Anasayfa

3339_6830.jpg Resimleri
 

Cafe Fernando


Pin It
Bu kadar güzel tariflerin ve estetik yemek fotoğraflarının bulunduğu bir blog'u bigu ahalisi ile paylaşmadan yapamadım. olmadı :)




Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Mayıs, 2008 11:26 Cuma)
Bu yıl Altın Örümcek blog birincisi aynı zamanda bu blog. Jüriden bir arkadaşım da çok methetmişti ama yeni görme fırsatı yakaladım. Genel yemek bloglarından farklı bir havası olduğu hemen hissediliyor.

mondo trasho (30 Mayıs, 2008 11:31 Cuma)
her anlamda iştah açıcı bir site. rejimde olduğum için çok kısa bir süre sonra kapattım. inceleyecek olanlara allah kolaylık versin. neyse, ben önümdeki kepekli besine döneyim.

bella donna (30 Mayıs, 2008 12:20 Cuma)
Çok fena işler bunlar.

mezzoalto (30 Mayıs, 2008 16:00 Cuma)
ben sanırım şu an itibariyle bu adama aşık oldum.. evet.. gelsin bana da kurabiye pişirsin, yaban mersini sipariş etsin amazondan.. olamaz böyle bişi yaa...

maral meral (30 Mayıs, 2008 20:43 Cuma)

her gün işten 4 te çıksam.. ve bir sudan sonra bu tariflerin hepsini denesem, yavaş yavaş eğlenerek ve yanında iyi gidecek birşeyle tatsam.. ayrıca rejimin canı cehenneme..ben çoktan bozdum

tehlikeli lezzetler..


sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Mayıs, 2008 13:11 Cumartesi)
mezzocum pek yalnız değilsin canım :) siteye girip bi yorumlara göz atarsan.. hehe..

mezzoalto (31 Mayıs, 2008 13:40 Cumartesi)
biliyorum biliyorum:) kimse böyle alenen "aşık oldum" demiyor ama süper feminen bir ambians yakalanmış, cenk bey ve hayranları durumu oluşmuş kesinlikle, süper flörtöz herkes -tabi ben de;)- ama sgb'cim gözünü seveyim yani hangi kadın kendisine çikolatalı brioche, domates ve peynirli tart , efendim yabanmersinli granola bar filan pişirecek bir erkek karşısında kayıtsız kalabilir ki? üstelik arkadaş gerçekten başarılı da bir şahsiyet, özgün brownie tarifini amerikalı bir yemek yazarı keşfetmiş ve washington post'ta yayımlanmış.. yani tereciye tere satabilmiş bir insandan bahsediyoruz, ki kendisi aşçı filan da değil yani, reklamcıymış:) ve o brownie için -hakkaten resmini görmen lazım:P- birçok şey feda edebilecek kadınlar olduğuna eminim:) düzenli olarak yemek dergisi okuyan biri olarak söyleyeyim adamın ortaya çıkardığı iş-haber-başlık-tema anlayışı okuduklarımın hemen hepsine beş basar, örümceğini sonuna kadar hak ediyor.. 

ps. yorumlara o yazdığın şeyi atmiim be sgb, dağılır filan tesis, yazık olur onca emeğe  ufak bir el sürçmesi olmuş sanırım ama komik olmuş:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Mayıs, 2008 14:19 Cumartesi)
:)) mazzzocum kusura bakma genelde okuyup gönderirim yazdığımı ama atlamışım sorry :)))

gullusum (31 Mayıs, 2008 17:30 Cumartesi)
pek lezizmis yahu...offf nasi gitcek bu gobek boyle seyler okuyunca. git kosa kosa yap o browni'yi otur hapur hupur ye...
sadece yemek tarifi degil hikayesi de guzel be kardesim. aferin valla...

nagehan (01 Haziran, 2008 01:57 Pazar)
yahu bu site rejim kararı alınan akşam görülürmü yaaa..şimdi tüm bir pazar günü bunların beş tanesi denenmez mi,sonrada denemeler bu bloga yazılmazmı; )

mezzoalto (01 Haziran, 2008 04:34 Pazar)

