Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (25 Mart, 2010 18:49 Perşembe)Film çok profesyonel bir ekipten çıkmış, bunu kabul edip takdir etmem lazım. Öte yandan Atatürk'ün bir reklam figürüne dönüşmesi çok da sevimli bir şey değil sanki. Bu filmi gördüğümde "Aaa, İş Bankası reklamındaki adam, ama canlandıran değişmiş" gibi bir düşünce geçti ilk olarak aklımdan. Alametifarika'nın her markaya çocuklu film yapması gibi İş Bankası ve Anadolu Sigorta'nın da her iletişiminde Atatürk göreceğiz herhalde bundan sonra.
cagilcan (25 Mart, 2010 19:43 Perşembe)simdi izledim...bir an icinde soyle dusundum..duygu caglayani olan bir millet olmamiz nedeniyle proje gorevini yapmis olacak sanirim..ayrica kendi adima konusmam gerekirse anadolu sigortayi Ataturk'un kurdugunu bilmiyordum..buda gunun + si oldu haneme..Diger taraftan her nekadar ticari kaygilarla da olsa sadece bozuk cekimli belgesellerden gordugumuz Ataturk'u arada sirada ustaca produksiyonlarla aramizda gormemiz ve onu hissetmemiz fena bir duygu mu ? yine kendi adima hayir...
cagilcan (25 Mart, 2010 19:48 Perşembe)Settar bir onceki yazim cikmamis..soyle demistim ;
Gerek is gerek sosyal hayatta ben demistim kelimesini cok kullanmamaya calissamda anasayfada reklamin fotosunu gordugumde tamamen kafamda canlananlari kelimesi kelimesine settar yazmis......bunu yazarken hala filmi izlemedigimidi belirtmeliyim :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (25 Mart, 2010 20:11 Perşembe)cagilcan'dan ilk yorum :) oley!
aslında "seda sayan gibi, acun gibi bir reklam objesi" tamlamasını da kullanacaktım tarif ederken ama o kadar da ileri gitmeye gerek yok dedim.
cagilcan (25 Mart, 2010 20:30 Perşembe)sanirim biri cikip 102 saniyeyi 102 dakikaya cikaracak aslan gibi bir ataturk filmi yapmadikca Is bankasi ve Anadolu sigorta bu yonde iletisime devam edecek....
tiryaki (25 Mart, 2010 21:01 Perşembe)film çok kaliteli, leziz olmuş... en sonu nedense beni 90 lara götürdü ama. böyle logonun çıkışı reklam sesi ( ki bu arada bunu merak ettim ) kaybetmek yok gibi iddialı bi laf... koyucu bir reklam. ama sanki Atatürk bu memleketi sigorta şirketiyle kurtarmış gibi bi tuhaf durum olmuş dengesiz bi kısım var yani.
dozdenoir (25 Mart, 2010 23:33 Perşembe)"Kaybetmek yok" uzun zamandır anadolu sigortanın sloganı... belki ikinci senesi bile olabilir... Ben sondaki iş bankası logosunu ilk defa farkettim bildiğim kadarı ile de daha önce kullanılmıyordu... Yaşlı amcamızı anlamakta biraz zorlandım konuşmadan ötürü... Gerçeklik katmış ama anlam biraz kaybolmuş gibi... Prodüksiyon güzel, çekim güzel, fikir sade ve basit dahası can sağlığı... Tebrikler ekibe...
cleanclothes (26 Mart, 2010 01:32 Cuma)temiz iş olmuş...
tam da @settar'ın dediği gibi değil sanki; artık konjonktür gereği atatürk filmi yapmak, atatürk'ü reklam filmi oyuncusu yapmak biraz sıklaşmaya başladı ve bu çok da kötü sayılmaz... kişiyi hayatın içerisine sokmadan içselleştirmeden, ezberleyerek/ezberleterek ona bir dokunulmazlık yüklemek ve ellenmez bir figürdür katı resmi dönemlerinin geride kaldığına işarettir bu... her ne kadar politik ortam gereği kullanılıyor olsa da, yapılabiliyor olması bir yol alınmışlıktır...
dikkat ederseniz atatürk'ün kendisine olan saygı sebebiyle kendisinin figüre edildiği prodüksiyonların çıtası hep beklenenden yukarıda oluyor... bu iyi...
anadolu sigorta ve ajansı arasındaki uyum ve bu uyumdan ortaya çıkan işlerin kalitesinin hep yeterince üst seviyede olması imrenilecek bir uyum...
