Anasayfa

2639_5259.jpg Resimleri
 

Radiohead: Fiyatını sen belirle!


Pin It
Haftaiçi bir arkadaş toplantısında konuşuyorduk, kimin ne için anlattığını hatırlamamakla birlikte Ad(kiritik)'te görünce eklemek istedim bende.

Radiohead'in yeni “In Rainbows” albümünü Radiohea sitesinden download etmek isteyenler, ödeyecekleri fiyatı kendileri belirliyorlar.

Yani albümü ister 1 $'a, ister 50$'a alabilirsiniz.

Sevdiğiniz gruba ne kadar yardımcı olmak isterseniz? Gönlünüzden ne kopardı albüm için?


URL : www.inrainbows.com/
Kategoriler: reklam
Etiketler: radiohead, sen belirle

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


sadi (su geçirmez balık) tekin (07 Ekim, 2007 22:53 Pazar)
saçma.. bence albümler, parça indirmeler bedava olmalı, sanatçılar; konserler ve teliflerden para kazanmalılar..

eferdk (07 Ekim, 2007 23:09 Pazar)

Keşke hiç ödeme yapmadan da download edilebilseydi, zaten download yapılacağı için cd,ambalaj gbi maliyetleride yok (stüdyo,kayıt,emek, vb.. dışında). Bağışlarla da karşılanabilir di zaten bunlar, böyle bir olaya girip kendine güveniyorsa her halükarda da kazanırdı.

Seth Godin'in Büyük Mor İnek adlı kitabında buna benzer bir olay vardı yazıların birinde, bir radyo hiç reklam almadan sadece dinleyicilerin yaptığı bağışla yayın yapıyordu ve en çok dinlenen ve kazanan radyo oydu, Amerika'da bir devlet radyosu yanlış hatırlamıyorsam.


ferhat can (07 Ekim, 2007 23:13 Pazar)
bedava download demişken büyük torrent siteleri de bağış ile karşılıyorlar masraflarını. 

yani insanlar müziğin ve filmlerin ücretsiz indirilebilmesi için para veriyorlar bu site sahiplerine. hem de tamamen "iyi niyetlerine" güvenerek.

enteresan bir psikoloji =)

meriç (zalambodont) kara (07 Ekim, 2007 23:13 Pazar)
eee öööö... sgb, sanatçılar zaten konserlerden para kazanıyor. albüm satışlarından elde edilen gelirin aslan payı her zaman prodüksiyon şirketine gidiyor. sanatçıya ancak anlaşmalardan dolayı para kazandırıyor.

phoenixia (07 Ekim, 2007 23:14 Pazar)
değişik olmuş, tüm grup ve sanatçılar benzerini yapsa faydalı olurdu ancak.. şöyle ki hoşuma gitti; misal radiohead'i seviyorum ve onların albümünü ortalama bir değerle alıyorum,adamları seviyoruz ya hani, takdir,destek ve emeklerini taçlandırmak için..
ama bir başka grup var misal, gidip de albümlerini alasım yok,ama merak da ediyorum ya da benzer bişi.. beleş gibisinden indiriyorum.. sevenleri de onları taçlandırsın canım..
hem istatistik de oluşur böylece..

sadi (su geçirmez balık) tekin (08 Ekim, 2007 00:20 Pazartesi)
prodüksiyon şirketi de siteye reklam alsın abicim ordan kazansın..

ibrahim yavuz (08 Ekim, 2007 01:23 Pazartesi)
"İnşallah elektronik ortamda müzik dağıtımı yapacağız" dediler... E dediler de ne oldu ? Parça başına 1 YTL. E albümlerde ortalam 14 parça oluyor. Oldu 14 YTL ! Normal satış fiyatı ne kadar dışarıda ? 10 YTL ! Aradaki 4 YTL nereden çıktı ? Aaaaa evet tabi ! Site giderleri değil mi ! Doğru ya, o kadar sponsora reklama " tempo" ya rağmen bu giderler bir türlü azalmıyor ya !

Önce şirketler dürüst olsun, ambalaj giderleri diye dert yandıkları dönemler geride kaldı artık... Ambalaj, dağıtım ve daha birçok gider dedikleri dönemlerden mp3 dağıtımı yapılan dönemlere geldik... E sorarım onlara mp3'ün ne maliyeti var ? Baskı albüm kadar maliyetli mi ? O zaman neden durum aleyhimize hala ?

