
üzerindeki bantlar da fütüristik bi hava versin diye yapılmış ama yok ya. yani gelecekte böyle ayakkabılar giyersek büyük talihsizlik olur 
Wallpaper dergisinin tasarim ve trend konularindaki yaklasimi, malesef benzer disiplin ve sanat dallarindaki, dogru ve yanlislari ortaya koymaktan cok uzak, sisirilmis bir ikon olmaktan ote degildir. Gayet populer kulture hizmet eder, sanatin reklam ayagidir, o yuzden bu anlamda Kayne West mis, Victoria Beckham mis, bunlarin hicbir tanesine statu verecek bir otorite degildir, havanda su dover, bilen bilmeyen de referans alir. Bilin.
Avrupa tasarim camiasi nedir Settar? Kimdir, kim tarafindan kabul gormustur bu adam merak ettim, bilgilerimi tazele Settar. Reklam sektorunden bir adam olarak, sen kacirma bari, buradaki mevzunun promotif bir olaydan ibaret oldugunu. Kayne West in bir kitlesi var, ne tasarimi yaptiginin, ne kadar basrili oldugunun hicbir onemi yok, ve biraz durtukleme ile cikarabilecegi, gelisiguzel ortaya koyabilecegi herhangi bir eser pazarlanabilir bir urundur. Ne tasarimi ne camiasi ne kabul gormesi birak lutfen.
Misal 30 rock adli supersonik dizide sahane dalga geciyorlar bu mevzu ile, buyrun seyredin, videolu anlatim, okumasi zor gelene.
http://www.spike.com/video/30-rock-meat-machine/2812547
Bu bir reklam kampanyasidir, basarili da olur, Kayne in tasarimci kimligini masaya yatiracaksak, dalagini alirim bu arkadasin, kimse kusura bakmasin, otopsisinden kirpigi dahi cikmaz.
Evet bu anlamda ne yapmis, ve ne kadar basariliyi tartisacaksak, kapmpanyanin otesinde, verilecek en temiz cevaptir “herkes kendi isini yapsin”. Hip Hop ci diye birilerini kucumsemek degil burada amac, tasarim kimsenin tekelinde degil, ama tasarim “aha ben de cizerim ki, aa bak super oldu” seklinde ucuz ve basit de degil. Oyle boktan bir meslek ki, disardan herkes icin ahkam kesip dogrusunu yanlisini soylemek cok kolay, cunku “benim zevkim bu kardesim, tartislmaz” a kadar varan bir cevapla muhattabiyet var konunun devaminda her daim. Elin zevksizligini, ya da yetersizligini kendisine ikna edip anlatmak da benim ustume vazife degil, guler gecer isime bakarim.
Bu cevap, duruma mesleki acidan bakarak verecegim cevaptir, ama onun disinda suna da karsiyim, diyelim ki Kayne gercekten supersonik ayakkabi tasarlayabilen bir arkadas olsun, gene alacagi cevap degismez, gitsin babalar gibi sarki soylesin, herkez herseye bulasmak zorunda degil. Yapabiliyor olmak demek, eksik kalmamak demek degildir. Hali hazirda ugrastigin ettigin, bulastigin, urettigin bir mecra varken, bu doyumsuzlugu, bu maymun istahliligi anlayamiyorum. Sen git hatunlarla havuza gir, altin kolyelerini biriktir, primatliga devam et, ne isin var ayakkabiyla tasarimla.. Gerci adamin sucu da yok hani, Nike in reklam ajansindaki sivrizekali bir
Suclu yok, yanls yok, hersey olmasi gerektigi gibi, ama suna dikat buradan cikacak sonuc Kayne e bak hele tasarimciymis bi de ustune ustluk degil, "kayne ve nike negsel kampanya yapmislar aferim." dir.
Selametle
Settar’im, yazdiklarim su cumlene binayen paragraflar idi, yoksa tabiki de Kanye ye tasarlatsinlar. Gayet de iyi yapmislar aferim.
Kanye West'i sakın ola ki bir şarkıcı olarak görüp küçümsemeyin, kendisi Wallpaper'in 2008 tasarım ödülleri jürisinde yer almış gerçekten çok özel bir eğilim belirleyici (trendsetter) olarak kabul görmektedir. Hip hop evreninden doğup Avrupa tasarım camialarında kabul görmek henüz başka kimseye nasip olmamıştır.
Bunun cevabi zaten yukarida var, burada daha kilit mevzu Trendsetter hikayesi, bu hikayenin de farkli acilimlari var. Bu arkadas trendsetter degil, populer oldugu icin bu adamin pazar payi yaratbilecek durumdaki takipcilerinden para kazanmaya yonelik bir calisma var ortada. Trend diye bir sey yok, arabesk bir kulturun, para icin legalize edilmesi var, sevdirilmesi yedirilmesi var. (yerse) Adamin PR i cok iyi calisiyor, Kanye den marka yapip ekstra is olanaklari mecralari yaratiyorlar, buraya kadar zaten yeni bir mevzu degil bu. Bilindik kapital liberal klisheler. Sadece yaratilan yalan statunun farkinda olmak lazm tabi butun bunlari bilirken. Sanati, trendi gelisine isin icine karistirip, gercek ve gecerli, daha dogrusu kaliteli bir ilham kaynagi haline donusturmeden once dusunmek, en azindan bilmek, gercek bir tasarimci, ya da sanatsever icin bir sart olmali. İsin ucunda para oldugu surece hepimiz mesleki birikimizden bazen kendimiz, bazen de calistigimiz kurumlar araciligi ile yanlis urunler eserler ortaya cikartip ustune tuy dikmiyor degiliz, ama geyigi birakip samimi olarak konusun ve farkinda olun en azindan bloglarin yorum sayfalarinda da olsa.
