Yorumlar
c (09 Ekim, 2006 14:13 Pazartesi)bu testin adı rorschach bi kerem.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Ekim, 2006 14:32 Pazartesi)Gestalt bir psikolojik terim diyelim o zaman :)
"psikolojik olayların bir bütün veya biçim olduğunu savunan görüş"
c (09 Ekim, 2006 14:37 Pazartesi)evet gestalt psikolojisi diye bişi var. heralde getty pek araştırmadı. veya okunması, akılda kalması zor olduğu için kasten de yapmış olabilir. bence ikincisi.
c (09 Ekim, 2006 14:53 Pazartesi)hatta, madem böyle bi nokta yakaladık. eğer gerçekten kasten yanlış kelime kullanıldıysa, bunu ben bir zamanlar türkiye'de başka bir kampanya ile, bir kelimenin yanlış anlamını doğru hale getirmiş kampanya ile karşılaştırmak istiyorum:
"o bir radikal."
radikal, kökten(ci) anlamına gelir. (bkz. tdk)
esen karol'un ilk gazete'yi tasarlarken taslaklarda kullandığı dummy isim radikal'di sanırım. onu beğenip kullanmışlardı diye hatırlıyorum. köktenci anlamındaki negatif anlamlı kelime yerine marjinal kullanmamalarının sebebi ise fransız bir gazete olması aynı isimli...
kampanya bize radikal'i sözlük tanımıyla pek çok kez tekrar edip "pozitif bir uç nokta" anlamına getirmişti. yani dil manipulasyonu. çok ilginç bir gerçek var dil konusunda. galat-ı meşhur, lügat-ı fasihten evladır derler. yani yaygın yanılgılar bilinmeyen doğrulardan daha doğrudur.
bu medyanın çok önemli bir güç gösterisi diye düşünüyorum. etik mi? değil...
phoenixia (09 Ekim, 2006 15:25 Pazartesi)ya site ağır açılıyor, ya bizim serverlarda bi sorun var-çok anlarım ya-..neyse bakamadım siteye..
ben bu şekilleri hep kelebeğe benzetirim desem.. gizli, alt psikolocimi ortaya çıkarmak ve kendimi savunmasız bırakmak pahasına da olsa...:P:)) desem...
c.. yaygın yanılgılar dil konusunda fazlaca oluyor...özellikle başka lisanlardan dilimize geçmiş kelimelerde..
yanlış kullanıldıkça yoğruluyor..mayalanıyor...sonunda "pişiyor"... ve değil mi ki, dil insanların birbirini "anlaması" için kullanılan bir araç.. bir dilde öyle iken, bir başkasında böyle olsun.. sorun değil..:))
(kelalaka kullanımlı potlar konu dışıdır..)
:)
c (09 Ekim, 2006 15:38 Pazartesi)o yanılgı zaten oluyor. benim kastettiğim zorla yanlışı kabul ettirmek. yani yanılgıdan çok yanıltma. çok sık olan bir durum değil aslında.
phoenixia (09 Ekim, 2006 16:18 Pazartesi)hmm..radikal mevzu diyosun.. ok..
ben "galat-ı meşhur,lugat-ı fasihten evladır" sözüyle alakalı yazıktırdıydım.. (yo yoo ikisi aynı mevzu deil)..:)
c (09 Ekim, 2006 16:24 Pazartesi)ben de smiley koycam o zaman. : )
c (09 Ekim, 2006 16:50 Pazartesi)--c size bir titreşim gönderdi--
phoenixia (09 Ekim, 2006 17:27 Pazartesi)eheh..
settar, sanki biraz değişik söledin sen öle..ne ilginç değil mi derken..hmm..anladım ben onu...:P:)
gandy.phoebus (09 Ekim, 2006 20:09 Pazartesi)üçünüzün muhabbetini bölmeyecekse, ben de birşeyler ekleyeyim ;)
'Rorschach Testi' adı, özgün resimler (lekeler?) haricinde kullanılmıyor olabilir, bu yüzden jenerik ismi diyebileceğimiz Gestalt'ı kullanmış olmalılar.