Hayatta 50 USD vermem :)

Polka (08 Ekim, 2007 01:59 Pazartesi)
ncelikle bu bi sektör, prodüksiyon şirketleri de müzisyenler kadar kazançlarını umursar durumda olmak zorundalar. Ha bu bir albümü edinmek için uygun bir miktar mı çıkarıyoruz cebimizden? Hayır. Ama tamamen beleş ya da müziğin kolay erişilebilir olması bence değerini ve kalitesini düşürüyor. Seçici olmamaya başlıyoruz.

Ben vakt-i zamanında (ankarılardan benim ve belki benim bir üst jenerasyonum biliyordur) süleyman abi'ye varımı yoğumu bayılırdım bir albüm edinmek için; ve abartmiyim ama neredeyse her bi notayı, her bi vuruşu ezberlercesine dinler ve sindirirdim. Ne zaman download edebildim, öylece yığılı kalan bir sürü müzik oldu bilgisayarımda belki tam bir kere bile dinlemediğim. 

Ben oturup debelene debelene bir albüm yapmış olsam, elalemin bilgisayarının bi köşesinde unutulsun istemezdim, zor kazanılsın ve değeri bilinsin, dinleyen hakkaten sindire sindire dinlesin isterdim. Herşeye herkesin sahip olması gerektiğini düşünmüyorum, bu ben bile olsam.

 


Polka (08 Ekim, 2007 02:00 Pazartesi)
Bu anlamda radiohead'in bu girişimini çok insancıl ve özgüven timsali buluyorum ama örnek teşkil etmesini istemem.

ARTanubis (08 Ekim, 2007 10:59 Pazartesi)
hafta sonu hamburgda neredeyse tüm kanallarda ana haber bülteninde girdiler bu haberi.. ilginç bir pazarlama stratejisi bence.. en azından reklam ve PR değeri çok yüksek.. aynı haberlerde prince'in gazete eki olarak bedava dağıtılarak lanse edilecek yeni albümü Planet Earth'ten de bahsedildi..

(bu arada radiohead'e fiyat olarak 0 doları da uygun görebilseniz de transaction cost olarak minimum 1dolara geliyormuş, fyi)

kaligrafdoktor (08 Ekim, 2007 20:19 Pazartesi)
zardanadam ın "kalbim yok" albümü geldi aklıma; isteyen internet sitelerinden ücretsiz download edebiliyor, isteyen de , nakliye ücreti ödeyerek, grup üyelerine kendi adına imzalattırdığı albüme sahip olabiliyor .. bazı yerlerde de albüm bulunmakta, ücretsiz olarak alınabilmekte (henüz yerlerini tespit edemedim)..

albümlere reklam alınsa ya da sponsor bulunsa ve bu sayede  maliyeti vesair  çıksa, biz de ücretsiz sahip olsak ?

korsanla mücadelenin tek yolu korsandan daha kaliteli ve daha ucuzunu yapabilmektir diye düşünüyorum, bunda da sponsorların desteği gerekli..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Ekim, 2007 20:27 Pazartesi)
korsanla mucadelenin bir yolu daha ucuzunu cikartmak olabilir ama korsan dedigimiz isin aslinda "calinti" oldugunu da kabul etmek lazim. Calinti bir otomobili yakalanmayacagimizi bilsek normalinin %50 ucuz fiyatina alir miydik? Zaten sigortali olan banka parasini gasp etsek ve yakalanmasak yanimiza kar kalmaz mi? Herkes bir markete dalmis raflari yagmaliyorken "nasil olsa herkes yapiyor" diye biz de dalar miydik?

Benim kafamdaki dusunceler boyle. Beles muzik isinin icinden cikamiyorum bir turlu ben de. Bir sarkiya seve seve 1.-YTL verebilirim. Radiohead albumune 15.-YTL de veririm ama sistem bu kadar tacize acikken ve ulkemizde iTunes yokken beles muzik indirenleri de asla suclayamam. Zor bir konu. Onumuzdeki bir bes yil icinde "fikir haklari" konusu bir yerlere gelir umarim. Muzik endustrisini tehdit etmis olan beleslik asil film endustrisini zor durumda birakacak gibi gorunuyor cunku.

abdulaziz (creaziz) şahin (09 Ekim, 2007 07:11 Salı)
 güzel girişim, ama sonu nasıl olur/olacak merak ettim.