Hüseyin (husows) Ergin (26 Mart, 2010 02:18 Cuma)Anadolu sigortayı da mı Atatürk kurmuş dedirtti bana. Ve pek sevimli gelmedi bu soru zihnime. Eee, diğer sigorta şirketleri Atatürk kurmadı diye 0-1 yenik başlıyolar olaya o zaman.
alisureyyatorun (26 Mart, 2010 03:58 Cuma)reklam guzel laf yok.....
fakat son zamanlarda Ataturk"u gerek sinemada gerek reklamlarda cok fazla "malzeme" ye donusturduler!
Ataturk"un sanki populer kultur"un tuketim cilginligina dahil olmus bir arac gibi son 2 yildir orda burda kullanilmasi (evet son donemlerin Ataturk"u anlatan belgesel ve sinema filmlerini de dahil ediyorum) beni cok rahatsiz etmeye basladi...
arada bir yapsinlar guzel.. fakat herkes ayni anda ayni hikayeyi farkli yerlerde "malzeme" gibi kullaninca kusura bakmayin ama hicbir ozelligi kalmiyor...
Ataturk reklam ve gelir malzemesi olacak birisi degil!
cleanclothes (26 Mart, 2010 11:16 Cuma)türk sineması hikaye eksikliğinden dem vurur hep... iyi senaryomuz yok, olsa çok daha farklı olurdu sinemamız lakırdıları rakı masalarında döner durur yıllardır... iyi senaryonun olmaması, filmin prodüksiyonunu da etkiledi... değil çıtanın üstü, çıtayı bile tutturamadı genel olarak (münferit örnekler hariç) sinemamız...
yeni dönem, hikayeleri/senaryoların sular seller gibi akıyor olması, herkesi kendi prodüktörlüğünü yapma ve hatta kendini yönetmen ilan etme cesaretindendir...
bu türk sineması furyasından konjonktür gereği Atatürk de etkilendi...@alisüreyyatorun haklı olabilirsin bu kadar üst üste gelmesi konusunda, fakat Atatürk'ün de bir figür olarak hayatının resmedilmesi gerekiyordu artık...
Atatürk popüler birisi değil, bugünlerde bir Atatürk filmleri furyası sonrası yarın unutulacak bir figür değil...
elixmix2019 (26 Mart, 2010 13:30 Cuma)Atatürk üstünden prim kazanmaya son vermelerini diliyorum.
Yeter artik..
produksiyonun guzelligi veya mustafa abi'nin montaj iscilikleri haric
oyunculugunun iyiligi falan bunlar hikaye kaliyo.
Bu ticari metalasma sonrasinda ataturkculer ve digerleri gibi
salak sacma bir ayrim cikti..hala farkedemiyorsak zaten
baska birsey demiyorum.
Yanlis isler yapiyoruz birlikte, bu kazmaliga bizim besiktas belediye
baskani da dahil.
adam heryeri ataturk posteri ile donatiyor 7/24..yanlis..
bu reklamda yanlis..
Ben Ataturk'un surekli gozume sokulmasini istemiyorum.
Bariz Ticari meta oldu hele son birkac aydir iyice raydan cikarttilar.
Bu reklamda burdan sebepleniyor, cikis noktasi budur..
Rahatsizim...
Gitsinler en son deprem'de insanlara neler verdiler onun hikayesini anlatsinlar
belki daha guncel oldugu icin daha dokunakli olurdu..
85 yillik sirket hala sirtini Ata'ya dayamis prim pesinde..
Ne yani simdi diger sigorta sirketlerini Ataturk kurmadi diye kotu mu ? yoksa
bu sirketin kurulusunda Ataturk oncelik yaptigi icin ekstra katma deger falan
mi veriyor bize nedir yani ?
