Şurada haber yapmıştık ama basın bülten kitini upload edeceğim için ve sıcak sıcak izlediğimiz için yeniden haber yapmak istedim.
Sabah ki basın gösterime bir çok blogger Murat Kahraman sayesinde davet edildi. Öncelikle davetiyeler için çok teşekkür ederiz.
Film konusunda ise; kaçırılmaması gereken bir belgesel. Mutlaka zaman bulup gidin. Yazan ve yöneten Can Dündar, vizyon tarihi 29 Ekim (bu çarşamba)
Film ile ilgili basın kiti notları:
-“Mustafa”nın Selanik günlerini Georgios Chondrogiannis, Manastır çocukluk günlerini Aleksandar Korlevski, Manastır gençlik dönemini Ediz Mehmedali , İstanbul gençlik dönemini Burak Onaran, orta yaşlarını Bahadır Yazıcı ve son dönemini Gökhan Akyüz canlandırıyor.
- Filmin anlatıcısı Can Dündar.
- Atatürk’ü Yetkin Dikinciler, Zübeyde Hanım’ı Beyhan Saran ve belgeleri Arif Soysalan seslendiriyor.
- Ünlü karga kovalama sahnesi Mustafa Kemal’in gerçekte karga kovaladığı Langaza’da çekildi. Kargalar ise animasyon.
- Kostüm ve aksesuarlar büyük oranda TRT’den kiralandı. Bulunamayanlar ise özel olarak üretildi.
- Filmin özgün müziği Goran Bregovic tarafından bestelendi.
- Filmin çekimlerine Nisan 2008’de başlandı ve Eylül başında tamamlandı.
- “Mustafa” 193 kopya ile tüm Türkiye’de 29 Ekim günü vizyona girecek. Film kopya sayısıyla türünde bir ilk özelliği de taşıyor.
- Filmin dünya premieri Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapıldı.Yurt dışında bir çok tanınmış film festivallerinden davet alan belgeselin İngilizce ve Almanca çevirileri hazırlandı. Film Almanya başta olmak üzere yurt dışında da gösterilecek.
- Filmin kitabı Kasım başında okurlarla buluşacak.
- Goran Bregoviç’in bestelerinden ve filmde kullanılan orijinal müziklerden oluşan soundtrack albümü de yakında piyasaya çıkacak.
- NTV’nin beyazperdedeki ilk adımı sayılan “Mustafa”nın sponsoru “Sabancı”.
Can Dündar'ın hayranı değildim. Hatta filme önyargılı gittim. Fakat filmde bir çok şey çok iyi dengelenmiş. Milyon tane ayrıntı barındıran bir öykünün toparlanıp 110 dakikaya sığdırılması işin en zor kısmıydı herhalde. Can Dündar iyi bir yönetmen olduğunu ispat etmiş. Vatanın kurtuluşu, cumhuriyetin kuruluşu, bir insanın hayatının etrafında o kadar güzel anlatılmış ki.
Umarım sinema montajına girememiş başka sahnelerin de yer aldığı daha uzun bir yönetmen montajı DVD olarak satışa çıkar.
Atarük'ün kendi fotoğraf ve videoları canlandırmalardan daha çok yer tutuyor filmde. Bir tek eleştirim, galada 3/4 formatındaki film geniş ekranda üstten ve alttan görüntü kaybıyla gösterildi.
@arda'cım; Atatürk'ün son dönemini canlandıran kişi Gökhan Akyüz :)
Settar'ın dediği gibi kendi fotoğraf ve videoları daha çok yer tutuyor. Soldaki fotoğraflar filmden kareler. Son kısımlara kadar çoğu yerde oyuncuların yüzünü görmüyoruz.
Filmin bilbord ilanları o kadar kötü ki her gün önünden 4 5 kere geçtiğim ilanın düne kadar filmle alakalı olduğunu anlayamadım (daha çok açık öğretim dersleri veren bir dersaneye ait olabileceğini düşünüyordum her seferinde).
Bunda acaba her şeye bir de Atatürk sureti basmayı adet edinmiş zat yüzünden düşmüş algımız kadar, ilanın da başarısızlığının payı var mıdır?
Yine onyargiyla Bregovic'in muziklerinin fazla baskin olacagindan korkmustum ama filmle cok uyumlu, harika bir film muzigi yapmislar. Butun gun tema sarkisini mirildandim huzunlu huzunlu.
tipografisi magnum çikolatını çağrıştıran mustafa filminin sponsorluğu ile ilgili..
Turkcell'in açıklaması şu;
“Ülkemizin kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, dünya tarihinin enönemli liderlerinden Ulu Önder Atatürk'ü, hem yurt içinde hem de yurt dışındatanıtacak projeler bizi heyecanlandırdığından, 'Mustafa' filminin sponsorlukönerisini değerlendirdik.
Çalışmalarına saygı duyduğumuz proje yapımcısıyla yaptığımız öngörüşmelerde, filmin beklentimiz yönünde Atatürk'ün liderliğini, dehasını vekahramanlığını dünyaya tanıtmaktan çok, Atatürk'ün özel hayatına odaklanan birfilm olduğunu görünce projede yer almayı tercih etmedik.”
