En son filmlerde Yabancı Damat Özgür Çevik’in Ayşe Teyze ile buluşması da bir anlamda hem “köyden indim şehire” esprisine ters yönden gönderme hem de yaşlı – genç buluşması için bir ara çözüm gibiydi… Nasıl olsa, Kadırga mahallesinin delikanlı kadını Seda Sayan bu üç kavramı da (doğallık, şehirlilik, gençlik) epeyce temsil ediyor… (Bu arada, gençlik deyince, tam anlamıyla teenager + young adult olan kitle de Lays’in değil Ruffles’ın hedef kitlesine giriyor zaten.)
Sonuçta, Lay’s ve Seda Sayan buluşmasının stratejik olarak doğru bir hamle olduğunu düşünüyorum. Umarım filmlerde storytelling açısından da yaratıcı ve inandırıcı çözümler izleriz…