Misal İbrahim Tatlises in bu ulkede gayet para dondurulebilir bir kitlesi var, bu durum iboyu trendsetter yapmaz, mor ceketin altina siyah gomlek giymeyi, kalitesizligi, uyumsuzlugu, kitchiligi, sigligi, entellektuel yoksunlugu, gecerli bir dogru haline getirmez. Ama ileriyi gorebilen bir yatirimci, bunu marka haline getirip paraya cevirebilir, ayaklari bash yapabilir. Yanlis mi, insanlar ekmek yiyecek, hepimiz para kazanacagiz oyle ya da boyle, ama yanlisi yaparken dahi, standart ustu bir suura sahip olmayi oneriyorum sizlere.
Mana, bu anlamda zaten birbirinden farkli seyler yazp cizmiyoruz, ancak birkac nokta var deginmek isteddigim son yorumunda,
- yetenek sinavi malesef ozellikle urun tasarimi ve mimarlik icin cok da elzem bir hadise degil, 3 boyutta eser-urun cikartan meslekteki insanlarin cizebiliyor olmalarinin 1cil onemi, kafalarindaki fikirleri seri ve dogru sekilde ifade edebilmeleri gerekir, bunun icin de yetenekli olmalari sart degil, herkes bu bahsettigi olcude cizim yapabilmeyi bilegini kirmayi ogrenebilir, yetenek size sadece zaman kazandirir, yeteneksizsen daha cok calisip dusunceni kagit ustunde ifade etmeyi ogrenmen gerekir. Her iki egitim sisteminden arkadaslarim var, ver her iki sistemde de cok iyi ve cok kotu tasarimcilar gordum, demek ki bu is yetenekde degil, bireyde ve kafada bitiyor.
- Egitim sistemimiz felaket, umariz duzelir diyelim.
- Uzmanlik dedigimiz hadise bunun icin var zaten, evet urun tasarimi mezunu arkadas herseyi tasarlayabilir, ama cikarttigi isin basarisi ve kalitesi, merakli ve tecrubeli oldugu sektorde ciddi sekilde farkedecektir.
- İste tam da bu yuzden yazip cizip konusuyoruz bunlari, bu blogu- siteyi okuyan gencler bilinclensin etsin diye, Kanye yi tasarimci sanmasinlar diye, bu isler bu kadar kolay degil, emek, bilgi tecrube, merak ne kadar onemli diye!
Tasarimin konusu mevzubahis olunca tek kriter subjektif begeniler ilk refleks tepkilerde. Bu o kadar can sikan bir mevzu ki, bundan en cok ceken sanirim Grafik tasarimcilar. Cunku baskiya giden is mevzubahis olunca, uretim, sorumluluk ve maliyetler, herkesin gozunu kirpmadan ustune atlayabilecegi olcude.
Sonrasinda seri uretimi olmayan urunler (taki, biraz moda, mobilya tasarimi) ve ic mimarlik geliyor zaten. Herkes bundan da olabiliyor cart diye.
Urun tasariminin seri uretime ait kollarina, insanlar daha bir dusunceli bakiyorlar, maliyet ve sorumluluklar daha fazla cunku. Risk almak gerekiyor. Uretilen bir urunun kosesi kenari bir yerinizi keserse, adama ictigi sutu burnundan getirtiyorlar. (en azindan Avrupa-Amaerikada)
Son olarak mimarlik en az cekenlerden bu konuda, cunku donen para muazzam, sorumluluklar muazzam, haliyle mimar arkadaslarin Odalari olabliyor, herkes meslege daha saygili yaklasiyor; ne var ki bende yaparim diyemiyor. Afedersin bi tarafi yemiyor.
Kimse yanlis anlamasin, diplomanin gecerliligine inanan bir adam hic degilim, sayet basarili ise, herkes eser - urun cikartmakta serbest olmali, bunu hep savundum. Misal Tadao Ando isimli bir mimar arkadas var, kendisi tir soforu iken, simdi dunyadaki sayili mimarlar arasinda, ilginc bir gecmisi ve hikayesi var. http://en.wikipedia.org/wiki/Tadao_Ando
Ancak duırumun buradaki haberden daha alakasiz bir baska boyutunu gosterip baglayayim mevzuyu.
Tek istedigim sey, insanlarin bu tasarim benzeri mevzulara yaklasirken, daha saygili, ozenli, en azindan biraz daha cekinerek yaklasmalari. Hayvani bir motivasyon ile elimize gecen “yaptim oldu” islerle, kriterlerden, bilincten uzak, ayird edilemeyen, dusuk kaliteli eserler oluyor ancak.