Yorumlar
ix (05 Ekim, 2006 18:56 Perşembe)aboooooovvv!
muhteşem görünüyor!
bella donna (05 Ekim, 2006 19:40 Perşembe)heyoooooooooooooooooooooooooooooooooooooo! yuuuuuppppppppppppppppppppi! yaşasın graphic novel!
skkd (05 Ekim, 2006 21:39 Perşembe)ama o eylül 2007 ibaresi pek hoş olmamış.
milleti zaptetmek için filmin yarısını fragman diye dökerler umarım
ps: ya o 3 eylül mü 9 mart mı?
:$
9 marttır di mi?
ARTanubis (05 Ekim, 2006 22:08 Perşembe)boyle filmlere hicbi zaman kanım ısınamadı ama bu bana cok gorulesi geldi yaw:)
amerikada ay önce yazıldığı için 9 mart...
carbendi (05 Ekim, 2006 23:14 Perşembe)fragman 1 ay önce daha değişikti, film hakkında daha çok ipucu veriyodu. ama onu hemen kaldırdılar. Bu fragmanın görselleri çok daha güzel. Film uzun olur işallah. şahsen böyle bir filme çok ihtiyacım var :)
alisureyyatorun (05 Ekim, 2006 23:48 Perşembe)bu nedir abi. acayip bisey bu. LOTR den cok uzak. TROY la hic alakasi yok.
yeni bir mucizevi tarz lami karsi karsiyayiz nedir.
drama, aksiyon ve ne bileyim garip bir seyin sentezi bu bi turlu kavrayamadim.
aman hayal kirikligi yasamayalim da. trailer lar bazen aldatici olabiliyor.
muzikler cok ilginc. diyaloglar cok hircin. gorseller pastel ile parlak karisimi bisi.
ve son sahnedeki o ok yigini ne yaff. OHANNESBURGER dedim resmen. ordan kim sag cikabilir ki :D adam basi 10 ok var orda kafadan.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Ekim, 2006 23:59 Perşembe)Zack Snyder cok az film cekmis bi yonetmen. Bu fragmana -hatta teaser'a- bakarak filmin videoklip tadinda olduguna kanaat getirdim azicik da. yani hikaye anlatimi bu kadar iyi olmayabilir. her sahneyi boyle fotograf karesi gibi kurguladiysa masallah tabi ote yandan.
Matrix fragmanlarinda boyle her izleyenin abarey diye heyecanlandigini hatirlilyorum...
bella donna (06 Ekim, 2006 00:14 Cuma)walla ben ne hikmetse Frank Miller imzasını gördüğüm an filme yaftayı yapıştırdım.
Sin City, Daredevil, Batman the dark Knight Returns, Batman the dark Knight strikes Back, Batman Year one, wacthmen ve daha fazlasına imza atmış bir isimden söz ediyoruz. nasıl kötü olabilir diyorum kendimden geçmiş bir halde 8)
ben umutluyum siz de umutlu olun. heves kırmayın lütfen arkadaşlar 8)))
alisureyyatorun (06 Ekim, 2006 00:53 Cuma)yazar onemli tabe. ama burda yonetmen diye bir unsur var. muthis senaryolari bile batirip yerin dibine sokan nice filmler gorduk.
bella donna (06 Ekim, 2006 01:07 Cuma)yönetmen unsuruna da hemen yanıt vereyim 8)
miller eserlerinin filme aktarılmasında pek çok defa yardımcı yönetmen olarak görev almıştır. v for vendetta'nın ardından allan moore'a film hakkındaki görüşleri sorulduğunda "bir bebek dünyaya getiriyorsunuz. tüm kötülüklerden, pisliklerden çok uzak. çok sarhoş olduğunuz bir gece çingeneler geliyor ve bebeğinizi sizden istiyorlar. alkolün etkisiyle bebeğinizi onlara teslim ediyorsunuz. aradan zaman geçiyor; damarlarında hala sizin asil kanınız dolansa da bebeğiniz artık bir çingene." yanıtını vermiş olmasından başka bir şey getirmiyor bu benim aklıma 8)
alisureyyatorun (06 Ekim, 2006 01:12 Cuma)film gelince hep birlikte gorecegiz :) umarim hayal kirikligi olmaz. gorseller ozellikle sahaney iken.