Simdi Anadolu Sigorta'da oynattik diye Ataturk'u kardes kurulusu Is Bankasi'da Haluk Bilginer'e
oynatirsa ne olacak ?
phoenixia (26 Mart, 2010 18:48 Cuma)özellikle elazığ depremi sonrası, deprem konulu ve atatürk'ün "torpili" ile çekilmiş anadolu sigorta reklamı...
gözüm prodüksüyonun harikalığını , şimdiye kadar yapılmış en iyi mustafa kemal olmasını falan görmüyor(!), kusura bakmasınlar...
eypcri (27 Mart, 2010 13:04 Cumartesi) Reklamlarda Atatürk kullanımına hayır.
Eren (Invictus) Eraldemir (27 Mart, 2010 15:38 Cumartesi)Biraz bu reklama Atatürk konmasına kızan arkadaşlara bir kaç noktayı hatırlatmak istiyorum.
1. Anadolu Sigorta Atatürk tarafından kurulmuş ve bu yıl 85. yılı kutlamaları kapsamında özel bir reklam hazırlamış. Bunda da Atatürk kullanılması kadar doğal bir şey göremiyorum.
2. Anadolu Sigorta bir İş Bankası kurumu. Hatırlarsanız İş Bankası'da benzer özel bir yıl reklamında Atatürk kullanmıştı.
3. İş Bankası yıllardır Atatürk ilkelerine bağlı cumhuriyetçi tutumunu benzer mecralarda gerek Atatürk'in ismini anarak gerek başka şekillerde göstermiş bir kurum.
4. Günümüzde ülkemizin siyasal durumu ile uygun bir reklam, bu ülkeyi kimler kurdu, kimler bu hale getirdi, unutmayın diyor.
Örnek vermek gerekirse yabancı olarak Bosch yıllarca Bosch'un "Para kaybetmektense..." lafını veya kendisini kullanarak köklerini gösterdi. Sabancı ve Koç. firmaları da benzer uygulamalar yaptı. Kendilerini kuran kişiler, özellikle de saygın ve bilinen insanlarsa bunları anan reklamlar yapmak, özellikle de böyle yıldönümü gibi özel zamanlarda bence gayet uygun.
Ha, yarın bir gün Lays çıkar, "Atatürk'ün ektirdiği patateslerden yaptık bu cipsi, yiyin gari" derse işte o zaman gelir ben de bayrağı alır yanınaza koşarım ama şimdilik Anadolu Sigorta'yı sadece kutluyorum.
buraKargın (27 Mart, 2010 17:20 Cumartesi)- 85. yılın nesi özel biri bana açıklasın! (Şimdiye kadar kullanmadık ama bakın 85. yıla girdik, olur mu hiç?)
- Atatürk'ün önderlik ettiği ve kurulumuna yardımcı olduğu o kadar çok kurum var ki sırasıyla hepsi kullansın o zaman. Bunu alışkanlık haline getiren markalar işi ucuzluğa götürecektir.
- İş Bankası'nın ilkeleriyle Atatürk ilkelerini bağdaştırmanın çok yersiz olduğunu düşünüyorum.
- Günümüz ülkesinin -Türkiye'den bahsediyoruz bu arada- siyasal durumunu anlatmak bir reklamverene düşmemeli. İlle de böyle bir dertleri varsa gitsin belgesel hazırlasın, müzeleri yaygınlaştırsın, tarihi eserlere sahip çıksın.
- Reklam filmine strateji belirlemekle, makyajla gerçeklik peşinde koşmakla, demogoji yapmakla maalesef havada kalıyor her şey. İşin kalitesini, orijinalliğini konuşmak ayrı bunun doğru/yanlış olup olmadığı ayrı şeyler.
- Robert Bosch, Sakıp Sabancı, Vehbi Koç gibi kurucularla Mustafa Kemal Atatürk^ü aynı kategoride değerlendirerek uygunluk karşılaştırması yapmak nasıl bir mantıktır?
