Bir oha diyorum haberiyle daha karşınızdayım. Bu seferki piştimizin ürünü malesef kendi çalışmam :( Bir süredir haberi eklemeye vakit yaratamamıştım ama bugün HürriyetİK'da iki kere gözüme sokulunca dayanamadım. Aşağıda resimlerini görebileceğiniz üzere: Birincisi benim BAK dergisi "2050" sayısı için hazırlamış olduğum "E-ntellectual" adlı çalışmam. 2006 senesi Temmuz ayı civarlarında yayınlanmış olan 4. BAK dergisinde yayımlanmıştı. BAK şu anda dünya standartlarına ulaşmış bir dergidir ve isteyen eski sayılarına web sitesinden istediği an ulaşabilir. İkincisi, 1. Baskısı Mart 2007'de yapılmış olan, M.A.R.K.A. reklam ajansının yayınlarından çıkmış "Saksıyı Çalıştırmanın Yolları" adlı kitabın kapağı. 14 Kasım'da aynı ajansın sponsorluğunda The Big IDEA konferansına gelecek olan Joel Saltzman'ın "Shake That Brain" adlı kitabının çevirisi. Kendisi konferans programında Hulusi Derici'yle art arda konuşma yapacak görünüyor. Kitabın künyesinde kapak için Marka yaratıcı ekibi gibi birşey yazıyordu yanlış hatırlamıyorsam :) Kitabın reklamı da MediaCat dergisinde çarşaf çarşaf dönüyor. Üçüncüsü ise dünya fuarcılık devi HannoverMesse'nin ünlü fuarı CeBit'in Türkiye reklamı! Yayın tarihi de bundan en fazla bir hafta öncesi. Bugünkü HürriyeİK İstanbul baskısında bir tanesi tam sayfa olmak üzere iki kere yayımlandı. Reklam ajansı olan Kuartet de köşeye imzasını atmaktan çekinmemiş. Ben de bu "özgün" eserlerini ve imzalarını teşhir etmekten çekinmiyorum. Farklı mecralar ve kullanım alanları olsa da üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum. Yorum yok. (not: Bir arkadaşım haftaiçi "CeBit'in logosunu sen yapmıştın dimi?" şeklinde soru sorunca pek anlam verememiştim...Sanırım şehirde bütün billboardlarda bu görsel var.)
Bu arada big mac ve diğer mac kullanan arkadaşlara browser olarak ben Operayı şiddetle öneririm. Girişe speed dial mantığında 9 favori sitenizi thumbnail olarak koyuyor. Her tab açışınızda bir tıkla sürekli gezdiğiniz sitelere erişebiliyorsunuz. Ayrıca Firefox gibi (en azından onun kadar) Türkçe karakter probelemi yaşatmıyor. Entegre çalışan bittorrent'i ve çok başarılı downloads konsolu var. Hiç crash yaşamadım şimdiye kadar. Firefox kapanırken bile ya asılı kalıyor ya da kapanamıyor. Firefox'da olan bunda olmayan bişey yok gördüğüm kadarıyla. Fazla olarak da session kontrolü var hatta. Sadece arayüze alışmak bir-iki gün alıyor sonrası kolay :) Yarı ingilizce yarı türkçe bi pazarlama oldu idare edin artık. Bi deneyin beğenmezseniz para iade :) (bi tek biguda buton sorunu yaşadım o da muhakkak bi java mava ayarını aktif etmeyle alakalıdır bakıcam daha)
Safari'yi zaten hiç hesaba katmadım karşılaştırmada. Sistemin kendi parçası olmasına rağmen çoklu tab açışlarında geri dönüşümsüz çöküyor...