Anasayfa

3562_7352.jpg Resimleri
 

Fazla kiloları sağlıklı verin!


Pin It
Ben bilemedim, siz ne dersiniz?
Del Mar medical spa, expert weight loss programs.
Advertising Agency: Propaganda, Bucharest, Romania

Creative Director: Andrei Tripsa

Art Director: Bogdan Moraru

Copywriters: Tudor Pascanu, Vlad Tomei

Illustrator: Tiberiu Bleoanca

Published: October 2008




Cnk
07 Ağustos, 2008 16:00 Perşembe

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


BigCell (07 Ağustos, 2008 14:04 Perşembe)

kötü.

Cnk (07 Ağustos, 2008 14:17 Perşembe)
insanı irite ediyor değil mi?

bella donna (07 Ağustos, 2008 14:18 Perşembe)
Günümüzde insanları şekillerin dışına taşıyıp öz ile benimseme çabası yeniden peyda olmuşken bu derece tiksindirici bir çalışmanın nasıl uygulandığını çok merak ediyorum. Şayet böyle bir reklam uygulamasına girişmiş bir programla kilo vermeye karar veren varsa kendisine zerre kadar saygısının olmadığına inanıyorum.

gullusum (07 Ağustos, 2008 14:27 Perşembe)
ben cussss demek istiyorum. ayip bu ne? 

Yalçın (settar) Pembecioğlu (07 Ağustos, 2008 14:28 Perşembe)
hedef kitle falan gözetilmeden kreatif fikre aşık olunarak ajans ve markanın promosyonu için yapılmış bir iş herhalde.

mezzoalto (07 Ağustos, 2008 15:12 Perşembe)
"ayıp denen bişi var" dedim ilk olarak.. yuh, pes ve afedersiniz çüüüş diyorum.. balık etli kadının sinemada herkesi 1rahatsız" ederek yerine oturduğu iğrenç etiform reklamından sonra gördüğüm en iğrenç zayıflama ürünü reklamı.. sadece zaten zayıf olan ama kafayı kilosuyla bozduğundan kendisini sürekli şişman, şişmanlığı da korkunç birşeymiş gibi algılayıp 2 kilo alsa kendini kepeğe life veren tiplere hitap edebilir..

nilep (07 Ağustos, 2008 15:26 Perşembe)

yaratıcıları, sağdan sola geçirdikleri evrimi tasvir etmeye çalışmışlar sanırım.
bravo baya baya başarılı anlatmışlar kendilerini !!!!


MioCaro (07 Ağustos, 2008 16:03 Perşembe)
ben nedense öyle bir saldırı niteliği göremiyorum ilanlarda. bu kişisel bir tercih. kimisi cirozluğundan, çıkan kemiklerinden memnundur kimisi etli butlu halinden. kilo problemi kişilerin kendi problemleri tamamen. kimisi 3 kiloyu dert eder kimisi gayet memnundur kilosundan. dolayısıyla kilo vermek de kişisel. inek gibi hisseden duymadım bugüne kadar ancak, kimisi kilo alınca kendisini domuz gibi hisseder kimisi fil yada balina.

dileceğim odur ki bu birazcık kendisiyle dalga geçebilme özgürülüğü ile ilgili kişisel bir durum neticede. adamlar kilo fazlası olanlaaaaaar evriminizi tamamlayın demiyor sanki. kendisini böyle hissedenler buyrun sağlıklı zayıflayın diyorlar gibi geldi bana.

ARTanubis (07 Ağustos, 2008 16:55 Perşembe)
settara katılıyorum.. kreatif açıdan çok etkileyici ama bu görselleri görmemiz gereken yer Cosmopolitan filan gibi bir dergi değil Museum of Modern Arts gibi bir muze olmalıydı...

sadi (su geçirmez balık) tekin (07 Ağustos, 2008 17:23 Perşembe)
kadının inek hali daha başarılı. zayıf ve "ideal" kadın olduğu noktada baya bi silikon takviyesi var gibi duruyor, hoş değil.

kemal (KAghast) şahin (07 Ağustos, 2008 23:15 Perşembe)
İlk izlenim bende de çok itici bir hava yaşattı. Ama MioCaro biraz sıkıp dişimi düşününce ancak senin fikrine hak verdim. Reklamların algılanabilmeleri için saatlerce vakitleri yok. O nedenle böyle bir izlenim yaratan bir ürünü hayatta almazdım aldırmazdım. Balina gibi gözükebilirim ama balinamıyım ben be :P

(YAZI BİTERKEN 10 PUANLIK UZMAN SORUSU: hem bikerem literatürde şişmanlara inek değil çalışkanlara deniyo onlarda zayıflarsa tembel mi olacak yani :s )

phoenixia (07 Ağustos, 2008 23:36 Perşembe)
biraz çiğ kalmış.. az daha pişmişi güzel oluyo..

