Anasayfa

4472_9464.jpg Resimleri
 

Nike ve Kanye West sunar: Nike Air Yeezy


Pin It
Kanye West'in Nike için tasarladığı bu yeni seri bu ilkbaharda satışa çıkacakmış. Bigu pembeli siyah olanından sipariş verebilir miyim?!





Kaynak:anıl durutan @karla otto
Kategoriler: tasarım
Etiketler: nike, Kanye West, yeezy

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


katia (03 Nisan, 2009 10:45 Cuma)
çirkiiiiin

elmo (03 Nisan, 2009 10:55 Cuma)
kaç nomre giyiyodun irish setterim benim?

nick (03 Nisan, 2009 11:04 Cuma)
herkes kendi isini yapsin..

Aygül Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 11:15 Cuma)
çok garipppppppp

Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 11:15 Cuma)
9,5 amerikan elmo :D ama senin zevkin de önemli, siyah değil de gri verelim dersen itiraz edemeyebilirim :)

Aygül Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 11:18 Cuma)
back to the future filmindeki ayakkabılara benziyor (atıyor muyum?)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 11:22 Cuma)
Bunu diyorsun sanırım, andırıyor! ;)

elmo (03 Nisan, 2009 11:22 Cuma)
resimde cirkin ama grileri begendim ben.

Aygül Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 11:25 Cuma)


Evet evet haber yorumundakini diyorum. Yanında kaykay veriyorlar mı yoksa sadece ayakkabı mı? :P


Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 11:59 Cuma)
elmo, gri olsun o zaman!

zeynep (maryjane) erdem (03 Nisan, 2009 14:12 Cuma)
Kanye West önceden de Louis Vuitton'la böyle birsey yapmisti diyorum  

Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Nisan, 2009 14:28 Cuma)
Louis Vuitton'a da Nike yapmış aslında :)

şibumi (03 Nisan, 2009 15:18 Cuma)
ikisi de cok cirkin!

concussion (03 Nisan, 2009 18:57 Cuma)
 kayaklara takılan ayakkabılara benzettim ben 

bella donna (03 Nisan, 2009 23:39 Cuma)
Öyle kaba öyle kaba ki bir kabalık ancak bu kadar güzel olabilirdi, demek istiyorum yüksek müsaadenizle. Beğeni anlayışımız değişti artık. Çirkin dediğimiz şeyi aynı anda beğenebiliyoruz da. Kabalık veya çirkinlik beğenmemek için bir neden değil bana kalırsa.

sena (kudra) çınar (07 Nisan, 2009 00:17 Salı)
çok kötü çok kaba ve bence beğenilebilecek bişi de diil. yani bunu ancak, kocaman bağcıklı kocaman ve yayvan ayakkabıları giyen bi kesim var, erkekler tabii ki. belki onlar giyer gibi geliyo bana. ayağı 3 numara büyük gösteren garip bi tasarım olmuş. üzerindeki bantlar da fütüristik bi hava versin diye yapılmış ama yok ya. yani gelecekte böyle ayakkabılar giyersek büyük talihsizlik olur

Yalçın (settar) Pembecioğlu (07 Nisan, 2009 15:26 Salı)
1. Kanye West'i sakın ola ki bir şarkıcı olarak görüp küçümsemeyin, kendisi Wallpaper'in 2008 tasarım ödülleri jürisinde yer almış gerçekten çok özel bir eğilim belirleyici (trendsetter) olarak kabul görmektedir. Hip hop evreninden doğup Avrupa tasarım camialarında kabul görmek henüz başka kimseye nasip olmamıştır.

2. Elbette kişisel görüşleriniz önemli, fakat Nike de Nike sonuçta. Markanın değerleri zarif ayakkabılarda değil. Hele habere konu olan Yeezy serisinin bambaşka bir amacı, hedef kitlesi var.