önemli değil sgb'cim, ben anladım zaten tamamen klavye sürçmesi olduğunu ama konsepte de cuk oturmuştu, ondan dile getirdim:) lakin şimdi de -tabi bilerek yapmadıysan-  "genelde okurum yazdıklarımı" dedikten sonra "mazzzo" yapmışsın beni :))) ben seni sürçmelerinle seviyorum:) 

gullusum un nasıl ölçülür konulu yazıyı incelemeni isterim.. yıllardır bin dergide sakız misali ele alınan bi konuyu nasıl güzel anlatmış belli değill..


bella donna (01 Haziran, 2008 11:22 Pazar)
Mezzocum, son mesajında bilhassa son paragrafında bu aşkın giderek derinlere inmeye başladığını hissediyorum 8)

layni (01 Haziran, 2008 14:52 Pazar)

aman allahım tatlısever olarak gözüm gönlüm açıldı yemeden serotoninim salgılanmaya başladı bilee:)


asli (01 Haziran, 2008 22:03 Pazar)
bugun cafefernando'daki biscotti tarifini uyguladim. mukemmel oldu :) emine beder halt etmis demek istiyorum. bir tarif bu kadar mi tutar :))

mezzoalto (02 Haziran, 2008 00:10 Pazartesi)
bella hakkaten olsam olurum yani, çünkü bu mevzu benim için ayrı bir önem taşıyor:) şişman bi insan oluşumla ilgili geyikleri bi yana koyarsak, ciddi anlamda yemek kültürü, mutfak sanatları vb konularla ilgilenen, okuyan, takip eden biriyim, müzik kadar önemli bir hobi bu benim için.. düzenli olarak yemek dergisi okurum, en kıytırık köftecide bile menü ister incelerim, mekan sahiplerine neyi nasıl yapsalar daha iyi olur konusunda ahkam kesmişliklerim de vardır (koro grubu tüm bunlara şahit:P) o nedenle bu alanla ilgili yapılan işlere çok farklı bi gözle bakıyorum:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (02 Haziran, 2008 01:53 Pazartesi)
köfte demişken.. istanbulda iyi bi köfteci önersene mezzo.. arnavutköyde ve sultanahmette olmasın ama :))

mezzoalto (02 Haziran, 2008 12:23 Pazartesi)
valla şimdi reel fikrimi soracak olursan en iyi köfte sokak köftecisinde oluyor:) gayrettepede emniyetin orada park eden orijin köfte bi de ıhlamurda marmaranın kampüsüne doğru bekleyen bir araba var adını bilmediğim, bunların köftesi süper:) ama sen hangi semti tercih ediyorsun onu söyle, ben de bu arada geçenlerde muhteşem köftesi olan bir combo platter yediğim yerin neresi olduğu hatırlamaya çalışayım.. böyle maydonozlu filan tam anne köftesi gibiydi, ama nerdeydi? groove muydu yoksa southpark mıydı?

gullusum (02 Haziran, 2008 14:34 Pazartesi)
istanbul'da degil ama edirne'de tavsiye etsek kofteciyi olur mu? park koftecisi osman usta, ben her edirne'ye gidisimde orada yer, bir de paket yaptirip eve getirirdim. 
kendisi satir kiymasi kullanir, o kiymayi sarimsakla ovulmus kaplarda yogurur, odun atesinde pisirir. ve oturur kendisi pisirir:) saniyorum iki ya da uc yil onceydi, four seasons yemek festivali gibi birsey yapmis, Osman Usta'ya kofte yaptirmislardi. Adam, eti kiymayi gondermem, gelir kendim yogururum yoksa guzel olmaz demis:) 
aaaaaay kofteee!
onun disinda (istanbul'da olsam tabii) en iyi kofteyi ben yaparim. digerleri haltetmis...mezzo sahidimdir:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (02 Haziran, 2008 15:14 Pazartesi)
e güllüs, edirneye gitmişken herhalde köfte değil de yaprak ciğer yenir ciğerciler çarşısında :)))

mezzoalto (02 Haziran, 2008 16:00 Pazartesi)
güllüm yaa.. özledim be:( 

ps. efet güllü süper köfte yapar:) ayrıca annem de güzel köfte yapar, hatta anneannem şahane yapar ama ben bi şekilde hatırlıcam o güzel köfte nerdeydi:)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (02 Haziran, 2008 16:09 Pazartesi)
mezzo bu haberi sahiplendi. her yoruma cevap yazacak. başka birisi fernando'nun sahibine yan gözle bakacak olursa cıngar çıkartacak.