tiryaki (06 Ekim, 2006 01:33 Cuma)ben cehalet seviyemden, haber görselinden ve anlamsız buluşumdan dolayı trailerı indirmemiştim bile... sonra indirdim. izledim. dedim bunu yazayım; arkanıza dönüp, gelen atlılara kucak açtıracak bir görsel şölen var fragmanda. yani, ne hikayeyi biliyorum ne frank william abagnale i biliyorum ama mükemmel bişey. bir sene varmış yalnız...
gandy.phoebus (06 Ekim, 2006 01:47 Cuma)görseller çok etkileyici gözüküyor. ama yetmez!
endişem senaryo. sincity görsel olarak nasıl bir şölendiyse de, senaryo olarak bir felaketti. çizgi roman gibi olsun diye bölük pörçük yapacaktıysa televizyon dizisi yapsaymış. sinemaya uyarlıyorsa, tutarlı bir senaryo isterim ben.
diğer bir deyişle; sürekli böğüren adamlar kesmedi beni...
bella donna (06 Ekim, 2006 02:01 Cuma)çizgi roman aynı anda hem yazınsal hem görsel değer taşıdığı için romana kısyasla ekrana aktarılması çok daha güç bir olay. bu zamana dek izlediğim çr uyarlamalarına bakacak olursak da o çr okuyucularını tatmin edebilmiş bir filme rastlamadım ben henüz. ancak çr okuyucusunun yerdiği filmi izleyici oldukça iyi bulabiliyor.
çizgi roman'da okuyucunun hayal gücüne pek fazla yer verilmeyip her şey hali hazırda sunulduğundan olsa gerek, beyaz perdede elimizdeki çizimlerden farklılarıyla karşılaşında, azını bulunca ya da sadık kalınmadığını görünce bazen fazlasıyla sinirleniyoruz sanırım 8)
ben artık çizgi romanı ve çizgi romanın beyaz perdeye aktarılmış halini ayrı değerlendiriyorum 8)
ve sin city'ye gelirsek... o bana kalırsa biraz çr'nin yanında okuyucuya hediye olarak verilmesi gereken filmlerdendi. zira çr'yi okumamış insanlar için oldukça havada kalıyordu. ancak çok zaman evvel unutulmuş bir hellboy efsanesi de vardır ki çr'sini okumadan evvel gönlümde taht kurmuştur kendisi...
alisureyyatorun (06 Ekim, 2006 02:10 Cuma)pek çizikroman falan okumam,hayranda degilimdir. tarzima pek uymaz. gerci bu film pek cizikroman tarzina uymuyor. birde filmin arkasinda legendary pictures gibi dev bir produksiyon sirketi var. daha once batman begins, superman returns gibi filmlere imza atan bir sirket. yonetmen ve yazar buyuk rol oynasada produksiyon sirtekteri de isin yarisini ustleniyor. bakalim bu isin altindan ak mi yoksa kara mi cikacaklar gorecegiz.
gerci superman returns icin pek olumlu dusunceler almadim cevremden. filmi de izlemedim. izleyen bigucular varsa burada goruslerinizi bildirmeniz bu film acisindanda on tahminde bulunabiliriz. zira superman ve batman tadinda karanlik bir gecmise sahip bir karakter cevresinde olaylar sekilleniyormus izlenimi verdi bana bu 300.
neyse ben yatiyorum iyigeceler :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (06 Ekim, 2006 02:30 Cuma)iyi geceler ali. superman doner fena degildi. batman begins iyiydi. kisa ve oz :)
Erman Sinan (06 Ekim, 2006 05:55 Cuma)Settarcim...
"supERMAN doner" filan demesek...
hani adim karisiyo isin icine ayip oluyo :)
donmek filan aaaaa:)
c (06 Ekim, 2006 09:57 Cuma)ben rahatsız bi adamım. nedense herşeye bi kulp buluyorum. bu fimin fragmanına baktım ve şöyle bir izlenimim var. bu bir film değil, çizgi-film olmuş.
aşağıda nasıl bir süreçten geçtiğini karelerin görebilirsiniz.