3. Madem ben de görüş açıkliyim; bale ayakkabısı gibi babet midir nedir, onu giyen kızlara uyuz oluyorum. Dünyanın en anti seksapel şeyi bu babetler bence. Korkunç çirkin ve sevimsizler. Lütfen makul boyutlarda topuklu ayakkabıların modası geri dönsün.

valerie (mana) kozmonovic (07 Nisan, 2009 18:13 Salı)
settar; 1'e katılıyorum, 2'ye de son derece katılıyorum. 3 içinse babetin bi takım önemli oranları tutturmuş olanlarının bazılarını güzel buluyorum ammaaa, lütfen her bir erkek insanı o topuklu ayakkabı denen sonn derece insan anatomisine aykırı ayakkabıları denedikten sonra bir kez daha düşünsün bence. ha ben sevmiyo muyum? seviyorum, topuklu ayakkabı da giyiyorum vazgeçemiyorum. ama insan giymez yani. çelişki mi? çelişkinin bayrak taşıyanı. ama böyleyken böyle.
ha bence güzel olmuş kanye west'in tasarımları. pembeli çok kaykaycı, gri çok öğrenci, bej çok sofistike :P griyi salladım evet.

son not: kanye west'in klipleri de ayrışmaktaydı en başından beri zaten benzerlerinden.
saygılar.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (07 Nisan, 2009 19:41 Salı)
mana, kesinlikle haklısın. işkembeden salliyim istedim o maddede :) benim kuşak topuklu ayakkabının kayboluşunu izleyen kuşak olacak. yeni veletler ergenliklerinde babetli kadınlara hayallenecek ve benim yaşıma geldiklerinde babeti seksi bulacaklar. anatomi konusunda da %100 haklısın ama fetiş işte.

valerie (mana) kozmonovic (08 Nisan, 2009 09:57 Çarşamba)
fetiş ferman dinlemiyor...

(istanbul sokakları gibi topuklu ayakkabı konusunda en hard core pistlere sahip olan bir şehirde inatla topuklu ayakkabı giyme geleneğini sürdüren fetiş şehitlerine gelsin bu yorum)

nick (08 Nisan, 2009 11:37 Çarşamba)

Wallpaper dergisinin tasarim ve trend  konularindaki yaklasimi, malesef benzer disiplin ve sanat dallarindaki, dogru ve yanlislari ortaya koymaktan cok uzak, sisirilmis bir ikon olmaktan ote degildir. Gayet populer kulture hizmet eder, sanatin reklam ayagidir, o yuzden bu anlamda Kayne West mis, Victoria Beckham mis, bunlarin hicbir tanesine statu verecek bir otorite degildir, havanda su dover, bilen bilmeyen de referans alir. Bilin.

 

Avrupa tasarim camiasi nedir Settar? Kimdir, kim tarafindan kabul gormustur bu adam merak ettim, bilgilerimi tazele Settar. Reklam sektorunden bir adam olarak, sen kacirma bari, buradaki mevzunun  promotif bir olaydan ibaret oldugunu. Kayne West in bir kitlesi var, ne  tasarimi yaptiginin, ne kadar basrili oldugunun hicbir onemi yok, ve biraz durtukleme ile cikarabilecegi, gelisiguzel ortaya koyabilecegi herhangi bir eser pazarlanabilir bir urundur. Ne tasarimi ne camiasi ne kabul gormesi birak lutfen.

Misal 30 rock adli supersonik dizide sahane dalga geciyorlar bu mevzu ile, buyrun seyredin, videolu anlatim, okumasi zor gelene.

http://www.spike.com/video/30-rock-meat-machine/2812547


Bu bir reklam kampanyasidir, basarili da olur, Kayne in tasarimci kimligini masaya yatiracaksak, dalagini alirim bu arkadasin, kimse kusura bakmasin, otopsisinden kirpigi dahi cikmaz.

