Anasayfa

2890_5776.jpg Resimleri
 

Evsizlere Özel Giysi


Pin It
Kanada'dan Taxi adlı reklam ajansı bu yılbaşı yaklaşırken oldukça yararlı görünen bir kampanyaya nefis bir destek vermiş.

Ajansın 15 Below adını verdiği bir girişimin bir parçası olarak tasarlanan bu giysilerin iki önemli özelliği var: Su geçirmeyen ama hava geçiren özel bir maddeyle (Aquamax) dokunmuş olması ve içlerinde bulunan bir sürü cebe kağıt doldurmaya imkan tanıması. Ne kadar kağıt tıkıştırırsanız o kadar sıcak tutar hale geliyor giysi.

Taxi'nin üst yaratıcı yönetmeni Steve Mykolyn giysiyi -29 derece ısıda 8 saat kadar kalarak bizzat denemiş (aşağıda görselde kutu içinde oturan kişi). Ajans ilk etapta ofisi olan kentlerde (Toronto, Calgary, Montreal, Vancouver ve New York) 3.000 parça ürünü dağıtmayı hedefliyormuş 2008 başında.

Haber linki orijinal makaleye gidiyor. Kampanya adresi de şöyle:

15belowproject.org





Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


bella donna (02 Ocak, 2008 10:45 Çarşamba)
mutlu edici bir haber olmuş settar, eline sağlık..

big mac (02 Ocak, 2008 11:41 Çarşamba)
bravo!! küresel savaş çağında iyimserlik. imkansız değil üstelik gerekli... bide neydi "geri kalan hersey icin PARKALINC"

mehmet (02 Ocak, 2008 20:11 Çarşamba)
hay kıçımın sosyali,
"evsizler evsizliğini bilsin gazete kağıdı giysin, palto yaptık, aman kafana da sok, %40 ordan, pantolon seneye, o yüzden şimdilik bacakların üşüdükçe altına yapacaksın, zaten pis kokuyosun, senin için farketmez. gazeteden yemek yaptık, bir süre tokluk hissi yaratıyor, kağıt lifli yapısı nedeniyle midede şişerek standart bir sokak sefilini soldaki fotoğrafta gördüğünüz güleryüzlü evsizlere dönüştürüyor. bu vesileyle belediyeleri barınma evi masrafından kurtararak (bu çözüm %30 daha ucuz) gelecek yılbaşında daha aydınlık sokaklar yaratabileceğiz, hem daha eğlenceli, hem de daha güvenli."

ben de yeni projemi açıklıyorum, evsizler için soğukta ele yapışmayan çatal bıçak yapıyorum, sapını deriyle kaplicam. deri, parmak izini nisbeten daha uzun süre muhafaza ettiğinden açlıktan gözü dönüp bu çatal ya da bıçakları nezih kent sakinlerine saplayabilecek bir evsizin bulunmasını kolaylaştıran bir işlevi de var.

(rica ederim kimse "en azından", "hiç olmazsa" vb. sözcükler içeren bir cevap yazmasın, "en azı" yeterince leş, çözüm üretmek, niyet olduğunda o kadar da pahalı değil (her taraf metruk bina dolu), ülker'in sakızı ne kadar çevreciyse, bu iş de o kadar sosyal)

ferhat can (03 Ocak, 2008 01:08 Perşembe)
mehmete katılıyorum. batıda yaşayamayacak olmanın sebebi de bu zaten. evsiz nedir ya ? bir insanı ne kadar bitirebilirsiniz ki evsiz kalır ? doğuda bir evin vardır. eğer o evin bir şekilde elinden alınırsa ailen vardır. onlar yanında yoksa akrabaların vardır. onlar olmasa arkadaşların, eski komşuların... hatta ben kapımı vurup "abi üşüyorum donmak üzereyim" diyen hiç tanımadığım adamı bile içeri alırım. çayını demler hikayesini dinlerim. sadaka için değil zevkle...

elifbb (03 Ocak, 2008 02:00 Perşembe)
mehmet'in dediklerini anlıyorum,

ve fekat ferhatt; batı-doğu?!!

haberdeki ilk görselden dolayı bir rahatsızlık olmuştu bende de, ve neresinden baktığımıza göre değişeceğini şiddetle savunsam da batının doğunun farklı yaklaşımları olduğunu kabul ederim. ancak evsiz kalma durumunun "batının yediği bir nane" olarak tariflenmesi de biraz yanlış kulvarda kalmaz mı?

