Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Temmuz, 2009 12:20 Salı)Yahu "Issız Adam" girişi yapmışlar? Melis Birkan zaten sadece bir tek kişiyi canlandırabiiyor anladıkğım kadarıyla.
Cadlar (14 Temmuz, 2009 12:39 Salı)Stratejik olarak çok doğru bir yaklaşım olmuş. AVEA'lı ile AVEA'sız arasındaki farkı halkın sevebileceği bir şekilde anlatacaklar, tebrikler...
massattack (14 Temmuz, 2009 13:12 Salı)Güzel bir strateji belirlemiş Avea, tebrik etmek lazım. Bunun üstüne çok şey kurulacaktır eminim. Umarım suyunu çıkartana kadar kullanmazlar, çünkü tutacaktır.
Bununla birlikte ben Ozan Güven'i seviyorum. Yani o anlamda değil. Bir erkeği sever gibi. Daha da saçma oldu bu. Oyuncu olarak seviyorum yani. Duruşu falan hoşuma gidiyor.
Ben gay'im tamam! (toparlayamadım bir türlü neticede artık yapacak bir şey yoktu.)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Temmuz, 2009 13:29 Salı)Mass, itiraflarını başka sitelere sakla :)
Vodafone Selim ile Tarife karakterleri üzerinden muzip bir hikayeyi daha yeni anlatmışken aynı sektördeki diğer oyuncunun da Emre'yle Aslı hikayesi anlatmasını stratejik bulmadım ben. Filmler ilginç olacak tabii ki, devam işlerini ben de merakla bekliyorum.
İş Bankası Sağduyu, Yapı Kredi Bay Pardon gibi serilerden sonra yeni bir sitkom efsanesi doğar belki, kim bilir?
mezzoalto (14 Temmuz, 2009 14:27 Salı)mass çok eğlendim hem de pek eğlentili bi günümde değilkene:)
massattack (14 Temmuz, 2009 14:42 Salı)Aslına bakarsan settar özellikle Vodafone'un "Selim ile Tarife" serisi üstüne iyi bir strateji olarak düşündüm. Selim ile Tarife ne yazık ki düşünüldüğü kadar sempati toplamadı takip ettiğim kadarıyla. Buradaki karakterler daha sıcak, daha az kurguyla bir senaryo oluşturuyor. Bu da ateşlenmiş olan bir mangalı yelleyecektir.
Taktik hırsızlığı mı? Belki cevabım evet ama biliyoruz ki Selim ile Tarife de orijinal bir fikir değildi.
@
mezzo'cum hep kötü zamanlarına denk geliyorum ben sanırım. =(
hopçikitangasamuray (14 Temmuz, 2009 16:15 Salı)Kurgu, senaryo, akış, cast, çok leziz olmuş. Evet klasik bir başlangıç ama devam eden farklı bir süreç var. Erkekler arasındaki "off abi bugün bi kızla çarpıştık, şöle güzeldi böle taştı" muhabettin akabinde yaşanan tiplemeler çok eğlenceli durmuş. Başarılı gerçekten kutluyorum. En azından Vodofone'un kopuk, arabesk erkeğe tarz bir kızın uyumsuzluğu içinde zekice metinler sohbetler yer almayan filminden çok çok daha iyi hatta bir kaç gömlek üstün. Turkcell'den çıkmayı düşünsem bu reklamın şansı daha fazla. Ama tabi o da Avea için bir rüya kusura kalmasın :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Temmuz, 2009 17:12 Salı)Vodafone - Turkcell kapışmasından kendine pay çıkartmaya çalışıyor gibi bence. Sınırsız gibi tarife açıp Turkcell'den yeterli bant istemediği için Turkcell tarafından basın bülteni tokatı yiyen, daha 2 hafta önce tüm şebekesi çöken Avea'nın Turkcell yerine Vodafone'u karşısına alması taktik olarak doğru olabilir ama gözümde markayı yükseltmiyor işte.
Onca yıllık garip iletişimden sonra çıka çıka
chick flick mi çıkacaktı diyorum.
Omer Azak (14 Temmuz, 2009 17:17 Salı) melis birkan galiba berbat bir oyuncu.
Imagination (14 Temmuz, 2009 18:19 Salı)çok klişe bence..
biraz yaratıcılık, biraz farklılık katar insan...
hikaye klişe... üstelik birçoğunuzun da belirttiği gibi daha yeni vodafone kullanmışken... kişisel olarak bunun üzerine oynamayı çok da etkin ve başarılı bi strateji olarak görmüyorum.. neden başka markayı çağrıştıran bişey yapiym ki? derdim kendi markamı akıllara sokmak değil mi? (agresif pazarlamayla taklit arasında önemli bir çizgi var diye düşünüyorum

)
slogan klişe... hadi volswagen'in "otomobil aşkına" sını geçtim... bence çok zorlama bir çağrışım anlattıkları "aşk" hikayesi ile telefon konuşmasını bağdaştırmaya çalışmak..
