Bence ne aradığınla ilgili bir durum, Wall-e gayet duygu yüklü bir animasyondu, o hissi çok iyi veriyor izleyene, Up'ta oldukça eğlenceli görünüyor, sabırsızlıkla bekliyoruz.)
Hahah filmin konusu belli aslında. kendimce sinopsis yazdım buna benzer birşey olacaktır.
Şehir gürültü ve karmaşasından sıkılan yaşlı bir adam çocukluk hayali olan balonlarla uçmayı kafasına koyar ancak son günlerini yalnız geçirmek isteyen huysuz ihtiyar bu macerada tek başına değildir. Küçük bir çocuk uçma anında evin verandasında kalır. Gençle zor bir başlangıç yapan adam zamanla sevecek ve onu tekrar karaya bırakmak için çalışacaktır. ve tabiki her pixar filminde olduğu gibi yine sevgi kazanacaktır. :p
Filmin başındaki kısa filmi izlemek için can çekişiyorum : ))
wall-e'de hikaye yazık ki sonlara doğru ziplenmiş bir şekilde karşımıza çıktı bence. filmin son çeyreğine kadar pixar'ın bu işteki yeterliğine şahit olduk, resmen gösterişti olan biten. zaman kaybıydı. wall-e ordan oraya koşturdu durdu... halbuki filmin son bölümleri tamamıyle felsefik ve üstüne sos gibi bir görsel şölen niteliğindeydi.
konusuyla bomba etkisi yaratabilecek bir filmi 'yediklerini' düşündüm ben pixar abilerin. filmde tüketime, yönetime, yapaylığa ve sonunda geleceğe meydan okuyan karelerin 'hikayeyi bağlayalım da bitirelim artık' tadında bırakılması saçmalıktı. wall-e de, aşkı da beni yazık ki çarpamadı. içinde yer aldıkları ilk sahneler de aklımda sadece kaliteli renderlar olarak kalakaldı.
bence wall-e nin ilk sahneleri çok daha eğlenceliydi,uzayda geçen kısımlarda ilk bölümdeki sıcaklık ve duygusallık yoktu. zira uzayda geçen kısım ayrı bi filme konu olabilcek yoğunlukta konu olarak, gerçektende ordaki tombalak insanlara benzemeye başladık zaten :)
hahaaha teşekkür ederim. gökdelen dikecekleri kulubesine Türk bayrağı asarsa da tam olur. "Yıkım ekiplerine karşı gelen ihtiyar köylü zor anlar yaşattı" diye : ))
"Yaşlı adamların binayla birlikte havalanıp uçması" konusunda, Monthy Python'ın 1983 tarihli "The Meaning of Life"ının açılışındaki skeç de müthiştir:
Bir sigorta şirketinde kötü koşullarda çalışan yaşlı adamlar, genç yöneticilere isyan edip binayı bir korsan gemisine dönüştürerek Londra finans dünyasına savaş açarlar... :)
UP, 62. Cannes Film Festivali’nin 13 Mayıs 2009'daki açılış töreninde gösterilecekmiş!
UP'ın ABD’de 29 Mayıs, Türkiye Sinemaları’nda ise 16 Ekim'de gösterilecekmiş. İnternetten download edip izlemeyin sakın!
Bir sürprizimiz olacak umarız ki Ekim'e yakın :)))
Bu arada Türkçe dublaj trailer elimize geçti. Akşam upload edip buraya ekleyeceğim. Dublajlı hali şükür kötü olmamış. Rahat rahat filmi türkçe izleyip Pixar'ın dünyasında kaybolabileceğiz. Yukarı Bak (UP)'ın konusunu bilmeyenler için yineleyelim: Carl Fredricksen, 78 yaşında bir baloncu. Hayatı boyunca yaşamak istediği maceraya sonunda evine bir sürü balon bağlayarak başlamaya karar veriyor. Rota Günay Afrika! Yanlız Carl bu macerada yanlız değil. 8 yalındaki Russel'da ona farketmeden eşlik ediyor.
bu arada "up" ile "renault megane" ın ortak reklamlarının mantığı nedir ? reklamın içeriğinde up a gidene araba kazanma şansı veya megane alana salon kapatma şansı diyorda ben mi kaçırdım ?
Pazar günü cinebonus Meydan'da malesef ki 2D olarak izledik.
Ulan bu kadar acıklı bu kadar hüzünlü pixar animasyonu mu olur.
Küçük çocukların salonda bağıra çağıra nasıl ağladığını görmeliydiniz.
Filmden dilimize dolanan tek replik :
"Şimdi ben seni seviyorum ya......"
Bu arada her Pixar filminde alıştığımız gibi ve Dozdenoir'in de yukarıda belirttiği gibi bu filmden önce bir Pixar kısa metrajlı filmi yayınlanmadı, ya da cinebonus mu kekledi bizi ?
Disney Up!'ı 1960'larda yapsaydı... konulu muhteşem bir çalışma.
Bilgi Editor's Note: I have always enjoyed old Disney movies from the 60s and 70s. They managed to tap into such an imaginatively odd combination of situations and characters (like dinosaur bones and Chinese spies in "One of Our Dinosaurs is Missing", or flying cars and basketball players in The Absent-Minded Professor"). In many ways, Pixar's "Up" continues this charming tradition with its flying houses, talking dogs and gigantic flightless birds. It's a brilliantly written and beautifully imagined film. Oh, and stay tuned for the frame-by-frame breakdown and cheat sheet... there are a couple of Easter eggs hidden in this one.
Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.