Yorumlar
Eren (Invictus) Eraldemir (18 Şubat, 2009 12:14 Çarşamba)Haberde "Bu Vatan çok değişik bir gazeteyi hak ediyor" kısmını görünce kopmuştum, neyseki orjinal hali öyle değilmiş :D
ruprect (18 Şubat, 2009 12:40 Çarşamba)ART'ın haber başlığı bütün kampanyadan daha komik ve yaratıcı olmuş.
anitez (18 Şubat, 2009 13:00 Çarşamba) dozdenoir (18 Şubat, 2009 13:16 Çarşamba)
ben en çok hürriyette takıldım. "Gazetinizi değiştirme!!!" "Hürriyetiniz engellenemez" daha çok hürriyetin ekmeğine yağ süren cinsten gibi. Bu yazım tekniği ile ben oraya çekmek istiyorum.
altantois (18 Şubat, 2009 13:18 Çarşamba)@ anitez,
diğer sloganlardan çok daha güzel olmuş

tiryaki (18 Şubat, 2009 13:18 Çarşamba)uff iğrenç bu kampanya... tiksinerek izliyorum...haberturk gazeteceliğinin bir örneği olacak kelimeoyunlu tuhaf bi uygulama... en sonunda ne olacak bu adam haberturk gazetesi okumaya başlayacak başındaki şapka çıkacak ortalık şenlenecek filan... ucuz prodüksiyon. tam haberturk işi. ayrıca bannerları da acaayip kastırıyor bilgisayarı... değişik gazete ne demek? haberturk değişik mi olacak yoksa farklı mı? sevimsiz buldum.
karaasa (18 Şubat, 2009 13:56 Çarşamba) anitez inki daha akılda kalıcı olmuş ve diğerleri kadar zorlama olmamış:)))
tam yedi tane z (18 Şubat, 2009 14:08 Çarşamba)Her şapkası olan inspector gatget olsaydı hım müfettiş gatget! :P
ARTanubis (18 Şubat, 2009 14:30 Çarşamba)anitez senin slogan çok eglenceli olmus, ama "eski" den sonra bir fazla space var, bir daha olmasın:))
ruprectcim bu görselleri gördüğüm anda aklıma gelen cümleydi haberin başlığı..
gazeteport olayı ilginç ve düşündürücü olmuş tabi...
ardaerdik (18 Şubat, 2009 15:14 Çarşamba)yılların fıkrasıdır..
Adam gazete bayiine gider:
- Bana bir Sabah bir Akşam verir misin?
Bayii cevaplar:
- Sana bir Posta yeter!
Serkan Karaman (18 Şubat, 2009 15:46 Çarşamba)Ha Haberturk'u yoneten zihniyet Ha Gazeteport'u yöneten zihniyet... İkisi de aynı, kampanyalarına bile yansımış.
Ben de çok sıkıcı ve zorlama buldum. Antitez'in slogan nefis, onu kullansınlar... Habertürkcüler gazetenin ismini de bulamamışlardı, habertürk diye geçiştirmişlerdi...
Ayrıca adamın elindeki gazetede yalan yanlıs dünyalar yazıyor. Keşke orada bazı kelime oyunları ya da zeka kokan küçük oyunlar yapsalardı. Böyle sefil kelime oyunları değil...
Zamanında ODTÜ'deki gençlerin KERE adında bir mizah dergisi vardı. Gazete bayileri nefret etmişti dergiden... Uzun soluklu olmadı, rahatladı müzdarip bayiler.
Efsane olan yıllar öncesinden bir de Posta'nın kampanyası vardı. Halı veriyordu kuponla... Reklamda da adamın 5 kızı var ve garibim, ne yapsın, kara kara düşünüyor... Kızlar en sonunda Posta gazetesini gösteriyorlar falan filan... Sonunda da baba gururlu ve vakur bir duruşla gazetesini okurken ve aynı anda kızlar hep bir ağızdan bağırıyorlardı, mutlu ve mesut...:
"Babamla yaptık anlaşma hergün alıyoruz beş posta"
ARTanubis (18 Şubat, 2009 16:09 Çarşamba)anlayamadım SGB... ne demek istiyorsunuz kuzum??

karaasa (18 Şubat, 2009 20:32 Çarşamba) şöyle bir önermede de bulunabilirmiyiz reklamla ilgili türkiyede en çok gazete okuyan kesim (özellikle kahvehanelerde) emekliler olduğu için (fotoğraflarda ki adama baktığımda ilk aklıma gelen o pardon ikincisi artık ilk aklıma gelen gadget) hedef kitle onlar ve reklam onlara yönelik
yoksa buda en az bu reklam kadar iğrenç mi oldu:)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (18 Şubat, 2009 22:44 Çarşamba)Bu arada Haberturk gazetesinin ozelligi 5 ayri gazete olarak cikacak olmasi. Ana gazete, ekonomi gazetesi, magazin gazetesi, spor gazetesi gibi ayri fasikuller olunca 5 tane 2. sayfa, 5 tane arka kapak ilani satabileceklerini dusunduler sanirim. Bakalim nasil olacak.