 

Evet bu anlamda ne yapmis, ve ne kadar basariliyi tartisacaksak, kapmpanyanin otesinde, verilecek en temiz cevaptir “herkes kendi isini yapsin”. Hip Hop ci diye birilerini kucumsemek degil burada amac, tasarim kimsenin tekelinde degil, ama tasarim  “aha ben de cizerim ki,  aa bak super oldu” seklinde ucuz ve basit de degil. Oyle boktan bir meslek ki, disardan herkes icin ahkam kesip dogrusunu yanlisini soylemek cok kolay, cunku “benim zevkim bu kardesim, tartislmaz” a kadar varan bir  cevapla muhattabiyet var konunun devaminda her daim. Elin zevksizligini, ya da yetersizligini kendisine ikna edip anlatmak da benim ustume vazife degil, guler gecer isime bakarim.

 

Bu cevap, duruma mesleki acidan bakarak verecegim cevaptir, ama onun disinda suna da karsiyim, diyelim ki Kayne gercekten supersonik ayakkabi tasarlayabilen bir arkadas olsun, gene alacagi cevap degismez, gitsin babalar gibi sarki soylesin, herkez herseye bulasmak zorunda degil. Yapabiliyor olmak demek, eksik kalmamak demek degildir. Hali hazirda ugrastigin ettigin, bulastigin, urettigin bir mecra varken, bu doyumsuzlugu, bu maymun istahliligi anlayamiyorum. Sen git hatunlarla havuza gir, altin kolyelerini biriktir, primatliga devam et, ne isin var ayakkabiyla tasarimla.. Gerci adamin sucu da yok hani, Nike in reklam ajansindaki sivrizekali bir  arkadastir bu isin musebbibi, ustune duseni yapmistir, helal olsundur, Kayne elime mi yapisir diyip cizmistir parasini alip, ne olacak ona da ok. 

Suclu yok, yanls yok, hersey olmasi gerektigi gibi, ama suna dikat buradan cikacak sonuc Kayne e bak hele  tasarimciymis bi de ustune ustluk degil, "kayne ve nike negsel kampanya yapmislar aferim."  dir.

Selametle


elmo (08 Nisan, 2009 12:40 Çarşamba)
Kayne West'in blogu su aralar en inspirational style bloglar arasinda kabul ediliyor moda camiamizca...

http://www.kanyeuniversecity.com/blog/



nick (08 Nisan, 2009 12:50 Çarşamba)
O blogu Kanye yaziyor zaten, Kanye icin calisan eli kalem tutan insanlar degil.. Saflik ve naiflik arasinda ince bir cizgi vardir.

camianiza sevgiler.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Nisan, 2009 13:00 Çarşamba)
nick, burada haber konusu olan ürün Nike'nin bir ayakkabısı. Yani konunun moda ve popüler kültür ekseninde dönmesi mantıklı geliyor bana. Wallpaper örneği de Nike'ye ürün tasarlamak için doğru bir referans. Zaha Hadid'e mi tasarlatsınlar?

elmo (08 Nisan, 2009 13:05 Çarşamba)
biz de kucakliyoruz, opup opup kokluyoruz.

valerie (mana) kozmonovic (08 Nisan, 2009 13:08 Çarşamba)
bence biz zaten kanye west'i tasarımcılar başlığı altında incelemedik ki. müziğini de dinlemem tarzını da sevmem. ama kendi tarzında bi trendsetter olduğu ve insanların onu takip ettiği de bir gerçek. sienna miller, agyness deyn, kanye west,  gibi tasarımcı olmayan ama çoğu zaman bi tasarımcıdan daha fazla insanları tarz konusunda etkileyen insanları tabii ki kullanacaklar. zaten çok "ben tasarımcıyım" durmuyo bu hareket. "ben olsam şöyle bi ekleme yapardım nike'a" demiş gibi duruyo. olayları ve kişileri kendi ortamlarında kendi çerçevelerinde incelemekte fayda var. özellikle tüm disiplinlerin birbirine girdiği ve bu durumun beni eğlendirdiği bu ortamda son derece özgür herkes her şeyiyapmakta. ha bok gibi yapar onu tartışırız. bu konuda yeteneksizsin git başka iş yap deriz o başka bi şey.

