Anasayfa

3684_7662.jpg Resimleri
 

NY Musluk Suyu


Pin It

New York’un musluk suyu o kadar temiz ki Tap’d NY isimli bir su markasi ortaya cikarmislar.  Yani bildiginiz musluk suyunu siselere doldurup satiyorlar.

Aslinda buradaki konsept durust olmalari.  Bircok firma, sularinin dogal oldugunu, ambalajlarinda Fiji’den Fransa’dan getirtdiklerini soyler ama isin gerceginde bu firmalarin cogu bildigimiz musluk sularini aritip temizledikten sonra satisa sunar.

Sonucta New York dunyanin en temiz musluk suyuna sahip. Tap’d NY en azindan durustce “Biz musluk suyuyuz” diyor!

*Tap Water, musluk suyu demek.








Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


ARTanubis (15 Eylül, 2008 09:05 Pazartesi)
"no glaciers were harmed..." cok hos olmus:)

Melih Cılga (15 Eylül, 2008 09:13 Pazartesi)
Tesadüf eseri ben de bugünkü FT'de musluk suyu hakkında bir haber gördüm.

Sadece Amerika değil Avrupa'da da mevcut ekonomik durgunluk yüzünden gelirleri azalan insanlar, pet şişeyle su satın almaktan vazgeçmeye başlamışlar. Gayet sakin gidip musluktan bedava su içiyorlarmış.
Ayrıca pet şişelerin çevreyi kirletmesi meselesi de, bu yeni trendin nedenlerinden birisiymiş...

Amerika'daki pet şişe su pazarının büyüme oranlarındaki yavaşlama, her şeyi özetliyor: 2006'da %21, 2007'de %11, bu yıl ise sadece %1.

xguest (15 Eylül, 2008 09:16 Pazartesi)

tiryaki (15 Eylül, 2008 11:06 Pazartesi)
 melih gökçek bunu duymasın :)
xguest, dün gördüm ben de o haberi; dedim barajların sonu geldi ne olucak gayet normaldir...

big mac (15 Eylül, 2008 11:06 Pazartesi)
 bende tesaduf edesi dunbu urunu gordum nette tabi iyide byparlakcim bu suyu neden aliyo insanlar pet sise icinmi????

tiryaki (15 Eylül, 2008 11:53 Pazartesi)
bizim newyork un suyu dağlardan geliyor, böyle buz gibi, berrak, temiz, yumuşak... dolayısıyle insanlar musluklarından doldurdukları suyu kullanıyorlar. manifestosu bildirisi var websitesinde oradan alıntı...

turkhaber (15 Eylül, 2008 22:47 Pazartesi)
nasil dünyanin en temiz suyu? kim ölcmüs bunu? Amerika hayranligini birakin, bugün Lehman Brothers olayi ile bir yerlerindeki semsiyenin nasil acilmaya basladigini gördük!

cemgul (15 Eylül, 2008 22:58 Pazartesi)
süper bir şişe, içmesem de alırım bu suyu. Demek ki neymiş? Packaging'in önemiymiş.

eferdk (15 Eylül, 2008 23:00 Pazartesi)
Serum gibi duruyor, çok medikal geldi bana.

cemgul (15 Eylül, 2008 23:07 Pazartesi)
su gibi dursa daha mı iyi? zaten 100 çeşit birbirine benzer, ayırıcı özellik taşımayan su şişesi var ortamda.

sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Eylül, 2008 23:12 Pazartesi)
izmirin suyunun arsenikli olduğunu kim ölçüp söylediyse muhtemelen aynı sistemi kullanmışlardır. ayrıca lehman olayıyla bu su arasında bi bağlantı kuramadım.

bu suyun ambalajı da PET  ayrıca. 

Melih Cılga (15 Eylül, 2008 23:29 Pazartesi)
Amerika'da musluktan akan su, gerçekten de dünyadaki en temiz içme sularından birisi, bu konuda hiçbir kuşkuya yer yok... Fakat buna rağmen, şişelenmiş su pazarının da kolay kolay vazgeçilmez bir ihtiyaca cevap verdiğini düşünüyorum:

İhtiyaç duyduğun her anda ya da aklına her estiğinde, hemen su içebilme rahatlığı...

Özellikle sürekli hareket halinde yaşayan birisiysen, suyunu yanında taşımak, sağda solda musluk aramaktan daha pratik bir şey tabii ki...