bir de sevgili ferhatt, bir insanı ne kadar bitirebilirsiniz ki evsiz kalır sorunu naiflik olarak geçsem sana çok ayıp olmaz umarım. :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (03 Ocak, 2008 09:44 Perşembe)
mehmete katılsam da ferhat sana katılmıyorum. gücenme kişisel değil. doğu - batı sentezi bir nevi.. doğuda bir evin vardır.. ilen başlayan cümleler ne kadar doğu aceba? biz ne kadar batıdayız? yok mu bizde hiç evsiz.. hiç o kadar bitmiş.. hiç o kadar kimliksiz.. bakma biz de acımasızız bizim de gözümüz görmeyince gönlümüz katlanır. sıcak yuvalarımızda otururken düşünmeyiz başkasını, bizde de tok açın halinden anlamaz..

peki ya afrikadakiler için tuvalet yarışması? bu da balık tutmayı öğretmek yerine ançuezli ekmek vermek değil miydi? farkı var mı

üstelik bir de bu haberdeki projede biraz da inceden bir dalga geçme, sinsi tiz bi kahkaha duyuyorum ben..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Ocak, 2008 10:09 Perşembe)
İçiniz fesat sizin :) Ne güzel yapmış adamlar. Logosu falan ne kadar şık mesela.

ferhat can (03 Ocak, 2008 13:22 Perşembe)
o yazdığım satırlarda evsiz kalmak sadece maddi bir durum değil, onu anlatmaya çalıştım. sizi evine alacak hiç bir insan tanımadığınızı düşünün. olayın nasıl ürkütücü olduğunu anlayacaksınız. batı ülkelerinde bu gerçekten çok sık yaşanıyor ve bunun siyasetle hiç bir alakası yok. bir nevi insan dürtülerini kontrol alma yöntemi. 1984'deki ortadan kaybolan insanlar gibi. 1984'de düzene ayak uydurmazsanız ortadan kaybolursunuz korkusu vardı; batıdaki sistemde ise düzene ayak uyduramazsanız "kutuda yaşayan adam olursunuz" korkusu var. türkiyede de evsiz var tabi ki. sonuçta amerikadaki sistem neyse aynısı ile yönetiliyoruz. ama ikisinin boyutlarını kıyaslamak mümkün değil. bir de bizim evsizlerimiz daha çok evdeki şiddet yüzünden evinden kaçmış gençlerden oluşuyor.

mezzoalto (04 Ocak, 2008 03:13 Cuma)

mehmet'in çıkış noktasını ve isyanını anlıyorum ama önermelerine katılmıyorum.. elbette bu bir barınma/sığınma evine alternatif olamaz, ama şu anda dışarıda olsanız, hadi sizi katmayalım ben olsam.. ve üşüsem ve üşüsem.. bana böyle birşey veren birine gerçekten minnet duyardım.. "acıma bana, adam gibi barınak yapmıyorsan çekil git başka ihsan istemez" demezdim.. hayat hep ya da hiçlerden ibaret değil ve maalesef insan acınmaya bile muhtaç duruma düşebilir..

bir de bizim belki bunu anlamamız ve kabullenmemiz pek olası değil ama dünyanın bir çok yerinde barınma alternatifi varken sokaklarda yaşamayı seçmiş insanlar var.. barınma evlerini değil sokakları tercih eden.. hepsinin tercihi budur demiyorum aman bir linç durumu olmasın.. ama sonuçta böyle bir durum var..


Saklibahce (04 Ocak, 2008 13:11 Cuma)
Evet maalesef ana sorunun cözülmesi yerine bu tip islere yönlendiriliyor. Halbuki bir insan nasil evsiz kalabilir ya, ferhatta katiliyorum. Arkadaslar evsizleri ve buna benzer durumdaki insanlari bu hale getiren FAIZ ve yan etkileridir.

sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Ocak, 2008 13:40 Cuma)
faiz he? nasıl yani? paralarını faize yatırmak yerine evde sakladıkları için bankaların gazabına uğrayıp evlerini mi kaybediyorlar? direk bi bağlantı kurmakta zorluk çekiyorum görüldüğü üzre.

ferhat can (04 Ocak, 2008 14:54 Cuma)
borç alıyorlar, ödeyemiyorlar sgb. ama ben bunu faize bağlanmıyorum. evsizlik daha sosyal bir sorun bana göre.