- Kısaca; Atarük'ün nasıl olursa olsun bir markanın imajı için malzeme edildiği herhangi bir reklam görmek istemiyorum.
BigCell (27 Mart, 2010 18:38 Cumartesi)Reklam yayınlandığı andan beri Atatürk sesinin sahibini hatırlamaya çalışıyorum.
Ses o kadar tanıdık ama bir türlü çıkartamadım.
Bilen var mı ?
alisureyyatorun (29 Mart, 2010 05:05 Pazartesi)bir kere hadi bilemedin iki kere kullanırsın tamam. ama sonrası artık rahatsızlık verir.
sinema sektörü içinde aynı şey geçerli. yapılması gerekiyordu.
ama herkesin kendi kafasına göre bir atatürk filmi çekmesi gerekmiyordu. bu ülkede elini hangi yöne çevirsen zaten atatürk ile ilgili sinema filmi çekmek isteyen bir sürü insanla dolu. tek engel maddi güçlerinin yetmemesi. yetende boş durmuyor artık görüyoruz... fakat aynı anda kabak gibi insanların gözüne sokulması rahatsızlık verir. bir düşünün 2 sene boyunca avatar filminin 5-6 kere farklı versiyonlarının çekildiğini. büyük olasılıkla ilk üçüne giderdik fakat geri kalanı artık bunları gördük eskidi deyip yüzüne bakmazdık...
işte bu durumda atatürk benzetmesi içinde geçerli. birşey çok göze batmaya başlarsa insanlar artık "bunları gördük kardeşim 85 senedir aynı tantanayı anlatıp duruyorsunuz, bana farklı birşeyler gösterin" demez mi?... özelliğini yitirmek buna denir işte...
alisureyyatorun (29 Mart, 2010 05:08 Pazartesi)istediğin kadar color correction yap, makyajla uğraş ekip tut milyon dolar harca vs... hikaye aynı olduğu sürece hepsi çöp!
byparlak (29 Mart, 2010 07:37 Pazartesi)Turkiye'de son derece bir Ataturk rahatsizligi var. Onu tanri gibi gordugumuz icin reklamarda fimlerde ciktigi zaman elestiriyoruz cunku onu okudugumuz gibi gormek istiyoruz. Onu tanimak istemiyoruz. Insan dogmadan once olen babasini yillar sonra gordugunde inanmaz onu gormek istemez. Bunca sene nerelerdeydin der. Son yillarda cikan bir cok Ataturk filmlerinde ve reklamlarinda boyle bir sendrom yasiyoruz. Yazik. Halbukisi hepsi birbirinden guzel calismalar.
alisureyyatorun (29 Mart, 2010 08:07 Pazartesi)Fıratcım sorun neredeydin değil! Nasıl olduğu. Yıllarca Atatürk'ü lise sıralarında zaten yeterince gördük. Birkaç sinema filmi hiçbirşeyi değiştirmez emin ol.
Durum birilerinin toplu bir biçimde bunu popüler kültür malzemesi gibi keşfedip kullanmaya başlamasından ibaret. Daha öncede Atatürk filmleri yapıldı gördük ettik. Ama bu kadar yoğun ve tüketim malzemesi yada para kazanma yolu gibi kullanıldığını hiç hatırlamıyorum. Bundan önceki dönemde toplasan 1 veya 2 tane film yapıldı onlarda sponsorların sayesinde yapılan kar amacı güdmeyen belgesellerden öteye gidemiyordu. Şimdi önüne gelen film yapıyor...
Atatürk tanrı değildir. Öylede gördüğüm falan yok. Fakat 2 sene içinde çekilen edilen filmler (Mustafa, Veda, Dersimiz Atatürk, İşbankası reklamları...) hep uç noktalara götürüyor (Can Dündar yerlerde süründürürken Zülfü Livaneli göklere çıkartıyor) Bunun bir arası yokmu?
