bir diğer sunumu ise para verip satın almıştık.
En dikkat çekici ve belki de olayın kalbi 6 üniversite öğrencisi, Demir Demirkan, Pelin Batu ve .... (neydi be adı çocuğun) olduğu kısımdı. Sağolsun öğrenciler pek dürüst ve açık sözlüydü.
Ama ben yine de aradığımız sorulara cevap olduğunu sanmıyorum.
Öncelikle bu insanlar farklı olmak istediklerini, kategorize edilmek istemediklerini anlatırken, aslında kendileri ile çelişerek aslında kendilerini kategorize etmiş oluyorlar.
Apple lafı çok geçti, sponsor olsa heralde bu kadar geçmezdi. Televizyonda, panolarda falan cayır cayır bağırmıyor bu marka ama yaptığı yatırımların boyutunu bir hatırlayalım.
Öğrencilerin o bahsettiği Nike, Levi's vb markaların da aynı şekilde. Yemeyiz biz o reklam ayaklarını falan derken aslında cin reklamcılar bunların zihinlerine girmiş bile.
Dün Colin Smith'in Going For Gold konferansındaydım. Yine aynı şey.. Nike, Manchester United, Gilette, araba, sigara firmalalar vs.. Bir çok isim geçti, başarılarından söz edildi. Aynı zamanda bu kişi, marka ve takımların yaptığı harcamaların da rakamları mevcut. E şimdi bakınca bunu nasıl bizim ülkemizle karşılaştırabiliriz.
Konuyu saptırmak istemiyorum ama çarpıcı bir örnek olarak; Nascar izleyicisinin profilini 42 yaşında, kendi evinde oturan, aile ve 2 araba sahibi adam olarak çizdi. NBA All Star haftası satılan montlar 350, formalar 100, biletler 450 dolar seviyesinde.
Lafı toparlamak gerekirse, Türkiye'de bu tarz toplantılarda global markaların veya çeşitli ülkelerden verilen örneklerin hiç bir geçerliliği olmadığını düşünüyorum. O nedenle dedim, ilk baba toplantı günün en önemli kısmıydı diye.
Bu arada sanırım Nagehan'ın önünden geçerken bigumigu dedim oturdum yerime ama sonra tıkır tıkır sürekli 10 parmak bi şeyler yazdığı için "merhaba" diyemedim. Organizasyon için ellerine sağlık diyorum ekibin.