Yorumlar
abdulaziz (creaziz) şahin (05 Temmuz, 2007 16:01 Perşembe)bilim teknik dergisi gibi yapmış haberi, kaynak da sağlam olunca, yazının sonuna yetişince amin cümlemize dedim.
ceyo idare ediyor, şükür yarabbi.
fair (05 Temmuz, 2007 16:02 Perşembe)ı ıh tercih edilesi bir model değil.. ilk bakışta güzel görünüyor evet.. ama tabanıma yapışan bir ayakkabı/terlik istemem doğrusu.. ayrıca hobbit ayaklarıma da pek uygun değil

yani hiçbir hobbit ayağı için uygun olmaz bu ayakkabı/terlik.. giyince yayıldıkça yayılan bir çift ayak düşünün. ı ıh (bu arada başını bir sağ bir sola çeviren bir bigu istiom, ne güzel olurdu)
yecee (05 Temmuz, 2007 16:08 Perşembe)walla ben bir mağazada görsem kesin dayanamaz alırdım,
en azından denemek için! resimlerden ayağa yapıştığı açıkça gözükse de, şu anda kullanılabileceğine inanasım gelmiyor, denemem lazıııım

mezzom sizin evde vardır şu EVA'dan, biras getirsen, birkaç çift eski terliği heba etsek?
emre aluc (05 Temmuz, 2007 16:12 Perşembe)mezzoalto teyze istese daha iisini yapar bikerem, kızmakta haklı!
fair (05 Temmuz, 2007 16:18 Perşembe)işte bu: firma da böyle düşünülmesin istemiş.. oyüzden de çok başarılı bence... herkes merak edip mutlaka bir çift alacak... ama sonra 1 kez giyilip atılacak bi kenara miaw.
yecee (05 Temmuz, 2007 16:28 Perşembe)bu arada söylemeden geçemicem, eline sağlık resmen araştırmacı gazetecilik yapmışsın mezzocum

mezzoalto (05 Temmuz, 2007 16:30 Perşembe)@yandım çavuş ayranı:
mezzoalto TEYZE mi?????

TEYZE Mİİİİİ???



sensin teyze, hıh

fair (05 Temmuz, 2007 16:47 Perşembe)mezzo: o galiba annene teyze demiş

eezzggii (05 Temmuz, 2007 16:47 Perşembe)terlik belasına son!!! bana bi yerde hop ayağından çıkarmış gibi geldi ama... mezzoalto'nun annesine güvenmek lazım=))
mezzoalto (05 Temmuz, 2007 16:49 Perşembe)bilmiyorum artık:) virgülün önemli bir noktalama işareti olduğunu bir kez daha öğrenmiş bulunuyoruz sanırım.. ben o virgülü görmeden "bana ne bana ne sensin teyze" dicem:))))
yecee (05 Temmuz, 2007 16:51 Perşembe)biz en iyi bu teyze lafını toptan kaldıralım ve "anne mezzo" (mezzoalto'nun annesini kastediyorum) ve mezzo kullanarak yorumlarımıza devam edelim... yandım cavus ayranı sen de bir süre saklan

