Anasayfa

3760_7799.jpg Resimleri
 

Disaster Dioramas


Pin It
Gazetelerin verdigi karton maketleri kesip, bicip, yapistiran bir nesilden geldigim icin midir nedir, bu siteyi kesfetmek cok hosuma gitti. Spitefuls gecmiste yasanmis Titanic, Hindenburg gibi felaketlerin maketlerini yayinliyor.

Dioramalari basip maketleri olusturuyorsunuz ve ofisinizde veya evinizde bir felaket kosesi olusturabiliyorsunuz :)


Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


sadi (su geçirmez balık) tekin (08 Ekim, 2008 14:35 Çarşamba)
sonra onlar tozlanıyor, köşelerinden kıvrılıyor, yapıştırırken tam oturmayan kenarlar beyaz beyaz sırıtıyor falan..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Ekim, 2008 14:38 Çarşamba)
Milliyet'in verdiği dünya evlerini yapıp sonra da sokakta yakardık bir arkadaşımla. O da disaster diorama sayılır mı ki?


ARTanubis (08 Ekim, 2008 15:11 Çarşamba)
bence asıl disaster temizlikçi kadınların o maketlerin tozunu almaya çalışmalarıdır... nice camiler, kaleler gitti öyle:))

tiryaki (08 Ekim, 2008 15:23 Çarşamba)
 nefret ederim karton maketlerden. mükemmeliyetçi ruhumu çıldırtan gereksiz eşya. ford taunus vermiştiler bi kere, toplu iğneyi aks yapıyorduk. sonra o tekerler de "yaluk yuluk" duruyordu. kelimeyi de o zaman türetmiştim :)

sena (kudra) çınar (08 Ekim, 2008 15:37 Çarşamba)
böyle narin ve deforme olmaya müsait şeyleri sevmiyorum.  oturup zevkle yapıyorsunuz, özenle biyere yerleştiriyorsunuz ama en fazla 4 ay sonra durduğu yerde kendi kendine telef oluyo... eee? ne anladım ben bundan şimdi

Yalçın (settar) Pembecioğlu (08 Ekim, 2008 15:46 Çarşamba)
abartmayın canım, kağıttan kartondan bişiyi iki dakkada kesip yapıştırıp yapmanın da ayrı keyfi var. kimse bu eğlenceliklerin aynı zamanda evladiyelik olduğunu söylemiyor :)

Bakınız şunlar ne kadar eğlenceliydi:
Kağıttan kendi oyuncağını kendin yap

Alp (pimoka) Esin (08 Ekim, 2008 15:47 Çarşamba)
benim bu konuyla ilgili hiçbi hatıram yok zaten yapmadımda.

ama şimdi bende nefret ettim peh

şibumi (08 Ekim, 2008 15:57 Çarşamba)
bence pazar gunu evde bos bos otururken yapilip sonra gerekirse sokakta da yakilabilir 

mezzoalto (08 Ekim, 2008 23:45 Çarşamba)
amanın pimoka.. yoksa sen milliyetin karton yöre evleri döneminden geçmedin mi:) bir nesil o evler ve "yapılmışı var" teyzeli origami programıyla telef oldu yahu:) masaya uhu dökülür, tavşan makasla (:P çocuk makası) dogru düzgün kesilemeyen kenarla yapışmaz, annen uhu-kağıt pasafı ve yer işgali nedeniyle söylenir durur ama o geçmek bilmeyen atıl yaz günlerinde yapacak daha iyi bişi de yoktur -malum o zaman çok kanal yok-:) safranbolu evleri, bodrum evi, afrika bungalowu neler yapmıştık yahu:))))

ben en çok kağıt bebekleri severim.. annemin çocukluğundan kalma birkaç set vardı kutuda, yenilerle beraber herhalde 15-16 yaşıma kadar oynamışımdır onlarla, şimdi bulsam gene oynarım:) ama kağıttan felaket köşesi nedir yaa.. bir insan neden felaket köşesi ister evinde? elişinin sonuçta rahatlatıcı bişi olması gerekmez mi, batık titanik'i yapma ve ona bakma arzusu biraz patetik geldi bana(miocum müsadenle ödünç aldım:D)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Ekim, 2008 00:28 Perşembe)
tavsan makas!!! bu kadar katastrofik bir urun zor tasarlanir bir daha. ne sevimli, ne de islevsel...

