Anasayfa

 

Toyota - Çıkarım Seninle Her Yola!


Pin It
Toyota, Türkiye'de Toyotasa'dan AJL'ye geçiş aşamasında büyük ve önemli bir adım atarak kurumsal bir imaj filmi yaptı ve bağlı olduğu Avrupa'nın filmlerini kullanmak yerine kendi filmini çekti.

Yeni film 5 Aralık’ta yayınlanmaya başladı. "Güven ve sevgi" üzerine kurgulanan reklam filmiyle beraber markanın yeni sloganı ‘çıkarım seninle her yola’ da ilk kez tüketicilerle paylaşılmış oldu. Filminin yönetmeni Kerem Kanık -ki Alametifarika'nın da yaratıcı yönetmenlerinden kendisi-, çekimleri 20 farklı bebekle 2 günde gerçekleştirmiş. 32 saniyelik 3 Uzun ve 15 saniyelik 3 kısa versiyonu olan filmlerin her birinin sonunda farklı Toyota modelleri kullanılmış, bu yüzden model iletişimi gibi de algılanabilyor filmler. Reklam cingılının sözü ve bestesi Nil Karaibrahimgil’e ait. Seslendiren ise Vega grubunun solisti Deniz Özbey.

Reklamveren: Toyota
Reklam Ajansı: Alametifarika
Kreatif Direktör: Kerem Kanık
Marka Takımı: Melda Doyduk, Burcin Tortop, Evren Çelik, Canan Tulca, Atalay Yeni, Yaşar Ezbider
Yapım Şirketi: FilmColony
Yönetmen: Kerem Kanık
Medya Planlama: Equinox
Mecralar: TV, Radyo, Sinema


Kategoriler: reklam
Etiketler:

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


dozdenoir (09 Aralık, 2009 10:54 Çarşamba)
öncelikle diğer toyota reklamında yaptığım yorumu olduğu gibi alıyorum ve üzerine ekliyorum... 

Toyota'nın son reklamı buram buram ucuzluk kokuyor.. hiç yapmasa daha iyi dedim. Özensiz cast seçimi, korkunç amatör kamera görüntüsü, bakın gerçek hayattan kareler seçiyorum tripleri... Mesaj ne "toyota uyutur".  
Tek güzel yanı jingle... Vega'nın solisti Deniz, reklamlarda iyice sesini yükseltti. Daha öncede Nil'in yazdığı flexi jingleını da seslendirmişti. (belki bunu da nil yazmıştır, tarz tutuyor) Çok hoş bir sesi var gerçekten... 

ikinci ve çevreden gelen yorumlarda reklamın bebek taşıma koltuğu olduğuna dairdi. büyük ihtimalle 5 -6 milyon dolarlık bütçe ile girilecek herkes toyo toyota diyecek... Alemetifarika "siz daha konuşun biz arttırdık/değiştirdik/yeniledik imajımızı" diyecek. bize de haklısın demek düşecek. 

Arif Emre (quenkathes) Perçin (09 Aralık, 2009 11:08 Çarşamba)
/sigh

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Aralık, 2009 11:12 Çarşamba)
Toyota Alametifarika ile çalışmaya başlayalı neredeyse 3 yıl olacak. Bu zamanın sonunda uluslararası stratejiye bu kadar bağlı bir marka için yerel bir iş yapmaları büyük bir başarı. Filmin mesajını ben de zayıf buluyorum ama Toyota yıllardır kalite ve sağlamlık gibi soğuk değerler üzerinden iletişim yaptığı için tüketiciyle duygusal bir bağa ihtiyaç duymuş olmalarını da anlayışla karşılıyorum.