son olarak eğer tasarımcı ve tasarım başlığını sorgulayacaksak ünlü insanların tasarım yapmalarından önce (bu işin amacı belli),
-hiç bir yetenek sınavına gerek duymadan "tasarımcı" (ya da mimar) yetiştiren (!) okulların olduğu bir ülkedeyiz.
-yetenek sınavı hadi neyse de, inşaat mühendisliği ve diş hekimliğinden hemen sonraki tercih olan endüstriyel tasarım bölümüne girilebilen bir sisteme sahibiz. (bunun kararı da çoğu zaman tercih kağıdı doldurulurken yapılır)
-bir insan/bu insan 4 senelik eğitim hayatında hem traktör hem fondöten kutusu tasarlamalı mıdır? tasarlayabilir mi?
-üniversiteye kadar hiç bir şekilde tasarım kültürü, estetik, sanat gibi konularda en azından azıcık ilgisi cezbedilmemiş bir genç sırf moda ya da puanı tutuyor diye tasarım bölümlerine girerse, bu çocuk dergileri karıştırıp onun bacağını bunun tablasına yerleştirmeyi tasarım sanmasın da ne yapsın?
-tek tip insan yetiştiren, kendi tasarım geçmişinden kopuk tamamen modern batı trendleriyle tasarım eğitimi veren (eğitimciği) veren okullardan bahsediyorum...

konu uzuuun uzun tasarımdan açılmış diye bunları yazdım... 

karaasa (08 Nisan, 2009 14:25 Çarşamba)
tasarım konusunda mananın görüşlerine katılıyorum tasarım yapmak için kişinin arka planını tartışmak yersiz beğenilir yada yuhalanır. Kanye west zaten hip hopçu olmasına rağmen çokta bol para büyük araba büyük kasalı kızlar minvalinde işler yapan bir arkadaş değil. o yüzden çokta sert girmemek lazım

ayakkabı hakkındaki fikrime gelince bende beğenmedim zaten ayak 46 numara bide bunları giysem astronot gibi olurum

nick (08 Nisan, 2009 15:16 Çarşamba)

Settar’im, yazdiklarim su cumlene binayen paragraflar idi, yoksa tabiki de Kanye ye tasarlatsinlar. Gayet de iyi yapmislar aferim.

 

Kanye West'i sakın ola ki bir şarkıcı olarak görüp küçümsemeyin, kendisi Wallpaper'in 2008 tasarım ödülleri jürisinde yer almış gerçekten çok özel bir eğilim belirleyici (trendsetter) olarak kabul görmektedir. Hip hop evreninden doğup Avrupa tasarım camialarında kabul görmek henüz başka kimseye nasip olmamıştır.

 

Bunun cevabi zaten yukarida var, burada daha kilit mevzu Trendsetter hikayesi, bu hikayenin de farkli acilimlari var. Bu arkadas trendsetter degil, populer oldugu icin bu adamin pazar payi yaratbilecek durumdaki takipcilerinden para kazanmaya yonelik bir calisma var ortada. Trend diye bir sey yok, arabesk bir kulturun, para icin legalize edilmesi var, sevdirilmesi yedirilmesi var. (yerse) Adamin PR i cok iyi calisiyor, Kanye den marka yapip ekstra is olanaklari mecralari yaratiyorlar, buraya kadar zaten yeni bir mevzu degil bu. Bilindik kapital liberal klisheler. Sadece yaratilan yalan statunun farkinda olmak lazm tabi butun bunlari bilirken. Sanati, trendi gelisine isin icine karistirip, gercek ve gecerli, daha dogrusu kaliteli bir ilham kaynagi haline donusturmeden once dusunmek, en azindan bilmek, gercek bir tasarimci, ya da sanatsever icin bir sart olmali. İsin ucunda para oldugu surece hepimiz mesleki birikimizden bazen kendimiz, bazen de calistigimiz kurumlar araciligi ile yanlis urunler eserler ortaya cikartip ustune tuy dikmiyor degiliz, ama geyigi birakip samimi olarak konusun ve farkinda olun en azindan bloglarin yorum sayfalarinda da olsa.