Yani Gestalt doğru bir kullanım olmuş. Psikoloji disiplini dışında da kullanabileceğimiz bir kavram, eylem kipiyle "Gestaltung"; bulutlara bakıp somut şeyler görmek de, bir nesneye bakıp ne işe yaradığını kavramak da buna dahil.
Radikal'e gelince; gazete ismi aslinda çok yerindeydi. TDK, sadece etimolojik anlamına yer vermekle yetinmiş, halbuki politikada çok spesifik bir anlamı daha var: demokrasi prensiplerinin mutlak bir biçimde uygulanmasını savunan demek.
Ancak gazete, bu kavramı reklamlarında bile kullanmadığı gibi, zaten bu anlamda 'radikal' olmaktan çoktan vazgeçti. Kırıkkanat'ın da dediği gibi; "Radikal Gazetesi, İsmet Berkan yönetiminde sergilediği uzlaşmacı tavrıyla ancak oportünizme varabilen bir çizgide, giderek Konvansiyonel adını hak etmektedir."
ay dayanamıycam, ben de kullanayım yeni smiley'imizi :)
tiryaki (09 Ekim, 2006 22:25 Pazartesi)gestalt klasik olarak; "bütün, parçaların toplamından daha fazladır." şeklinde açıklanır. ve açıklamada destek olarak fî-fenonem ele alınır. fî-fenomen ise algısal olarak arka arkaya yanıp sönen ışıkların ilerleyen ışıklar şeklinde görülmesidir. örneğin müzik dinlediğimizde tek tek notaları değil, müziği kulağa geldii gibi bir bütün olarak algılarız. gestalt psikolojisi, günümüz bilişsel psikolojinin temeli ve öncüsü sayılır. mesela voltron ayrı birer parçacık iken x kadar toplam iş üretebiliyorsa, birleştiklerinde transformers ı yenebilecek 2x kadar iş üretir konuma gelirler. ya da; sizin harcadığınız 100 lira ekonomideki çarpan etkisiyle 197 liralık bir toplam satın alma oluşturabilir, özelde bunu da gestalt ile ilişkilendirmek mümkündür. almanya da doğan bu psikolojik okul, alman yaşam biçiminin asıl temellerinden birini de oluşturur. örneğin, ev sahibesinen odayı biraz daha ısıtmasını istediğinizde kendisi 2-3 kat giyinmiş vaziyette size; almanyanın sizi ısıtacak kadar parası yok dediği vakidir. yani; her bireyin minik fedakarlıkları sonucu çok daha güçlü bir toplum ouşturmak sadece algısal olarak değil matematiksel ve mantıken de mümkündür. o halde gestalt göz ardı edemeyeceğimiz bir oyundan öte oyun bitiminde para vaadetmesiyle gönülleri fethetmiştir. <---

bn bu bgyu çl svdm.
bu gestalt midir tartışınız? (10 puan)
c (09 Ekim, 2006 23:10 Pazartesi)bizdeki (alman ekolü oluyoruz sanırım.) güzel sanatlar eğitiminin de bir parçasıdır gestalt. kompozisyondaki parçaların oluşturması gereken bütünü tarif eder.
çok uçup felsefe yapıp bunu mikro/makrokozmos'lara bile örnek gösterebiliriz. mesela atom-molekül-protein-dna-hücre-doku-organ-vücut gibi ele alabiliriz insanı... ama biz sadece insanı algılarız. parçalarının tümünü değil.
sonra dağ, taş, dere, kıta derken, dünya, oradan güneş sistemi, galaksi, evren dersek bizim algılayabildiğimiz ölçekte en büyük yapı evren olduğuna göre aslında tek varlık o diyebiliriz. yani biz sadece parçayız demek oluyor bu.
gestalt'a son noktayı koydum galiba : ))
phoenixia (09 Ekim, 2006 23:12 Pazartesi)gestalt bitti de.. tasavvufa bile başlandı..maşallah..ailecek izliyoruz..