Sıkıcı olarak algılanma sorunu olan Toyota'nın şu haberde konuştuğumuz eğlenceli /duygusal dünyaya geçiş çalışmaları da vardı. Oradaki işlerden Human Touch en iyi filmdir herhalde bu konuda.

aycan (vic vega) çevik (09 Aralık, 2009 11:13 Çarşamba)
Lütfen bu işten benden çok anlayan biri, otomobilden çok çocuk koltuğu reklamı gibi duran bu filmin amatör, titrek el kamerası tercihini, fecahat duran görüntü yönetimini, post prodüksiyondan hiç geçmemiş gibi görünen çiğ renklerini, hiç de sevimli olmayan kastingini ve bayağı ucuz jingle'ını mantıklı bir çerçeveye oturtabiir mi? Deniz'i tenzih ederim, kendisine yıllardır aşığım.

dozdenoir (09 Aralık, 2009 11:21 Çarşamba)

bu iş normal bir ajanstan çıksa derim ki müşteri filmin içine etmiş. hatta gitmiş kendi çocuğunu oynatmış bile derdim... Ama iş alemetifarika'da olunca değişiyor. Benim bildiğim alameti... müşterisini filmine yanaştırmayan bir ajanstır acaba bir istisna mı oldu bu sefer,  müşteri grubunu böyle bir işi toyotaya sattığı için tebrik etmek istiyorum...  


Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Aralık, 2009 11:21 Çarşamba)
Arkadaşlar, uyumak üzere olan bebekler var filmde. Biraz üzülerek söylüyorum ki, bilinirlikte zirve yapacak, halkı Toyota'ya yaklaştıracak bu iş. Prodüksiyon kalitesini bırakın, filmde kullanılan araçlar Toyota olmasaymış bile farkedilmezmiş. Bebek diyorum, şirin diyorum... Alametifarika iyi bildiği işi yine iyi yapmış. Toyota daha çok otomobil satacaksa bu filmle, film işini yapmış demektir.

Arif Emre (quenkathes) Perçin (09 Aralık, 2009 11:33 Çarşamba)
alakasiz ama, bu da sicaklik, o da sicaklik... http://www.youtube.com/watch?v=pLhzf7beHIM

evren celik (09 Aralık, 2009 12:02 Çarşamba)
çoooooooooooook beğendim!!!!


c (09 Aralık, 2009 12:05 Çarşamba)
bence fikir/yaklaşım güzel.

filmin prodüksiyon kalitesini daily motion'dan tam olarak anlayamıyorum ama muazzam ışık, kamera açıları illa gerekmez reklam filmleri için.

bir tek çocukların oturduğu zımbırtı ters olarak yerleştirilir arabada diye biliyorum.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Aralık, 2009 12:08 Çarşamba)
c, filmde bebek arabası yerleşimi doğru :) yeğenimden biliyorum ben.
pek hedef kitlede değilsin anlaşılan :D

Arif Emre (quenkathes) Perçin (09 Aralık, 2009 12:09 Çarşamba)
settar sen filmi baya yedin galiba?:)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Aralık, 2009 12:12 Çarşamba)
Harbi yedim sanırım :)
Hyundai'leşmeden birazcık değişim iyi gelecek Toyota'nın iletişimine.

beklemeyapma (09 Aralık, 2009 12:27 Çarşamba)
tanrıya şükür ki jingle da tekelleşen nil markası burda yerini deniz özbayın toyoo toyootaasına bırakmış

ayrıca araba çok rahat hooop uyuyoruz, bu reklamı izleyen bebeklerin ekrana nanik yaptığını gördüm

BigCell (09 Aralık, 2009 16:39 Çarşamba)
İyi de bebek bu her yerde uyur toyota'da da uyur magirüs minibüste de, bugüne kadar gördüğüm en güzel bebek otomobil ilişkilendirmesi BMW nin araba durduğu zaman ağlayan ,hareket ettiği zaman gülen bebekli filmi idi.