özetle, sevmedim ben bunu...
ve bi de evet melis birkan'ın kötü bi oyuncu olduğu görüşüne de katılıyorum...
mezzoalto (14 Temmuz, 2009 19:02 Salı)yaa yok mass'cim öyle kötü deil de bayık bi gündü, çok saol canım yaa.. ben bu reklamları böyle video olarak izlemeyi sevmiorum, bakalım akşam tvde yakalayabilecek miyim -tabi öncelikle zap canavarı annemi engellemem gerekecek, sürekli "bu dizileri izlemeyi seviosan o reklamları da izlemelisin, hem dizi gibi reklamlar da zaten pek eğlenceli" diye kandırmaya çalışıyorum ama o parmak otomatik çalışıyor mübarek, reklamın r'si çıkar çıkmaz zapp..
AddWork (14 Temmuz, 2009 19:11 Salı)Bir Avea'lı olarak, M. Ali Erbil'den vazgeçsinler istiyorum.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Temmuz, 2009 19:22 Salı)AddWork, Mali stratejisi de Turkcell'in Ali Poyrazoğlu'nu marka sesi yapmasının Avea versiyonu galiba.
AddWork (14 Temmuz, 2009 19:51 Salı)Güzelim marka bana bu dış ses yüzünden "yılışık" gelmeye başladı...
massattack (15 Temmuz, 2009 14:30 Çarşamba)Bir voice over 'ı branding'in bir parçası olarak kullanmak ilk defa Turkcell tarafından uygulanan bir şey değil, netice itibariyle Avea'nın Mali'yi kullanması Turkcell'in Ali Poyrazoğlu'suna istinaden bir hamledir diye düşünmemek gerekir.
Bunu yanı sıra iki isim de gayet antipatik. Ama Mali, AP'ye göre biraz daha çekilebilir bir insan (inanın bana). Yine de settar'ın dediği gibi Avea ne yapsa olmuyor, olmayacaktır da.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (15 Temmuz, 2009 15:14 Çarşamba)Mass, VO'yu brandingin parçası olarak hakkyla kullanabilmek için;
1- kullandığı sesin çok ünlü ve iyi bir ses olması
2- o sesin reklam sektöründe başka hiçbir markayla çalışamaması anlaşması
kapsamında kurdum benzerliği. Yoksa ona bakarsan Yapı Kredi'nin logo değişimi kampanyasıyla kullanmaya başladığı yeni sesini 1 sene sonra Vakıfbank filminde duyabiliyorsun. O da branding'in bir parçasıydı ama unutuldu gitti, olamadı. Ali Poyrazoğlu'nun sesi ise Turkcell'e özel. İstesen de kullanamazsın başka sektörde bile olsan. Üstelik yıllardır korumayı başardılar bunu.
massattack (15 Temmuz, 2009 15:20 Çarşamba)Ben aslında sesin çok ünlü birine ait olması gerektiği konusunda biraz daha geniş düşünüyorum. Örnekleri de mevcut bazen ses o kadar ünlü oluyor ki yüzünü görmediğimiz bu insanı nerede duysak tanıyabiliyoruz.
Bu arada "ünlü sesi" kullanmanın marka VO'su olması dışında endorsement olarak kullanıldığını hepimiz kabul etmeliyiz. Kim ne derse desin ülkemizde bunun böyle hesaplandığına inanıyorum.
tuuba (15 Temmuz, 2009 17:20 Çarşamba)Vodafone un "Selim ile Tarife" reklamından baymış biri olarak bu reklamı sevdim daha güzel, en azından reklamın ortasında zart diye çıkıp "1 dakkikası bilmem kaç kontör" diyen biri yok. İzlettiriyor. (her vodafone reklamı çıktığında kanal değiştiriyorum)
maral meral (15 Temmuz, 2009 21:25 Çarşamba)çok tatlılar... çok sevdim...
buraKargın (16 Temmuz, 2009 01:06 Perşembe)Avea'nın duruşuna Mehmet Ali Erbil'i yakıştırıyorum. Her iki markanın da modası geçmeyen, halka inebilen ve renkli bir kişiliği var. Ses de genç ve dinamik.
Reklama gelince; kurgusunu çok tuttum, rakiplere çalım atan cinsten, umarım 3 sezon devam eden diziler gibi uzun olmaz ve mesajını tam anlamıyla verdiği anda biter. Ozan Güven'in oyunculuğunu takdir etmek gerek, aşk rollerine çok iyi yakışıyor. Melis Birkan ise aynı tas aynı hamam, sadece şirin görünüyor. Yeşilçam'da görmeliydik kendisini.
oky (16 Temmuz, 2009 07:15 Perşembe)ouch diyor çarpışınca :)
phoenixia (16 Temmuz, 2009 18:17 Perşembe)dharma&greg'in türk versiyonu kerem&aslı geldi aklıma... şebnem dönmez ve ozan güven oynamıştı...
videoyu izleyemediğim için mecbur serbest çağrışım..(evet hiç biryerde izlemedim)
mass..ozan güven'i ben de seviyorum..her türlü..:P:))
massattack (16 Temmuz, 2009 18:31 Perşembe)@
phoTamam afişe oldum artık ben. =) Bu arada Kerem ile Aslı'yı severdim ben, karakterler çok güzeldi. =)