Anasayfa

1248_2373.jpg Resimleri
 

Sarmaş Dolaş Kollarımdaaa...


Pin It
Gün geçmiyor ki bir tshirt haberi daha yapılmasın, çıkmasın, okunmasın... İki cin arkadaş "uzak kalan insanlar sarılmayı özlemiyorlar mıdır" diye düşünerek Hug Shirt yapmışlar. Önce insanların sarılmalarını gözlüyor ve ne çeşit sarılmalar var, insanlar sarılırken nasıl bir etkileşim oluyor, bunu inceliyorlar. Buradan yola çıkarak yaptıkları tshirtün üzerinde önemli bölgelere teknik teknolojik sandviçler koyuyorlar. Bu sandviçlere alıcıları olan sarılmaçlar mı diyelim hatta ne diyelim ben de bilemedim :) Telefonunuzdan (ki javalı havalı bir telefon şart), sarılmak istediğiniz kişiye mesaj gönderiyorsunuz. Kucaklaşma çeşidinizi seçiyorsunuz. (gördüklerim: friendly, sweet, comfort, ohh yeahh!! çeşitleriydi :)) Karşıdaki mesajı alıyor, ve sizin sarılmanızda bir yanlışlık görmezse kabul ediyor. Telefon bluetooth marifetiyle bu kişinin tshirtündeki sandviçlere ne tür sarılma olduğunu aktarıyor, ve sandviçler o belirlenen bölgelerde sarılma hissini yaşatıyor. Yapan bu iki cin arkadaş ürünlerini anlattıktan sonra programı "sarılmanın yerini alsın diye değil, uzaktaki insanların teması kesilmesin diye yaptık" dediler. Ayrıca ürün 2006'nın en iyi icadlarından biri olarak da seçilmiş Time Magazine tarafından.



Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


skkd (03 Aralık, 2006 17:02 Pazar)
daha dün discovery de gördüm ben bunu...

alisureyyatorun (03 Aralık, 2006 23:32 Pazar)
vah vahh turk halki ne hale getirir bunu dusunemiyorum :D

bella donna (03 Aralık, 2006 23:42 Pazar)
beni kimse bununla kandıramaz!

elifbb (04 Aralık, 2006 00:27 Pazartesi)
Ben de Discovery sonrası neymiş bu diyerek haber ediyim dedim. Bu arada bir şekil sistemin kırılma ve karşıdaki kabul etmeden taciz etme yöntemi var mıdır bilmiyorum. Ama vahim bir durum olur tabii memleket manzaramızda :)

Erman Sinan (04 Aralık, 2006 00:40 Pazartesi)

biri size sarildiginda sicakliginida veriyor mu?
Kalp atislarinida duaybiliyormusunuz?
titremelerini, ondan sonra gelen yanaga sicak opucuk hissinide uyandiriyor mu?

Yapiyorsa hemen siparis edicemde...!


mortiis (04 Aralık, 2006 02:21 Pazartesi)
böööhüüüeeee ööle bişey bulursanız haber werin t-shirt kazak pantolon....vs.

Fixx (04 Aralık, 2006 08:45 Pazartesi)
Pantolon? Abi bu sarılma duygusu falan için ya, pantolondaki biraz erotik kaçar

phoenixia (04 Aralık, 2006 09:01 Pazartesi)

eş zamanlı etkileşimli mi acaba... karşımdaki msjı aldığında bendeki tşört de etkileşime geçiyor mu yani..öyleyse daha anlamlı olur da...


