Anasayfa

4254_8950.jpg Resimleri
 

Citroën logosunu değiştirdi


Pin It
Logosunda değişiklik yaşayan son marka Citroën. Değişikliği yapan ajans Eti'nin de şu son paketlerini elden geçiren Landor.





Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Aygül Pembecioğlu (10 Şubat, 2009 09:23 Salı)
Eti harici Türkiye'den bildiğiniz başka neleri yapmıştı Landor? Listede bulamadım.



Bu arada Eti ile ilgili casestudy var sitelerinde. PDF'i okumak isteyenler tık tık.

Aygül Pembecioğlu (10 Şubat, 2009 09:56 Salı)
Citroën'in yeni logolu tanıtım videolarından biri...

altantois (10 Şubat, 2009 10:16 Salı)
bigumigu alemine selam ederek ilk biguyorumumu yapıyorum: logo pek güzel olmuş.

yukarı iki ok olan logo çokta güzel yukarı 4 ok'a çevrilmiş -gibi geldi bana-

Aygül Pembecioğlu (10 Şubat, 2009 10:43 Salı)
Fırat'tan öğrendim ki Efes şişe tasarımı Landor'unmuş.

Aygül Pembecioğlu (10 Şubat, 2009 10:45 Salı)
ve de Eczacıbaşı logosu :)



sadi (su geçirmez balık) tekin (10 Şubat, 2009 13:05 Salı)
son zamanlardaki logo değişimlerinin içinde direk ilk bakışta beğendiğim ilk logo..

Volkan ATAY (10 Şubat, 2009 13:21 Salı)
 iz air logosu da Landor'un

Melih Cılga (10 Şubat, 2009 13:49 Salı)

Yukarıda sayılanlardan başka, Landor’un Türkiye’de yaptığı daha pek çok iş var: Piyale, Deren Çay, Saka, Ritmix, Lokka Votka, Chakra (eski Deniz’li tekstil), LCWaikiki marka imajının yenilenmesi...

Bu arada, bazı Türk firmalarının Landor’la çalışmayı bir tür moda / popüler trend olarak gördüklerini, Landor’un markalaşma felsefesini kolay kolay içlerine sindiremediklerini, marka imajını yenilemeye paralel olarak uygulamaları gereken yenilikçi pazarlama stratejilerini zaman zaman pek sürdüremediklerini de hatırlamak lazım:

Örneğin, Eti’nin eski CEO’su Hazım Ellialtı, Çikolata Keyfi için Landor’a yeni ambalaj tasarımı yaptırdığında, Eti’nin sahibi Firuz Kanatlı’nın “Ben hayattayken bu ambalajı kullanamazsınız” dediği konuşulmuştu bir zamanlar?.. Sonradan CEO’nun ayrılmasıyla sonuçlanacak anlaşmazlıklar dizisinde ilk kırılma noktasının bu olduğu söyleniyordu...

Örneğin, Landor eliyle yenilenmiş Piyale markasıyla büyük relansman kampanyaları yapılmasından kısa bir süre sonra, Sabancı Grubu’nun tamamen gıda sektöründen çekildiğini de hatırlamak lazım...

Ayrıca, beş yıl kadar önce Phillip Morris, Tekel 2000’e rakip olacak Boğaziçi diye yeni bir sigara markası üzerinde çalışırken, ambalaj tasarımı ve konumlandırmada ciddi kararsızlıklar ve acemilikler yaşandığını da bizzat ben hatırlıyorum...

Sonuçta söylemek istediğim, Landor bir felsefe ve kültür bütününü temsil ediyor. Dev bir holding ya da küçük bütçeli bir KOBİ olmak da önemli değil, Landor’la çalıştıktan sonra profesyonel markalaşma zihniyetini bütün pazarlama faaliyetlerine de uygulayabilecek vizyonda olmak gerekiyor...


buraKargın (10 Şubat, 2009 14:57 Salı)
Yeni logo çok başarılı, geç bile kalınmış. Citroen'in hantallığı ve nostaljisi gitmiş resmen. Yerine çelik gibi ve çağa uygun bir imaj gelmiş. Kararı verenleri ve logoyu tasarlayanları kutlarım.

dmode (10 Şubat, 2009 15:01 Salı)
Pınar'ın logosu ve o dönem ki ambalaj tasarımlarını yapmıstı diye hatırlıyorum..(10 yıl kadar oldu)

Omer Azak (10 Şubat, 2009 22:28 Salı)
 kanyon vardi gene landor'un yanlisim yoksa.


ARTanubis (11 Şubat, 2009 00:33 Çarşamba)
sgbye katiliyorum... ilk anda vay be guzel olmus dedirten ilk logo degisikligi oldu bunca zamandir...

