Duymayanlar varsa öncelikle gerilla ajansı Torke, İstanbul'da kısa bir süre önce ofis açtı. Torke kimdir, ne yapmış ilk kez duydum diyenler, firmanın blogu: invisiblered'den neler yaptıklarına bakabilirler.
Torke'nin İstanbul'da yapmış olduğu bir uygulamasından bahsedelim.
Tekilanın tuz ve limon ile daha iyi olacağını zihinlere kazımak için Taksim'de gökten kağıt limon dilimleri yağdırmışlar. Limonlardaki kodları gönderenlerden bir kısmı Faithless ile tanışmış.
Marlboro'da gökten paket yağdırmıştı dimi eskiden?
Yasaklanmadı mı bu tür uygulamalar, sokağı mahvediyor diye? Sonrasında temizlik için ayrı bir bütçe veriliyor belediyeye diye hayal ediyorum...
limonlardaki kodları göndermek falan..millet uçmuş yahu..şakaüstü bişi olmuş bu artık..
benim üstüme limon düşse yollayanın burnuna sokuveririm limonu..değil ki üzerindeki kodu görcem, nereye belli olmadığı numaraya yollayacağım üstüne de konser..yok artık aziz yıldırım james..
Yıllar evvel tekila trendy bir içki olsun, satışı artsın vs gibi sebeplerle tuz-limon ritüelinin uydurulduğunu biliyor muydunuz ? :)
Martin Lindstrom Buyology'de bu durumu dini ritüelden örnek alındığını yazmıştı, katılıyorum, ki tekila limon tuz sadece bir örneği :)
Torke çok başarılı bence. Bloglarına girip baktım, geçen sürede Settar'ın da dediği Bigu'ya pek çok kere haber olmuş yaptıkları... Helal olsun diyorum... Bu iş üzerine konuşmak gerekirse, bence diğer projeleri yanında oldukça sönük kalmış. Havuç süper, gerisi tırsss...
Havuç ver, tüketicinin üstüne dök ama markayla alakalı olarak hiçbir şey verme. Bu uygulamanın kısa ve net tanımı böyle. Dev bir bira tüketicisi topluluğunun üstüne, "tekila, limon ve tuz ile tüketilen bir sevgi alkolüdür" temalı limon dilimleri atmış olmak iletişim değildir.
Öyle sanıyorum ki kimse tekilayı ekmeğinin üstüne dökerek yemiyordur. Biz çok replika bir toplum olduğumuz için kimse merak etmesin, daha ilk gördüğümüz anda tekilayı limon ve tuzla içme sevdasına kapılmıştık, bir algı yaratma çalışmasına hiç gerek yok. Peki asıl yapılması gereken şey neydi? Bira içme alışkanlığına alternatif olarak tekilanın tüketici zihnine ekilmesiydi. Oldu mu böyle? Yanından bile geçmemiş.
Ads Hominem Notu: 29
penny, güllüsüm, absynth ritüelinin de (şeker yakma falan) bu şekilde uydurulmuş bir pazarlama numarası olduğu söyleniyor.
Yalçın, ritüellerden bir tanesidir. Daha doğrusu tüketim şekillerinden bir tanesidir. Anason familyasından geldiği için rakı gibi su ile karıştırılarak da içilmektedir. Hatta anason içerdiği için rakı gibi beyazlaşmaktadır.
Yakma meselesi ise göze hitap etmekler birlikte aslında alkol derecesini azaltmak için yapılan bir ritüeldir. Yani boşuna millet %80 alkollü absinth falan içtiğini sanıyor yaktıktan sonra :)