Erman Sinan (04 Aralık, 2006 10:10 Pazartesi)
-oyyhhh
-ne oldu abi?
-biri sarildi yine yaw....
-kimmis?
.... (kimin sarildigina bakar o sirada)
-yanlis numara...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (04 Aralık, 2006 10:28 Pazartesi)
Of, erman çok iyiydi bu ya :)))

onur antep (04 Aralık, 2006 10:30 Pazartesi)
tek kelmiyle lüzumsuz, bunların masaj için falan olanı var, onlar en azından bi işe yarıyor. Bide tam göğüsün ortasına bi daire koymuşlar, orayı ne amaçla yaptılar acaba?  nası bi sarılma şeklinde oraya  nerenle temas ediosun?  buda beni düşündürdü yane..

alisureyyatorun (04 Aralık, 2006 11:56 Pazartesi)
hpuahpauhp yanlis numara :D biraz sıkı sarıldı :D

elifbb (04 Aralık, 2006 12:22 Pazartesi)
Erman alemsin :) Bana sanki o kadar da tepki gösterilecek bir şeymiş gibi gelmedi. Uzakta olan bir arkadaşıma internet sayfalarından veya mesaj servislerinden niye el sallama efekti, göz kırpan suratlar, öpücük sesleri, elektronik kartlar gönderiyorsam sanırım sarılma hissini de o yüzden gönderirim. Belki özledim diyebilmek için, belki yanında değilsem de seni düşünüyorum diyebilmek için, belki üzüntünü/sevincini paylaşıyorum diyebilmek için... Hah bak gerçekten sarılmama gerek kalmadı demek için değil :) Ya da haydi komşu odalarda bunlardan birer tane giyelim, sonra da coşalım eğlenelim niyeti olduğunu düşünmüyorum. Hatta sanırım o yüzden de bunu yapanlar ısrarla söylediler "sarılmanın yerini tutsun değil, uzaktakiler temas hissini yaşayabilsin amacındayız" diye. Bilemiyorum tabii, ama dediğim gibi bana en az "smiley"ler, "wink"ler kadar kullanılır bir şeymiş gibi geldi :)

nick (04 Aralık, 2006 14:17 Pazartesi)

sanal ask, sanal seks, sanal eglence, sanal kucaklasma...

yani tamam iyi guzel hos, yeni tuketim mecralari, isin garibi bunun heveslisinin bu denli cok cikiyor olmasi bir yerde. net ortamlarinda sanal cesaretle olmadigi biri gibi atip tutup gercek hayatta yuzyuze gelince ancak kopekleme yuzdugune sahit oldugumuz insan sayisi da az degil malum. bu kadar insan sanal hazlardan bu denli medet umuyor, bunun sebebi hikmeti ne ola ki diyecegim. ulke bazli sallayacagim  savas baltami, hani 3. dunya ulkeleri, yetersiz  sosyallesme, doyrıulmamis hevesler vs. diye ama o da yalan olacak, cogu gavur icadi malum. 

ben bundan hayati olmadigi gibi gosteren reklamcilari sorumlu tutuyorum o zaman. sziin yuzunuzden insanlar hayat libidolarinin pik noktasini arsa cekmis, doyumsuz olmuslar ulan. 

New Topic: reklamcilik yuzyulin felaketi midir?
buyur burdan yak efendi!.


komplike (04 Aralık, 2006 14:43 Pazartesi)
Reklamcılar ile avukatlar aynı sanki. İkisi de sahip olduğu müşterisini ve/veya ürününü her ne olursa olsun sattırmaya/kar ettirmeye, haklı çıkarmaya/göstermeye çalışıyor. Burada ürün gerçekten yararlı mı, gerçekten gösterileceği gibi mi veya adam gerçekten haklı mı, suçlu mu suçsuz mu gibi parametreler, gerçek değerleri göz ardı edilerek/ettirilerek manipülasyona uğruyor/uğratılıyor.

Cümlelerim yanlış anlaşılmasın, reklamcı ve/veya avukat karşıtı bir insan değilim :)

gonca (gonja) uncu (04 Aralık, 2006 15:08 Pazartesi)
ödülü hak eden bir interaktivif fikir tebrik ama bu iş biraz para tuzağı, bunlara ne gerek var.. mesafe mi var arada, yaz sıcacık bir mektup herkesin kendi el yazısıyla, mektubun son sayfasına koy sol elini çiz kenarlarından, mektubu alan şahıs sen de koy elini o el kalıbının üzürine al işte... daha ötesi mi var ilkel ama daha sıcak daha kalıcı ve de yukardakine göre daha ucuz.

