Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Mayıs, 2007 08:26 Çarşamba)Benim gibi kolayca anlayamayan olursa diye su piktogrami da gosterelim tam olsun:

maral meral (30 Mayıs, 2007 09:26 Çarşamba)ne gereksiz hiç beğenmedim.
Fantasticc (30 Mayıs, 2007 09:30 Çarşamba)Hem görünüşü hoş değil, hemde kullanımı zor. birincisi türklerin "ince bel" denen bir zevki var, hani böyle bir tercih olmasa bile tabanı bu kadar şişkin ve bombeli bir bardakta hiç bişey içmek istemem ben =P
ikinci zoruluk ise bardağı çevirmek... kaşığı çevirmek mi kolay, bardağı çevirmek mi yahu :P üstelik bardağın içi doluyken =P
Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Mayıs, 2007 09:38 Çarşamba)Streetstepper haberinde de böyle muhafazakar tutumlarla karşılaşmıştık.
Kaşık kullanmanın zorlukları: bardağın içinden çıkartmazsanız içerken rahatsız eder. çıkartırsanız koyacak yer bulamazsınız. şekerli, yapış yapış bir şeyi sehpada masada öyle anlamsızca bırakırsınız vb.
Elbette çay kaşığı olmadan tadına varılmayacak içecekler de olabilir ama bu seramik toplu bardağın da kullanım açısından kolaylıkları olduğunu göz ardı etmeyelim ;)
ARTanubis (30 Mayıs, 2007 10:01 Çarşamba)kullanmadan yerden yere vurmayalım yazıktır (hoş sıcak çayla dolu bardak çok çevirmeye gelmez, o konuda soru işaretlerim yok değil...)
settar piktogram için cok sagol web sitesinden alıp habere koyamamıştım ben...imageshack filan olayına da üşenmiştim ne yalan söyliim...
bolar zortar (30 Mayıs, 2007 10:16 Çarşamba)oooo, kezzap at daha iyi karsindakine.
nerde salliosun ici kaynar cayla dolu bardagi oyle?
olmaz.
tam yedi tane z (30 Mayıs, 2007 10:16 Çarşamba)amaaaan bu yeni bir şey değil ki, bayan arkadaşlar bilir aynı sistem ojede de vardır, içinde ki demir bilyeyle ojeyi karıştırlar, sprey boyada aynı şekilde
fair (30 Mayıs, 2007 10:17 Çarşamba)şeker gerek çayın gerekse kahvenin tadını bozar arkadaşlar diyip durumu başka bir yere çekmek istiyorum

nasılsa şeker kullanmayanlar için bile güzel bişi olmuş.. tebrik ediyoruz fm.
Aygül Pembecioğlu (30 Mayıs, 2007 10:21 Çarşamba)sevmedimmmm, ne bu yahu. gerci benim gibi tembeller ve kasik unutanlar icin uretilmis (kasik unuttuysam catal,bıcak ne varsa onu kullanıyorum da) yok yok ben kaşık şıkırtısını böyle kaşık ile oynamayı seviyorum.
asli (30 Mayıs, 2007 10:24 Çarşamba)çay kaşığı tıngırtısına çözüm getiren bir bardak tasarımı olabilir bu

(beni çok sinir eder de o ses)
tam yedi tane z (30 Mayıs, 2007 10:31 Çarşamba)iyi de o zaten icat edildi! Kulak tıpaları var, ohooo hoo
sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Mayıs, 2007 10:42 Çarşamba)sıvının içindeki kürenin hareket kabiliyetinden endişeliyim ama bunu halletmiş olmalı.
tabi bu bardak, sıvıyı imanına kadar doldurup dudak payı bırakmayı ayıp adleden bir ecdadın torunlarına elbete ki anlamsız gelecekti. lakin bizim gibi yaşamayan uluslar da var arkadaşlar

hopçikitangasamuray (30 Mayıs, 2007 11:49 Çarşamba)Sonuç itibariyle gene bir Manuel KARIŞTIRMA işlemi var.
O zaman bence gereksiz bir şey olmuş.
Normelde kaşığın bana orda bir zararı veya sağladığı bir yorgunluk, üşengeçlik hissiyatı yok.
Ha tasarım olarak değişikliği sevenler için "güle,güle kullansınlar "denir
nick (30 Mayıs, 2007 13:15 Çarşamba)erimez o seker.
bella donna (30 Mayıs, 2007 13:27 Çarşamba)bizim çay kültürümüzü yansıtmasını bırakın, hele hele tiryakilere göre kesinlikle değil. çay sevmem, içmem ama içtim mi de keyfinde olsun isterim. beğenemedim.
naiad1786 (30 Mayıs, 2007 14:05 Çarşamba)ben zaten herşeyi şekersiz içiyorum kaşığa ihtiyacım olmuyoki