elifbb (05 Temmuz, 2007 16:58 Perşembe)hem ürün başarılı hem haber başarılı, nası bi bütündür yareppim :)))) terlikler süpermiş bence, gelsin de hemen deneyelim alalım bi dolu renk renk ay ay
gullusum (05 Temmuz, 2007 17:05 Perşembe)oooo olmadı ki şimdi bu...ben yine türk bakış açısı yapayım.
şimdi ayağa yapışan şeye terlik denmez çorap denir. yazın da naylon çorap giymez terletir bize gelmez. dahası terlik dediğin şıpıdak şıpıdak sesi yapmalı, terlikli yolda hele hele sert zeminde yürüyeni ele güne rezil etmelidir. yani olmuş mu? olmamış...
amaaa parmak arası korkunçluğunu (evet havuza giderken giyiyorum bi te o da acı veriyor) giymektense bunu giyerim. hatta bunu topuklusunu da yapsınlar malum serde pigmelik var...
mezzoalto (05 Temmuz, 2007 17:25 Perşembe)bu arada parmak arası terliklerle ne alıp veremediğimiz var yav? ben bütün yazı onlarla geçiyorum desem yeridir.. giydiğim hemen herşeyden daha rahat:)
fair (05 Temmuz, 2007 17:31 Perşembe)parmağın arasına giren bölüm her zaman rahatsız edici oluyor maalesef.. ben de sevmiyorum parmakaralarını. gerçi bir tane buldum rahat olanını ama bu da parmağımın arasını rahatsız etmeye başladı yeni yeni.
gullusum (05 Temmuz, 2007 17:32 Perşembe)yahu şekerim tercih meselesi:) kimi rahat ediyor ben de çok gıpta ediyorum öylesine. misal ablam da 13 pont topuklarla rahat ediyor fekat düz ayakkabı giyemiyor.
ayrıca o beyaz parmakarası terlikler de sana çok yakışıyor bence de giy zaten mezzocuğum:)
pin (05 Temmuz, 2007 17:46 Perşembe)Olaya biraz daha bilimsel yaklaşmak gerekirse yürürken ayağımızın tümü yere basmaz özellikle basan kısım (milo) yanee ayağımızın altında parmaklarımızın bittiği eklem yeri ve diğer bölge de topuğumuzdur. Bu tip yapışan bir sandal da ise malzeme ayağımızın tümüne yapıştığı ve ayağımızda yürüken eklemlerimiz oynadığı için hiiç rahat bir çözüm olmaz. die düşünüyorum. Heleki yazın o sıcakta yapışık birşeyle nasssıl olur da dolaşırız?
rakunzell rakkadar (05 Temmuz, 2007 17:48 Perşembe)gayet rahat görünüyor ama anladığım, ayağa temas eden yapıştırıcı, terliği ayaktan çıkarana kadar ööööle kalakalacak. bu da demek oluyo ki ayağın temas ettiği yüzey terlik giyildiği müddetçe oksijensiz kalacak. ayaklar ayakkabı içinde de pek hava alamıyor ama gözeneklerin tamamıyle tıkanması başka bir şey tabi..
ve hatta normalde de ayakkabı yerine günlük çorap vs ile dışarı çıksak daha iyi.. bazen hiç giymesek hobit bile olsak.. sokaklarımız avrupa temiz sokakları gibi olsa..
c (05 Temmuz, 2007 17:56 Perşembe)aklıma bizim küçüklüğümüzdeki cama yapışan ahtapotlar geldi. kirlendikçe zamanla yapışkanlığını yitirirdi. bu terlikler acaba türkiye'nin tozlu yolları ve plajlar için uygun mu?
rakunzell rakkadar (05 Temmuz, 2007 18:00 Perşembe)evet iyi soru bu.. terliklerin deseninin bir önemi kalmadığı noktalara varılabilir 2 gün sonra..
mezzoalto (05 Temmuz, 2007 18:20 Perşembe)arkadaşlar zaten ilelebet kullanım söz konusu değil, 180 giyip çıkarmadan bahsediliyor burada.. üstelik yıkanabilir bir ürün, yani tozlanınca suya tutuveriyorsunuz, toz akıyor ama yapışkan kalıyor, çünkü sanırım su bazlı oluşu bir yandan da su itici bir özelliği de beraberinde getiriyor.. yarın uzun yola çıkıyoruz profesörle, ben bunu da sorayım:)
abdulaziz (creaziz) şahin (05 Temmuz, 2007 18:29 Perşembe)yakında, yarıya kadar iç ve at içecekler çıkacak,
mezzoalto,sizi çok tüketim toplumu, kişisi gördüm.
sonercelik (05 Temmuz, 2007 20:01 Perşembe)abi bize gelmez
180 kez giy cikar biz olmaz biz gunde eve 10 kere girip cikiyoruz ki
sirf haftada hftada 70 yapar hadi 3 hafta dayansin
gene bence bize olmaz ama kapinin onunde unutursa kimse calmaz bence basrili olmus bir nevi