nick (04 Aralık, 2006 15:41 Pazartesi)
mektubun son sayfasına koy sol elini çiz kenarlarından, mektubu alan şahıs sen de koy elini o el kalıbının üzürine al işte... 

dumurlukmus, bi hayli ilginc bir sicaklik  ve samimiyet gostergesi olmus. bu muhtesem teklifin karsisinda solaklar suursuz kalabilir. hadi onu gectim, yas kac gonca 12 mi?
kelimeler neyinize yetmedi de elinizi ayaginizi cizip tokusturmaktasiniz fotokopi kagitlari uzerinden. ben sahsen, ama gercekten seni bu aksiyonu yapar halde gormek isterdim, ozellikle mektubu alan kisiysen, elini o cizilmis el cesedi gorselinin ustune koydugunda, evet tam o sirada suratindaki ifadeyi cok merak ediyorum. Hani o an biri iceri girse ne der insan? heheh. epey guldum ben alah da seni guldursun.

gonca (gonja) uncu (04 Aralık, 2006 18:41 Pazartesi)
siz yetişkin ve aşmış kişiler için yapmışlar işte yukarıda bu benim yöntemim nick kardeş :)! "yas kac gonca 12 mi? kelimeler neyinize yetmedi de elinizi ayaginizi cizip tokusturmaktasiniz fotokopi kagitlari uzerinden" çocukkende yapardım hala yapıyorum ve yaşlanana kadarda yaparım sanırım! önemli olan eylemin ne zamana ait olduğu değil anlamıdır benim için, "evet tam o sirada suratindaki ifadeyi cok merak ediyorum Hani o an biri iceri girse ne der insan?" (bu arada içeri nie biri giriyo ) bilmemki.. yukardaki kendi kendine sarılma dokunma pozisyonlarından daha az dikkat çekici olurdu herhalde hayal ettiğin gibi elini üstüne koyup göz bebeklerin küçülüp bir ahhhh çekip gözyaşı falan düştüğü yok üzerine o bir anektottu yani... açar bakarsın helede kaybettiğin yada göremeyeceğin bir insanın eliyse böyle bir kağıt parçası teknoloji ötesi şeylerle yapılandan binkat daha değerlidir çizilen o el cesedi. neyse yüzümün şeklini hayal gücüne bırakıyorum.

nick (04 Aralık, 2006 19:43 Pazartesi)
hmm, sanirim dibini goremedigim nbir kuyuya tas atmis olabilirim. kirginlik olmasin...

sadece verdigin ornek buradaki yapay fikrin analog hali gibi geldi. cocukca bulmak da isin girgiri olsun diyelim ;)

sevgi-saygi. 


gonca (gonja) uncu (04 Aralık, 2006 20:44 Pazartesi)

ehi i:), yok yok kırmadın kıssdırdın accık! 
citten ama mektup içeriği konusunda ki ilginç fikirlerimi sana bi ara anlatcam esir ederekten... belki iş çıkar biz de ödül alırız :P (ileri teknolojide geliştirilmiş el fikrimi yabana atma  :D)


sadi (su geçirmez balık) tekin (04 Aralık, 2006 21:43 Pazartesi)
pekiii.. zeki müren de bize sarılacak mı?

smebt (04 Aralık, 2006 21:53 Pazartesi)
bik bik bik

bella donna (04 Aralık, 2006 22:34 Pazartesi)
kendini iyi hissetmek isteyenlere bir de şunu öneririm: http://dura.cell.free.fr/home/swf/1000000.swf

komplike (04 Aralık, 2006 22:57 Pazartesi)
Ahahaha muhteşem bu 
Hala gülüyorum, kriz geldi resmen

Yalçın (settar) Pembecioğlu (04 Aralık, 2006 23:16 Pazartesi)
bella, kotu yakalandin! Thank You animasyonu haber olmustu zaten bigu'da :D

bella donna (04 Aralık, 2006 23:35 Pazartesi)
tuh yahu 8) timsah nerde 8) onu sevindirir bu ;)

sadi (su geçirmez balık) tekin (05 Aralık, 2006 00:00 Salı)
hadi demiim dedim. zaten haberle daealakası yoktu.. 
 bana da şimdi kriz gelecek valla.. iki gün uğramadık, şapkam elden ele dolaşır olmuş..