mezzoalto (08 Ağustos, 2008 17:08 Cuma)
mio, etli butlu olmakla "şişman" olmak arasında oldukça dramatik bir fark var.. ve balina-domuz gibi hayvanların yaptığı gönderme gerçekten çoook şişman olmaya veya öyle algılanmaya tekabül ediyor, ve hiçbir gerçek şişmanın bu durumdan süper memnun olduğunu veya bir balinaya benzetilmekten memnun olacağını sanmıyorum.. üstelik şunu da düşünmek lazım: sen kendin kendin için "domuz gibi yedim yaa" dersin ama biri sana "domuz gibi yedin/oldun" derse bozulmaz / rahatsız olmaz mısın? kendi kendisiyle dalga geçebilir insan ama bu başkalarının kendisiyle dalga geçmesini rahatça benimseyeceği / bundan hoşlanacağı anlamına gelmez ki ve bunun özgüvenle de bir ilgisi yoktur.. ve üzgünüm adamlar gerçekten "şişmansanız hayvan gibi görünüyorsunuz, evriminizi tamamlamak için zayıf olmanız gerekir" diyorlar, görsellerin alt metini tamamen bu "parlak(!!)" fikir üstüne kurulu.. ve bu gerçekten iğrenç ötesi küstahlıkta bir söylem.. güzelliği / veya ideal insanı böylesi yüzeysel kriterlere dayanarak tanımlamak kimsenin haddine olamaz..

MioCaro (08 Ağustos, 2008 17:39 Cuma)
mezzo, etli butlu veya şişman olmak göreceli kavramlar diyorum ben de. kişisel yani. hissettiğinle ilgili. görüyoruz işte bir sürü "star" iskelet halinde ve kadınlar rahatsızlar işte kilolarından çoğunluğun göremediği. kendisini balina gibi hissediyor belli ki. ben de diyorum ki bu ilanda böyle hissediyorsan gel sağlıklı zayıfla diyor. kişisel bir durum. "hey sen! ordaki, evet senden söz ediyorum, balina gel bakiim buraya böyle olmaz" demiyor bence.

hayvan benzetmesi başka durumlarda aşağılayıcı olabilir ancak ben hala bu ilanlarda sarkastik bir öz eleştri olduğunu düşünüyorum. kimse kimseyi kolundan tutup hadi zayifla bakiim diyemez. bu kişisel diyorum. ve çoğunluğun aksini düşünüyorum bu haberde.

"güzelliği / veya ideal insanı böylesi yüzeysel kriterlere dayanarak tanımlamak kimsenin haddine olamaz.." tanımlamanın tamamına da içtenlikle katılıyorum.

not. ilanları, fikri çok beğendiğimden savunuyor falan değilim bu arada. benimki sadece farklı bir bakış açısı

rakunzell rakkadar (09 Ağustos, 2008 10:40 Cumartesi)
etik olmayan temiz çalışmalar.  hizmet sorası da insandan eşeğe bir evrilme seziyor olmalılar...

sadi (su geçirmez balık) tekin (09 Ağustos, 2008 12:40 Cumartesi)
fiyatları biraz tuzluymuş laf aramızda. tavuğa doğru bir evrilme, hatta yolunma söz konusu..

meriç (zalambodont) kara (09 Ağustos, 2008 13:04 Cumartesi)
mezzo ben alt metinlerde "Del Mar medical spa, expert weight loss programs" dışında bir metin göremedim? yani "domuz/inek/balina gibi görünüyorsunuz, evriminizi tamamlamak için zayıflamak zorundasınız" tarzında bir iletişim ancak "algı" farkıyla ortaya çıkabilir. adamların işi "zayıflatmak" ve sadece "zayıflatmak" "Weight Loss Clinic" denen ancak Türkiye'de pek yaygın olmayan, hastaları -müşterileri- de gerçek anlamda "obez"lerden oluşan (150+ diyelim) bir klinik olmaları mesajlarını böylesi agresif bir şekilde veriyor olmalarını kabul edilebilir kılıyor benim açımdan. Toplumda "norm" olarak kabul edilmişin üzerinde ağırlığa sahip insanların -eğer mutlularsa- zaten pek sallayacağını, bu gibi bir reklam dolayısıyla alınacaklarını hiç sanmıyorum. kaldı ki inek, domuz ve balina oldukça sevimli hayvanlar bence. ve insan ırkından çok daha yararlı oldukları da şüphe götürmez bir gerçek. biri çıkıp bana "domuz" "inek" ya da "balina" dese karşılık olarak "oink oink" "mööööö" ya da "?!?!?!" derim (balina sesini çıkarmamı beklemeyin benden)

rakunzell rakkadar (09 Ağustos, 2008 13:11 Cumartesi)
yalnız burada domuz balina ve inek denmiyor yalnızca. zayıf olmayan herkese 'insansı' da deniyor.