phoenixia (05 Temmuz, 2007 20:21 Perşembe)haber fotoları heykelleri hatırlattı bana...:))
pin.. katılıyorum.. :)
bir de, hani etiketvari şeylerin zamanla kenarı, köşesi yapışkanlığını yitirir, orası böööle açılır falan...
veee bunları mağazadan alırken falan yüzlerce kişinin ayağına yapıştırdığı şeyi nası denicez.. hijyen ve yapışkanlık bakımından..evet ayakkabılar da giyiliyo yüzlerce kere ama,bu yapışkan yani deri partiküllerini alıyo üzerine...ıyk..
big mac (05 Temmuz, 2007 20:31 Perşembe)fek enteresan gorunuyo ama nebilim zor olur heralde kullanmasi yolun ortasinda cikicak son kullaniminda yapismicak bidaha napican???bide benim gibi terlikle agayini suruyesuruye yuruyen biri bunu ikigunde paralar
Imagination (05 Temmuz, 2007 22:00 Perşembe)yihhuuuuuuu.... sonunda beklediğim icaaattt :))
yazları sadece iki-üç banttan oluşan, olabildiğince "havadar" ayak giyeceklerinin bağımlısı olduğum için artık kardeşim "sonunda bantları da olmayan ayağa yapışan tabanlar icat edilicek ve huzura ericeksin" diyip duruyodu zaten :) işte bu :)
müthiş sevindim... nerde satılıyoooo???
ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim; haberin bilimsel verilerler de desteklemesi, haber değerine değer kagözümde,
espirimate (05 Temmuz, 2007 23:39 Perşembe)parmak aralarını karıştırmak iyice rahat artık
ARTanubis (06 Temmuz, 2007 00:49 Cuma)süper kullanışsız görünüyor, pinin yorumlarına katılıyorum... ergonomik olduğunu pek düşünmüyorum (hele benim gibi düztaban (şans anlamında değil hakkaten:)) bir adamda çok rahatsız olacaktır)
parmak arası terlikler bile erkek modasında "neden var" sorusu yaratmış bir icatken daha açığı.... bilemiyorum...
ama parmak araları rahat karışır orası doğru:) (ya da elimiz de mi yapışır acaba karıştıralım derken:))
mezzo TEYZE süper haber yapmışsın... ama bir ara uyuyakaldım sanırım haberi sonuna kadar okuyayım derken, saatin etkisi sanırım:)
sadi (su geçirmez balık) tekin (06 Temmuz, 2007 01:58 Cuma)rakunz, zaten ayak tabanında gözenek yoktur.. yani olmaması lazım.. bi bak varsa bilelim :)))
art, zaten bu tip plaj terliklerinden çok fazla bir ortopediklik beklenmez.. hani olanlar da vardır da.. geneli zaten değildir.. (bi de ufak bi ukelalık; ergonoomi yerine ortopedi mi desek? daha uygun olur mu :) )
benim takıldığım nokta şu, bööle yapışkan ve cırt cırt malzemelerin kullanımda giderek yıvışması (ki zaten 180 kullanım denmiş) gerçeği varken, mesela aniden bırakıverirse bilmemnerde ayağını, ve terliksiz kalırsan yapayannız ve cascavlak ve yalınayak.. nedir yani..
mezzoalto (06 Temmuz, 2007 02:04 Cuma)ehehe haber konusunda teşekkürler efendim, gözüm fıldır fıldır dönüyor, o dergi senin, bu web sayfası benim haber avındayım:) ve tabii haberdeki bilim teknik tadı için ailemizin profesör "teyze"sine teşekkür borçluyuz -duysa bu "teyze"leri, hepinizi sıra dayağına çeker herhalde:P-
bi hatırlatma daha.. terlik 10 dolar.. yani 13 ytl.. yani 2 hamburger menüsü ne bileyim 3 paket sigara 1 sinema bileti:) 2 hafta giysek ne olur ki, herşeyin ötesinde gören görüp "o ne yahu" desin diye yapılmış bir ürün bu bence:)
ayrıca giyip çıkarılacak bişi değil ki bu.. mağaza açacak birer "tester" onu deneyip kapalı paketi alacaksınız.. t-box'lar da aynı mantıkta satılmıyor mu? ve de diyelim ki illa denemek istiyorsunuz, yıkanabiliyor, yıkar temiz temiz giyersiniz:)
ayrıca parmak arası terlik, bakımlı erkek ayaklarına fena halde yakışmaktadır;)
ARTanubis (06 Temmuz, 2007 08:48 Cuma)sgbcim ortopedik olmasını tabii ki beklemiyorum bu tür bir plaj terliğinin... ve korkarım cümlede ortopedik kulllanmamız da bu anlamda yanlış olur.. ergonomiyi "eşya-insan uyumu" anlamında kullanmıştım...pişman değilim yine olsa yine kullanırım...

