Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Ocak, 2008 22:25 Çarşamba)Ben cok seviyorum bu filmi!

Hatta bugun Watsons'dan kagit mendil alirken bu urunu anlatmaya calistim: "karim istedi, icinde bisey varmis". Derken arkadan musteri olan bir kadin cikip "E vitaminli losyonlu Selpak Sensitive" demesin mi? Kadin urun muduruymus bu mendilin! Bu haberi de gorse keske :)
(Watsons'da Selpak satilmiyordu)
snt (09 Ocak, 2008 23:07 Çarşamba)Ben de çok seviyorum bu filmi, Ebru Eğilmez'in çok emeği var
ruprect (10 Ocak, 2008 00:55 Perşembe)Espiriler çok zayıf ama Piyale Madra'nın çizgilerini kullanma fikri pek hoş. Yine de, kötü senaryolarla biraz harcanmış gibi geliyor bana, üzülüyorum.
mezzoalto (10 Ocak, 2008 09:34 Perşembe)ürün müdürünün yaşadığı mutluluğu tahayyül ettim birden:)
Aygül Pembecioğlu (10 Ocak, 2008 09:58 Perşembe)Selpak ürün müdürüne seslenmek istiyorum (ben settar'in karısıyım bu arada :P) Migroslar'da da bu ürününüz yok :(
mehmet (10 Ocak, 2008 10:07 Perşembe)Ben filmi pek beğendim, hatta ilk gördüğümde içimden "eki" hıçkırdım galiba.
ah mine'l-aşk, ah be gündüz, ah be vassaf...
Imagination (10 Ocak, 2008 10:09 Perşembe)reklamın bir de şu versiyonu var :
Adem : Ha ha haa hapşuu!
Havva : Çok yaşa...
Adem : hep beraber.
Havva : bu bi evlenme teklifi miii?? (ve Havva erir :))
sempatik buldum, keyifle izliyorum...
mezzoalto (10 Ocak, 2008 10:20 Perşembe)son derece naif ve sempatik bir reklam.. zaten o çizgileri görünce insanın içini naiflik ve sempati kaplıyor.. diyaloglar da güldürmekten ziyade gülümsetmeyi amaçlıyor sanırım.. ayrıca marka hakikaten süper güçlü ve başarılı bir marka, "eh kağıt mendil işte daha nesi olsun ki" denebilecek bir üründe pek çok yeniliği hep o yapmış.. benim love brand'lerimden biri sanırım, mentollü mendillerinin de çocukluğumdan beri hastasıyım, ve bende taaaa ilk çıktıkları zamanlardan kalma hışırdayan üstü çiçek desenli paketli selpaklardan 1-2 paket var sanırım, dedem saklamış vaktiyle:)
son olarak: biz küçükken, ilkokuldayken mendil yerdik.. evet, neden bilmiyorum, sıkıntıdan delirmiştik sanırım ama yapardık bunu.. selpak'ınkiler de en lezzetli olanıydı, gerçekten