phoenixia (30 Mayıs, 2007 14:07 Çarşamba)bardağın kenarı ince.. hmm güzel.. çaya müsait..
çayı şekersiz içiyorum zati,şekere de gerek yok ki..
ama tıngır tıngır diye bardağın içinde hareket eden bilye ne hoş,can sıkıntısını alır falan...(dimi..evet evet öyledir..)
Imagination (30 Mayıs, 2007 14:25 Çarşamba)düşünce hoşuma gitti aslında ama uygulamada bazı zorluklar ortaya çıkabilir sanki. mesela son yudumunuzu içerken o bilyanın gelip de ağzınıza dayanmasını kim engelliyo? yani tamam bardağın dibindeki bombe o topu bi noktaya kadar bardağın dibinde tutar ama içecek miktarı azalıp da bardağı daha bi kafaya diktiğimiz durumlar için çok da güven vermedi bana...
son olarak şunu da eklemek isterim ki, çayın içine bandırılan pötibör bisküvi kırılıp da bardağın içine düşerse o kaşığın pratikliğini çok ararız gibime geliyo

braq (30 Mayıs, 2007 14:37 Çarşamba)ayran güzel olur bunda

ARTanubis (30 Mayıs, 2007 15:11 Çarşamba)sen de pötibör bandırma... hey yarabbim:) size tasarım yapanda suç:)
Imagination (30 Mayıs, 2007 15:24 Çarşamba)walla Art'cım, biliyosun ben çay içmiyorum (istisnalar hariç)... halkımın hislerine tercuman olmak için yazdım bütün bunları

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Mayıs, 2007 15:57 Çarşamba)nick, şekeri eriten çayın ısısı mı çay kaşığı mı?
imagination, son damla için bardağı ne kadar eğiyorsun? yakınlarda bi bardak varsa bi dene istersen. sıvı bu, bardağı ters çevirmesen de hafif bi eğimle akıp gidiyor. let it flow.. uuu..
phoenixia (30 Mayıs, 2007 16:03 Çarşamba)ne kadar eğersen eğ,bilyenin düşmesi beceri işi...:) ters çevirsen bile düşmez...
mezzoalto (30 Mayıs, 2007 17:22 Çarşamba)birincisi şeker elbette erir ama nick'in söylemek istediği sanırım homojen bir biçimde çaya dağılmayacağı.. kaşığın varlık sebebi bu zaten, yoksa bi şekilde küp veya toz sıcakta zaten eriyor.. ama böyle çalkalayarak yeterince dağılacağını sanmıyorum..
ikincisi bu topu özel bardağı ile kullanırsan ancak anlamı var.. barda o topu düşürmeyecek şekilde tasarlanmış çünkü.. yani herhangi bir bardakta topu düşürme, ağzımıza kaçırma riski var.. bu da tasarımcının sözünü ettiği hijyen önermesini yerle bir etmekle kalmayıp olayı tehlikeli hale getiriyor.. "yutulamayacak kadar büyük" demişler top için ama erik büyüklüğünde birşey bile yutulabilir ve nefes borusunu tıkayabilir, bu ise ondan da küçük.. zaten büyükse, oldu olacak golf topu pinpon topu koysunlar bari..
üçüncüsü kaşık koymayı unutan adam topu koymayı unutmayacak mı yani?
son olarak çay gibi şeffaf içeceklerde "ahan da bak ne tasarım bişi" duygusu uyandırabilir ama mesela kahvede o top zaten görünmeyecek..
sadece settar'ın vurguladığı "bardak çıkan kaşık ne yapılacak" sorunsalında, ofiste zaten plastik karıştırıcı kullanıyor, ve işi bitince atıyoruz.. yok evde veya ofiste mutlaka çay kaşığı kullananlardansanız da, ince bellide çay tabağına, kupada, altlığın kenarına koymak mümkün..
ben ne tasarımsal ne de işlevsel anlamda hiç bişi bulamadım bu üründe.. beğenmeyenler arasına beni de yazın, tamamen lüzumsuz..
tam yedi tane z (30 Mayıs, 2007 17:26 Çarşamba)seni kandırmışlar, hurafe bunlar