(bu ünlem işareti değil aslında kırmızı plaj terliğimi kafana fırlatıyorum:))
rakunzell rakkadar (06 Temmuz, 2007 10:21 Cuma)bulut parmaklarımızın altında da mı yok? yoğğ yoğğ olmalı.. ayakta yağ bezleri yok ama gözeneksiz deri olur mu? nasırlaşmış deridir o.. ölür yoksa.. di mi di mi?
tuuba (06 Temmuz, 2007 10:42 Cuma)çok yorum var hepsini okuyamadım :( Bence güzel fikir çünkü o parmak arası terlikler oldum olası parmaklarımı acıtmıştır. Yapışkanda bırakmıyorsa ayakta ohh mis... Alırım giyerim nerde satılıooooomuşkine ???
pin (06 Temmuz, 2007 15:36 Cuma)T-Box bizim kardeş firma ama ben sevmio T-box kültürünü. Moda da daha seçici olma yanlısıyım. Yane temelde önemli olan rahatlık değil mi? Nie deney tahtası gibi kullaniim ki kendimi. Ve bir de plastik ve sunni şeylerden ve bu tip gözüken şeylerden her geçen gün nefret etmekteim... Napiim ben böleyim...
bella donna (06 Temmuz, 2007 18:14 Cuma)görsellere bakıyorum bakıyorum da bana estetik açıdan hiçbir şekilde hoş görünmüyor. zaman zaman kendim de kullanıyor olsam da çoğunlukla açık ayakkabıdan zaten hoşlanmam. bu her türlü sandalet ve türevinden soğumama bile neden olabilir. zaten ortalık estetik kaygısından yoksun insanlardan geçilmiyor, insanların bizi ne gibi görüntülerle karşı karşıya bırakacaklarını düşünmek dahi korkunç.
emre aluc (09 Temmuz, 2007 19:12 Pazartesi)mezzo teyze!
mezzoalto (30 Mart, 2008 15:11 Pazar)ben bu haberi yapalı neredeyse 9 ay olmuş.. şimdi aşağıda anneme dün gelen mail metnini okuyacaksınız..
"Merhaba... Size bu yazıyı yazmama vesile olan şey internet üzerinde bir ürün araştırması yaparken kızınızın bu ürün hakkında (sizi kaynak göstererek) yaptığı bir yorumdur. (topless sandal)
Öncelikle kendimi ve bu yazıyı yazmaktaki niyetimi anlatmak istiyorum. Ben 32 yaşında genç bir girişimciyim. Genelde Türkiye' de mevcut olmayan ya da çok az olupta insanların pek bilmediği ürünler ticari olarak ilgi alanıma giriyor. Bu terliği amerika da icad edilen ve fason olarak Çin de de üretilen bir ürün olarak biliyorum. Bana bu konuda yardımcı olabilir misiniz bilmiyorum ama eğer yapıştırıcının içerdiği muhteviyatı öğrenebilirsem bu terlikleri yerli üretim olarak üretmek istiyorum. Kendi çapimda araştırma yaptım ama endüstriyel yapıştırıcı satan hiçbir yerde bu özelliklere sahip bir yapıştırıcı bulamadım. Bana yardımcı olabilirseniz size gerçekten minnettar kalırım. Yabancı sitelere de baktım fakat bu konuda tam bir bilgi edinemedim. Sadece bu özelliklerle benzerlik gösteren sodium polyacrylate isimli su bazlı bir yapıştırıcı cinsi olduğunu öğrendim.
Size nasıl ulaştığımı merak ediyorsanız arama motorunda kızınızın soyadı ve akademik ünvanınızı yanyana yazdığımda ilk sayfada adınıza rastladım. Yazımı ciddiye alacağınızı umarak şimdiden teşekkür ediyorum. Hoşçakalın... "
ağzım açık kaldı..
sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Mart, 2008 21:23 Pazar)aaa.. o yapıştırıcı bende var.. dur o üretmeden ben üretip salayım piyasa.. nihoahohahaahaaa..
fespanallah..
rakunzell rakkadar (31 Mart, 2008 10:15 Pazartesi)şok!
işte araştırmacı girişimci insan örneği. umarım mailini biguladığın içün kızmaz.. yoksa (toplu skandal). kih kihh..
yalnız bu abiye/ablaya telif hakları konusunda bilgilendirme yapmak gerekiyo gb hmm.. ama internette var aslında..