bolar zortar (06 Ekim, 2006 10:44 Cuma)300'un çizgi romani da ayni video klip gibi bence. her sayfasinda durup bi 3-5 dakika bakarsin. burdan yola çikarak filmin tadinin da oyle olmasi iyi olmus diyebiliriz herhalde. en azindan esere sadik.
alisureyyatorun (06 Ekim, 2006 12:02 Cuma)gunaydin herkese tekrar:)
hade ozaman 300 gelsin izleyelim. yorumlarimizi yapalim. gene bunu beklemek iyi yaf. ben spiderman i bekleyemeyecegim. taaa mayis 2007.
ekapus (06 Ekim, 2006 12:46 Cuma)Ağzımın suları akarak bekleyeceğim bir film fragmanı izledim. Bundan birkaç ay önce çekimlerini izlemiştim internetten. Kamera arkasını gösteriyorlardı yalnız. Ortalıkta fragman namına birşey yoktu.
Bu filmi daha çok bilgisayar başında çekmişler gördüğüm kadarıyla. Çünkü adamların kasları bile gerçek değil. Önemli bir kısmı makyaj hilesi. Gözümle görmesem inanmazdım. Adamların karın kasları, kolları, göğüs kasları, hepsi... Ardından da bilgisayarın etkisini gördüm bu fragmanda... Olağanüstü bir görsellik! Zaten Frank Miller'a karşı pozitif bir ön yargım vardı. Sin City'i izleyip hayran kalmıştım kendisine... Sin City'nin çizgi romanını hiç okumamıştım ama herşey yerli yerindeydi. Renklerin kullanımı ayrıca mükemmeldi.
Çok meşhur bir tarihi olayı ilk önce çizgi romana çevirmiş, şimdi de filmini yapıyor! Spartalıların 300 kişiyle onbinlerce kişiden oluşan Pers ordusuna karşı yaptıkları efsanevi savunmayı izleyeceğiz. Söyleyeyim hepsi ölüyor! En azından efsanede öyle... Ama Pers ordusu da geri çekiliyor! O kadar çok kayıp veriyorlar ki mecbur kalıyorlar. Olağanüstü savaş sahneleri izleyeceğiz, muhteşem bir görsellik bizi bekliyor. Bunlardan eminim! Umarım ayrıca iyi de bir film izleriz!
Mart ayını sabırsızlıkla bekliyorum!
phoenixia (06 Ekim, 2006 17:11 Cuma)çizgi romanın perdeye aktarılışının "tüketici" memnuniyeti açısından romana oranla daha çetrefilli olduğuna katılmıyorum...
romandaki belirsizlikler daha fazla olduğu için tatmin ediş de zorlaşır...teknik durumu tartışmıyorum,kaldı ki tartışamam da çok fazla..yine de o konuda da daha zorlu olduğunu sanmıyorum..herşey daha belli çünkü...
yapım aşaması içinse romanın aktarımı çok daha zordur... anlatılan,kurgulanan dünyanın görsellik kazandırılması,can bulması bakımından...
to be..or not to be continiued..
bella donna (07 Ekim, 2006 00:11 Cumartesi)sanırım yanıtın benimkinin üzerineydi phoenixia... benim değinmek istediğim nokta çok daha farklıydı. ama elbette kişisel bir yorum. yine de bir yanlış anlaşılma var gibi geldi bana...
"romandaki belirsizlikler daha fazla olduğu için tatmin ediş de zorlaşır..."
tamamen yukarıdaki cümlenden yola çıkarak söz alıyorum. çizgiroman daha kısa ve öz olduğu için, ayrıca hem görsel hem yazınsal olarak okuyucunun karşısına çıktığı için hafızada bıraktığı etki romandan daha kalıcı. bu nedenle uyarlama sırasında en ufak bir vurgu eksikliği olsun, bir kareyi atlamak olsun veya senaryoya saık kalmamak olsun bu çr okurunun dikkatini bir romanda olduğundan çok daha fazla dikkatini çekecek ve onu çok daha fazla rahatsız edecektir.
ancak roman söz konusu olduğunda eldeki ürünü beyaz perdeye aktarmak için zaten çok sayıda kırpma yapılması gerektiğinden uyarlamadaki birtakım oynamalara karşı okur-izleyici zaten hazırlıklıdır, olmalıdır da.
