Neredeyse tüm mecraların kullanıldığı bir pazarlama iletişimi kampanyasının içine Web 2.0'ın yerleştirilmesinin başarılı örneklerinden birisini hatırladım şimdi:
Mutlaka hatırlayanlar olacaktır: Sony Ericsson K800i'nin geçen yıl İngiltere'de başlayıp sonra Avrupa'ya yayılan "Body in Motion"
outdoor uygulamasından bahsediyorum:
Londra'daki Victoria istasyonuna şöyle bir "
şip-şak foto kabini" yerleştirilmişti hani:


Kabinin önünde atraksiyonlu bir hareketle poz vererek çektirdiğiniz resimler, kabinin çevresindeki dokuz tane devasa ekranda anında yayımlanıyordu ve istasyondan geçen herkes sizi seyrediyordu.
Ve tabii ki resimler hem print-out olarak size veriliyor hem de anında internet'e yükleniyordu...
Basılı fotoğrafların üzerindeki sıra numarasını "member ID" olarak kullanıp siteye girenlerin e-mail adresleri bir veri tabanında biriktiriliyordu tabii ki... Ayrıca bu pozların içinden en ilginç olanı seçip "Best Pic" yarışmasına katılarak bir K800i kazanma şansını da deneyebiliyorsunuz vs...
Cross-media dedikleri şeyi "
hedef kitlenin markayla etkileşime girmesi" anlamında kullanmanın zirvesi bu olsa gerek... :)