 


abdulaziz (creaziz) şahin (09 Ekim, 2007 07:11 Salı)
wma gibi bir format varken; niye mp3, hala bu kadar yagın.
daha kaliteli ve daha az yer kaplıyor. sistem eksiklikleri giderilmeden, bu iş böyle devam eder. bandrol olayı da ayrı bir dava, yurtdışında bunu nasıl çözmüşler acaba, tek tek mp3 inecek diyelim, vergi vs prosedürler nasıl olacak?

kaligrafdoktor (09 Ekim, 2007 15:49 Salı)
wma , mp3  den daha fazla yer kaplıyor diye biliyorum ?

Fixx (09 Ekim, 2007 21:12 Salı)
"wma kapitalist formatıdır"
                                  Steve Jobs

gandy.phoebus (10 Ekim, 2007 17:51 Çarşamba)
bu... yani müzik, neden bir 'sektör'? neden 4 büyük şirketin (EMI, Sony, Universal, Warner) kontrolünde olan müzik daha değerli veya kaliteli olsun ki? ki zaten değil de... zamanında ben de az para bayılmadım süleyman abi'ye... ancak o para 'debelenen' sanatçıya değil muhtemelen dört büyüklerden birine gidiyor. niye onlara para kazandırayım? müziğimi internetten bedava indirerek ediniyorum. gigabaytlarca arşivim var ama tamamına hakimim, çoğunu 'notasına kadar' biliyorum. çünkü müziği güzel, değerli, önemli yapan ona verdiğim para değil, ta kendisi... radiohead'in yeni albümünü ise, az önce torrent olarak -bedavaya- indirdim. önce dinleyip, beğenme dereceme göre 'değer' biçmeyi, öyle ödeme yapmayı planlıyorum. müziğe serbest erişimin olduğu, ama sanatçıya doğrudan bağışta bulunmanın sağlandığı platformlar eninde sonunda mainstream olacak. şimdilik eMusic, TuneTribe, Bleep vb. siteler buna iTunes ve benzerlerinden daha yakın... bir de siteye/albüme reklam alınması önerilmiş... bunun medyanın saplandığı bataktan bir farkı yok, ve hatta şimdikinden daha da kötü olacaktır: prodüktörlerin yerine reklamverenlerin kontrol ettiği bir pazar demek bu. settar; itunes'un cd satın almaktan ne farkı var? DRM'yi hesaba katarsan daha berbat da denilebilir, sanatçıya yine bir faydası yok. ne zaman ki itunes daha 'indie' olacaktır, o zaman makul ve geçerli bir müzik edinim sistemi olur. wma ve aac gibi formatlar, mp3'e kıyasla daha kaliteli olsalar da, şimdilik 'kapalı' platformların formatları. DRM'nin kalkmasıyla, Microsoft ve Apple'ın bu formatları açmamak için bir sebepleri kalmayacaktır... beklemek lazım.

ARTanubis (12 Ekim, 2007 14:31 Cuma)
haberturk.com da okudum:

Hayranları Radiohead'i şaşırttı
Müzik dünyasında bir ilki başlatarak, yeni albümünü web sitesinden hayranlarına ''istedikleri fiyattan'' sattı.

12.10.2007 00:10
Radiohead'in hayranlarından üçte birinin ''gönlünden tek kuruş bile kopmadı''.

İngiliz The Times gazetesinin internette yaptığı ve 3 bin kadar kişinin katıldığı araştırmaya göre, Radiohead hayranlarının yaklaşık üçte biri, "elini cebine atmamayı" tercih etti.

Gazetede yayımlanan araştırma, albüme verilen ortalama miktarın 5.78 euro (yaklaşık 9.5 YTL) olduğunu, ancak 67 kişinin 14.45 eurodan (yaklaşık 24 YTL) fazla, yaklaşık 10 kişininse 57 euronun (yaklaşık 95YTL) üzerinde para verdiğini ortaya koydu.