çr uyarlamasının roman uyarlamasından daha güç olduğunu belirtme nedenim budur.
tamamen kişisel görüşümdür yine ancak bana kalırsa çr uyarlaması roman uyarlamasından daha çok sadık kalmalıdır orijinaline.
ama yine belirteyim kişisel görüşümdür 8)
phoenixia (07 Ekim, 2006 00:37 Cumartesi)hepimiz kişisel görüşümüzü yazıyoruz,ama madem belirtmek gerekiyor..benim de kişisel görüşümdür.. ve ayrıca dediğim dedik çaldığım düdük bir insan değilimdir.. mevzuya bahis yazında katıldığım taraflar da var... bnm kişisel görüşümü değiştirmemi de sağlayablir...ama madem senin kişisel görüşün,o halde dokunmayalım o tarafa..
:):)
hangisi daha sadık kalmalı kısmını düşünmüyorum.. ikisi de sadık kalmalı ve ikisi de takipçisini memnun etme çabasında olmalı.. daha zordur,daha kolaydır... ben kimim ki,bunun tespitini yapabileyim.. sallıyoruz işte..ne de olsa kendi kişisel görüşüm..:))
registereduser (12 Aralık, 2006 19:06 Salı)ilk defa bir filmi bu kadar şiddetli bir şekilde bekliyorum. Bu yeni trailer da süper. Mart gelsin artıkkkk.
Polka (12 Aralık, 2006 19:31 Salı)çizgi roman da, film de hikaye anlatir. Çizgi romanların filme çevriminde herhangi bir hikayeden farklı olarak görsel yapısı da hazırdır aslında. Yönetmen kah bu yapıya sadık kalıp güçlendirerek, kah kendi diliyle hikayeyi anlatmaya çalışır. Frank Miller'in (kanımca) başarılı uyarlamalara imza atmasının sebebi çizgi romancı olması, birebir görsellige sadık kalmaktan daha öte bir tutumla yaklaşması, adeta durağan karelere hareket kazandırması. Bu aslında iki arada bi deredelik gibi görünen durum sinema açısından ilgi çekici bir stil oluşturuyor. Aslında gördügümüz aynı hikayenin hareketlenmesi. Tim Burton'un çektigi ilk iki Batman orjinale sadık kalmaktan uzak da olsa, film olarak başarılıydı bence.
Mesele sadakatin ötesinde kullanılan yöntemin kendi içerisinde tutarlılığı ve başarısı.
PS: Bildigim kadariyla oldukça düsük bir bütçeyle çekilmis 300 filmi. Ham çekimleri gördükten sonra post-productin da çalisanlarin hepsini saygila tebrik etmek istiyorum.
cemgul (12 Aralık, 2006 23:25 Salı)Romandaki belirsizliklerden daha çok bence belirgin tasvirler tatmini daha çok zorlaştırır. En bariz örnek ise LOTR üçlemesidir. Kitapta eksiksiz yapılmış tasvirleri sinema anlatımını güçlendirmek adına değiştiren Jackson kitabın fanları tarafından topa koyulmuştu. Filmde canlanan sahneler yer yer kitabın çok ötesine geçebildi bu da uyarlamanın gücüdür ve başarısıdır. Kitabı birebir çekseydi kimse alkış tutmazdı. Jackson için de zaten kitabı birebir yansıtmak bir misyon değilmiş.
Sinema birçok çizere esin kaynağı olmuştur. Frank Miller'ın çizgisinde de büyüdüğü dönem film noir'ının exagere edilmiş şekli görülebilir. Sinema'yı kaynak olarak kullanan çizgiroman stilinin tekrar sinemaya dönüşü daha hoş olmaktadır haliyle, Sin City'yi okumayanların bile filmini beğenmiş olmasının nedeni budur. Çizgiroman estetiğini perdeye taşıyan Dick Tracy gibi eski ve güzel bir örneği de hatırlayalım.
onur antep (13 Aralık, 2006 12:12 Çarşamba)fragmanı izlediğim günden beri rüyalarıma giriyor, her gördüğüm insanoğluna linki veriorum. marta kadar vakit nası geçicek bilmiorum, gerçi bu hızda trailer çıkarsa, trailerlardan bi film çıkartıp piyasa erkende sürebilir, bu işten ekmek yiyebilirim gibi bi şeytanlık dolaşıyor kafamda ;)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (22 Aralık, 2006 15:01 Cuma)Ali'nin link açılmamıştı bende, şimdi youtube'u seyrettim, vay canına oldum yine...
cemgul (22 Aralık, 2006 17:33 Cuma)nefiss
Erman Sinan (23 Aralık, 2006 05:20 Cumartesi)aglamak istiyorum!
tims@h (28 Aralık, 2006 09:32 Perşembe)ANIMATION IN YOUR POCKET
Dragonfly Cinema Flipz™
tims@h (28 Aralık, 2006 11:59 Perşembe)Rica ederim, benden daha hızlılar da var. Bir fikirleri olsun olmasın her habere yorum yazmayı kendilerine vazife edinmiş nice bigucu var artık aramızda.