Tahmin ediyorum ki, yakında Türkiye'deki şişelenmiş su markaları da, rakiplerinin karşısında fark yaratabilmek için, reklamlarında "Doğanın içinden, dağlardan, yeşilliklerden getirdik vs." hikayelerini tekrarlamaktan vazgeçecekler birgün, ve bu "anında su içebilme rahatlığı" meselesini vurgulamaya başlayacaklar...

sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Eylül, 2008 23:39 Pazartesi)
bunun için tabi öncelikle musluklarımzdan içilebilir su akmalı ki suyun sağlıklı, içilebilir oluşunun ötesine geçilip taşınabilirliğiyle pazarlama yapılabilsin.

Melih Cılga (15 Eylül, 2008 23:54 Pazartesi)
Tam olarak öyle değil sgb; çünkü mesela Danone'nin Hayat'ı ya da Coca-Cola'nın Damla'sı, pazarlama stratejilerini planlarken, öncelikle belediyelerimizin su tesisatını ve su kalitesini komple modernleştirmesini beklemek zorunda değil... :)

Şu anda bütün büyük su markaları, "ortalama tüketicinin ortalama algı seviyesi"ne oynuyorlar:
Biz tüketiciler, "şişelenmiş su" deyince mutlaka dağlardaki doğal kaynaklardan vs. bahsedilmesi beklentimizi / koşullanmamızı, taa Pınar Şaşal'ın doğduğu günlerden beri bir türlü aşamadığımız için, markalar da başka bir hikaye anlatmaya çekiniyorlar...

GillSans (16 Eylül, 2008 00:01 Salı)
Buzulları eritmiyoruz ama boş yere plastik israfi yapiyoruz diyorlar bi nevi...
Çevreci tasarimlar moda olalı eşekler çoğaldı mı ne..?

Tasarımı iyiymiş, ona lafım yok bak.

byparlak (16 Eylül, 2008 05:31 Salı)
turkhaber, korkma Lehman Brothers olayi yakinda Turkiye'yide etkileyecek ozaman semsiyenin acilip acilmadigini kendin tecrube edebileceksin.

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Eylül, 2008 06:00 Salı)
ben de diyorum ki, bu beklentinin aşılamamasının sebebi sağlıklı su ihtiyacı değil mi? bir başka yolla güvenilir içme suyu temin etme imkanı olmayan birine sen al bak bu suyu yanında taşıyabiliyorsun ne süper diye pazarlayabilir misin? o şaşal zamanından gelen beklenti ve koşullanmalar hala geçerliyse ve yıkılamıyorsa bunun bi sebebi var, yanılıyor muyum?

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Eylül, 2008 06:02 Salı)
ayrıca üzerinde herhangi bir desen olmamasından dolayı öyle tahmin ediyorum ki şişenin tutma basıncına dayanması için güncel örneklerden daha kalın yapılmış olması lazım bu da demektir ki daha fazla plastik kullanılmış.. tahminen..

Melih Cılga (16 Eylül, 2008 09:22 Salı)
Kabul ediyorum tabii ki, henüz tüketicilerin çoğunluğu sağlıklı ve lezzetli su içme derdindeyken, sanki bu iki koşul tamamen sağlanmış gibi varsayıp da, sadece "suyunu yanında taşımak rahatlığı"ndan bahsetmek, çok az kişiye çekici gelecektir; olsa olsa A+ segmentine seslenecek pahalı bir su markası anlatabilir bu hikayeyi herhalde...

Türkiye'deki şişelenmiş su pazarında tüketimin yüzde 80'i, 19 lt damacanalardan, geri kalan yüzde 20'si de "elde taşınabilir" boyuttaki pet şişelerden oluşuyor. Demek ki henüz tüketiciler olarak, ev ve ofislerdeki musluk suyuna hem sağlık hem de lezzet anlamında alternatif arama aşamasındayız; elde taşınabilir su ihtiyacı, henüz gündemimizde öncelikli bir konu değil...

Markası ne olursa olsun şişelenmiş bir suyun "sağlıklı" olduğu konusunda hepimizde ortak bir algı ve güven oluşmuş durumda, ama marka tercihleri konusunda asıl ciddi farklılaşma, "lezzet" konusunda yaşanıyor galiba.

