Anasayfa

2515_4998.jpg Resimleri
 

Mazeret Üretme Şirketi


Pin It
Fransa'da özellikle evlilik hayatının monotonluğundan kurtulmak için "küçük kaçamaklar" peşinde koşanlara eşinin şüphelenmesine meydan vermeyecek "gerçekçi mazeretler üretme" hizmeti veren bir şirket faaliyete geçti. "Alibila" adlı şirket evliliklerine zarar vermeden kaçamak yapmak isteyenlere iş icabı gibi görünen ancak uydurma olan iş seyahatleri, nikâh davetleri, geziler düzenliyor. Kişinin evde olması gerektiği zamanda başka bir yerde olmasına meşru kılıf sağlayan şirket, organizasyonlarını kimi zaman basit bir telefon çağrısı, kimi zaman da postayla gönderilen mektuplarla yapıyor. Mazeret üretme işi, düzenlenen etkinliğin karmaşıklığına göre 19 euro (34 YTL) ile 50 euro (90 YTL) arasında ücretlendiriliyor.




Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


digitallunicorn (13 Eylül, 2007 22:45 Perşembe)
bu haberi 2006 nın başlarında duymuştum sanırsam :)) bi de en büyük yalanın bedeli 1000 euro ile karısına balığa gittiğini söyleyen bir adam için yapılan operasyondu... :)
(bu farklı bir şirkette olabilir tabi hafızam bana oyun oynamıyosa :))

ARTanubis (13 Eylül, 2007 23:18 Perşembe)
hey allaam evlenmeyiversin bu eşşekler de... ilerde "mazeretçi" bulacağım diye uğraşacaksa...


HARDirector (13 Eylül, 2007 23:32 Perşembe)
Düsünsenize tasarimcisiniz ve boyle bi sirkette calisiyorsunuz. Yeni is aramayi dusunuyorsunuz ama portfolyoda her sey fake

ne kabus tabi isin sakasi

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (13 Eylül, 2007 23:43 Perşembe)
Aman da aman ne yüce bir şirket , ne kadar da yardımseverler de evliliğe zarar gelmesin diye oturmuş düşünmüşler de şirket kurmuşlar ; gözlerim yaşardı valla !?

digitallunicorn (13 Eylül, 2007 23:46 Perşembe)
bu tip şirketler tasarımcı değil de Büyük Yalancılar arıyo :))
 
yahu benim dediğim şirketi bulamıyorum deli olicimm :) hem Alibila gibi ucuz yalanlar üretmiyodu :)) (bknz en pahalı yalan 50 euro) 

içeriğide sadece evli kişilerin küçük kaçamakları üzerine yazılmış yalanlar değildi. her derde deva yalan mevcuttu :)) devamlı müşterileri bile vardı. patronunuza, arkadaşınıza, sevgilinize vb kişilere söyleyebileceğiniz mazeretler vardı. Şirket battı mı ne, yalancının mumu yatsıya kadar yanar misali

buraKargın (14 Eylül, 2007 01:59 Cuma)
Avea da mazeret üretiyormuş gibi yapıyordu bir ara.
Devam ediyor mu o hizmet acaba?
Kullanan da çokmuş, garip...

big mac (14 Eylül, 2007 02:02 Cuma)
insanlar cildirmis olmali diyorum...

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 08:05 Cuma)
merve, bu şirketin kadrosu erkeklerden oluşuyor muhtemelen. senin bahsettiğin pahalı işler kesin feminen bi kadro işidir. erkekler o kadar para edecek yalanlar organize edemezler.

sütlü muz likörü (14 Eylül, 2007 08:27 Cuma)
hay diline saglik sgb. ben de aynı şeyi düşünüyordum; en baba yalanlar bizlerden çıkar. kimse kötü anlamasın; erkek vs kadın geyiği kadar sinir olduğum bir şey de yoktur

süper işmiş bence, bütün gün otur hikaye yaz...

ix (14 Eylül, 2007 09:54 Cuma)
Nokia'yada da fonlar vardı, yerinizi spor salonunda, toplantı odasındaymışcasına gösteren. şimdi görüntülü konuşmalarda asıl bu özellik yürüyecek.

nagehan (14 Eylül, 2007 10:11 Cuma)
kriz kriz kardeşim nie evlenıosunn bahane uydurucaksın boğazına bıçak dayayıp mı evet dedirtiolar adama..bu ne bölee yaa..çok kızdım yaaa..heme bahane uyduramayacak kadar yaratıcı değilsin hemde evlenıosunnn ,bu kadın senden sıkılmasında ne yapsın...

