Anasayfa

4875_10477.jpg Resimleri
 

Yaratıcılığınız nereye kadar?


Pin It
Süper bir okul olan Panamericana School of Art and Design'ın, gidip bir daha hiç geri dönmek istemediğimiz ülke Brezilya'da yaptığı reklam çalışması. Direkt marketing, viral, gerilla, etkileşimli iletişim hepsi bir arada.



Okulun uyguladığı çalışmalarda "Ate Onde Vai A Sua Criativioade?" yani "How Far Does Your Creativity Go?" yani "Yaratıcılığınız Nereye Kadar?" deniliyor. Kağıtların üstündeki "X" ya da "O  O" şekillerini tamamlayarak bir şeyler çizmemiz bekleniyor. Olay daha da büyüyor ve duvarlara taşıyor. Yetmiyor workshop'larda kendi t-shirtlerini yapıyorsun.










Bu çalışmanın örneklerini başka ülkelerde, restoranlarda, cafelerde görmek nasip oldu da bizim ülkede görmek olmadı.


Ajans: Almap BBDO (Brezilya)
CD: unknown


Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Yalçın (settar) Pembecioğlu (12 Ağustos, 2009 11:06 Çarşamba)
Nasıl çizesim geldi anlatamam. Kareli defteri böyle kullanırdım lise ve üniversitede :)

bb (12 Ağustos, 2009 11:42 Çarşamba)
culinary institue'nün amerikan servisleri bunu yapmaya gayet uygun aslında :) her öğlen karalayıp, biriktiriyorum yaptıklarımı :)

josekiamora (12 Ağustos, 2009 12:44 Çarşamba)

triangle graph paper
çok daha eğlenceli
bunu yapmak için tasarım veya sanat okumuş olmanız gerekmiyo...


kemal (KAghast) şahin (12 Ağustos, 2009 14:25 Çarşamba)
tuttum bu projeyi ;)

dmode (12 Ağustos, 2009 14:39 Çarşamba)
gercekten bizde bugune kadar nasil olduda yapilmadi boyle birsey..dusununce neler neler geliyor insan aklina..illa onlar mi yapicak kardesim ilk once:)

nick (12 Ağustos, 2009 15:24 Çarşamba)

Hop bir kiii, hep beraber;

Benim yaraticiligim sarana kadar değil
Solana kadar değil, sonuna kadar
Benim yaraticligim su damlası değil
Yaz yağmuru değil, umman kadar
Benim yaraticligim saman alevi değil
Hercai aşk değil, ölene kadar


tadinda bir calisma olmus. Yaratici dimaglar akar diyorum. Workshop, sinerji, ne ararsan, o derece. ebru yasara ayrieten tesekkur ediyorum, sarkisinin bir gun hislerime bir yerde  tercuman olacagi aklimdan gecmezdi. ehehhe.

tasarim veya sanat okumus olmaya gerek olmayan yaraticilik aktivitesi, Ne zaman yaraticilik birseylerin tekeline girdi ki?  onume x ler koymadan yaratici olamiyorum. zuhaha. nasil da sivri zekali reklamci kokusu aldim bak. Reklamci tayfasi alinmasin, var boyle yaratici arkadaslar,  ortada kollektif, wörkşap, konsept, sinerji filan diye civelek gibi gezinirler genelde.. Gozden kacmaz hehehe.

Yaraticlik bu reklamdaki gibi, hatta reklam dunyasinin yaptigi gibi her boku birbirine katistirip, aklimiza gelen en absurd fikri ortaya atalim demek de degildir. Yaraticilik formulize edilmez, ogretilen kismi ise egreti durur, isin kimyasina terstir. Ozellikle gunumuzde cookca kullanildigi haliyle, yaraticilik kesinlikle rastlantisalliktan faydalanmaz.. Cunku suursuz yaraticilik olmaz...

ozetle, sanatla tasarimla  alakasi olmayan insanlara gerizekali muamelesi yapilmasin. Yaraticligin okumakla etmekle alakasi yoktur, gayet bireyseldir, ya vardir ya da yoktur.

selametle.





Yalçın (settar) Pembecioğlu (12 Ağustos, 2009 16:30 Çarşamba)
Öte yandan, sevgili Nick,

Bu çalışmanın amacı yaratıcılığın ne olduğunu halka anlatmak ya da en yaratıcı kimseyi seçip başkan yapmak değil; durup dururken simgesel çağrışımla insanları bir şeyler çiziktirmeye davet ederek kafalarındaki oturmuş olan "yaratıcılık algısı"na oynamak ve bir sanat - tasarım okulunun reklamını yapmak. Sen de kabul edersin ki 2 yuvarlağa bakıp resim çizmek kimseyi daha iyi bir reklam sanat yönetmeni yapmaz ama kesinlikle bu alanda eğilimi, hevesi olan insanı da sanat/tasarım eğitimi almaya özendirebilir. Bir iktisat mezunu olarak neden grafik tasarım okumadığımı bu işleri görünce sorguladım mesela :)

Reklamı bazen sinema, bazen sanat, bazen de ansiklopediyle karşılaştırıp suçlayabiliyoruz ama neye hizmet ettiğini arada bir hatırlamak lazım.

Imagination (12 Ağustos, 2009 21:16 Çarşamba)
süper sevimli bi proje olmuş, çok sevdim...

 buradaki gibi üzerinde referans noktaları olanını görmedim ama Levent'te Sabancı kulelerinin orda (sanırım adı "Onbir" gibi bişeydi) masadaki amerikan servislerin düz beyaz kağıt olduğu ve masadaki tuzluğun yanında bi kutu da rengarenk pastel boyanın bulunduğu biyer vardı.. 

cemgul (13 Ağustos, 2009 05:45 Perşembe)
Güzel yetenek sınavı olur bundan, "üniversiteyi kazanamadım lan bari görsel iletişime falan gideyim parasıyla değil mi?" diyen tembel ve yeteneksiz zengin bebelerine böyle boş 75  sayfa vereceksin, 1 saatte dolduramayanları almayacaksın vakıf üniversitelerine muhaha.

phoenixia (13 Ağustos, 2009 09:05 Perşembe)
neden 75...
:))

buraKargın (13 Ağustos, 2009 11:45 Perşembe)
Tasarım ve Sanat okulunun tanıtımı için bence de sıradan bir çalışma, ama festivallerde filan katılımcıları eğlendirmek için kullanılabilir. Türkiye'de Crazy tişörtleri çeşitli gençlik festivallerinde stand ziyaretçilerine boya kalemleri vererek yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarını istiyor. Beğenilen çizimler tişörtlerde kullanılıyor diye biliyorum. Aynı mantık işte.

Mahşer-i Cümbüş'ün nesne turunu bilenler vardır. Canlı canlı performans, o daha başarılı mesela :)

Hürol (onogono) Öztürk (14 Ağustos, 2009 08:54 Cuma)
çok keyifli, çok yaratıcı bi çalışma olmuş.. ilk fırsatta  bir workshop'ta kullanmak üzere hemen aklımın bir köşesine kopyalıyorum..

abdulaziz (creaziz) şahin (17 Ağustos, 2009 16:33 Pazartesi)
güzelmiş

türkiye versiyonu
"bilader, bu çarpılar çok küçük daha büyüğünü yapsaydınız yaa"

"ayy geçen böle bi elbise gördüm bizimmall'da, small yoktu, mall gibi kaldım"

Yalcın Atasever (21 Ağustos, 2009 00:54 Cuma)
supermiş bizim fakültenin duvarlarındada olsa derse sabah derse girmeden önce zihnimizi açabilsek (dekanlığa sesleniş)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.