rakunzell rakkadar (30 Mayıs, 2007 17:29 Çarşamba)bir arkadaşın ablası çay içerken kaşığı yutmuş ve boğazına takılmıştı bi zaman.. bu bilyaların takılma şansı da yok sanırım.. hihii..
neyse, bardak tasarımı ve dibindeki ibibik güzel; bardak altlığı harika! cam çok ince olduğu için zaten ağzına kadar doldurmuyoruz ki tutacak yer kalsın (bkz. piktogram -abi işi biliyo-). şeker karıştırma işi için fazla kasmışlar.
art, elnize sağlık..
Imagination (30 Mayıs, 2007 19:02 Çarşamba)130-140 derece diyelim, bi nevi çay "fondip"i

tencere (31 Mayıs, 2007 13:59 Perşembe)olur mu ole sey. alcaksin ince belli bardagini icine 2 kup seker baslicaksin singir singir karistirmaya.. cay ictigin belli olcak sora cikarsin kasigi burnunun ustune yapistircaksinn..:P ne gerek var toplara neyin bekin daha guzeli var .
kargi (31 Mayıs, 2007 16:53 Perşembe)Bardağı sallamak yerine içindeki kürede dönebilir.
Kimya laboratuarlarında kullanılan manyetik karıştırıcı diye bir makina var. Karıştıracagınız kaba bir mıknatıs atıyorsunuz ve sonra makinanın tablasına koyuyorsunuz (tablanın altında da bir elektromıknatıs var). Mıknatıs surekli dönüyor. Ayrıca bunlar genellikle ısıtıcılı oluyorlar.

Yani bardagın tabağı pilli bir mıknatıs (zaten baya buyukmus), bardagın içindeki parcada mıknatıs olabilir (küre olmaz cunku kendi eksini etrafında dönen küre birşey karıştıramaz).
Böyle daha da zahmetli ve karmasık oldu. Üç beş kere katlanılır ancak.En güzeli kaşık yine...
abdulaziz şahin (31 Mayıs, 2007 17:38 Perşembe)kargi sen türk mucit yarışması için bunu sunabilirsin.
nephilim (31 Mayıs, 2007 18:04 Perşembe)hadi kahve uçü bir aradalar, az şkerli türk kahvasi falan zaman zaman neyse de çay zaten şekersiz içilir diyenlerdenim.
ama tasarım super

orda burda denk gelirse de alır evime koyarım hatta sekerli cay içen misafir gelinsin de kullansın diye yol gozlerim ya da gozlemem nesquik falan içerim bununla oooh

nephilim (31 Mayıs, 2007 18:08 Perşembe)tabağa sabitleyen bombeye de bayıldım ama biraz tedirgin edici... denk getiricem diye gerilebilir insan... denk gelmezse bi kararsızlık bir oynaklık olur aman kesin denk getirmem lazim direk yerlessin falan diye dusunceler dolusabilir zihnime kullanırken

nick (31 Mayıs, 2007 23:11 Perşembe)sgb cigim, sker sadece cayin isisi yada kasikla erimez. 2 side lazm.
Ayrica o top ya da bilya sivi icinde o kadar etkili olarak donmez. Bi tane lise fizik kitabi alip bakin, annattirmayin bana.
guzel dusunmus eleman farkli bir yaklasim, ama konsepten ote bir is degil bu.
kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (31 Mayıs, 2007 23:28 Perşembe)durun ben dr.um der gibi oldum ka
zanın akabinde koşaraktan gelen ama ; eriiir ..

karıştırma tek başına etkili olmayabilir sıcaklık faktörü buna imkan sağlamadığında ama sadece ısıyla eritmek mümkün şeker için belirli miktarı aşmadıkça . karıştırma hı
zlandırıcı bir faktör çünkü çö
zünme söz konusu olunca ve tek başına ba
zen bir hiç bile diyebilir
z de ama sıcaklık faktörü ona ihtiyaç duyma
z her
zaman, işini kendi de görebilir ..
ama şimdi ne gereği var kaşık dururken - hatta çayı şekersiz içmek varken-

tospik (01 Haziran, 2007 03:53 Cuma)elin yanar.
sadi (su geçirmez balık) tekin (01 Haziran, 2007 09:46 Cuma)nickcim, ben yaşlılıktan unutmuş olabilirim ama allahtan aramızda taze beyinler var da; senin de lise fizik kitabı bilgilerini tazeledi bu vesileynen