Ayrıca araştırmada, 351 kişinin, talebe göre özel üretilen, 57 euro tutarındaki albümün CD versiyonunu, vinil albümü, 8 yeni şarkının bulunduğu başka bir CD ile grubun bazı fotoğraflarının bulunduğu paketi aldığı ortaya çıktı.

Grup, albüme toplam ne kadar verildiğine ilişkin açıklama yapmadı. İngiliz rock grubu Radiohead'in yedinci stüdyo albümü "In Rainbows"un "Radiohead.com" internet sitesinden 10 Ekim'den itibaren MP3 formatında indirilebileceği ve tüm dijital cihazlarda çalınabileceği belirtilerek, albüme ne kadar para ödeyeceklerini veya ne kadar ödemeyi tercih ettiklerini müzikseverlerin belirleyecekleri açıklanmıştı.

Müzik gözlemcileri, bir plak şirketiyle anlaşma imzalamayan ve kurulan destek temelinde albümünü hayranlarına doğrudan satabilen Radiohead'in müzik piyasasında böylesine bir girişimde bulunan ilk grup olduğuna dikkati çekmiş, grubun "paralarını da bir anlamda riske attığı" yorumunu yapmıştı.

Gözlemciler, geleneksel müzik ticareti modelinin internet yüzünden yıkıldığına ve dijital müzik satışları ile müzik korsanlığının, şarkıcı ve grupların albüm gelirlerini büyük ölçüde azalttığını vurgulasa da, Jamiroquai, Oasis ve The Charlatans'ın da Radiohead'in başlattığı ilkin devamını getireceği belirtiliyor.


big mac (12 Ekim, 2007 15:17 Cuma)
SGB kesinlikle ve kesinlikle ayni seyi dusunuyorum...

phoenixia (12 Ekim, 2007 19:51 Cuma)
art'ın eklediği haber hak.
1/3'ü hiçbişicik vermemiş ama çoğu yani 2/3'ü de sevdikleri grubu desteklemişler.. e istatistiksel rakamlar da var,veriler de hoş.. diğer bazı gruplar da uygulayacaklarmış..
(kendimi çok sevdim bi anda.ahah)

Polka (13 Ekim, 2007 01:32 Cumartesi)
gandy; önce, sanırım bana itafen demişsin ki:
"çünkü müziği güzel, değerli, önemli yapan ona verdiğim para değil, ta kendisi... " , arkasından da:
"önce dinleyip, beğenme dereceme göre 'değer' biçmeyi, öyle ödeme yapmayı planlıyorum. " demişsin ki bana burda biraz çelişiyorsun gibi geldi.
müziğin kendisi değerli evet aksini iddia etmiyorum ama o zaman neden bir dinleyici olarak değerini ödeyeceğin parayla göstermeyi seçiyorsun ki?

sen benim yorumumu tam olarak anlayamamışsın sanıyorum. Para tek başına bir koşut değil. Bulmak edinmek için çaba/emek/zaman harcamaktan bahsediyorum. Bu, o dönemde özeliikle başka birşey almayıp albüm almak, başka yere gitmeyip kaynağa gitmek gibi "fedakarlıkları" barındırıyor.

Yineliyorum, miktar haklı olmayabilir ama sen prodüksiyonu destekliyorsun, prodüksiyon yeni ve tanınmamış grupları destekliyor, kayıt yaptırıyor, duyuruyor, sana ulaşmasını sağlıyor. Direkt gruba/müzisyene vereceğin para ne olacak? müzisyenin ilham edinip yeni parçalar yapmasına mı sebep olacak yoksa sen yaptığın ödemeyle bir nevi aldığın şeyin karşılığını mı vermiş olucaksın? " değerini parayla ölçmediğin şey" için...

4 büyükler dediklerin  ise sadece özellikle belirli bir iki genre'ı elinde tutan şirketler. Benim arşivimde ise inan sayıları çok az. Kıstas onlar da değil.