Erman Sinan (05 Aralık, 2006 02:32 Salı)
"ozellikle mektubu alan kisiysen, elini o cizilmis el cesedi gorselinin ustune koydugunda, evet tam o sirada suratindaki ifadeyi cok merak ediyorum"

 sunun gibi birsey oluyor... yazi uzgun yari sevincli oluyorsun... El yoktu ama mektup almak guzeldi
(bak yine guldum oyle)

elifbb (05 Aralık, 2006 10:11 Salı)
Ay dayanamicam sorucam tutamıyorum kendimi : ))) nick, yanlış anlama gerçekten de merak ettiğimden soruyorum; sarılıyormuş gibi yaptığımız tshirtün, gitar çalıyormuş gibi yaptığımız tshirtten ne farkı var?

nick (05 Aralık, 2006 11:04 Salı)
Farki gormek o kadar zor olmasa gerek.  
biri duygusal bir hadise, digeri ise eglence amacli. 
bir tanesinde iletisim var digerinde yok

gitar calan thsirtun eline bir enstruman almaktan pek farki yok, hatta bu iki seyin tek ortak noktalari var, o da tshirt olmalari.

hatta daha ozetle, birinde ajitasyon var, bazi duygularin yuzeysellestirilmesi var,  digerinde yok.

incomplete (05 Aralık, 2006 11:06 Salı)
koparttınız valla :))))))))))))))))))))))))))))

elifbb (05 Aralık, 2006 11:13 Salı)
Yok ben yorumlarda geçen anlamda farkından bahsediyordum aslında. Yani sanallığına dair sen tepki gösterince merak ettim. Eline gerçek gitar almaktan farkı yok demişsin ama o kadar büyük bir fark var ki kendime güvenemiyorum kelimelerle anlatma konusunda. Demek istediğim, ben de kesinlikle sanal paylaşımların birebir paylaşımların yerini tutmayacağı kanısındayım. Ama sanal araç gereçleri "muadil" değil de "oyuncak" amaçlı göremez miyiz? Şimdiye kadar kimseye sanal öpücük, göz kırpma, yok efendim aşk ilanı göndermişliğim yok. Ama ne biliyim mesela az önce gandy'ye bir doğumgünü kartı gönderdim, kart şarkı söyledi. Şimdi benim karşısına geçip şarkı söylememe alternatif olarak ya da o kart duygularımı ajite edip beni ikna ettiği için göndermedim. Adam başka kıtada :) Bir diğer merakım da o zaman şu; eğlence amaçlı olursa bir mahsuru yok mu bu işin? Yani bu tshirt sarılmıyor da gıdıklıyor olsaydı o zaman yüzeyselliği aradan kaldıracak mıydık? Elbette yüzeysel araçlar çok ve yayılıyor ve hatta yeni gelen bir kuşak sadece bunları yaşıyor. Ama bunun karşılığı böyle işler yapan her insana "yanlış" demek midir ki?

phoenixia (05 Aralık, 2006 11:32 Salı)
elif..:):)
"hadiseleri",eğlence amaçlı,duygusal amaçlı diye ayırmak ve birini ötekine sırf kişisel tercihlerle üstün kılmak mümkün tabii nickciiim...:)) biri için gerekli olan bir başkası için gereksiz olabilir.. 
ürünlerdeki yaratıcılık ve bir sonraki adım için basamak oluşu yönünden bakarsak,belki bu teknolojinin kullanımıyla tıbbi bir gelişme de sağlanabilir(misal)..
bazı tasarımlar "geçiş ürünleri" kıvamındadır mesela...

nick (05 Aralık, 2006 11:57 Salı)
hehheh, 3-4 kiz birbirinizi buldunuz ittifak mi kuruyorsunuz guzeller? dagilin bakiim.

tepkim gecerlidir elifcigim vurguladigin kadar abartili olmasa da. sonucta bunlara kekeh diyip gulup gecmek de mumkun elbet. ama soyle bir sagini solunu didiklemedikten sonra haber yapmanin yorum yazmanin kiymeti ne? 

gitarcalan tshirt o kadar da sanal degil gibi geliyor halen. dusun elinde ustunde tuslari olan gitar sesleri cikrtan bir  cihaz var, birde bunu ustune giyebiliyorsun... diye dusunmekteyim.