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 10:18 Cuma)
nagehan, bahane üretecek kadar yaratıcıysan sorun yok evlen ve yalan söyle mi yani?

nagehan (14 Eylül, 2007 10:37 Cuma)

ya hayır tabiki değil dalga gectim sadece .ama şöyle erkek sıkılabiliosa kadında sıkılır.bu karşılıklı bence..eğer biraz yatarıcıysan sıkılmassın ve seviyorsan..ama madem sıkıldın artık sevmıyorsundur..lafıda nasıl dolandırdım..


abdulaziz (creaziz) şahin (14 Eylül, 2007 10:45 Cuma)
"bizde olsa albeni alırdık,
ucuza da gelirdi,
ağzımız da tatlı olurdu."

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 10:55 Cuma)
kaybolduk valla, taksimetre de fena yazdı. ana yolda trafik mi var ki? :)

nagehan (14 Eylül, 2007 11:47 Cuma)
evet ana yol bu aralar fena kalabalık ,hatta motorbike lar bile ilerliyemıyor

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 11:50 Cuma)
yurtdışında olduklarından olsa gerek.. biz burda motosiklet kullanırız genelde..

ibrahim yavuz (14 Eylül, 2007 11:52 Cuma)
Madem çapkınlıktı niyetin, be adam niye evlendin ? Evlilik hayatının "monotonluğundan" kurtulmakmış amaç... Peh ! Sen de bir "monotonluk" varsa kadın ne yapsın :)

Amidala (14 Eylül, 2007 11:55 Cuma)
Öyle kayboldukla falan olmaz, bikaç saat koparcan da noolcak, tüm günü koparmak için bahaneler lazım :P hehe
Ben böyle bi firma açabilirim aslında sgb ortak olurmusun :D ...

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 11:55 Cuma)

aşkı öldüren evlilik değil bizleriz..


sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 11:56 Cuma)
aha da işin uzmanı geldi..

Amidala (14 Eylül, 2007 12:01 Cuma)
yaa walla kendi işimi bu fikir üzerine kurabilirim :) yapacağıma da eminim... en iyi şekilde organizasyon yapılır , yalan uydurulur... pardon mazeret üretme :P bildiğin yalan işte...

mayısta evlenecek biri olarak, eşim üzerinde bu mazeretleri kullanmayacağıma onurum ve şerefim üzerine söz veriyorum :D hehe - burdan gazı da verdim, temeeemm... :)

nagehan (14 Eylül, 2007 12:05 Cuma)
sgb bu konuda katılıyorum sana malesef ,katilizz

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 12:13 Cuma)
ve evliliğin içinde hapse mahkum oluyoruz..

 


gullusum (14 Eylül, 2007 12:16 Cuma)
Çapkınlık, evli değilse kadın veya erkek, çapkınlık sayılıyor mu ki??? Şimdi o adam çapkınlık yapacak, ama bu konuda o kadar beceriksiz olacak ki bahanesini bir başkasına bulduracak. Evliliği beceremediği gibi çapkınlığı da beceremiyor yani...Böyle beceriksiz adam bir celsede boşanır, nesi varsa alınır:) Çapkınsa her halikarda boşanır, elinde ne kaldıysa o da alınır....oldu mu...oldu

nagehan (14 Eylül, 2007 12:55 Cuma)
hapse mahkum olmak konusu ne yapacağını bilmeyenler için..sıkıldıysan ayrıl zorla tutan yokki.herkesde kendı hayatına yön vrsin..gullusum e katılıyorum adam hem aldatıyo hem veceriksiz olmaz olamaz.. ay bu konu böleee uzar gider

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 13:04 Cuma)
sistem eleştrisi olarak bir tanımlamaydı o.

digitallunicorn (14 Eylül, 2007 13:04 Cuma)
sadece yalanı üretmekle kalmıyorlar ama :)) mesela o hafta sonunu balık tutarak geçireceğini söyleyen adam için önceden evine av malzemeleri gönderiyolar sanki adam hazırlık yapıyomuş gibi :)) sonra otelden yer ayırtıyolar,bilet falan ayarlıyolar :)) adam kaçamağını yaparken karısı oteli ararsa diye otelle anlaşıyolar (-kocanız dışarda hanımefendi) ve ani baskınlara karşın adamı en kısa sürede otele götürüyorlar falan da filan da :))

bu nasıl evlilik anlamadım, hem bi kaçamak bu kadar zahmete değer mi yahuu :))

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 13:06 Cuma)
balık baştan kokar. adam neden balığa karısıyla gitmiyor ki? kadın neden ben de gelicem demiyor ki. bunu demiyorsa zaten o evlilik bitmiştir dolayısıyla yalana da gerk kalmaz ki..

digitallunicorn (14 Eylül, 2007 13:09 Cuma)
herkese özel farklı yalanlar var zaten :)) adamın karısı balığa gitmeyi sevmiyo bence ve onun bu zaafını kullandılar...