"Bu"nun bir sektör olmaması ancak müziği sadece birebir dinleyebildiğin bir zaman diliminde/evrende olabilirdi. Kayıt icat oldu, mertlik bozuldu.

gandy.phoebus (13 Ekim, 2007 03:04 Cumartesi)
polka; ben çelişki görmüyorum? "müziği değerli yapan para değil" meali: verdiğim para, müziğime vereceğim değeri etkilemez. "beğenme dereceme göre para veririm" meali: verdiğim değer, müziği vereceğim para miktarını etkiler. yani tek yönlü bir nedensellik var... konu bir dinleyici olarak beğenimi nasıl göstermekte olduğum değildi ama sevgimi nasıl ifade ettiğimi merak ettiysen, konserlerde el çırparım, çığlık atarım... sonracığıma, odamda the cure posteri asılı mesela, bilmem sayılır mı... bir de sevdiğim müzikleri çevremdekilerle arşivimden kopyalamak suretiyle paylaşırım ama bunun sanatçıya doğrudan bir faydası olmayabilir tabii. bunların dışında, araya tüccarların girmeden sanatçıyla doğrudan bağlantı kurabilme imkanı olsun (bkz. radiohead - in rainbows satış sistemi), üstüne para bile veririm, canlarım onlar benim. hizmet aldım mı, aldım. artıdeğer kattılar mı, kattılar. bunu da müziği, sanatı fahişeleştirmek olarak görmüyorsun herhalde? tekrar edeyim; bayram harçlığımı biriktirip albüm satın aldım diye müzisyen daha mutlu, daha güçlü, daha zengin, daha yaratıcı falan olmuyor, 'fedakarlığımın' ekmeğini de aracı tüccarlar yiyor. kaldı ki müziğimi indirmek ve düzenlemek de zahmetli bir iş. fedakarlıksa fedakarlık; vaktimi ve enerjimi bir hayli tüketiyor... keşke prodüksiyon-müzisyen ilişkisi senin tarif ettiğin gibi olsa... ancak değil, kar amaçlı şirketlerden bahsediyoruz. hangi müzik türü, hangi müzisyen, hangi albüm daha çok satacaksa onu yayınlar, ulvi bir müzik aşkıyla ölüp bitmiyorlar. yoksa umarım paris hilton'un albümünde gözümden kaçan bir cevher sözkonusu değildi? dahası, senin söylediğin mekanizmayı internet de sağlıyor, hem de benim yerime hangi müziğin iyi, hangisinin kötü olduğuna karar verecek aracılara ihtiyaç duymadan yapıyor. tam anlamıyla demokratik bir ortam işlevi görüyor; gücünü borsadan değil dinleyiciden alan bir pazar, bir kültür, bir dünya oluşturuyor. eğer sorun yine gruba verdiğim paraysa -ki bunun neden ayıp, neden yanlış olduğunu sahiden anlayamadım-, şirketin de sanatçıya verdiği para aldığı hizmetin karşılığı sonuçta, keyfinden veya bonkörlüğünden değil. hatta tüccar sanatçıya bir 'yatırım aracı' gözüyle bakar, üzerinden sağladığı rantı kaybetmemeyi hedefler. wikipedia'ya göre dört büyükler amerikan müzik pazarının %80, dünya pazarının ise %70'ten fazlasını elinde bulunduruyor, ve türler arasında fark gözetilmemiş sanırsam. aynı kaynakta, dünya çapında klasik müzik satışlarının %40'ının Universal tarafından gerçekleştirildiği de yazıyor. arşivindeki müziğin çoğunluğu geri kalan bağımsız şirketlerden çıkmış da olsa, bu o şirketlerin de aynı yöntemleri uygulamadıkları anlamına gelmiyor, eğer müzik sektörü için bir çeşit "fair trade" sistemi oturtulduysa bilemem... ayrıca herkesin senin müzik zevklerine yakın müzik tüketmediği malesef istatistiksel olarak ortada. "bu", yalnızca kaydın maddesel ortamlarla sınırlı kaldığı dönem içinde sektörleşebildi. 'tekniğin olanaklarıyla sanatın sonsuz ölçekte yeniden üretilebildiği çağda' müzik, 'ürün' olmaktan çıkıp tekrar 'elle tutulamaz' bir öze dönüşmekte. Benjamin bugünleri yaşasa muhtemelen mp3 ve Napster hakkında yazardı... aslında tüm meseleyi ilk yorumunda özetlemişsin: "Herşeye herkesin sahip olması gerektiğini düşünmüyorum" herşeye herkesin sahip olması gerektiğini düşünüyorum... bilgi bu. güç bu.