:)
tiryaki (13 Ekim, 2006 15:54 Cuma)dişe diş pazarlama bu mudur, bence evet... getty nin türkiye deki iş ortağı
serimaj, ben getty ye üye olmuştum bu oyun başladığında. az önce aradılar telefondan. artık nereden buldular bilmiyorum; gayet public bi insanım:) serimaj ı tanıyo musunuz, işte, arama yaptınız mı yararlı oldu mu, nasıl buldunuz türkçe arama yapabilirsiniz vs. vs... ama böyle size bir şey satma arzusuyla dil kursu ya da bilgisayar kurslarının satış temsilcileri gibi değil, böyle kanka modunda laftan anlayan hitabeti düzgün arkadaşca bi konuşma geçti... bana özel olmadığını biliyorum ama; kendimi ayrıcalıklı hissettim yahu. tebrikler yani... arzulanan. dedim satın almadım ama arama yaptım fln böyle... aferin yaa.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Ekim, 2006 16:19 Cuma)dişe diş pazarlama terimini ilk defa duyuyorum :) başarılı bir CRM faliyetine maruz kalmışsın tiryakicim, ben genellikle telefonla arayanların yüzüne kapatmak istiyorum ama dediğin gibi bir tonla konuştularsa bravo Serimaj'a.
tiryaki (13 Ekim, 2006 16:29 Cuma)bu crm dir tamam ama; crm pazalamanın bir bileşenidir. dişe diş pazarlama da benim terimim oluversin canım... zaten yoruma girişimden de anlayabilirsiniz...
Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Ekim, 2006 16:32 Cuma)bence fena değil, WOMM'un Türkçe açılımlarından: Kulaktak kulağa pazarlama, ağızdan ağıza pazarlama, ağızdan kulağa pazarlama gibi versiyonlar türemişti. Bu da rekabetçi pazarlamayı tanımlayabilir Tiryaki :) Doğru mu anlamışım?
tiryaki (13 Ekim, 2006 16:50 Cuma)yani... ama şöyle de bir şey var, meselâ türkiye de digital imaj bankası kaç tane var bilmiyorum benim bildiğim 3 tane fln vardı. (siz saygıdeğer reklamcılar daha iyi bilir) pazar yeni gelişiyor, rekabet çok ciddi değil hatta göze bile çarpmıyor, pazar gelecek vaadediyor, ürün gayet suistimale açık,vs.vs. bir çok etken varken sen daha işi başından sıkı tut, git getty international a üye olmuş koftiden bir üyeyi ara onun gönlünü al... deli manyak bi olay yaa... ileride ben kölesi olurum.. serimaj bizim fakultedeki işletme kulübünün dergisinin geçen sayısına reklam vermişti... içimden baya bi, dedim kaç amatör kişi görsele para veriyor fln. ama adamlar ciddiymiş işi sıkı tutuyorlarmış; dişe diş bir pazarlama sergiliyorlarmış... bunu gördüm. tebrik ettim hani. bu arada pazarola dersime giriyor, lakin hayali sukut a uğradım... :( bakarsınız okur. bir de selim tuncer ali saydam ı eleştiren ve ykb ile ilgili bi yeni yazı yazmış, orada konuyu en derin inceleyen olrak bigu ya referrer olmuş... ben de bigu da yazıoyorum; bu cahil insan için çok büyük bi lüks bu... komik, haber bile yaptım bea:)
cemgul (13 Ekim, 2006 16:53 Cuma)Gestaltı, birlikten kuvvet doğar gibi, "bütün" derken biraraya gelen daha güçlüdür daha büyüktür herkesi döver gibi anlamamak lazımdır, voltran gibi örnekler çok hoşuma gitse de bir yanlış anlaşılma yaratabilir. Buradaki birarada olanın daha güçlü olacağı iddiası veya "bütün"ün parçaya nazaran gücü ve avantajı, fiziksel, kavramsal bir çokluk ve üstünlük oluşturmak üzere biraraya gelmenin ötesinde, insanın aklında bunun ne gibi bir karşılık bulduğu, insanın bunu algılama ve hafızasına kaydetme şekliyle ilgilenen bir algı mevzusudur.