mezzoalto (02 Haziran, 2008 16:13 Pazartesi)
aşkolsun:( konu fernando'dan çıktı ayol köfte oldu, güllü oldu:) hem mevzuu sırf o olsa neden burada yazayım, gider blogda yazarım yazacağımı:)

tamam bu son oldu o zaman, yazmıyorum daha bu habere, küstüm:) bu da tarihin derinliklerine gömülsün, konser haberimiz gibi:/

 


ARTanubis (02 Haziran, 2008 16:13 Pazartesi)
yemek haberi olunca mezzo 10 kaplan gücünde olur derler...

bella donna (02 Haziran, 2008 16:14 Pazartesi)
Ben de İzmit'te Yahya Kaptan'dan çıkıp Kandıra yoluna doğru sevk ettiğinizde hemen yanınızda kalan harikulade köftelerin sahibi mekanı tavsiye ederim.. Hadi toplanıp hep beraber gideliiiim!!! 8)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (02 Haziran, 2008 16:19 Pazartesi)
SGB, Ikea'nın İsveç köftelerini de sayalım madem konu açıldı di mi? :)

Dükkan'ın kasap köftesinin üstüne köfte tanımıyorum ben.

Mezzo, küsme gel gel, bak konsere de yoru yazdım :)

ARTanubis (02 Haziran, 2008 16:46 Pazartesi)
bak mezzo hiç sevmez o IKEA köftelerini...

konserde ilk aryamı tüm köfteseverlere armağan ediyorum
(aha 2 haberi birleştirdim, buyurun bakalım:))

Yalçın (settar) Pembecioğlu (02 Haziran, 2008 16:48 Pazartesi)
ikea somon'u öksürüğü şıp diye kesiyomuş.

nrsl (02 Haziran, 2008 22:56 Pazartesi)
"cenk" beyi tebrik etmek lazım galiba   can-ı gönülden...

bella donna (03 Haziran, 2008 02:15 Salı)
Mezzo'cuğum ben derim ki erkeğin mutfak kültürü ve bu yöndeki becerisi kadar mutfağı terk ederken orayı ne halde bıraktığı da önemlidir 8) İlk izlenime aldanmamak lazım.. Hehe..

MioCaro (03 Haziran, 2008 03:53 Salı)
not. blogdaki o can alıcı tariflerin can alıcı fotoğraflarını da kendisi çekiyormuş.

mezzoalto (02 Temmuz, 2008 14:39 Çarşamba)
san fransisco chronicle'ın yemek ekine kapaktan haber yapmışlar cenk sönmezsoy'u.. 

http://cafefernando.com/turkce/?p=118

http://www.sfgate.com/cgi-bin/article.cgi?f=/c/a/2008/06/10/FDAE110LDE.DTL&hw

buraKargın (03 Temmuz, 2008 03:04 Perşembe)
Tebrikler, tebrikler, tebrikler... Cenk Bey'in hayat hikayesi bir yana, bir blog bu kadar profesyonel olabilir. İçinden çıkamıyorsunuz, şişmanlatıcı :)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (12 Mart, 2009 22:35 Perşembe)
Cafe Fernando sadece midemin değil, tüm organlarımın iştahını açıyor. İyi yaşamak, hayattan keyif almak, kendine özen göstermek ve yaşamı sevmek konusunda ilham veriyor. Hiçbir tarifini denemesem de keyifle okuyor, bir şekilde kendime pay çıkartıyorum.

mezzoalto (13 Mart, 2009 12:04 Cuma)
ehehe benim haberim yaşasın, hemen bişi yazayım:) settar'cım bu hissettirdiklerinin en önemli nedeni muhtemelen cenk bey'in "iki yumurtaaa üç bardak uun"un ötesinde anlattığı herşeyi hikayesiyle anlatıyor olmasından kaynaklanıyor.. ve sadece yemek tarifi değil, yemeğe dair pek çok şey anlattığı için bu kadar keyifli bir blog.. üstelik türkçe'si ve ingilizce'si birebir çeviri bile değil sitenin, ayrı ayrı yazıyor ve her ikisinin hedef kitlesine uygun espriler, örnekler ve anlatımlar kullanıyor.. bu özen cafe fernando'yu farklı kılan şey sanırım..

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.