Polka (14 Ekim, 2007 16:44 Pazar)

yormuşum seni kusura bakma :)


Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Ocak, 2008 11:33 Salı)
NTVMSNBC'nin haberine göre Radiohead'in en çok kar ettiği albüm olmuş bile. Üstelik CD satışından elde edeceği karı artık EMI'yle paylaşmayacak olması da cabasıymış.

Polka (09 Ocak, 2008 00:47 Çarşamba)
Bir süredir zaten "istediğin kadar öde indir" kampanyası bitmişti. Çatır çatır fiyatına satıyorlardı albümü

txms303 (09 Ocak, 2008 01:29 Çarşamba)
Bravo NTV diyorum o zaman!Bundan 2-3 ay kadar önce Radiohead'in in rainbows albümünde uyguladığı kendin belirle kampanyasında başarısız olduğunu haber yapmıştı ntv.Yeni kız arkadaşımla :D istinye park'a gitmiştik ve plazmaların hepsinde RADIOHEAD BAŞARISIZ oldu gibi birşey yazıyordu..Ben de ona Radiohead'in ne kadar eşsiz bir grup olduğundan falan bahsetmiştim ne kadar acı..Anlatamazsın ki albümdü kendin belirleydi vs..

sadi (su geçirmez balık) tekin (09 Ocak, 2008 01:41 Çarşamba)
ilişkinin başında olur böyle şeyler, çok üzerinde durmamak lazım, zamanla oturur yerine ;)

gandy.phoebus (06 Mart, 2008 09:35 Perşembe)
buyrun bu da The Flashbulb'ın kendi elleriyle BitTorrent'e postaladığı yeni albümüyle gelen mektup: Hello listener...downloader...pirate...pseudo-criminal... If you can read this, then you've more than likely downloaded this album from a peer to peer network or torrent. You probably expect the rest of this message to tell you that you're hurting musicians and breaking just about every copyright law in the book. Well, it won't tell you that. What I would like to tell you is that my record label understands that a large portion of people pirate music because it is easier than buying it. CDs scratch easily, most pay-per-download sites have poor quality and shitty DRM protection, and vinyl is near impossible to find or ship without hassle. In many cases I wonder why people buy CDs at all anymore. A few like the tangible artwork, some haven't adapted to MP3s yet, but most do it because they have a profound love for music and want to support the artists making it. Kind of restores your faith in humanity for a moment eh? So, now what? Like the album? About to go "support the artist" on iTunes? Well, don't. Alphabasic is currently in a legal battle against Apple because NONE of our material (Sublight Records included) receives a dime of royalty from the vast amount of sales iTunes has generated using our material. Want to buy a CD just to show your support? If you don't particularly like CDs, don't bother. Retailers like Best Buy and Amazon spike the price so high that their cut is often 8 times higher than the artist's. Besides, most CDs are made out of unrecyclable plastic and leave a nasty footprint in your environment. If you do particularly like CDs, buy them from the label (in our case, alphabasic.com). After manufacturing costs are recuperated, our artists usually receive over 90% of the actual money coming out of your wallet. In addition, all of our physical products are made out of 100% recycled material. Want to show your support? Go here and browse our library of lossless, DRM-free downloads. Already have that? Then feel free to donate whatever you want to your favorite artist. 100% will go directly to them. Hell, you can even donate a penny just to thank the artist. If you really like 'The Flashbulb - Soundtrack To A Vacant Life' and want to show your support without it going to greedy retailers, distributors, and coked-up label reps, then click the button below. http://www.alphabasic.com/index2.htm If you send us your mailing address, Alphabasic may occasionally send you various goodies (overstocks, stickers, even rare CDs) in appreciation and encouragement for your support. Thanks for reading. Who knows if my little business plan here will work to fund new releases, but even failure is better than the crappy label/distributor/retailer system musicians have suffered from for over 50 years. We hope you enjoy the music as much as we do releasing it. Finally, if you plan on sharing this release, please include this file. The only reason it is here is to show the listener where he can support his favorite artists! Benn Jordan CEO - Alphabasic Records

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.