Mesela Coca-Cola'nın "filtrelenmiş ve işlenmiş yeraltı suyu"nu Turkuaz markasıyla satmayı deneyip düşkırıklığına uğrayınca, mecburen gidip bir "doğal su kaynağı" kiraladığını ve Damla markasını piyasaya çıkarttığını hepimiz biliyoruz...
Nestle de mesela önce Pure Life markasıyla Türkiye pazarına girdikten sonra, gidip Erikli'yi satın aldı; yani şu anda iki farklı lezzet sunan "doğal kaynak suyu" markası var ellerinde...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Eylül, 2008 09:36 Salı)
Biz damacana suyumuzu PH değerine göre seçtik. Yüksek PH = daha saf su, vücudun daha güzel işlediği su, gibi bir bilgi okumuştuk. Saka Su'nun PH'ı çok yüksek, tadı nefis. Erikli gibi yaygın kullanılmadığı için de sipariş edince 15 dakikada geliyor. Erikli siparişlerini alırken 2-3 saat içinde gelir diyordu bayi.

rakunzell rakkadar (16 Eylül, 2008 09:51 Salı)
saka su bim in bildiğim kadarıyla...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Eylül, 2008 09:57 Salı)
Sabancı'nın.

rakunzell rakkadar (16 Eylül, 2008 10:12 Salı)
gıdasa bim e satıldığınsa saka da satıldı sanmışım o zaman..


sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Eylül, 2008 11:09 Salı)
almayna yenilince biz de yenilmiş sayıldık..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Eylül, 2008 11:43 Salı)
Haklısın Rak, GıdaSa satılmış. O zaman Saka da satıldı demektir.

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Eylül, 2008 11:49 Salı)
settar yanılınca biz de yanılmış sayıldık..

ARTanubis (16 Eylül, 2008 13:34 Salı)
SGB tutmayla ilgili soru işaretlerime tasarım açısından yorum getirdin kutlamak istiyorum...

elde taşınan suların varolma amaclari "anında su içebilme rahatlığı" değil mi zaten ben mi yanlış algılıyorum (su içen ve hayatında elde taşınan bir su almış bir insan değilim bu arada..) .. zaten default sunulmuş olduğunu düşündüğüm bir hizmetin ek bir fayda olarak pazarlanması ilginç geldi bana...


sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Eylül, 2008 14:31 Salı)
ama pazarlama öyle bişi değil midir zaten art :) ahaha nasıl da ahkam kesiyorum allah beni taş yapacak valla.. taşınabilir su, içilebilir su, kokusuz su, renksiz su.. pazarlamanın büyüsü işte ehehe..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Eylül, 2008 15:01 Salı)
tiryaki (18 Eylül, 2008 05:42 Perşembe)
 korusu tavsiye ederim. erikli nin nestle waters a satılmasından sonra; erikli nin bir dönem kullandığı "türkiye nin en yumuşak suyu" cümleciğini kullanmaya başladı. ayrıca fiyatı da "lüks" erikli yanında %25 daha ucuz. öte taraftan sakarya bölgesine ait suların kalite iddiası hiç bir zaman tatmin edici olmamıştır. türkiye de su bursa dan içilir. bursa suyu kalitelidir çünkü. öte taraftan türk kızılay ı doğal kaynak suları; da şile den çıkmakta. şile ve su tahminimce istanbullular için eşleşmemekte. ama kızılayımız, şadırvan doğal kaynak suları a.ş nin çoğunluk hissesini alarak şile suyunu satmaya çalışmakta. bana bir kurtarma operasyonuymuş gibi geldi. gıda sa ya gelirsek; hayat holding ile ülker in çeşitli hısım akrabalık ilişkileri mevcut. piyasada birbirlerini doğrudan destekleyemeseler de el altında spk dan gizli bir takım şeyler döndüğünden şüphe ediyorum. ayrıca bim dediğimiz zaman tam olarak bir grubu değil; bir grubun iştiraki olan halka açık şirketi kastetmiş oluyoruz. bu yanlış. hayat holding demek daha doğru... hem nestle waters ın erikli yi almasından daha üzücü değil :( hasılı kelam, korusu diyorum ph ı da yüksek ayrıca.

MioCaro (10 Ekim, 2008 14:18 Cuma)


bunları görünce bu haber geldi aklıma. iyi ambalaj sattırır :)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Ekim, 2008 14:20 Cuma)
Şarap! Muhteşem!

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.