mezzoalto (31 Mart, 2008 10:20 Pazartesi)adamın kızması umurumda değil, kalkıp net üzerinden dedektif gibi annemin peşine düşen kendisi, dua etsin ki adını vermiyorum.. ama annem kızdı yahu! üstelik kendisine soruları sorarken neden sorduğumu, nereye yazacağımı filan da söylemiştim - üstelik adını filan da vermemişim-, zaten hani kötü bir şey de yok ama işte "neden benden bahsediyorsun" diye rahatsız oldu.. yahu ben nerden bileyim biri kalkıcak da yazıyı okuyacak da, azmedecek de..
rakunzell rakkadar (31 Mart, 2008 10:31 Pazartesi)ahaha, hakikaten ne azim.. (: ama sanırım anne gizli formülü abiye vermeyecek.. tihh.
ARTanubis (31 Mart, 2008 16:40 Pazartesi)neymiş kişisel hiçbişi yazılmayacakmış... ben de bir kez içinde adım geçen bir bigu haberi yapmış bulundum googleda adım tarandığında hala görünüyor, hiç hoş değil (neyse ki 5-.6. sayfada)...
tiryaki (02 Nisan, 2008 18:42 Çarşamba)neden yaw. bence bu teyze/beybaba; hep hayali peşinde koştuğumuz üniversite sanayi kardeşliği elele tutuşmuşluğu adına güzel bir şey yapmış. hani e-postada da pek alakasız konuşmamış. kibar seviyeli bir yol izlemiş. nereden bulduğunu neden yazdığını nasıl ulaştığını detaylıcana anlatmış. gerçi isminin başında uzunca ünvanı olan, ki prof ünvanı ayrı bir değerlendirmeye tâbi, uzmanlık alanı da polimer kimya -kaç tane var acaba?- olan birisine böyle rahatça ticari amaçla kullanılmak üzere formül arıyordum diye e-posta atmak da baya bi cesaret işi. tebrik ve takdir ettim kendisini açıkcası. bu ne rahatlık ayol afferin sana :)
sadi (su geçirmez balık) tekin (03 Nisan, 2008 02:30 Perşembe)rahatlık değil de biz buna başka biş diyoruz tiryakicim ve kimse kusura bakmasın takdir falan edemiycem kendisini.. ha başka şeyler edebilirim ama yerim müsait değil..
mezzoalto (03 Nisan, 2008 17:05 Perşembe)maalesef ben de pek takdir edemiyorum.. bilim ve sanayi işbirliği olayına gönülden inanırım, annem de bu süreçte yer alan ve almış bir kişidir, bu sitede gördüğümüz pek çok innovasyonda da böylesi işbirlikleri vardır ama bunun yolu-yordamı-adabı var yahu.. üstelik amcam "malın üreticileriyle görüşeyim, yasal metodlarla bunu üretim haklarını alayım" filan demiyor, "o her neyse biz de bilelim çakmasını yapalım" diyor, pek hoş degil yani..
mezzoalto (03 Nisan, 2008 22:51 Perşembe)elleşme geçer sgb'cim:)
mezzoalto (03 Nisan, 2008 23:03 Perşembe)annemi bu işe karıştırma adamım, onun bir suçu yok:)
tiryaki (04 Nisan, 2008 00:28 Cuma)o kişi kesinlike ben değilim. ama onun heyecanını anlıyor ve empati kurmaya çalışıyorum sadece sgbcim. adam araştırıyor, vatanına yatırım aşkı ile dolmuş taşmış :) ne yapacağını bilemezken, karşısına sabah 5 gibi bir isim çıkıvermiş. şansını yanlış harcamış. takdir ve tebriğim sadece bu kadar bonkörce fırsat harcayabilecek cesaretine.
gok-arslan (17 Nisan, 2008 10:33 Perşembe)Arkadaşlar ben numune getirttim. pazar araştırması yapıyorum. isteyene temin edebilirim.
gok-arslan@hotmail.com
05334170148
gok-arslan (17 Nisan, 2008 10:35 Perşembe)anlatıldığı üzere tüm özelliklere sahip kirlendiği zaman yıkıyorsun ve eski özelliğinden hiçbirşey kaybetmiyor. yurtdışında çok büyük talepler aldığı duyumunu aldım. bu üründen temin etmek isteyen bana ulaşsın
gok-arslan@hotmail.com
05334170148
sadi (su geçirmez balık) tekin (17 Nisan, 2008 10:51 Perşembe)şu numuneden bi tane alayım da ben bi bakayım burda üretebilir miyiz? elimizde her türlü imkan var, faydalanalım..
rakunzell rakkadar (17 Nisan, 2008 10:54 Perşembe)bu haber giderek şakaya dönüşmeye başladı.. bigu, nelere kadirsin!
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.