Anasayfa

2102_4165.jpg Resimleri
 

kenzo flower gelincik gerillası


Pin It
Kanyon buram buram reklamlar ile donatılmış. Hazır gitmişken Bigu'yu da bu kokulardan uzak tutmak olmazdı.

İlk çalışma Kenzo Flower kokusu için en alt katta yer alan Douglas parfümerinin önünde yer alıyor. Kenzo ilanları Douglas'ın kapısında yer alırken, Douglas önünde yer alan mini havuz'da yapay gelincikler ile süslenmiş.

Havuzun hafif yanda olmaı biraz kopukluk yaratıyor ama olsun, denemişler şanslarını :)

(Bu arada Douglas güvenlik görevlisi gelip "resim çekmek yasak" dedi. "e peki?" şeklinde baktım aval aval, cep telime baktı "afiş çekiyorum nolucak  "dedim, adam "yasak" dedi yine.  Arkamı döndüm gitti, sonuç çektim ben resmimi, adam beni sinir etti, dünya ahiret artık nefretimi kazandı, aferim onlara :)

Nedenini söyleyemiyorsan ve cep telime bişi yaptırım hakkın yoksa neden gelip boş boş konuşuyorsun e sinir adam)




Kategoriler: reklam
Etiketler: gerilla, gelincik, kenzo, flower

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


ARTanubis (18 Haziran, 2007 14:20 Pazartesi)
kenzo flower lansmanı neredeyse geçen yüzyıldaydı...bu nedir şimdi?? Kenzo Flower by Kanyon filan mıdır?:)

fair (18 Haziran, 2007 14:26 Pazartesi)
bunu yapmakta biraz geç kalmışlar yaw.. uzun zamandır boy gösteriyor raflarda.. hatta kullanmışlığım da vardır.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (18 Haziran, 2007 14:26 Pazartesi)
Art, zaten lansmanda kullansalar anlamazdık ki o çiçeklerin ne olduğunu. Şimdi logo görmesem bile "aa, lo par kenzo diil mi bu kine?" diye düşünürüm içimden ;)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (18 Haziran, 2007 14:26 Pazartesi)
ayrıca parfümlerin sadece lansmanlarında reklam yapmaları gerekir diye bir kural mı var idi? ;)

fair (18 Haziran, 2007 14:27 Pazartesi)

ARTanubis (18 Haziran, 2007 14:37 Pazartesi)
hayır da inanılmaz yüksek bir turnover hızına sahip parfüm sektöründe ta 2000'de lanse edilmiş bir parfümün hala bu şekilde reklamının yapılması çok ta alışıldık bir durum değil sanırım...

abdulaziz (creaziz) şahin (18 Haziran, 2007 14:40 Pazartesi)
retro

 


mezzoalto (18 Haziran, 2007 15:08 Pazartesi)
ambalaj yenilemişler sanırım, dış kutu aynı sanki ama içindeki şişe eskiye oranla farklı gibi geldi, beyaz plastik gibi bir malzeme ile kaplıydı dışı, aynı kutu gibi.. ama hafıza-i beşer, nisyan ile malüldür, yanılıyorsam düzeltiniz.. bi de zaman zaman ürün canlandırması yapıyorlar böyle, geçenlerde burberry touch ve brit için de bir takım kampanyalar görmüştüm gazetede.. 

bi de hiç sevmem ben bu kokuyu, taşasın aqua di gio, yaşasın sun flowers, yaşasın cerruti1881 ve yaşasın burberry serisi diyorum:)

mezzoalto (18 Haziran, 2007 15:10 Pazartesi)
bi de içimdeki erkut abi uyandı, bu "yasak hemşerim" adamlarının hepsini alacaksın, önce 50000 kez yasak dedireteceksin, kelimeye yabancılaşana dek, sonra 3 yıl kadar tibet rahiplerine hizmet ettireceksin tevazu ve terbiye alsınlar diye, sonra da.. höf!

fair (18 Haziran, 2007 15:12 Pazartesi)
mezzo süpersin bi tek ben biliyorum cerruti1881'i diye sanıyordum.. yalnız değilmişimmm

mezzoalto (18 Haziran, 2007 15:20 Pazartesi)
kesinlikle değilsin, kesinlikle çok başarılı bir koku, oldukça klasik sayılır genel havası, şişesi, ambalajı filan ama klasik güzeldir zaten:)

fair (18 Haziran, 2007 15:22 Pazartesi)

ben de yıllar önce ilk gördüğümde şişesine bayılarak bakmıştım, kokladığımda daha da bir beğenerek hemen almıştım.. o gün bugündür ara ara alıyorum, çok seviyoruz kendisini


mezzoalto (18 Haziran, 2007 15:28 Pazartesi)
bu kadar konuşunca bi de görsel eklemek lazım.. hala yoruma nasıl resim ekleniyor bilemediğimden link ekliyorum:)

ARTanubis (18 Haziran, 2007 15:34 Pazartesi)
buyurun resim.. mezzocum bir ara anlatayım sana da:)


Yalçın (settar) Pembecioğlu (18 Haziran, 2007 15:46 Pazartesi)
Aa, anne parfümü şişesi bu!