 

Misal İbrahim Tatlises in bu ulkede gayet  para dondurulebilir bir kitlesi var, bu durum iboyu trendsetter yapmaz, mor ceketin altina siyah gomlek giymeyi, kalitesizligi, uyumsuzlugu, kitchiligi, sigligi, entellektuel yoksunlugu, gecerli bir dogru haline getirmez. Ama ileriyi gorebilen bir yatirimci, bunu marka haline getirip paraya cevirebilir, ayaklari bash yapabilir. Yanlis mi, insanlar ekmek yiyecek, hepimiz para kazanacagiz oyle ya da boyle, ama yanlisi yaparken dahi, standart ustu bir suura sahip olmayi oneriyorum sizlere.

 

Mana, bu anlamda zaten birbirinden farkli seyler yazp cizmiyoruz, ancak birkac nokta var deginmek isteddigim  son yorumunda,

 

-          yetenek sinavi malesef ozellikle urun tasarimi ve mimarlik icin cok da elzem bir hadise degil, 3 boyutta eser-urun cikartan meslekteki insanlarin cizebiliyor olmalarinin 1cil onemi, kafalarindaki fikirleri seri ve dogru sekilde  ifade edebilmeleri gerekir, bunun icin de yetenekli olmalari sart degil, herkes bu bahsettigi olcude  cizim yapabilmeyi bilegini kirmayi ogrenebilir, yetenek size sadece zaman kazandirir, yeteneksizsen daha cok calisip dusunceni kagit ustunde ifade etmeyi ogrenmen gerekir. Her iki egitim sisteminden arkadaslarim var, ver her iki sistemde de cok iyi ve cok kotu tasarimcilar gordum, demek ki bu is yetenekde degil, bireyde ve kafada bitiyor.

-          Egitim sistemimiz felaket, umariz duzelir diyelim.

-          Uzmanlik dedigimiz hadise bunun icin var zaten, evet urun tasarimi mezunu arkadas herseyi tasarlayabilir, ama cikarttigi isin basarisi ve kalitesi, merakli ve tecrubeli oldugu sektorde ciddi sekilde farkedecektir.

-          İste tam da bu yuzden yazip cizip konusuyoruz bunlari, bu blogu- siteyi okuyan gencler bilinclensin etsin diye, Kanye yi tasarimci sanmasinlar diye, bu isler bu kadar kolay degil, emek, bilgi tecrube, merak ne kadar onemli diye!

 

Tasarimin konusu mevzubahis olunca tek kriter subjektif  begeniler ilk refleks tepkilerde. Bu o kadar can sikan bir mevzu ki, bundan en cok ceken sanirim Grafik tasarimcilar. Cunku baskiya giden is mevzubahis olunca, uretim, sorumluluk ve maliyetler, herkesin gozunu kirpmadan ustune atlayabilecegi olcude.

 

Sonrasinda seri uretimi olmayan urunler (taki, biraz moda, mobilya tasarimi) ve ic mimarlik geliyor zaten. Herkes bundan da olabiliyor cart diye.

 

Urun tasariminin seri uretime ait kollarina, insanlar daha bir dusunceli bakiyorlar, maliyet ve sorumluluklar daha fazla cunku. Risk almak gerekiyor. Uretilen bir urunun kosesi kenari bir yerinizi keserse, adama ictigi sutu burnundan getirtiyorlar. (en azindan Avrupa-Amaerikada)

 

Son olarak mimarlik en az cekenlerden bu konuda, cunku donen para muazzam, sorumluluklar muazzam, haliyle mimar arkadaslarin Odalari olabliyor, herkes meslege daha saygili yaklasiyor; ne var ki bende yaparim diyemiyor. Afedersin bi tarafi yemiyor.

