Yorumlar
mezzoalto (04 Mayıs, 2009 10:16 Pazartesi)çok çok başarılı.. dünya üzerinde çocuk istismarının en temel başlıklarından biridir ihmal.. aslında belki de ihmal dememek lazım, yani kelime birebir karşılık denk gelmesine rağmen, tvye dalıp çocuğun prize parmak sokmasına mani olamamak da ihmale girer ama burada neglectten kast edilen durum, çocuğu yok saymaktır.. çocukla hiçbir bağlamda iletişim kurmamak, çocuğun en temel ihtiyaçlarını karşılamamak, veya sevgiden tamamen yoksun bırakmak vs.. fiziksel istismara giden çok hüzünlü bir yoldur, internette kısa bir searchle karşısına çıkabilecek vaka hikayelerini okuyunca insanlığından utanacak hale gelebilir insan..
Yalçın (settar) Pembecioğlu (04 Mayıs, 2009 10:20 Pazartesi)mezzo, neglect konusunu açıp anlamı daha iyi tarif ettiğin için teşekkürler. ben de çok başarılı buldum bu işi.
manken oradan çalınıp sökülecek olursa da "thank you for seeing me" yazısı kalıyormuş duvarda!
bolar zortar (04 Mayıs, 2009 15:19 Pazartesi)bu görünmeyen insan olayı ilk kez bu kadar iyi yapılıyor herhalde...
nhnsmsk (04 Mayıs, 2009 15:23 Pazartesi)Insanin yuregine dokunan ve dikkat cekici bir is.
Dunya'nin pek cok yerinde "gorulmemek-farkedilmemek" icin dua eden cok cocuk olduguna eminim. Bu acidan bakinca manken oradan sokulup calindiginda bile "thank you for seeing me" mesajinin orada kalmasi bana ayrica ironik gorundu.
Cnk (04 Mayıs, 2009 15:25 Pazartesi)gerçekten çok başarılı. bu duvarın yanından geçsem kanım çekilirdi herhalde...
cagatay (tortilho) karakoc (04 Mayıs, 2009 15:29 Pazartesi)ben bu habere yorum yazmıştım,göndere basmamışım demekki :) bide ben yapmayı düşünüyodum bu haberi ama malum üşengeçlik kötü birşey:)
acayip çarpıcı olmuş, şahsen görsem irkilirdim, ki irkelesin diye yapılmış. başarılı,bilinçaltını uyaran bir çalışma.
cleanclothes (04 Mayıs, 2009 22:34 Pazartesi)celalettin cerrahoğlu'na bu kampanya yorumu sorulsaydı;
- o çocuğun duvarın dibinde ne işi var... ya da
- çocuklarınızı duvar diplerinden uzak tutun...
diyebilirdi...
gördüğünü anlayan, okumayan, detayı değil silüeti seven herkesin genel yorumu yine bu olacaktır... o yorumlar her ne olursa olsun, bu kampanya outdoor ödüllerinde hakettiğini alacaktır umarım...
ARTanubis (04 Mayıs, 2009 23:50 Pazartesi)cok dikkat cekici oldugu kesin... ama beni cok rahatsiz ettigini soylemeliyim...
ozur ama `burada olsa` yorumu yazmak zorundayim: burada olmaz....
massattack (04 Mayıs, 2009 23:52 Pazartesi)Burada olmaz çünkü daha ilk evresi gösterimini tamamlamadan çocuk maketi ordan sökülür. =)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Mayıs, 2009 00:04 Salı)sökülse iyi, şikayet edilir. (tutamadım kendimi lanet olsun! "burada olsa" geyiğine bağışıklık aşısı istiyorum!)
mezzoalto (05 Mayıs, 2009 01:14 Salı)burada tabii ki olmaz, çünkü burada ihmal konusu istismar konusu altında pek incelenen bi mefhum değildir (hatta fark etmişsinizdir adlı adınca istismarın bile incelenmesi son 5 yılın hikayesidir, onun da nasıl nereye kadar incelendiği, yakın zamanda ortaya çıkan adli tıp skandallarıyla son derece tartışmalı hale gelmiştir)..
malum bizim çocuklarımızın canını veren Allah rızkını da verir, üstüne üstlük canı Allah verdiği gibi Allah alır, ölen ölür kalan sağlar bizimdir, yerine derhal yenisi yapılabilir.. yani bir çocuğun hüdai nabit gibi büyümesi, büyüyemeyip ölmesi, hatta bu süreçte belki daha nüfus kağıdı bile çıkarılmamış olduğundan devletin bundan haberinin dahi olmaması yurdum topraklarında normal bir kavramdır, fevkalade sıradandır.. aynen elalemin pedofili dediğine (küçük yaşta çocukların evlendirilmesi), istismar dediğine (söz konusu çocukların mal gibi satılması), ensest dediğine (akraba çocuklarının malın aile içinde kalması mantığıyla evlendirilmesi) bizim töre, gelenek, örf, adet filan diyor oluşumuz gibi..
phoenixia (05 Mayıs, 2009 21:50 Salı)aklıma gelen taşı atıyorum..
trafikte camını siliyim diye arabaya abanan, direkt camına gelip kağıt mendil satmak isteyen, yürürken neredeyse paçalarına dolanıp para istemiyorum apla ekmek alsana diyen çocukları bilerek görmezden gelmiyor muyuz..
hatta ısrarcı olmasınlar diye göz teması kurmadan sağır ve kör "taklidi" yapmıyor muyuz...
o zaman bu görünmezlik büyüsünü kim kullanıyor, şimdi bu işi kim takdir ediyor... burada olsa,olmaz ki diye kim konuşuyor..
Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Mayıs, 2009 23:33 Salı)Pho taşın iki gözümün arasına geldi.
Öte yandan benden sokakta bir şey isteyen çocuklara -ve hatta çocuk irilerine- bir süredir cevap veriyorum. Hatta bir tanesi bir akşam bozuk para istediğinde ve bende de yokken, kulak ısıtıcılarımı (evet, kışın takıyordum ne var?) alıverdi. Ben "üşüyorsan sende kalabilir" diyince alaylı ama büyüklenen bir ifadeyle gülüp geri verdi "şaka lan" der gibi.
mezzoalto (06 Mayıs, 2009 22:11 Çarşamba)bu taşı sağlam tutmak zor.. çünkü bir yandan vicdanımızı paralıyor o çocuklar ve yardımcı olmak, görmek, fark etmek istiyoruz ama aslında o çocuklar işte bu sözü edilen görmezden gelen ebeveynleri yüzünden ordalar.. bizim vicdanımızın parsasını yetişkinler yesin diye sürüyor bu sistem.. biz o alışverişleri yaptıkça o çocuklar o sokaklarda dolanmaya, aç, yorgun, sağlıksız bir biçimde sömürülmeye devam edecek.. açsa karnını doyururum, bazen gülümsesinler diye çikolata veririm, marketlerde çok bişi almamış olsam bile çocuklardan birinden yardım isterim ki emeği karşılığında bi para vermiş olayım.. ama sokakta mendil satmak, cam silmek bir çalışma eyleminden çok dilenme eylemine benziyor.. çocukların dilenmelerine müsade eden, dilendirilen çocuklarını sahiplenmeyen devlet olgusu beni çok çok çok incitiyor..
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.