phoenixia (04 Mart, 2007 21:29 Pazar)300 spartalı olarak 16 mart'ta sinemalarda..
(hmmm olmaz mı)
byparlak (04 Mart, 2007 22:02 Pazar)burda 9 unda cikiyo!! haha
bella donna (04 Mart, 2007 22:06 Pazar)eeeeeeeeeeeeet!!!! 8)
ben de gördüm bugün, sevinç çığlıkları attım 8) gözümü gönlümü şenlendirecek filmler giriyor vizyona 8)
byparlak (10 Mart, 2007 08:37 Cumartesi)EVET SONUNDA SEGRETTIM BUGUN..GERCEKDEN TUYLERINIZI DIKEN DIKEN EDECEK BIR FILM BU..KONUSU BASIT FAKAT FILM SALONUNDAN CIKINCA BIR 20 DK KENDINIZE GELEMIYORSUNUZ. HAFTAYA TURKIYE DE GIRECEK SANIRIM...MUTLAKA GUZEL SES SISTEMI OLAN SINEMADA SEGREDIN DERIM ..BU KADARMI GUZEL BIR FILM OLUR...LORD OF THE RINGS YANINDA HALT ETMIS BU FILMIN..FILMIN KONUSUDA GERCEKDEN COK GUZEL..FAZLA KARISIK DEGIL..SADECE 2 YERDE GECIYOR FILM..AMA BEN BU FILME BAYILDIM!!!
abdulaziz şahin (10 Mart, 2007 08:59 Cumartesi)Amaninn Boo!
Uçan ejderhaların, yuttuğu timsahlar aşkına.:)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (17 Mart, 2007 13:12 Cumartesi)Goruntuleri kadar muhtesem cikti film gercekten de! Viki'yle dun geceyarisindan sonraki seansta izledik ve agzimiz bir karis acik kaldi! Kacirmayin... Hele Sin City'deki cizgi roman dunyasini sevdiyseniz, burada iyice kopacaksiniz.
ferhat can (17 Mart, 2007 18:13 Cumartesi)blogda uzunca yazdım ama kısaca vivaldi gibi film olmuş.
sincity sevenlere aşırı-doz :)
Fixx (18 Mart, 2007 00:08 Pazar)Evet, çok şiirsel buldum ben de filmi görüntü açısından, şavaş sahneleri getirdiği yeni boyut açısından izlenmeye değer, yine de film beklediğim kadar sarsmadı beni, ama yine de şu sıralar gidilecek en iyi film.
fair (19 Mart, 2007 15:33 Pazartesi)Ben de bayıldım.. Dun gece seansina gittik.. Müthiş bir görsellik arkadaşlar.. kral leonidas'ı çok beğendim... gerçekten tam bir kral olmuş... o ne bakışlar öyle, o ne hırs.. hele kraliçe, o da şahane duruşuyla filme güzellik katmış.. 10 üzerinden 10 tam puan alır.. imdb'de de 10 verdim..