mehmet (14 Eylül, 2007 13:16 Cuma)
firmanın kurucuları bir anda fularlarını takıp,
"bu sanatsal bir hareketti. modern insan artık sadece günlük yaşamsal aktivitelerinin değil, kaçamaklarının bile başkaları tarafından kurgulanmasını istiyor. paketlenmemiş, barkodu, fiyat etiketi olmayan, pazarlanmamış herhangi bir olguyu algılamayı reddediyor. her türlü yaratıcılığın yıldızlaştırıldığı, osuruğun bile yaratıcılık üzerinden ele alındığı geçmiş yarım yüzyıla göz kırparken, belki de bunu tetikleyen doğum kontrol hapının icadı ve savaş sonrası özgür seks hareketi üzerinden anlatmaktan başka çaremiz yoktu. kim bilebilirdi ki bu özgürlük hareketi insanlığın fe tipi zindanına dönüşecek. heykel orada duruyordu biz sadece üzerindeki fazlalıkları aldık."

diye çıkıverse bir anda değişiverir dünya di mi. hey gidi sanat sen nelere kadirsin. yok kesin karar verdim ben sanatçı olucam. ama prensipli sanatçı olucam, sadece yüksek sanat yapıcam.

(bu yorum aslında parkalinç altında olmalıydı belki de)

nagehan (14 Eylül, 2007 13:25 Cuma)
balığa gitmeyi sevmıyorsanda gideceksin demekki burdan onu algılıyoruz:).heryere bende gelıcem bende gelıcem harekatına mı girişelim yane..pazarlamada barkod da bir yere kada kardeşim ..modernizelikde bir yere kadar..istemıyorum ben öle özgürlük harekatı falann

fair (14 Eylül, 2007 14:03 Cuma)
adam balığa erkek erkeğe gidiyoruz dediyse kadın ne yapabilir ki?

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 14:18 Cuma)
aman iyi be gelmeyin zaten kaçırırsınız balıkları dır dır dır..  biz gideriz asuman.. ee şey.. hüseyin abilerle..

layni (14 Eylül, 2007 14:25 Cuma)
aynı yere bayan arkadaşlarını toplayıp kadın kadına gidebilir:) hem eşine süpriz olur:)

nagehan (14 Eylül, 2007 14:45 Cuma)
git asumanla da gör kaçan balıkların büyüklüğünü..

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Eylül, 2007 14:47 Cuma)
ah siz kadınlar.. :)

fair (14 Eylül, 2007 15:12 Cuma)
gerçekten severek evlenenlerde böyle şeyler olacağına inanmıyorum.. ama laf olsun diye evlenen insanların arasında da böyle mazaretlerin uçuşması doğaldır.. gerçek değil ki yaşadıkları..

digitallunicorn (14 Eylül, 2007 15:51 Cuma)
aşk evliliğiymiş, mantık evliliğiymiş bu durumda pek bir fark yaratacağını sanmıyorum. çünkü bu tür şirketlerin var olmasındaki neden de *karımı/kocamı seviyorum ama kaçamak yapmaktan da kendimi alamıyorum, küçük bir kaçamak uğruna evliliğim yıkılmasın, tarzı şeyler...

 


fair (14 Eylül, 2007 16:05 Cuma)

eğer gerçekten iki taraf da birbirini seviyorsa böyle yalanlar mazaretler kesinlikle olmaz...


espirimate (14 Eylül, 2007 16:05 Cuma)
bu şirket yakında borsaya açılır...

fair (14 Eylül, 2007 16:06 Cuma)
ayrıca yorumlara inanamıyorum hiç mi kalmadı artık dürüstlük yaw.. herkesin burnu bir karış uzun herhalde.

digitallunicorn (14 Eylül, 2007 16:15 Cuma)
pollyanna depresyona gireli çok oldu :)) ne Leyla'lar ne Mecnun'lar gördük...

dipnot: istisnalar kaideyi bozmaz :))

fair (14 Eylül, 2007 16:35 Cuma)
 gören de 40 yaşından yeni gün aldın sanıcak

nagehan (14 Eylül, 2007 16:41 Cuma)
gercek aşk var gercek güven gercek sevgi ve mükemmel evlilikler..her yerde olduğu gibi istisnalar gercek aşkı engellemez..yanı herşeymı kötü herkes mi aldatıyo ya girersek güven kelımesını kaldırıp atalım

digitallunicorn (14 Eylül, 2007 17:18 Cuma)
40 mıııı :)) 

ben aşk adına bişi demedim ki :)) pollyanna depresyonda olabilir ama Murphy'e de bırakmadı meydanı :))

phoenixia (14 Eylül, 2007 23:04 Cuma)
yalanı yutacak kimse bilinçli şekilde var olduğu sürece yalan vardır.. 
birisi yalan söyleyerek idare ettiğini sanır, diğeri yalana inandığını göstererek.. 
zengin oyuncağı bunlar başka bişi deil,hatta kimileri için fantazidir bile..

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.