Hoaxit (04 Ocak, 2008 15:06 Cuma)
Kritik ve stratejik bir seyler var bana göre bu olusumda,
Cünkü bir sirket neden bu sekilde tasarlanmis bir  promosyon pesinde kossun?

Bence insanlari sinirlendirmek adina güzel bir girisim, örnegin burda sinirlenenler olmus, Öte yandan is yapan bir girisim olursa bence daha farkli seylerde gelistirebilirler, hatta rakipleri falanda cikabilir..

Salt Evsiz insanlara bakis acisi olarak düsünce biraz bodozlama olmus, yani genel olarak ben burdan 'Ezici' bir mesaj görüyorum her ne kadar faydali oldugunu görebilsemde...

Bu arada 300.000 ciddi bir rakam.

Saklibahce (04 Ocak, 2008 16:12 Cuma)

evet faiz. faizin, parasi olup ta bankaya gidip yatiranlarI görüp örnegin devletin birakin ana parayi faizin faizini dahi ödeyemedigi durumlara bi bak. faiz her türlü ticaretin, ekonominin mahvettigi bir olusum. paranin sürekli zenginlere aktigi bir sistem. 

düsünsene calisip kazanmadan "kazanilan" bir sey. alin teri, birsyler üretme, icatlar hic önemli degil. yatir parani faizi ile yasa. ooh ne ala yalniz bunun bir de fazla bahsedilmeyen yanlari var. internette bu gibi konularda bilgi edinebilirsiniz.


sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Ocak, 2008 16:17 Cuma)
peki senin zengin olmana faiz mi engel oluyor? peki enflasyon konusundaki fikirlerini alabilr miyim? peki :)

Saklibahce (04 Ocak, 2008 16:52 Cuma)

matrix filminin bilirsin sgb, burada anlata anlata bitmez bunlar, uyanman lazim:) her ne hikmetse insanlar faize karsi olundu mu hep kaybedecekleri faizi düsünüyorlar. bir isadamini ele alalim, yatirim yapiyor borclaniyor (kredi falan cekmis) faizini ödemek zorunda oldugundan bunu fiyatlarina ekliyor. bunu herkes yapiyor. fakat sorun surada: siz faizi ödemek icin calismak zorundasiniz ancak faizi alan, ne alirken ne de verirken calismak zorunda, tek yaptigi bilgisayarin bazi tuslarina basip hanenize rakamlari yazmak, bankalarin hep yaptigi bu...


sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Ocak, 2008 17:03 Cuma)
ahaha birinin uyanması lazım orası kesin de..  bankacılık hakkındaki fikirlerine sonunda kadar katılıyorum haklısın.. iki tık sonuçta.. 

aslında hangimiz iki tık değilizdir ki..

Saklibahce (04 Ocak, 2008 17:13 Cuma)

ilaclarimi gören oldu mu...


Yalçın (settar) Pembecioğlu (04 Ocak, 2008 17:23 Cuma)
Mavi hap burada ama kırmızıyı görmedim :)

tospik (05 Ocak, 2008 02:42 Cumartesi)
"hadi beyler ekonomiyi düzeltiyoruz herkese ev, iş, araba, metres veriyorum, işsizlik maaşı bir milyar, asgari ücret yüzmilyar" demediği için devletler; adamın biri de gidip "ulan adamlar üşüyor, kimsenin de yardım ettiği yok. bari güzelinden bir parka tasarlayayım giysinler bir ev bulana değin. öncelikli sorunlarından kurtulan adam daha kolay düşünür belki bu bataktan kurtulacak bir yol bulur." diye düşünmüş yapmış belli ki. 

bunun yanısıra -29 derecede 8 saat ha... alsam mı n'apsam şunlardan bir tane.

cemgul (06 Ocak, 2008 01:14 Pazar)
evsizlerin hepsi alkolik kafa sürekli 2500 olduğu için iş bulamıyor o yüzden önce işsiz sonra evsiz, adam palto istemez içki istiyor, giysiyi gidip birine satıp içki alır anında amma saftirik bir kampanya olmuş bu yaw muhaha

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (06 Ocak, 2008 01:28 Pazar)
woww, 3000 üşümeyen evsiz kampanyası .. gözlerim yaşardı .. taptım proje sahibi beyfendinin kendilerine, lutfetmişler !?

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.