bak o zaman olsaydı e vitaminlisi, bi faydası da olurdu belki

(hunili bigu istiyorum ben çok..)
Imagination (10 Ocak, 2008 10:21 Perşembe)ayrıca üründeki küçük yeniliğin de çok faydalı olacağını düşünüyorum. Gerçi henüz bulup da deneyemedim ama gerçekten insan çok hasta olup da günde bin kere burnunu silmesi gerektiğinde o bölge tahriş oluyo, bu losyon fikri o açıdan katma değeri olan bi çözüm gibi görünüyo bence, küçük ama etkili...
sonuç olarak reklamda vurgulanan "küçük şeyler, büyük anlamlar taşır" düşüncesinin ürüne de uyduğunu düşünüyorum... onpuanonpuanonpuan
bu arada ürünü deneyebileniniz var mı?
rakunzell rakkadar (10 Ocak, 2008 10:27 Perşembe)ben salih memecan görmekten bayılmıştım artık kağıt mendil çevresinde.. onpuan da benden..
bi de şu 'ontaaane selpak biir milyon' olayını kavrayabilirsem çok muklu olcam..
kaligrafdoktor (10 Ocak, 2008 12:13 Perşembe)ontaaaneselpakbiirmilyoncu teyze den mi bahsediyoruz rakunzell ? (kaç senelik arkadaşına da farklı bi nickle bahsetmek garip geliyor ha)(kaç sene.. 2 sene.. hey gidi..)
kendisi bu sektöre getirdiği farklı telaffuz ve etkileyici vurgulamadan dolayı, o soğukta tir tir titriyor olsa bile, durakta sıra beklerken her zaman takdirimi toplamıştır, gidip 10 tane selpak alasım gelmiştir de sıradan çıkınca "zaten benim yerimdi burası kardeşim" savunmasını yapmak istemememden dolayı bir türlü alamamışımdır.. beriyandan da, napıcam lan 10 taneyi ? (hadi evde koyarsın bir kenara, ihtiyacın olduğunda alırsın da poşetsiz yüklenmek zor iş)
bir hikaye vardır ya öss ye hazırlık soru bankalarında; dilencinin teki "kör, sağır, dilsiz" diye bir kartonla geziyor; bunu gören toplumsal şairimiz "abi kolay gelsin.. iyi para var mı bu işte? bizim amcaoğlu da girecekte" diye sorunca "yok evladım.. zamanında iyi iş yapardık ta sektör sıkışık iyice" der.. sonra eleman kartonu kaptığı gibi gider, birşeyler yazıp gelir..
bunlar 1 ay sonra karşılaşyıor.. dilenci adamı yolda görerek(ki kendisi görme engelliydi hani?) "kardeş elin ayağını öpem de hele ne yazdın şuraya" der, şairimiz cevabını verir: "yine bahar gelecek ve ben yine göremeyeceğim"
şakası bir yana, çok özenmişimdir o şaire.. ontaaneselpakbiilmilyooncu teyzeye öyle bir yardımım dokunsa ne güzel olurdu.. hey gidin..
rakunzell rakkadar (10 Ocak, 2008 12:42 Perşembe)-ankara kızılay dolmuş duraklarında yaşayan bi teyzedir bu bahsi geçen-evet kuzu. o teyze misaldi ama, madem konu oldu; çiçekçilerle normal tonajda konuşabiliyor kendisi. ben ajan olduğundan şüpheleniyorum onun (:
bir de yine ankaralılar bilir, aynı durakta kör sağır dilsiz gezen bi abi vardı. onu kıbrıs uçağında görmüş bi arkadaş.. öss'ye konu olmaları ayrıca ilginç tabi..
tropical (10 Ocak, 2008 14:49 Perşembe)urun guzel, cizgiler guzel, espriler de sempatik..
ama ben seslendirmeyi begenmedim acikcasi.. karikaturize olamamis sanki.
sadece daha iyi bir seslendirmeyle hem daha cok gulumsetir hem de daha akilda kalici olabilirdi bu seri bence
daha once benzerini red bull yapmisti sanirim herkes hatirlayacaktir..
en guzel ornegi burada abdulaziz (creaziz) şahin (10 Ocak, 2008 21:58 Perşembe)tropical, ben yazacaktım aynı şeyi; tamamen katıldığım, çok doğru bir yaklaşım.
"red bulmuş, 5 avro fazla vermiş"
buraKargın (11 Ocak, 2008 00:32 Cuma)Bu arada Red Bull'un aynı tarzda diğer filmi sinemalarda dönüyor, gören var mı aranızda? Bütün salonu kırıp geçirdi, anlatmayayım şimdi espri bozulmasın :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (11 Ocak, 2008 00:41 Cuma)Red Bull 10 yıldır aynı fikir üzerinden gidiyor. Gerçekten de tebrik etmek lazım yarattıkları farklılık ve marka algısı için.
kemal (KAghast) şahin (11 Ocak, 2008 13:24 Cuma)selpak, marka algılanmasında ürüne kendi adına vermiş ve artık kağıt mendil demek yerine direk selpak dedirtebilen ender markalardan. Bence bunun hakkını sonuna kadar da verecek işlerle bu algıyı pekiştiriyor.
Piyale Madra'nın da muhakkak diğer çalışmalarını inceleyin derim. Gerçekten çok hoş ve özgün bir çizgisi var :
http://www.piyalemadra.com/ ARTanubis (11 Ocak, 2008 22:49 Cuma)redbull un facia çizgi reklamlarından sonra iyi geldi... ama pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim, piyale madranın çizgisinin durağanlığı ve basitliği ilişkilerdeki nafi ayrıntıları daha bir güçlendirir... burada zorlayıp çizgi film haline getirince o naivite kaybolmuş da yeni bir amerikan animasyon filminin draftının draftının draftı storyboard filan gibi bişi olmuş.. anlatamadım derdimi.. amaaan çok yorgunum biguya girdiğime cümle kurabildiğime şükredin işte yaw:)
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.