Açıklamada, “Gelecekte de Ulu Önder Atatürk'ü dünyaya tanıtacak vetarihin en önemli liderlerinden birisi olduğunu vurgulayacak projeleridesteklemekten gurur duyacağız” ifadelerine yer verildi.
az önce Turkcell'de çalışan bir arkadaştan geldi bu açıklama.. yazdığım cevabı aynen ekliyorum:
"biz bu işin duyulup yayılacağını hiç düşünmemiştik, şimdi bu rezaleti nasıl toparlayacağımızı bilemiyoruz, kıvırtmak için bundan daha iyisi aklımıza gelmedi, saçma bir açıklama ama artık yerseniz" demenin kibarcası bu herhalde:)
Açıklama gudik. Sponsorluğa atlarken belgeselin bir "insan"ı anlatacağını tahmin etmiş olduklarını düşünüyorum. Sonuçta Can Dündar'ın tarzı ve Mustafa'ya yaklaşımı biliniyor. Özel hayat dedikleri şeyler de hiç yeni bilgiler değil. Mezzo, bence de senin altyazın daha gerçekçi duruyor.
Beni hiç şaşırtmayan konu afişler basılıp fragmanlar sinemalara dağıtıldıktan sonra sponsorluktan çekilmeleri ve de bunu Can Dündar'ın kendisine değil ofisine yazılı olarak bildirmeleri. Biz buna tipik "Türk Tipi Ticari Haysiyetsizlik" diyoruz.
Nasıl olsa kasamızdan henüz bir şey çıkmadı, boşverelim gitsin düşüncesi.
senaryoyu yazıp verseydi oldu olacak Turkcell, nasıl isterlerse öyle çekilseydi, "bana şöyle bir Atatürk filmi yap getir" tarzı?
Sanat sosyolojisinde sponsorluk modellerinde sanatçının yaptığı eseri, destekçinin bırak beğenmeyi "anlaması" şartı var mıdır? Ya da diğer deyişle sponsor istediği bir eseri sanatçıya sipariş mi eder? Ali Atıf bunu bir anlatsın bize. Veya "bırak kardeşim ne sanatı olay ticaretten ibaret" diyorsalar da ben konuşmam susarım zaten. Konu Atatürk.
Merak ettigim bisi var, turkcell'in calistigi aylik fee verdigi kurumsal iletisim sirketi var.(Halkla iliskiler sirketi) Bunlar dunya konkurdan gecti ve kazandilar.Acaba bi zekasi calisan orta duzey kit zekali tcell calisani akil edip bu sponsorluk dosyasini bu sirkete verip fikir sormus mudur ? Cevap veriyorum : hic sanmiyorum.
Alkisi tek basina almak icin cabalayip mudurlerine sirinlik muskasi gibi gorunmeye calisan, alacagi bonuslari biriktirip aksam sevgilisiyle lucca'da soluklanmaya calisan ... neyse uzatmiyayim, bunlarin hepsi badakliktan ileri geliyor ve ne yazikki hala buyuk sirketler dahil calisanlarin cogu amator ruhlu. Ne paylasmayi biliyorlar ne isi nasil yapmalari gerektigini.. varsa yoksa vahsi kapitalizm, yak, yik ve aysonu maasi cebine indir ve harca..iyi uykular hepimize daha cok boyle sponsorluk dosyasi harcanir, daha cok boyle iletisim kazasi olur (sözde kaza)
Turkcell'in resmi web sitesinden yaptığı açıklamanın özetinde "Atatürk’ün liderliğini, dehasını ve kahramanlığını dünyaya tanıtmaktan çok, Atatürk’ün özel hayatına odaklanan bir film olduğunu görünce projede yer almayı tercih etmedik" deniyor. Turkcell açıklamasının tamamını okumak için buraya tıklayınız.
Beni tatmin etmedi, zira konu Atatürk ise gerisi teferruattır.
a) Konu Atatürk ise, en küçük ayrıntı bile önemlidir (gerisi teferruat değildir)
b) İdeoloji her cürümü haklı kılar. Bence ideoloji ile değil, sorgulama ile bakmalıyız.
Turkcell'in gerekçesi, "müminleri darıltmamak" ise, ANA KAVRAMLARDA kesinlikle haklısınız. Bunun bedelini ödemeliler. Ama kişiyi ayrıntılar (söylem, uslup, kavramlar, kelimeler, beğeniler, vb...) "adam" yapar - ya da yapmaz.
Atatürk'ün karaladığı satırları (üstündeki karalamaları silerek - yani değiştirerek) kullanan Can Dündar'ı görünce, söylediği diğer konularda da kuşkuya düştüğümü söylemeliyim. Ata hakkında yalan söyleyen (en azından gerçekleri bozan) Can Dündar'ın hangi konularda doğru söylediğini ölçen bir mekanizma var mı?
Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.