Aydın (tetanoise) Gürer (11 Şubat, 2009 02:23 Çarşamba)
hayırlı bi değişim olmuş... zaten sıkılmıştık o kırmızı karenin içine tıkılmaktan. etrafı geniş, daha özgür bakan bi logo olmuş... reklam filmi filan da özünde derdini iyi anlatan filmler olmuş. güzel olmuş kısaca... iyi olmuş. "yenilik iyidir" dedirten nadir görülen işlerden...

ama İZair logosu pek fenaymış... hakkaten portfolyoya koyulmayası bir logo olmuş. ben eczacıbaşı göremedim sayfada ama eğer onlar yapmışsa o da ikinci fenalardaymış...

hoş citroen gibi bir fransız otomotiv devinin işinin iyi olması ve 2 türk "marka"sının kötü olması ajansla bağdaştırılması ahlaki olarak sorunlu bir durum ama sonuç olarak kötü iş yapmışsanız birileri sizi kötü biliyor, iyi yapmışsanız da iyi biliyor. bence bizim "hıyar marka"ların da bunlardan iyi birer ders çıkartmaları gerekiyor...

Edit: gördüm ki bence başarılı olan lokka vodka ve chakra (isim çok kötü olsa da yapacak bişey yok) konumlandırma olarak gayet göbeğine oturmuş işler. (algılayabildiğim kadarıyla...)

Ha, elbetteki Eti'nin ambalaj tasarımları hiç kötü değil ama bu iş yurtiçinde çok daha iyi çözülemez miydi? kesinlikle katılmam, katılanı döverim :) çok çok daha iyi çözülebilirdi...

ibrahim yavuz (11 Şubat, 2009 17:14 Çarşamba)
Sonunda, C-Air Lounge ile baslayan degisimin meyvesi :) Artik konseptler ile daha uyumlu bir Citroen ortaya cikacak. 

Yalçın (settar) Pembecioğlu (11 Şubat, 2009 20:10 Çarşamba)
Yakinda tanitilacak Citroen DS inside Concept ile yeni logonun ve C5'in kasli cizgilerinin yeni Citroenler'e nasil adapte oldugunu da gormus olacagiz.



cemgul (12 Şubat, 2009 04:09 Perşembe)
ya gösteriyolar gösteriyorlar 17 jantlı spor paket konseptleri sonra 15 jant zibidi bir araç getirip koyuyolar aha bu aynısı diye bühühü

dmode (12 Şubat, 2009 09:32 Perşembe)
logo güzel ama fransız arabası benim icin dandik araba demektir..kullandım ve gordum gunumu..kış kışş..

ardaerdik (12 Şubat, 2009 09:54 Perşembe)
iki bumerang mi desem iki elbise askisi mi..

valerie (mana) kozmonovic (12 Şubat, 2009 11:06 Perşembe)
hehe sgb sen logo değişikliğine gidersen dövmelerini de değiştirtmek zorunda kalıcaksın hı?
dövmelerin diyerek herkesin göremediği yerlerini görmüş izlenimi bırakmak istedim :P

sadi (su geçirmez balık) tekin (12 Şubat, 2009 11:34 Perşembe)
hahahaa... sen kimsin ve nerden biliyorsun o dövmeyi..

valerie (mana) kozmonovic (12 Şubat, 2009 12:05 Perşembe)
belki bu hatırlamana yardımcı olur:
paris...1998
bir otelin çatı katı odası...
voluptueux oh la la!!
muah beaucoup!

sadi (su geçirmez balık) tekin (12 Şubat, 2009 12:15 Perşembe)
yanılıyorsunuz bayım.. o yıllar ben henüz güney fransada küçük bir kasabadaydım ve henüz yaptırdığım ilk dövmeler bana binlerce kilometre uzaktaydı.. yoo, o sen olamazsın..

valerie (mana) kozmonovic (12 Şubat, 2009 12:18 Perşembe)
bayım mı :D hadi bakalım.
bayanım olacak şekerim o :)
baylarla olan cinsi münasebetlerini sorgulamıycam fakat, hatırlarsan o zamanlar güney fransa'da pleksiglas'ın kilosu çok pahalı diye paris'e fiyat araştırması yapmaya gelmiştin 2 günlüğüne?
bakalım buna ne diyeceksin?!

sadi (su geçirmez balık) tekin (12 Şubat, 2009 12:23 Perşembe)
hımm.. ben deni fransua sandım.. demek değilsin.. sitroyen servisinde çalışan yakışıklı çocuk.. o zamanlar logo da böyle değildi tabi..

ahaha konuya da bağlamış olduk böylece..

valerie (mana) kozmonovic (12 Şubat, 2009 12:26 Perşembe)


Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.