Anasayfa

2876_5744.jpg Resimleri
 

Yağlı Urban Spam


O cumartesi hava bir aralık cumartesisinden beklenmeyecek kadar ılıktı (sıcak demek insafsızlık olabilirdi). İnsanlar bayramın da vermiş olduğu rehavetle salına salına cadde kaldırımları boyunca akıyorlardı. Şunun şurasında yılbaşına da ne kalmııştı ki zaten. 

En sevdiğim bigucanla biz de kalabalığa karışmış sessizce hayat bizi nereye götürürse pek direnmeden gidiyorduk. Ta ki o ana kadar. Anaaa! O da ne.. 

Koskoca bir tüp içine bi silindirik bişi konmuştu ve o silindirik şey o tüpten kaçmaya çalışıyordu. Sanırız... Yoksa neden ööye bi yukarı bi aşağı hareket etsindi ki? Hımm... Üstünde de miniminnacık bi maket vardı. Akıyordu... Hımm... Motor yağına da benziyordu... Belki de motor yağıydı. Yoksa... Yoksa... Bu bir piston muydu? Aman Allahımdı! Peki ya bu orantısızlık? Peki ya bu baştan savma imalat? Göz hizasında duruyordu oysa bu...

Gerçekler sağlı sollu tokatlar halinde yüzümüze çarparken her tokattan sonra biz öteki yanağımızı dönüyorduk. Bir süre böyle afalladıktan sonra, son darbe bir sol kroşe şeklinde geldi:

-evet o bir jenaratör.. nee? jenaratööör dedim.. eveet.. elek.. ha? evet.. elektiriiik diyorum.. nee? hadi gidelim..

Aman allahımızdı o neydi öyle? Koşar adımlarla uzaklaştık ordan.. 

Peki bunun bir cezası yok muydu? Bunu bize yapmaya kimin ne hakkı vardı? Peki ya bir denetim mekanizması? Buna nasıl izin veriyorladı? Bunları düşünürken uyuyakaldık. Yarınlar daha güzel olacaktı... Evet...




Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


ix (26 Aralık, 2007 14:21 Çarşamba)
gecekondu uygulaması gibi bir şey olmuş. yani olmamış.
bari piston kayacağınıza tam bir motora ya da şeffaf bir motora dökülen motor yağı olsaymış o zaman belki bişeye benzermiş.

hatta yalnızca jeneratönü koyup motor yağını anlamsızca ona dökseler yeter de artarmış bile. daha ne diyeyim?

Yalçın (settar) Pembecioğlu (26 Aralık, 2007 17:45 Çarşamba)
jenerator ekiyle maksimum anlamsizlik puanini kazanmis resmen! bu ne abi?! reklam ajansindan ziyade medya ajansi cinligi gibi durdu is bana.

MioCaro (26 Aralık, 2007 18:54 Çarşamba)
hem görüntü hem ses kirliliği. gereksiz masrafın yanısıra shell helix uzun süre bu kötü imgeyle kalacak görenlerin belleklerinde...

ARTanubis (27 Aralık, 2007 01:21 Perşembe)
- la aabi süper tasarladık ta nasıl inip kalkacak bu meret
- doğru diyon len, keşke küçük mü yapaydık pistonu
- o zaman mesajımızı güçlü iletmezdi ama, büyük olunca daaa iyi oluyo önemli olan işlevi değil boyu eheheheöhehehe
- anladık tamam uzatma, pil taksak?? 9 voltluk 1276 pille çözebiliriz sanırım bu işi...
- boşver abi kim uğraşacak pille jeneratör takalım, ya da yandaki elenktrik direğinden hat çekeriz..
- vay be amma cinmişsin sende.... 

Samet ŞEVİK (28 Aralık, 2007 00:42 Cuma)

klişe ama,
reklamın iyisi kötüsü olmaz falan filan.


sadi (su geçirmez balık) tekin (28 Aralık, 2007 00:55 Cuma)

yok canım reklamın kötüsü olur.. 

o senin dediğin mmagazinci lafı.. reklamcı değil.