Lucifer (20 Mart, 2007 10:39 Salı)Çoğu insanın tereddütü fragmanlardaki görsellik filmin tamamına yansıyacak mı sorusuydu. İzleyenlerin yaptığı yorumlar ise tatminkâr insanların cümleleri. Bir kaç yerde gördüğüm yorum beni çok güldürdü; keşke daha ünlü biri oynasaydı başrolde. Sanırım Gerard Butler'ı tanımayan insanlar bir hayli fazla. Halbuki kendisi Tomb Raider: The Cradle of Life filminde gayet başarılı bir performans sergilemişti. Ayrıca filmi kültürel platforma taşıması gişe açısından bir zarar getireceğini düşünmüyorum. Tarihte böyle bir olay olmuşsa da bu film tarihin gerçekliğinden değil de Frank Miller'ın direkt olarak çizgi romanından uyarlanması gerçeklik beklentilerinde hayal kırıklığına neden olmuş. Mesela Persler'in sefil şekilde gösterilmesi ya da barbarmış gibi lanse edilmesi sanırım bundan kaynaklanıyor. Şu da var ki inkar etmeleri halinde 'madem o kadar cani değillerdi neden ordularında filleri kullandılar?' sorusu akıllara geliyor. İlk iki günde gişe rekoru kalıbına ismini yazdırması ise beklenmedik bir gelişme değildi kendi açımdan. Çünkü sinema filmlerini yakından takip eden çoğu arkadaşımın hatta sinema ile alakası olmayan insanların bu filmi en az bir seneden beri beklediğini bilmek bu filmin yeni olağanüstü bir gişe rekoruna koşmasına kesinlikle mani değil. Yalnız şu var Green/Bluebox'ın ulaştığı son nokta sanırım -şimdilik- Müziklerine diyecek yok. Fragmanı ilk izlediğim zaman Nine Inch Nails - Just Like You Imagined'i duyduğumda ve o kuyu sahnesi gözlerime iliştiğinde bu filmi ne pahasına olursa olsun görmek istiyorum demiştim. Sıralama olarak algılanmasın lakin Matrix'den sonra beni en çok doyuran film oldu bu. Başlı başına bir görsel şölen. Umarım Frank Miller'ın çalışmaları sürekli beyaz perdeye aktarılır. Emeği geçen herkese buradan selam ederim.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (20 Mart, 2007 11:57 Salı)Lucifer, gayet iyi özetlemişsin. Filmde emperyalist mesaj arayanlar bana da çok "get a life" dedirtti! Conan'da da bilmemkimler vahşi gösterilmiş diye gider bu iş. Takmamak lazım.
Matrix de tam yerine oturmuş yorumunda. Ben de fragmanıyla yarattığı büyük beklenti ve sonrasında o beklentiyi bile aşan görkemiyle Matrix'e benzettim 300'ü (bakınız üstteki yorumlarımdan birisi).
Müzikler konusunda da şaşkınım. Tarihi filmlerde modern müzikler kullanılması hiç hoşuma gitmezdi, 300'de özellikle dikkat etmeyip sadece "etkilendim". Bu, sanırım iyi bir şey ;)
skkd (20 Mart, 2007 13:59 Salı)bi kere hiç gerçekçi bulmadım, film her ne kadar sırtını tarihi gerçeklere dayıyor olsa da bir milyon adam gemiden karaya o kadar çabuk çıkamaz, ayrıca savaş sahneleri de abartılı ve fizik kuralları hede hödö hahahaa..
şaka ulan şaka..
:)
filmin tek problemi 2 saatte bitiyor oluşu..
evart..
tims@h (21 Mart, 2007 14:01 Çarşamba)300'ün yarattığı yankılar sürüyor, tartışmaya şimdi de Türk tarihçiler katılmış.
Habertürk'ün haberinde en güldüğüm laf Dr. Emir Turam'ın "Anlatılan bir kahramanlık öyküsüdür ve filmin bakış açısından görünen kahraman taraf da kendilerinden kat kat güçlü bir ordunun istilasına karşı koymaya çalışan
Ispartalılardır." lafı oldu. Bana soracak olsanız 300 değil sadece 1 Ispartalı tüm Persleri perişan edebilirdi, hem de savaşarak değil, onlara başbakanlık yaparak. :)
tropical (21 Mart, 2007 16:38 Çarşamba)ben hala seyredemedim maalesef..
ama insanlardan aldigim yorumlarin basinda ozellikle erkeklerin 'spora baslamak lazim ne bu boole g.t gobek olduk' serzenisleri varmis.
hemen sunu dusunmeden edemedim.