Paramız yoktu bu kadar imkanlar yoktu bahanesinide yutmuyorum. Konu tamamen cebe girecek para meselesi... Sponsorlarlada gayet güzel filmler ve belgeseller yapılabiliyor. (Bkz. Gallipoli ve yönetmeni bir sinema ustadı: Tolga Ornek) Mesele bu işi yapanların sinema ile uzaktan yakından alakaları olmaması (Can Dündar, Zülfü Livaneli, Hamdi Alkan)...
buraKargın (29 Mart, 2010 09:46 Pazartesi)"Durum birilerinin toplu bir biçimde bunu popüler kültür malzemesi gibi keşfedip kullanmaya başlamasından ibaret. Daha öncede Atatürk filmleri yapıldı gördük ettik. Ama bu kadar yoğun ve tüketim malzemesi yada para kazanma yolu gibi kullanıldığını hiç hatırlamıyorum." sözlerine aynen katılıyorum alisureyyatorun.
Film hakkında yorum yapılmıyor; Atatürk'ün sigorta reklamı için kullanılması konuşuluyor. Olaya sanatsal yönden bakanlar işin ticari yönlerini de görmüyorlar mı? Bu sizi de rahatsız etmiyor mu?
Betül (bktrl) KARA (29 Mart, 2010 22:59 Pazartesi) ağlatsaydınız keşke diyorum...
hele o depremzede yok mu off çok kötü
elixmix2019 (01 Nisan, 2010 11:03 Perşembe)engin günaydin bugunku sabah'taki kosesinde reklamla ilgili
görüşlerini belirtmiş.meraklisina okumasini tavsiye ederim.
alisureyyatorun (01 Nisan, 2010 18:12 Perşembe)settar: gorusune katiliyorum ve sinema filmlerini de dahil ederek bu gorusun icerigini arttiriyorum. sadece reklamlar degil sinema alaninda da bu kullanim tamamen ticarete donmus vaziyette!
cleanclothes (01 Nisan, 2010 18:23 Perşembe)hatırlarsanız hülya avşar kendi adını taşıyan tv programında üzerinde beyaz ay yıldız olan kırmızı balona tekme attı diye sorgulanmıştı...
konuları, kişileri, durumları, putlaştırıyoruz... hakettiği değeri vermek, değer korumak bu değil... şimdiye kadar putlaştırmak üzerine korumacılık yapıldı... ve yazık ki hala öyle görünüyor...
phoenixia (02 Nisan, 2010 09:50 Cuma)engin ardıç da gizli reklam almış :))
cleanclothes... putlaştırma ve korumanın dışında şeylerden bahsediliyor. ha sen o konuya değinmek istediysen başka...
cleanclothes (02 Nisan, 2010 10:19 Cuma)@ phoenixia... herkesi kastetmiyorum... siz de herkesin adına yazmıyorsunuzdur zaten... çünkü herkesin aynı şeyi yazdığı bi ortam değil...
kendi adınınıza yazıyorsanız o başka tabi, sizi kastetmemiştim zaten...
salavat (02 Nisan, 2010 11:48 Cuma)sömürgeliktir
elixmix2019 (02 Nisan, 2010 14:56 Cuma)putlaştırma ile ticarileştirme ayrı birşey.
siz hiç winston churchill'le yapilan reklam gordunuz mu ?
ya da eisenhower'li ?
gecen hurriyet'in arka sayfasina her kuruma nasip olmaz baslikli
Ortada Ataturk'un Anadolu Sigorta
merdivenlerinden inerken ki pozu ile
kadrajlanmis bir anadolu sigorta reklami gordum.
çüş demek istiyorum.
Ben bundan bahsetmek istemiştim.Her kuruma nasip olmaz
nasil bir söylemdir oha hakkaten..
alisureyyatorun (02 Nisan, 2010 17:16 Cuma)puttan soz eden kim? isin ticari boyutu hakkinda tartisiyoruz.
burada ataturk'u tanrilastirdigimiz yok ki? putlastiranlari da ayrica sevmem o baska bir konu...
nasil ki bir hz. isa yi yada abraham lincoln u ticari alanlarda kullanimini (birebir) gormuyorsak ataturk'ude ileri duzeyde ve tekrar eden bir seviyede gormek rahatsiz edici bir durum.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.