Bu reklam anca araba / otomobil / konfor vs gibi konulardan hiiç ama hiiç anlamayan yeni anne adaylarına hitap edebilir.

c, avrupa üretimi araçlarda arka koltuklarda ISOFIX  denen bebek koltuğu bağlama yerleri bulunur. CE sertifikalı herhangi bir bebek koltuğunu hiç bir aparat kullanmadan güvenle bu yuvalara tek hareketle takabilir , kullanmadığın zaman da tek hareketle çıkartabilirsin, bebeğin yüzü arabanın önüne bakar.

sen şununla karıştırıyor olabilirsin:

Otobüs ya da tren gibi araçlarda eğer ki kucağında bebek taşıyorsan senin oturma yönün gidiş istikametine ters yönde olmalı. Olası bir kaza durumunda bebek elinden fırlayıp öne doğru uçmak yerine senin göğsüne bastırılmış ve yaralanmamış olur.

c (09 Aralık, 2009 18:27 Çarşamba)
tamam deneyimsizim. : ) ama şöyle bir şey varmış. 10 kiloya kadar olan bebekler için ters kullanılması gerekiyormuş.

BigCell (09 Aralık, 2009 20:10 Çarşamba)
araştırma ruhu diye ben buna derim  :)

tiryaki (09 Aralık, 2009 20:25 Çarşamba)
alışmışız tabi sürekli böyle abuk subuk sinyaller yollayan, zihnimizi meşgul eden, ultra kastırılmış mesajları olan reklamlara... ford fiesta reklamı geldi aklıma mesela, karşılaştırmak lazım. hyundai demişken hyundai'nin tvlerde paralar verip oynattığı reklamcağızlarına da bakmak lazım. otomotiv'de yüksek bütçeli prodüksiyonlara da alışmışız.
ben nedense çok beğendim. sürdürülebilir olması ihtimali zor göründü biraz o kadar.
toyota türkiye'de spor mudur, alman mıdır, lüks müdür, ucuz mudur; yoksa aile midir.

rodman1907 (09 Aralık, 2009 20:47 Çarşamba)
o dediğin ters kullanma işi ön koltuk için birader.

buraKargın (09 Aralık, 2009 22:33 Çarşamba)
Bu reklam hakkında konuştuğum çoğu kişi cıngılı Nil Karaibrahimgil seslendiriyor sanıyor. Algıda necilik derseniz artık :) Reklam filminin sıradan görünmesi benim de hoşuma gitti, Kerem Kanık yönetmenliğe de el attı sonunda. Kendisi Vega'nın eski gitaristlerindendir bu arada. Toyota doğru işlerine bir yenisini daha eklemiş. Otomobil satın alma kriterlerinden en başta gelen unsurlardan biri olan güven duygusunu çocukların uykudaki en şirin hallerini yansıtarak vermeye çalışmış. Yani herkes uykusunda biraz çocuktur, değil mi?

maral meral (10 Aralık, 2009 00:20 Perşembe)
toyotanın pazarlama duruşunu bayi konseptini sevmiyorum sevmiyorum. filmin konusu hoş, ve insanımızı etkileyecek bir imajı var ama prodüksiyon gerçekten kötü. hatta adi bile olmuş diyebilirim. belki de bilerek bu havayı yarattılar. reklamcı değilim ama çekimler ve geçişler kendini hissettiriyor.. sıradan olmuş.

saygılar efem..

sena (kudra) çınar (10 Aralık, 2009 10:38 Perşembe)
prodüksiyon rezalet. yahu reklam filminin montajı yapılırken orda bi tane adam yok muydu o renkleri ayarlayabilicek? arasalarmış beni, elimden geleni yapardım bu rezalet görüntülere marız kalmamak için :p doğal olucaz diye de bu kadar çöp görüntüler kullanılmamalı.
toyota'yı oldum olası sevmem. ne yapsalar da sevmicem. ne marka imajı ne arabaları, hiçbişeylerini sevmiyorum. reklamın da eleştirilicek çok yönü var aslında ama ben etraftan gördüğümü söyliym, reklam çıkınca insanların genel tepkisi şu: "ayyy bak bak toyota reklamı, tipe bak tipe! awww uwww aman da ne şekersin sen şebek! ahahahahah kafası da düşermiş. ay yerim ben bunu yaaaaa!"
e yani amacına ulaşmış mı? sanırım evet.