bungalovun silindirik duvarini da bir anda gozumun onunde gordum mezzo, ne guzel tasvir etmissin :)

kagittann bebeklerin adi da sebnem'di. ayni mantikta su site de hosuna gidecek muhtemelen ;) unluleri giydir

mezzoalto (09 Ekim, 2008 00:44 Perşembe)
annemin "şebnem" olmayan bebekleri vardı:) hatta bi tane böyle bayağı kalın kartondan ve büyük bir kağıt bebek vardı, bi tane de kız çocuk-erkek çocuk ikilisi olarak vardı:) şebnemlerden orjinal geldiği için daha çok severdim.. üstelik kutuda annemin kendi çizdiği kağıt elbiseler de vardı.. nerede yahu o şimdi, bulsam keşke:)

ehi:) nostalci oldum aniden, zorla yatırılan öğle uykusu, anneannemin köfte-kızarmış patates (ama yuvarlak kesilmiş)-salçalı makarna-yoğurt menüsü, litrelik cam şişede, kapağını bıçakla açarken az telefat vermediğimiz kola  -veya kahverengi 250ml şişede şeftali suyu-, ve bunları içmek için kullandığımız hızlıca yumuşayan kağıt pipetler, güneşte kalmış plastik top kokusu, doğranıp ortada bırakılmış -ve hafiften kararmış- şeftali, bisiklet zili, akşamüstü yenen çikolata sosuna batırılmış dondurma, mebzul miktarda yara kabuğu, kum taneleriyle bezenmiş halılar gibi şeyler canlandı zihnimde o yazlar ve karton evlerle beraber:)

tavşan makasın misyonu çoktu aslında mesela çocuklar "makasla koşarken" (evet hakkaten koşuyorlar, biz de koşuyorduk herhalde, neden bilmiyorum) birbirlerini delmesinler, kağıt keserken parmaklarını kesmesinler istenirdi ama o kadar kötü plastikten yapılırdı ki mutlaka parmaklarımı vururdu, çok hızlıca da paslanırdı:)

bugün herşey bana yaşlandığımı hatırlatıyor diyerek nostalji serimi muazzez ersoy kadar sündürmeden bitiriyorum efendim:) yaşasın kağıt, yaşasın selüloz!

BigCell (09 Ekim, 2008 11:22 Perşembe)
3D modelleri kağıttan modellere çeviren "pepekura" diye bir program vardı vakti zamanında, yeniden bulsak da oynasak.

Bu arada bu işin gerçek manyakları da varmış.  Sloganları da :

"Paper beats Rock everytime"   :)

www.papermodelers.com

Ahanda bu da kağıttanmış :


mezzoalto (09 Ekim, 2008 11:51 Perşembe)
aman tanrım, muhteşem görünüyor!

Yalçın (settar) Pembecioğlu (09 Ekim, 2008 12:18 Perşembe)
mezzo metin fidan'la umut sarıkayayı harmanlayıp onları aşan bir geçmiş ayrıntısı güzellemesi olmuş üstteki yorumun. keyifle okudum, sağol :)

tiryaki (10 Ekim, 2008 00:01 Cuma)
fox un "bayan" ı bez bebek dizisini gördükçe, "bez bebek de ne ya?"  diyip dururdum. şimdi hatırladım ki, yine o dönem gazetelerin verdiği bez bebekler vardı. 88 filan heralde, böyle için pamuk doldurup arkasını önünü dikiyorduk. sonra onlar oyuncak olmuyordu malesef, biçki dikiş kursuna giden ablaya iğne yastığı(!) olmuştu. rıdvanlısı tanjulusunu yapmışlardı sonradan. hatta bi tanesi hâlen durmakta. bez bebek oymuş meğer.

Alp (pimoka) Esin (12 Ekim, 2008 18:39 Pazar)
Mezzocum yeri geldi madem açıklıyım, biraz geç bi cevap olcak ama ben bööle çocuksu tavşanlı şeylerle hiç oynamadım ilk nükleer santralimi yaptığımda 7 yaşındaydım. Ancak evi kirlettiğim için annem terlikle beni kovalamış ardında malzemelerime erişimimi yasaklamıştı, bunun üzerine intkam için imal ettiğim elli metre mesefeye nokta atış yapabilen arbeletimide bakkal ali abii durumu fark edip kırınca dünyanın ve evrenin hakimi olmak yolundaki projelerimi bir süre ertelemek zorunda kaldım neyse işte benimkisi üzücü bir çocukluktu.




Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.