ARTanubis (01 Haziran, 2007 09:54 Cuma)nephilim süper bir konuya değindi... "tabağa denk getirme" konspeti beni çok rahatsız etti.. türk kahvesi içerken de tam orta yuvarlağa denk getirmezsen sakat duran fincanlar deli eder adamı..
şekersiz içelim, kıpraşımlı bardak kullanmayalım !!!
sadi (su geçirmez balık) tekin (01 Haziran, 2007 10:21 Cuma)tereyağından kıl çeker gibi oturur o bardak o tabağa.. iç bükey yönlendirme var..
(bu arada terayağından kıl çekmek ne yav.. ne iğrenç deyimlerimiz var, kim buluyor bunları, sabah sabah midem kalktı.)
ARTanubis (01 Haziran, 2007 10:59 Cuma)"yaw düştü yaw, döküldü peeehh kaydı tabağa koyarken içbükey yönlendiremedim iyi mi..."
ben türküm de...
Fantasticc (01 Haziran, 2007 11:43 Cuma)bu arada o bardağın yıkaması da zor olur =P
Imagination (01 Haziran, 2007 13:32 Cuma)yıkama zorluğuna ilaveten o top kesin ya kaybolur, ya bulaşık makinasının biyerlerine kaçar, ya kırılır filan... illa ya başına bişey gelir ya da birinin başına bi iş açar... o potansiyeli görüyorum ben kendisinde

Imagination (01 Haziran, 2007 13:34 Cuma)bi de tencere'nin önerdiği tasarımı çok beğendim... belki bu bardağa oranla daha az estetik ama daha kullanışlı görünüyo...
tospik (01 Haziran, 2007 14:01 Cuma) ARTanubis (01 Haziran, 2007 15:35 Cuma)hangi çay kaşıklarını ??!!?
ARTanubis (01 Haziran, 2007 15:44 Cuma)hangi klişe?

metinalper (03 Haziran, 2007 04:34 Pazar)abı sallıycan kaşıgı ole arada bı carpacak ınce bellıye tın tın ses gelecek buhardan parmagın yancak hayat bu be sokmayız evımıze bu bardagı.. dusunsene kahveye gıttın kazım abı ıkı cay cek dedın bı gelıyo oda ne uzay mekıgı gıbı enterasan bı alet yok abı yok olamz bıze ters sekerı o kasıkla bardak arasına sıkıstırcan ezee eze erıtcen sekerı((:
Erman Sinan (04 Haziran, 2007 08:26 Pazartesi)Dunkin Donuts a gidiyorsun
"bir cay, sekerler eritilsin" diyorsun...
Hop erimis halde veriyorlar...
Ne kasigi, ne seramik topu?
tospik (04 Haziran, 2007 15:34 Pazartesi)ermancım - diyorum bak alınma ha - çok haklı yahu. kaşığa, topa neyin ne gerek var; her bardağın yanına bir de çinli verelim, soksun parmağını karıştırsın. zaten işsizlik almış başını gitmiş, yeni iş olanakları yaratmalıyız! ha çinli alacak paranız yoksa dankindonatsın yanına taşınırsınız, orada bol bol çinli varmış sanırım.
Erman Sinan (04 Haziran, 2007 18:52 Pazartesi)Yahu kasik, bilye yok dediysek adam elinle karistirsin demedik. Valla elinle karistirirsa - sen de alinma ama - essek sudan gelinceye kadar doverim heralde!
Buralarda dunkin icin Brezilyalilar hakim!
compreenda?
tospik (04 Haziran, 2007 20:03 Pazartesi)brezilya'da da yerli yokluğu var zaten, her yer portekizli dolu...gerçi yerlilerin alayını tüfekten geçirdiler ama. onlar kalsın ülkelerinde, çinli getirtelim, kadim düşmanlarımızla dost olalım. parmağıyla değilse de tükenmez kalemle, olmadı mikserle karıştırırlar.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.