Aslinda evet, isin icine duygular, ikili paylasimlar, vs. gibi seyler girince, olayin  yuzeyselligi, onemli ozel sayilan birseylerin asimilasyonu daha bir  goze batiyor. gidiklama guzel bir ornek evet... daha makul geliyor. sarilma efektli tshirtu de bu baglamda tam bir oyuncak gibi goremiyorum, cunku nihai amacta eglenmketen ziyade duygusal bir beklenti var, isin oznesi sarilma kucaklama eylemi. ben kimseyi eglenmk icin yada oyun olsun diye kucakladigimi hatirlamiyorum? ankara da nasil bir hayat yasiyorsunuz merak ettim.. :P

senin gonderdigin kartta bir hatirlama, kisi uzakta da olsa aklimizdasin mesaji var isin icinde, kaldi ki  cepten atilan bir mesaj  daha makbule gececektir. gandy yede  mutlu yillar dileyelim bu baglamda.

phoenixia (05 Aralık, 2006 12:13 Salı)
ittifak benzer ve karşıt görüşlerin olduğu ortamda olur sanırım.. benim yukarıda yazılanlardan algıladığım; kimse, ittifak oluşacak derece zıt düşüncelerde değil..

hem ayrıca, yoo yooo bir sms,bir e-kart hiçbir zaman gerçeğinin yerini tutamaz... en iyisi bi uçak bileti, vıınnnnnnnn sarıl,öp,kutla,hopla zıpla geri dön...:))

bi de ederi nedir bu aletin...?

nick (05 Aralık, 2006 12:23 Salı)
ittifak: Anlaşma, uyuşma, bağlaşma. 

de ler da lar ayri ama  kelime anlami zayif galiba phonexcan?

phoenixia (05 Aralık, 2006 12:31 Salı)
ya nick, bilerek yapıyosun sanki... damarımın yanlış noktasına basınç yapıyorsun yalnız...
ben de onu dedim zati.. "kızlar ittifakı" olması ve sana cephe alabilmemiz için senin farklı ve bizlerin de aynı düşünmesi,anlaşması, uyuşması, bağlaşması gerekiyor.. 

bizlerin ittifak olması,bizlerin karşısında ittifak olmamıza sebep olan bir faktörün bulunmasını,dahası "biz" in oluşmasını gerektirir diyorum..
kelimeler konusunda da yeter bilgim var ve bunun bu şekilde sorgulanması bile hoşuma gitmemişken, ispat çalışmasına girecek değilim.. 

sözler,yeterince ehemmiyet verilerek okunduğunda verilmek istediği anlama en yakın şekilde algılanabilir.. yanlış anlaşılmalar illa ki olacaktır.. iyi niyet olduğu düşünüldüğü sürece de yanlışlık düzelsin diye çabalanacaktır...

ps:phoe.. phoenix..ya da phoenixia..

nick (05 Aralık, 2006 12:43 Salı)
tmm tmm kizma sevgi bocegimsi. ayni yorum sayfasinda 2 kisiyi kizdiracak kadar kopmussam, gemimi agzima takip yularima asilayim o halde... ne var biraz ugrastiysam senle? heheh. :P

ctsi bi bira ismarlarim olur biter di mi kiz?