 

Kimse yanlis anlamasin, diplomanin gecerliligine inanan bir adam hic degilim, sayet basarili ise, herkes  eser - urun cikartmakta serbest olmali, bunu hep savundum. Misal Tadao Ando isimli bir mimar arkadas var,  kendisi tir soforu iken, simdi dunyadaki sayili mimarlar arasinda, ilginc bir gecmisi ve hikayesi var. http://en.wikipedia.org/wiki/Tadao_Ando

 

Ancak duırumun buradaki haberden daha alakasiz bir baska boyutunu gosterip baglayayim mevzuyu.

Tek istedigim sey, insanlarin bu tasarim benzeri mevzulara yaklasirken, daha saygili, ozenli, en azindan biraz daha cekinerek yaklasmalari. Hayvani bir motivasyon ile elimize gecen “yaptim oldu” islerle, kriterlerden, bilincten uzak, ayird edilemeyen, dusuk kaliteli eserler oluyor ancak.

 

 


valerie (mana) kozmonovic (08 Nisan, 2009 15:55 Çarşamba)
haklısın da çizim yeteneği mutlaka sadece iyi desen çizmek değil ki, iyi bi göze sahip olmak, 3boyutlu düşünebilme ve canlandırabilme ve bunu pratikçe kağıda aktarabilme ve yaratıcılık. yani başlı başına bi desen sınavı olmaz da 3boyutu nasıl gördüğünü, gördüğünü ifade edip edemediğini, yaratıcılığını, çözüm bulabilme yeteneğini ölçmelisin bi mimarın ya da tasarımcının bence. zaten dünyada en çok mimara sahip ülkelerden biriyiz kaldı ki ortama bak. hem sayısal sınav yapsınlar hem de bu özelliklerini ölçsünler insanların. az olsun öz olsun :) tasarım da populer bir meslek artık ve her populer işte olduğu gibi yozlaşması ya da hafifleşmesi ya da herkesin yapmaya kalkışması anormal bir şey değil. yarın tarım ve hayvancılık populer olsa o da yozlaşır  (örneğe gel)
yani işte sinirlenmekle kalırız. o açıdan. yoksa hak vermiyorum değil. ama bak bi dolu çöp reklam yapılıyo, sanat da moda oldu hekes modern sanatçı falan (bu yüzden sergi açmıyorum ama çok saçma olduğuna karar verdim yaza açıcam bi tane :))... ama popüler olmayınca gereken önem verilmiyo diyoruz üstüne düşülünce de aman hafifleştiriliyo diyoruz. e haksız da değiliz ama insanlığın doğası bu. o yüzden eğlenmişler insancıklar gözüyle bakıyorum. damardan veriyorum pasiflorayı bünyeme.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Nisan, 2009 16:08 Çarşamba)
nick, benim o yazım da üstteki yazılar olmadan anlamlı olmuyor. kaderin bir cilvesi işte. tüm sütunu baştan copy paste yapayım mı?

nick (08 Nisan, 2009 16:17 Çarşamba)
Bilmukabele Settarim.

elmo (08 Nisan, 2009 18:33 Çarşamba)
Fashion is the new Vatican.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Nisan, 2009 09:26 Perşembe)
nick, bu arada elmo bana bu yeezy'lerden getirince giyip senin işyerine gelicem. tüm ortamın senin arkadaşın olarak beni ve kocaman nefis tasarım ayakkabılarımı görecek ve senin de iç yüzünü anlayacaklar, nihohoa!
>:)

iPhone'umdan da "love locked down" nidaları inletecek ortalığı o sırada.

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.