Samet ŞEVİK (28 Aralık, 2007 05:55 Cuma)
Şimdi sen bu reklamı gördükten sonra shell'den soğudunmu peki? yada shell'in ürünlerini artık aracın için kullanmıcakmısın kesinlikle?

hiç sanmıyorum...

shell'in reklam ajansının yapmış olduğu bu kötü uygulama şuan bigu ya taşındı, tartışılıyor ve üzerine yorumlar yapılıyor. 

ilginç uygulamanın tabanında ve tepesinde duran shell'in kurumsal renkleriyle shell logosuda bilinç altımıza öyle bir kazınıyorki aslında her baktığımızda...

magazinciler ozaman nede güzel söylemiş... :)
reklamın iyiside kötüsüde oluyor bence.

vaaaaar mı nazoooooo gibisiiii? gibi kötü bir sloganla çıkan nazonun satışlarının, o sene nasıl da arttığını biliyor muydunuz peki? 
bende bilmiyordum, hem salladım zaten, eheha.

 


mehmet (28 Aralık, 2007 08:57 Cuma)
niceleri ağzından kaçırdığı bu mesnetsiz cümleyi savunayım derken peşinden telef oldu Pest, yol yakınken dön derim :)
bigumigu biraz da dönem dönem hortlayan hurafelere karşı dilindeki tüyleri yitirmişlerin hikayesidir.

adeep (adeep adeep) adeep (29 Aralık, 2007 20:24 Cumartesi)
aslında tek şey yapacakları o jenaratörü pistonun altına sokmak olucaktı ama ozamanda gelen sesi duyanlar
-ne bunu 131 Murat'lar da mı kullanıyorlar sese bak diyeceklerdi.Her halükarda kötü olmuş..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (29 Aralık, 2007 23:23 Cumartesi)
Pest, reklamciligin asil onemli ama cok konusulmayan baska bir kanunu var: herhangi bir markaya sifirdan olumlu bir imaj ve algi olusturmak, yerlesik bir olumsuz imaji ya da algiyi olumluya cevirmekten cok daha kolaydir. Shell bu calismayi goren herhangi birinin zihninde tirt marka oldugu anda o imaji Ferrari sponsorlugu bile temizleyemez. Zihin algilarimizi bilincli olusturmadigimiz icin de sokakta calismayi gordukten sonra Shell logosu ve tirt uygulamayi kaydederken "ama ajansin sucu" falan diye dusunmeyiz. Aci ama gercek. Konuyla ilgili ozellikle Selim Tuncer'in yazilarini okumani tavsiye ederim.

mezzoalto (31 Aralık, 2007 01:09 Pazartesi)
valla bu opet, veya şu haluk bilginer-hasibe eren'li reklamları olan ama şu adını bile hatırlayamadığım -bu bile reklamın başarısızlığının bir göstergesi sanırım- yerli bir markanın uygulaması olsaydı hakkaten "tırt" kelimesine cuk oturacaktı ve biz de kaş yapayım derken göz çıkaran, doğan görünümlü şahin tadında bu uygulamayı çook rahatlıkla mizah unsuru haline getirecektik.. ama şimdi mevzubahis marka bir dünya devi, o yüzden tırtlıkla o kadar bağdaştıramıyoruz, yakıştıramıyoruz.. dolayısıyla shell'in imajının böyle bir akıl fikir estetik yoksunu uygulamayla olumsuzlanması filan bence mümkün değil, neticede günün sonunda aklımızda sarı zemin üzerine kırmızı deniz tarağı motifi kalıyor, kocaman bir petrol markası olarak, pistondan jeneratörden bağımsız..

mezzoalto (31 Aralık, 2007 01:13 Pazartesi)
(ama reklamın kötüsü olmaz mı, elbette olur, magazinciler de reklamın kötüsü olmaz derken yanılmaktadırlar ayrıca.. gündeme gelebilmek değil gündemde kalabilmektir sanatçı kimsenin cebini dolduran şey, kötü reklamla sadece günü kurtarır insan)

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Mart, 2008 23:59 Pazar)

bir felaket daha.. birileri bizi fena düdüklüyor ama..

(inanın fotoda şahane gözüküyor.. elişi kağıdıyla ilkokul öğrencilerine yaptırsalar çok daha sevimli olurdu..)

bi de orta yerine bi boru koymuşlar, ordan duman çıkıyor.. neymiş efendim, çayım sıcak.. hadi ordan..

ARTanubis (31 Mart, 2008 00:06 Pazartesi)
bu ne yaw çay mı??
rafineri reklamı gibi görünüyor:)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (31 Mart, 2008 01:17 Pazartesi)
Herhangi bir urunun /nesnenin dev maketini yapma fikri reklam yaraticiliginda onemli bir basamak sanirim. Bu basamagi asinca iyi is cikma ihtimali olabiliyor. Basamagin alti cop.

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.