PS: beles bira iccem die bulasmayin, agzima kesemden daha cok guvenmekteyim keza.. :)

 


phoenixia (05 Aralık, 2006 12:51 Salı)

olur kıs..bira sevmem vodka olsun ama...
yok uğraş tabii...ben de uğraşırım ama...1st rule of fight club is..:) ve zati cevap veriyor olmamın sebebi de "nick" olman, yoksa sallamazdım..:))


koyu lacivert (05 Aralık, 2006 13:13 Salı)
Konuyla alakası yok ama, şu yorumları okuyunca bir kere daha ' seviyorum ben bu siteyi ' diyesim geliyor. 
Ya da dur konuyla alakasını da kurmaya çalışayım hemen;
Hani diyorum ki web site sahiplerine de bi tshirt yapılsa ve web site sahiplerinin sitelerinde de bi tane 
' ÇOK AMA ÇOK SÜPER SİTE ' butonu olsa, diğer üyeler bu butona basınca site sahibinin tshirtunun uzerinde sarılma duygusu ya da benzer bi duygu oluşsa(biraz gıdıklanabilir ama olsun). 
Hatta üyenin IP'si falan gözükse ve hatta site sahibi o tshirt uzerinden internete girebilse ve ip numarasını araştırıp kimin siteyi çok beğendiğini hemen o anda görse...
Ah teknoloji ah sen nelere kadirsin.
Bu arada iş güç nedeniyle verdiğim uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Bi de kısmetse c.tesi gelip yine kıyıda köşede yalnız başıma yerimi alacağım.

Son dk. düzeltmesi: maalesef gelemeyeceğim çok büyük ihtimalle. İyi eğlenceler...  

tiryaki (06 Aralık, 2006 01:41 Çarşamba)
abi ne yazdınız bu kadar çok ben hala ürünü anlamadım, anlamaya da çalışmadım galiba ama bu ne yorum ya..

elifbb (06 Aralık, 2006 05:22 Çarşamba)
Sefgili nick, valla gitar çalan da sanal bak inan :) Ama sanal demek her daim kötü demek olmamalı mı ki nedir acaba gibi düşüncelere düştüğümden yazdım yani :) Sefgili koyu lacivert, site thsirtü olsun hem de gıdıklasın hehehe süpermiş :D Sefgili tiryaki, thsirt sarılıo özetle diyim bari heheh Sefgili günlük, bugün kendimi tshirt pazarlıyo gibi mi hissettim nedense nedir. Sanırım kış geldiği için böyle hissediyorum. Bir sonraki haberimde giyim sektöründen bahsetmemeyi düşünüyorum. Sevgiler, elifbb

Erman Sinan (06 Aralık, 2006 05:51 Çarşamba)
Simdi arkadaslar ALI bunu yine okumicak ve alta not dusecek...
"offf yine cok uzun yazmissiniz, basim agriyor" diye...
GANDY'de yok bu konuda aciklayacak hani diyorum yardim edelim cocuga... biriniz aciklayiversin...
Aglar filan 
Niohahahah

alisureyyatorun (06 Aralık, 2006 07:08 Çarşamba)
evet okumadim allah allah :D ben ata bakayim en iyisi :D

tospik (05 Haziran, 2007 15:45 Salı)
çözüm yine çinlilerde bana kalırsa.
bir çinli tutuyorsunuz ve cep telefonunuzu veriyorsunuz. üsküdar'daki sevdiceğiniz size sarılmak istediğinde gönderiyor mesajı;
"bana bak lan çinli, hatuna adam gibi sarılacaksın, öyle okşama neyin olmayacak yoksa ben de seni okşarım ona göre." 
gibisinden.
çinli bu mesajı alınca hatun kişiyi dürtüyor, "yenge ağbi sarılmak istiyormuş." diyor, sarılıyorlar... ha olay sonraları nerelere gider, ne gibi fantezileri çıkar ortaya bilemem.

fair (05 Haziran, 2007 16:35 Salı)
gerçeğinin yerini tutmaaaz hıhhh

phoenixia (29 Eylül, 2007 13:26 Cumartesi)
facebook alemlerinin böyle aplikasyonları desteklemesini istiyoruz.. nerde bu devlet..
dürt,ver bi beşlik, sarıl,içki ısmarla,üzerine hafif bişiler giy..vs..nereye kadar yani..:))))

meriç (zalambodont) kara (29 Eylül, 2007 13:33 Cumartesi)
şey, bu fotoğraf çekimlerinde kullandıkları ablanın telefon numarasını alabiliyor muyuz? yani sadece friendly hug göndermek amacım. başka bir şey değil

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.