Bu arada Turkiye'de kimse gazete okumuyorken yeni ve farkli bir gazetenin lansman iletisiminde hic gazete okumayanlari hedeflemesini daha mantikli bulurdum ama herhalde bu isin icindekilere gore 55 milyonun asla gazete alip okuyacagi yok. Bir bildikleri vardir.
buraKargın (19 Şubat, 2009 00:39 Perşembe)Habertürk'ün kriz ortamında diğer gazetelerden(20 dk ve Gaste dışında) farklı tasarımla ve reklam alanlarıyla çıkacağını duydum. Tabloid olacak sanırım, bununla birlikte dergi kağıtlarına benzer kalitede kağıt ve basın reklamcılığında daha önce uygulanmayan yöntemler kullanılacakmış.
Düşünsenize; Magnum çikolatanın kuşe kağıda baskılı bir basın ilanını görüyorsunuz, dokunduğunuzda eliniz çikolata kokuyor. Ya da Sony Bravo'nun ekranına dokunduğunuzda eliniz kağıt üzerinde kayıyor ve renklerin canlılığı gözünüzü alıyor. Özellikle boya firmalarından ve bilgisayar markalarından bu atakları bekliyorum.
Scent Marketing 2009'un yeni trendlerinden biri olacak bence. Basın ve dergi reklamları bir yana, markaların da birer kokusu olma zamanı geldi. Garanti Bankası'nın ekstrelerini aldığınızda ya da şubelerine girdiğinizde hafif bir yonca kokusu(parfümü) alsanız hoş olmaz mı? Maliyetli bir süreç ama farklılaşmak ve lovemark olma adına zamanının geldiğini düşünüyorum. Mesela müşteriye soralım: - Neden Garanti? - Bireysel bankacılıkta çok iyiler, her yerde şubesi var, ha bir de kokusu çok güzel.
Neden olmasın?
buraKargın (19 Şubat, 2009 00:59 Perşembe)Bu gelişmelerin yanında animasyon filmlerde ve bazı modellemelerde kullanılan 3D'nin artık basın ilanlarına da yansımasını bekliyorum.
Bakınız.En son
Guinness World Records kitabında görmüştüm. Kitabın içinde 3 boyutlu fotoğraflar var ve 3B gözlük de içinde. Güzel bir his.
Tüketicilerin de bunu yaşamaması için bir neden yok. Özellikle gazetelere tam sayfa ilan veren bilmem ne evleri, bilmem ne inşaat firması böyle bir uygulama(
Anaglyph image) sayesinde mest edebilir. Takıyorsunuz gözlüğü ve önde havuzu, arkada tenis sahasını, yanda otoparkı, bahçeyi, binaları..vb her şeyi canlı canlı görüyorsunuz.
Türkiye'de
bu tarz uygulamalara daha çok var diyebilirsiniz, ama hayal etmek gerçekleştirmenin yarısıdır. :)
espirimate (19 Şubat, 2009 09:38 Perşembe)" Eğer Tan Vakti Bulvar'daysan sen bir Star olamazsın ve Akşam'dan Sabah'a kadar Radikal olmaya çalışmışsın "
Vay be, Tan ne gazeteydi ama ? Ben hepsini toplamaya çalıştım. Çok zorlama oldu ama olsun.
Opt (19 Şubat, 2009 11:54 Perşembe)İlk çıktığında siteye koyayım derken biraz ihmale geldi.
Evet çok başarılı sayılmaz ancak dikkat çekiyor.
Billboard masrafı biraz fazlaca olmuştur çünkü 5 tane yanyana olunca anlam kazanıyor onun haricinde gözden kaçan bir reklam.
jeyar (19 Şubat, 2009 14:30 Perşembe)Aslında diyecek bi' sözü olmayanlar tek yorum yapar ya hani... film nasıldı? değişik! kitabı nasıl buldun? değişik! gazetenizin duruşu ne? değişik!
Ben de adamın şapkasına takanlardanım. Kim takıyor artık böyle şapka? Bu mudur Türk gazete okuyucusunu yansıtan kişi?
Bi' de adamın elindeki gazetenin mizanpajı 1940lardan kalma Hurriyet gibi. Kainat güzeli adayımız Cahide hanfendi müsübakalarda herkesi cezbetti der gibi.
jeffparadox (19 Şubat, 2009 19:08 Perşembe)Kere diye bir mizah dergisi varmis demek bir zamanlar! Iste budur ya...
Zaten Turkiye'nin mizah dergisi alaninda dunya capindaki ustunlugu -cok bilinmesede- kesinlikle reddedilemez. Burdan cizgi filme gecisi bir turlu neden yapamadigimiza aklim takilmistir hep...
jeffparadox (19 Şubat, 2009 19:09 Perşembe)Harbiden... O sapka ne yaa...
makestone (19 Şubat, 2009 20:24 Perşembe)Herhangi bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, önyargılardan uzak ve kişilik haklarına saygılı olmak, gazeteciliğin olmazsa olmaz koşulu değilmidir?