bir spor salonu hemen cikista ucretsiz deneme ziyareti kuponu falan dagitsa, hemen o sirada form doldurtup indirimler uygulasa basarili bir hareket olurdu :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (21 Mart, 2007 16:50 Çarşamba)Maçka Cinebonus'ta (G-Mall'daki) filmin arasında Mars grubunun Kanyon'da yeni açacağı MAC adlı spor merkezinin reklamı oynuyordu. Filme özel değil, bir süredir her arada oynuyor o reklam ama yine de aklıma geldi :)
bella donna (22 Mart, 2007 22:48 Perşembe)çok şükür ki izledim, muradıma erdim, geldim... filmin üzerimde bırakacağı etkiden şüphe duymuyor değildim hani, çizgiroman uyarlamaları konusunda fazla hassasım; ama hakikaten görsel bir ziyafet sunulmuş... her ne kadar "bu kadar mı dijital olunur kardeşim / bunlar stüdyoda havaya saldırıp durmuşlar" vs. tarzı bıkbıklarla pes etmiş de olsam tüm bunlar sayesinde film çizgiroman atmosferinden farksız geldi bana. sanırım bu nedenle de daha çok sevdim 8)
film ve gerçekler hakkındaki tartışmalar her ne kadar sürse de ortaya çıkan şey benim için uzun zamandır beyazperdede rastladığım en büyük sanat eserlerinden biri oldu. bu nedenle filme başka hiçbir boyuttan da bakamıyorum.
öyle sanıyorum ki önümüzdeki günlerde çr'ı da edinme şansımız olacak. ben o anı daha büyük bir heyecanla bekliyor olacağım.
Amidala (23 Mart, 2007 10:19 Cuma)Filme bayıldım... Görsellik, müzikler, kostümler hepsi mükemmeldi... Bana "ama" dedirten bölüm, film başlar başlamaz, apar topar savaşa girmeleri... Keşke sakin sahneler ve dialoglar biraz daha fazla olsaydı... Ayrıca Kral Leonidas'ın daha önce Tomb Raider'da rol aldığından bahsetmiş Lucifer, bana daha garip geleni Phantom of the Opera'da hayaletin ta kendisi olması, etrafta bağıra bağıra şarkı söylemesi
oyuncu adam işte ne olsa yapıyor yahuuu... "Gerekirse opera söylerim, gerektiğinde Angelina'nın dudaklarına yapışırım, istendiğinde göbeğime kareler çiziktirip kral rölünüde çok güzel üstlenirim" 
perpetua (03 Nisan, 2007 15:58 Salı)Frank Miller hikayelerinde en isabetli kareleri yakalaması ve anlatımın akışını yetkinlikle kontrol etmesi ile çok iyi bir yönetmen adayı, Zach Synder ise takdir edilesi bir beceriyle kotardığı projesindeki estetiğin altını dolduramayan anlatım sorunlarıyla o kadar da iyi olmayan bir çizgi romancı adayı bence. Filme iki kez gittim ama Türkçesinden büyük zevkle okuduğum kitabın sayfalarını çevirmekten hala sıkılmadım.
300cizgiroman.com sitesinden siz de bakabilirsiniz.
registereduser (03 Nisan, 2007 19:26 Salı)aduketetkisine tamamen katılmakla birlikte ek olarak şunu söyleyebilirim. Filmin yönetmeni 5 para değil 3 para etmez. Nerden çıkardım:
Hepinizin mutlaka gözüne batmış olan Leonidas'ın mızrağı fırlatma sahnesi ve 300'ün ölümü sahneleri filmin en epik yeri olmasına rağmen çok kısa sürüyor. Filmin genelinde kanlarının son damlasına kadar savaştıkları izlenimi uyandırılamamış ve görüntüler insanı nasıl ölürler moduna sokamamış.
Onun dışında güzeldi. Daha iyi bir yönetmenin elinde efsane olurdu.
restless (19 Nisan, 2007 18:00 Perşembe)Bence filmin en büyük eksigi karakterlerin, Lotr serisinde ki gibi detaylı olarak anlatılmamış olması. İzleyiciyle karakterlerin arasında bir bağ kurulmasına fırsat vermeden direk kavga dövüşe giriyorlar. Çok büyük potansiyele sahip bu projeyi Lotr'dan tecrübesi olan Peter Jackson'a verselerdi ve senaryo üzerinde biraz daha uğraşılsaydı belki film biraz daha uzun olurdu ama, bu görselliğin ve senaryonun hakkını verir hatta kategorisinde bir kült haline gelebilirdi.
sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Nisan, 2007 03:41 Cuma)LOTR ile kıyaslamak o açıdan ne kadar doğru bilmiyorum. sonuçta bu 300 spartalı, yani tek tek bi önemleri yok. onlar 300 spartalı. hani olur ya..

Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.