MioCaro (10 Aralık, 2009 13:19 Perşembe)
pek çok kişiyi rahatsız eden bebeklerin kafasının düşmesi bana nedense japon selamı gibi geldi. hani konseptin içine güven ve saygı da girdiyse çok yerinde... cingılı sevmedim o ayrı.

tiryaki (10 Aralık, 2009 14:54 Perşembe)
mezzo nun yorumlarına ihtiyacımız var bu haber için duyurulur.

phoenixia (10 Aralık, 2009 17:13 Perşembe)

yakın çevremden bi arkadaşın yorumu... "yine çocuk kullanmışlar, bırakın yauu, şirinlik yapıp götürecekler..." :)
aynı fikirde değilim bunu da ekliyim... sempati kazandırıyor...
ohaaa süper fikir yahu bu değil ama güzel, akılda kalıcı...

görüntü kalitesindeki bozukluğu bilerek yapmışlar bence... çünkü aynı arkadaşım "ne yani millete toyota vermişler bebeğinizi görüntüleyin getirin mi demişler"dedi :))

**bebek koltukları ön tarafta kullanılırsa-mecburiyetten- o vakit ters yerleştirmek ve emniyet kemeriyle sabitlemek gerekiyor diye biliyorum ben de :)


braincircle (11 Aralık, 2009 03:46 Cuma)
yani senin yüzünden yola para saçıyorum mu demek? çıkarımı böyle mi harcıyorum? la la laa:))
-
aslına bakarsan kasıtlı, uyuyan bebek ve onu çeken ebeveyn... lakin hala rasyonel duygusallıktan yanayım, aracın ne artısı var bu reklamda göremiyorum...
-
bu arada, biguda kimse neden grenli kötü ışıklı çekildiğini anlamamış hakkaten... demek ki yönetmenin suçu bu. belki de çekenin sesini de (gülüşler, bak bak demeler) eklemeliydi.


(bu ne biçim bir yorum şeklidir, oha bana)

sena (kudra) çınar (11 Aralık, 2009 09:43 Cuma)
braincircle, grenli ve kötü hatta rezalet ışıklı olduğunu farkındayız ama doğal olucam diye de bu kadar çöp görüntüler kullanmaya gerek yok bence. çok kötü çekimler, beni rahatsız ediyo.

abdulaziz (creaziz) şahin (11 Aralık, 2009 14:09 Cuma)
eksik !
ya  amatör ,
ya da profesyonel ,
ikisinden biri olmalıydı, sevmedim

dozdenoir (21 Aralık, 2009 11:56 Pazartesi)
Şimdi de çek çocuğun videosunu gönder kampanyasına başladı toyota... Viki'nin  ne zaman bitecek bu çek gönder işleri diye bağırdığı günleri hatırladım. Tabi mesajı bulamadım :) (Doğru hatırladım di mi?)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (21 Aralık, 2009 13:36 Pazartesi)
dozde, bebek fotosu gönderme işleri çok tutuyor ama sanırım hala. rabarba'nın bir bebek maması için benzer bir işi de vardı. çok tutmuştu.


dozdenoir (21 Aralık, 2009 16:50 Pazartesi)
Yok canım tutma işine bir şey demiyorum. Cidden çok tutuyor. Biz Canbebe için de yapıyoruz. Her ay çok ciddi geri dönüşler alıyoruz. Ama bebek bezi farklı otomobil farklı. Alametifarika çalışanlarına ve yaratıcılarına sonsuz saygım var... burada huysuz şirin gibi her reklama laf sokmamın nedeni Türkiye'nin en iyi ajansları olarak karşımızda duranlardan çok daha keyifli, iç gıcıklayıcı, ufuk açıcı işler beklemek. Eğer işte kalıpları yıktık otomobilde bebek kullandık hem de bedava çekimle denirse ben de "heee haklısın abi" derim. Yoksa reklam = satış... Satışlar yükseliyorsa pepsiyle seda,  Acunla kola, bebeklerle Toyoto da iyidir. Doğrudur. Güzeldir. 


Yalçın (settar) Pembecioğlu (21 Aralık, 2009 17:03 Pazartesi)
Coca-Cola ve Pepsi'nin stratejileri biraz marka yatırımlarının mirasını yemek üzerine kurulu. Yeni bir marka olsalardı saçma olurdu ama bir şekilde tüketici kafalarında bir imajları olduğu için böyle deneylere girebiliyorlar.