En basit örneği de tiryakinin değindiği gibi tek tek notaların çok kolay unutulduğu, ayırıcı özellik taşımadıkları, ancak birkaç tanesinin biraraya gelerek yarattığı basit bir "melodi"nin bile insan aklında yer ettiği, kolay unutulmadığı ve melodinin sunulduğu ortama, ruh haline ve melodinin yapısına bağlı olarak her insanda farklı duygular ve çağrışımlar yaratabildiğidir.
Temel grafik tasarım eğitiminde de tek tek anlam ifade etmeyen veya zayıf mesaj taşıyan ögelerin biraraya gelerek daha büyük bir mesajı alıcıya göndermesi şeklinde öğretilirken gestaltın anlatıldığını duymuştum (bana kimse anlatmadı hehe) . En azından ben öyle yorumladım Gestalt'ın "bütün iyidir" fikri sadece kompozisyonda biçimde değil kavramda ve mesajda da daha çok iletişir ve akılda kalır. Daha ötesine girersek "c" nin çok güzel bahsettiği yerlere geliriz gelmeyelim isterseniz :)
Neyse hakkında kitapları teorileri herkes okumuştur zaten şahsi fikrim bütünün, birarada olan parçaların insan aklında yansıması ve yarattığı etkileri, taş devrinden de eskidir. İnsan yeryüzüne ayak bastığından beri algının ilk ortaya çıkışı ve insan aklının evrimiyle ilgili birşeydir. Gestalt bunu çok sonra farketmiştir bence bugün çokta önemi kalmadı o döneme göre. Güncel grafik tasarım bundan çok daha karmaşık sorunları çözerken net mesaj verebilme biçimleri aramıştır ve bulmuştur. Zaten bütünü insanın neden öyle algıladığı değil bunu bildiğimize göre bu ne işimize yarar buna bakmak lazım...
Bu arada nasıl ki tasarım her ne kadar bilinç olmaksızın varolması tartışılan bir eylem olsa bile insanoğlundan çok daha eskidir bana göre. Attik'in noise manifestosunda buna dair çok hoş tespitler okumuştumı.
Kar kristali, iskelet sistemi, ağaçlar, örümcek ağları, bunların hiçbiri insan bilinciyle oluşmamıştır ama birer tasarım olmadıklarını, tesadüf olduklarını söylemek -ne kadar kitap okursak okuyalım anlamaya çalışırsak çalışalım-gerçekten güç değil mi sayın seyirciler? Az kaldı ben inanç dünyası yaradana kurban moduna geçmeden önce kesiyorum muhabbeti heheh.
Gettyimages güzel bir şey yapmış bence, ilgileniyorsun oynuyorsun uğraşıyorsun bakmanın ötesinde.
cemgul (13 Ekim, 2006 22:53 Cuma)yahu böyle dalıp gidip uzun uzun yazınca topiğin sonunu getiriyorum sanırım. bugunlerde boş vaktim çok, ense yapıyorum bol bol ondandır geçer hep yazamam zaten, süper baydıysam pardon eheah


alisureyyatorun (13 Ekim, 2006 23:25 Cuma)cem abi evet ya bende meraklanmistim bu aralar, bayagi bir bigulastin acaba calismaktan bikip emekli mi olmak istedin diye sorup duruyodum kendime hehehhe :P
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Ekim, 2006 00:31 Cumartesi)cem, yaz boyle ya. cuma cuma beynimizi esnettin, haftanin sonlarina dogru digmalarimizi besledin, eline saglik.
registereduser (05 Kasım, 2006 21:35 Pazar)Bir de bu tarzda Levi's çalışmaları var ki tadından yenmez:




Advertising Agency : JWT India
Creative Director : Ashwini Gowariker
Art Director : Rajesh N
Copywriter : Ashwini Gowariker
kaynak: Twenty Four
Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Kasım, 2006 21:59 Pazar)Fiddler, blogspot server uzerinden gorsel goruntulemeye izin vermedigi icin ben goremiyorum Levi'sin karbon baski jean reklamini. Haber yapsana! ;)
registereduser (05 Kasım, 2006 23:44 Pazar)Bigu'da haber olacak niteliğe sahip değiller. eheheh=)
Biraz da eskiler zaten.
Başka bir yere taşırım o zaman yarın blogspottan.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.