meriç (zalambodont) kara (09 Ağustos, 2008 13:21 Cumartesi)
öyle düşünecek olursak, evrim şemaları hafif kıllı herkese insansı diyor, hatta böyle göğsünü gererek yürümeyen herkese neanderthal diyor yanlış mıyım? bu tarz ufak hesaplar peşinde koşarsak ağaç olarak çıkma ihtimalimiz bile var.

sadi (su geçirmez balık) tekin (09 Ağustos, 2008 13:22 Cumartesi)
bir yandan da zayıf olmanın anneler, teyzeler, halalar nezdinde bir eksiklik bir yazık bir ayıp olarak algılandığı, kilo alınması için baskı yapıldığı bi toplumda konuşuyoruz bunları.

rakunzell rakkadar (09 Ağustos, 2008 13:25 Cumartesi)
evet biz düşünmeyelim en iyisi..inek mişiz at mışız..

mezzoalto (11 Ağustos, 2008 01:10 Pazartesi)
zalam, alt metin dediğimiz şey de algı farkıyla okunur zaten:) alt başlık demedim farkındaysan, reklam metninde yazanlardan değil, reklamın hissettirmeye çalıştığından bahsediyorum.. ve hedef kitlesi obezler olan bir çalışmaysa ve normal koşullarda "domuz" sözcüğünün bir iltifat olarak kullanılmadığı ve herhangi bir insanın bile -pardon zalam hariç herhangi bi insanın bile- bundan rahatsız olacağı düşünülürse, "obez biriyken domuza benziyorsunuz" denmesi obezin canını haydi haydi sıkacaktır.. dolayısıyla bu "agresifliğin" ne kadar kabul edilebilir olduğunda mümkünse hedef kitle karar vermelidir..

bir de allah rızası için şu "eğer mutlularsa zaten umurlarında olmayacaktır" klişesinden vazgeçelim artık.. hiç kimse "ben obez olunca daha mutlu olucam sanırım" diye şişmanlamaz.. alınan kiloların fiziksel-kültürel-psikolojik sebepleri vardır.. anneler teyzeler halalar da çocukları gürbüz ama gelinlik kızları / gelinleri ince olsun isterler, hatta oğulcukları gürbüz bir yetişkin olarak varlığını sürdürmeye devam edebilir, ama kızlar mümkünse balıketi kıvamının ötesine geçmesindir.. dolayısıyla insanlar şişman olduktan sonra ya bunu bir şekilde çözmeye çalışır ya da bununla mutlu olmayı bir şekilde öğrenir, çünkü ya metodları işe yaramıyordur ya da bu denemeye gücü yoktur, falan filan.. şişmanlar, özünde neşeli, rahat, geniş, sempatik insanlar olsalar da, kendileriyle-hayatla dalga geçerek, yemeklerden muazzam hazlar alıp mutlu olsalar ve genelde oldukça sosyal hayatlar sürseler de özenip giyemedikleri her elbisede, hoşlanmalarına rağmen cevap alamayacaklarına emin olduklarından ifade edemedikleri her hoşlanmada, etraflarındaki düşünceli arkadaş-teyze-aile efradının "yavrucum sen böyle de güzelsin tabi ama biraz zayıflasan sağlık (!) için başka bişi için değil" cümlelerine maruz kaldığında, iğrenç insanlar yolda yanlarından geçerken "yol ver balinaa" filan diye bağırdıklarında (true story) içten içe incinir ve üzülürler.. çünkü dünya zayıflara göre tasarlanmıştır.. şişmanlık da bir tür azınlık halidir, güzelliğin kazandırdığının bilimsel olarak ispatlandığı ve güzellikle ilgili normların hemen hepsinin zayıf olmakla başladığı bir dünyada "şişman olmaktan mutlu" insan diye birşey yoktur, olduğunu söyleyenlerin yukarıda sözünü ettiğim durumlardaki hallerini görmeden karar vermeyin.. bundan 100 - 200 yıl önce olabilirdi bakın, o zaman kadının dolgun, dayanıklı ve bereketli olanı makbuldu.. ama şimdi güneydoğuda bile -antepli bir insanım ben- kızlar anneleri gibi değiller, çünkü talep artık "zayıf ve güçlü-bereketli" olan kızlara.. "şişman ama olabildiğince mutlu" insanlardan bahsedebiliriz sadece, ve bu bizlerin "özgüveni eksik-ezik-karakter olarak zayıf" olduğumuz anlamına da gelmez.. şişmanları şişman oluşlarına dair mutsuz edenler kendileri değil diğerleridir çünkü..

oturup böyle uzun uzun yazmayacaktım ama bu konuda alt yapısını aktarmadan yazdığım şeylerin sadece "fazla hisliymişim" algısı yaratmasından çekiniyorum doğrusu.. ve gerçekten öfkeyle, sinirle değil, sadece "inside information" vermek adına yazdım, kimsenin iyi niyetinden bir şüphe yok sözlerimde, yanlış anlaşılmasın lütfen..

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.