Olay bukadar netken değişik gazetecilik anlayı nasıl olacak merakla bekliyorum.
Öte yandan kullanılan görsel dikkat çekici olsada, adamın karamsar yüz ifadesi ile insanların gazeteye bakış açılarının paralellik taşıyacağını düşünüyorum. Enteresan.
phoenixia (19 Şubat, 2009 21:16 Perşembe)gazeteyle beraber okuyucu da vereceklermiş.. değişik ve modern.. kupon yok, beklemek yok..
ARTanubis (20 Şubat, 2009 00:36 Cuma)kampanyanin devaminda o gadget beyi daha farkli gorecegiz gibi hissettim ben... su anda farketmedigimiz bir rolu var sanki olayda...
gidip bu sefer de baba bogayi calmaz umarim:))
buraKargın (20 Şubat, 2009 00:37 Cuma)kere:
odtü gülmece topluluğu'nun düzensiz olarak çıkardığı mizah dergisi. özellikle bahar şenlikleri dönemi gülmece topluluğu üyeleri ellerinde kere dergisi insanlar arasında dolaşarak, "bir kere 250 bin!, bir kere 250 bin!" diye bağırırlar. Cansu (20 Şubat, 2009 13:05 Cuma)Vah vah! Keşke tek kusurları ''daily news'' adları gibi şeyler olsa... Hangisi tarafsız, doğru bilgileri veren habercilik yapıyor ? Değişik gazete dediği çoğu internet gazetelerindeki gibi gözümüze gözümüze şu modelin çıplak fotoğraflarına tıklayınız kısmını sayfanın tamamına döşerler olur biter(!)
tims@h (21 Şubat, 2009 14:40 Cumartesi) karaasa (21 Şubat, 2009 16:38 Cumartesi) reklamı izleyince kronolojik konsept gadget amcanın absürdlüğünü törpülüyormu ne
ARTanubis (24 Şubat, 2009 10:54 Salı)yine de "müfettiş" konseptini hissettikten sonra daha değşik birşey bekliyordum sanki.. demek algımız hatalı müfettiş değil sadece "eski adam"...
hem fikir hem de prodüksiyon çok başarılı.. çok değişik bir iş olmuş.. yalnız tüm görüntüler fade in-fade out girip çıkarken, 15. sn de menderesin görüntüye tak diye girmesi gözüme battı sanki (evet o karambolde onu da gördüm ben deliyim:))
tiryaki (24 Şubat, 2009 11:26 Salı) takmak istiyorum bu reklama. neden sen şapkayı demode gösteriyorsun kardeşim? cumhuriyetin sembolu olan bir şeyi, devrimin sembollerinden bir ögeyi neden eski kötü kaka gibi yansıtıyorsun. yıllardır biz "değişik" gazete okumadık da fena mı ettik. değişikmiş... i...ne misiniz lan siz! hakikaten şu değişik gazete olma fikri beni huylandırıyor. bari değişik bir iş yapsaymışsınız da adını değiştirseymişsiniz. tutucu musun kardeşim sen! gerici..ydeğişikliği sadece adınızla veremezsiniz elbette ama bilemiyorum. internette ve tv de başlattığı "kendi habercilik kategorisini" açan haberturk lider oldu ki, izlenilmeye başladı. gazetelerde değişimin bu kadar hızlı olabileceğine inanmıyorum. çünkü ben çocukken de hürriyet alıyordum. şimdi de. hürriyet in logosunun değiştiği günü bilirim. bir gün bir baktık ki gazetemiz, 90'lı yılların tasarım dokularını yansıtacak bir logoyla "değişti". o benim için tanıdığım gazete... her ne kadar artık gaste dağıtıcılarının yer almadığı taksim meydanında 20dk cılarla takılsalar da... türkiye'nin bence bu zamana kadar gördüğü en "değişik" gazete uzan'ın star ı dır. fotohaber gazetesi diyebileceğimiz star, pringles dağıtarak ne kadar değişik olduğunu göstermiştir. onu diyeceğim, değişim lafla olmuyor... bak tayyip de değişim dedi obama da... değişen ne?
karaasa (28 Şubat, 2009 12:53 Cumartesi) Dün yeni bilboardlardaki HT kalitesi espirisine takıldım çok basit hiçbir yaratıcılığı olmayan bişi. Değişiklik kısmına gelince türkiyede'ki tüm gazetelerin logolarını elinizle kapatın gerisi aynı gazetenin farklı basımlarıymış gibi durur. aynı fontlar aynı renkler aynı fotoğraf kullanımı. Bence değişiklik konusunda rakipsiz tek gazete ZAMAN. Onunda zaten tescili her sene yurtdışı ödülleriyle veriliyor.
NOT: Bu değerlendirmem tamamen gazetelerin tasarımıyla ilgiliydi
kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (05 Mart, 2009 17:18 Perşembe)Farklı olduğunu iddia etmek ve bunu yaparken başka adları telafuz etmek...Gerçekten çok farklı(!?) olmuş.
Bu tavrıyla "bayağı" dan öte bi imaj çizemiyor bence- en azından kendi zihnim adına .

Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.