mezzoalto (18 Haziran, 2007 15:55 Pazartesi)
onu diodum zaten "çok klasik" derken:) parfüm de anne parfümü gibi, lakin pek güzel pek leziz.. hem fair de ben de anaç ruhlu tipleriz, pek uygun bize bu form:)

fair (18 Haziran, 2007 16:00 Pazartesi)
pek güzel pek tatlı tıpkı mezzo'nun da dediği gibi... biraz anne şefkati taşıdığımız doğru.. tam üstüne bastın mezzo  

maral meral (18 Haziran, 2007 19:13 Pazartesi)
kenzo nun kokularından nefret ediyorum.. hatta bir hanımeli kokusu vardı yanlış hatırlamıyorsam. ki en sevdiğim çiçek kokusudur. rezaletti..
şu gelincikli şişeden bir hediye gelmişti.. kullanamamıştım.. o da çok kötü..
bence kokusuyla gerilla yapsın.. orası aynı zamanda lansmanı yapılan kokuya bezendi mi ben gerilla diye buna derim..

tiryaki (19 Haziran, 2007 01:27 Salı)
bu gelincik havuzunu kapı önünde parfüm sıkmak için bekleşen genç beyinler yerine koymuş olmalarını düşünerek mantıklı bulduğumu belirtmek lazım. ayrıca daha etkileyici ve az maliyetlidir belkide...
bi de bu fotoğraf çekme yasakları! işte bu yasaklar beni çıldırtan şeylerdir; sadece askerî alanlar ile ulusal güvenlik sorunsallarına sebep olabilecek yerlerde fotoğraf ve video çekmek yasak olmalı. farzet ben görme merkezime gelen sinir uçlarını bi kutuya bağladım, o da habire kayıt ediyo. ne yapcan? gözümü mü çıkarıcan?

mezzoalto (19 Haziran, 2007 01:45 Salı)
hep şunu hayal ediyorum: bilgisayarların sadece işitme ve görme duyusuna değil, diğer üç duyuya da hitap ettikleri bir yapı.. mesela bir kozmetik mağazasının sitesine girince, lansman ürünlerinin kokusunu duyabiliyoruz gibi.. alışveriş ne kolay olurdu..

tiryaki (19 Haziran, 2007 01:47 Salı)
var öyle bir şey. koku kartuşları aracılığıyla koku salgılama.

tiryaki (19 Haziran, 2007 01:53 Salı)
hatta alelacele bulduğum link de şu, yine bildiğimiz 0-1 e çevir mantığıyla çalışıyorlar. basit bişe. benim gördüğüm japon imaliydi.

ARTanubis (19 Haziran, 2007 10:11 Salı)
londrada mıydı şimdi hatırlamıyorum ama bir teknoloji müzasinde böyle birsey görmüştüm mezzoalto...

yaklaşık 10-20 kişilik mini bir sinema salonuna girdiğini düşün.. duvarda büyükçe bir ekranda bir film izliyorsun.. adam çiçek bahçelerinde gezerken belirgin bir çiçek kokusu salınıyor odaya, oradan geçip ahırlara yöneliyor saman ve at pisliği kokusu alıyorsun... surround sesle filan birleşince oldukça güzel bir experience'tı... tek handikap gerekli kokuyu vermek için kullanılan sistemin odanın bir köşesinde fıs fıs etmesi (tuvaletlere de takıyorlar ya, sessiz sessiz duruken birden fısalyıp insanın ödünü kopartan.. işte o teknoloji..)

mezzoalto (19 Haziran, 2007 12:03 Salı)

aaa süpermiş, çok teşekkürler tiryaki, düşündüğüme çok yakın bişi bu.. sinema salonu vb ortamlarda uygulamak elbette daha kolay, benim hayalim tamamen kişiselleştirilmiş pc uygulamaları..


ARTanubis (20 Haziran, 2007 11:06 Çarşamba)
dün gittiğimde kaldırmışlardı...

sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Haziran, 2007 11:13 Çarşamba)
göz hizasının altında kalmıştı tabi, iyi olmuş.

ARTanubis (20 Haziran, 2007 11:58 Çarşamba)
"toplamıştır" belki yurdum insanı...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (20 Haziran, 2007 12:31 Çarşamba)
bizde olsa toplarla... kahretsin! geç kalmışım! :P

sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Haziran, 2007 12:35 Çarşamba)
teyzeler gelincik dolması yapıyorlar, onlar toplamıştır..

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (20 Haziran, 2007 12:40 Çarşamba)
eheh hatta gene o teyzeler belki de pek bi beğenip gelin almışlardır oğullarına gelincikleriii ... 

big mac (20 Haziran, 2007 18:16 Çarşamba)
gozlerinin altinda noktaciklar olan cekik gozlu hatun...butun gerillalara afislere reklamlara herseye herseye bedel..

tiryaki (01 Temmuz, 2010 21:41 Perşembe)

yıllar geçtikçe her şey ne kadar değişiyor. bir gün "fotoğraf çekme yasaklarını" konuştuğumuz alışveriş merkezi, fotoğraf yarışması düzenliyor hâle gelmiş. http://goo.gl/kN4u ilginç, değil mi. ayrıca burada yoruma yazdığım üzere askeri alanlardaki fotoğraf yasağını da; askerde fotoğrafçı olup yasağı kanuni yoldan delmiş olmanın zevki çok hoş bir şeymiş...


Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.