Toyota'nın durumunda daha farklı bir konu var. Toyota 1990'lardan beri çok tutarlı bir şekilde kalite iletişimi yaptı. Son 2 yılda efektif, çevreci modellerden daha fazla bahsetmeye başladı burada da. Öyle ki, D segmentinin -top gear'ın deyimiyle- en sıkıcı otomobili Avensis'in yeni modelinin lansman söylemi "optimal drive"dı. Türk tüketicisine optimal drive bir şey ifade etmiyor ama. Bir de marka araştırmalarında Toyota'nın hep sıkıcı bir marka olduğu, mesela bir Honda gibi tüketicisini heyecanlandırmadığı biliniyor. Bu nedenle bu bebeklerin Toyota reklamında kullanımının en önemli sebebi, bana göre Toyota'nın imajını yükseltmek ve tüketicisiyle duygusal bir bağ kurmak.

Bu anlamda bu filmi doğru buluyorum. Çocuklu bir aileye şu anda hangi otomobil reklamını hatırladığını sorsanız belki de sadece bu filmi sayabilir. Sanıyorum post testlerde de yardımsız hatırlamada bu reklam gayet iyi skorlar elde edecek.

buraKargın (21 Aralık, 2009 19:47 Pazartesi)


buraKargın (21 Aralık, 2009 19:52 Pazartesi)
Uyuyan çocukları reklamda kullanmakta ben de sakıncalı bulmuyorum. Ebeveynleri bu konuda sorumlu tutuyorsak insanların zaafları olan nice şeyler bulunur.

Belli bir yaşın altında bulunan çocukları hedef alan uygulamalar var. Önce onları konuşmak lazım. Çizgi film karakterler kullanılarak ürün tanıtımı yapılıyor. Çocuklar bunlara kayıtsız şartsız bağlanabiliyor. Kendini "Örümcek Adam" sanıp balkondan atlayan çocuklar var ve siz reklamınızda bir örümcek adama rol veriyorsunuz. Asıl tehlike bu noktada başlıyor.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (21 Aralık, 2009 19:56 Pazartesi)
Burak oha, kendini örümcek adam sanıp atlayan çocuk dedin beni benden aldın :) Pokemon'u yasaklayanlar da senin kafadaydı. Hatırlamayanlar için; Pokemon böyle bi velet yüzünden YASAKLANDI.

buraKargın (21 Aralık, 2009 20:57 Pazartesi)
O örneği bilerek verdim settar. Bu mantıkla reklamlara bakanlar bu kadar ince düşünüyorlarsa daha önce gelen örneklerin olduğunu belirttim. Çocuklara yönelik yapılan reklamlarla çocukların oynadığı reklamları ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Ebeveynler zaten neyin ne olduğunun farkındalar ve sevgili aile otomobili imajını vermek için çocukların sevimliğinden tutun çekilmezliğine kadar rol kişiler olarak kullanırım. Örümcek adam örneğini vermemin nedeni, o karakterlerin rol almasının yasaklanması değil; çocukların kullanılmasına gelene kadar ne denli etkili karakterlerin reklam objesi olarak kullanılmasını düşündürme isteğimdi. Çok zor bir cümle oldu :) Umarım derdimi anlatmışımdır.

gazoz (12 Ocak, 2010 11:09 Salı)
bir kez daha fikrin prodüksiyona bastığı bir örnek görüyoruz. altın çöpe düşse de altındır. bu filmin beğenilme nedeni görmekten, izlemekten hoşlanmamız. bize bişeyler gösteriyor ve bizi gülümsetiyor. gücü de zaten burda. etrafımız CGI'larla avatarlarla doldukça en basit, en sade görüntüyü kalitesiz, çirkin, çöp zannediyoruz. fikri en sade anlatan görüntü en iyisi, gerisi fikirle yarışıyo, makyaj oluyo. nefis büyük bi prodüksiyonla çekilseydi bu film, acaba aynı havası olucak mıydı...

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.