Anasayfa

2235_4427.jpg Resimleri
 

paranın satınalabildikleri...


Pin It
Hollanda menşeyli hayır kurumu “Coraid” tarafından hazıralanan çarpıcı bağış kampanyası... 

Sanırım artık çığrından çıkan tüketim toplumlarının dikkatini çekmenin en etkili yolunu bulmuşlar... 

Harcadığınız paranın ne kadar küçük bir parçasıyla bazı insanların hayatını nasıl değiştirebileceğinizi çok güzel bir dille anlatıyor...





Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


abdulaziz (creaziz) şahin (20 Temmuz, 2007 16:34 Cuma)
vurucu etkisiyle, beni bile sarstıysa...
oldukça başarılı buldum.

rakunzell rakkadar (20 Temmuz, 2007 16:41 Cuma)
doğrusu ben anlamadım verilmek istenen mesajı..

bu fakir insanlara asla kullanmayacakları ıvır zıvırı verin mi,
elinizdeki ıvır zıvırı çıkarın ve yenilerini alın mı?
yoksa millet donsuz sepetsiz gezerken kendinizden utanmıyorsunuz eşekler gb alışveriş yapıyosunuz hala ve bu ironik görüntülerden sonra yaşam tarzınızı değiştirin mi? 

sadi (su geçirmez balık) tekin (20 Temmuz, 2007 17:03 Cuma)
sanırım yaşam tarzını değiştirmeden de bir gözlüğe bu kadar para harcarken şu kadarcık bi bağışla bu teyzenin suya ulaşmasına destek ol diyor. basit etkili falan hoşuma gitti. gereksiz bi ton şeye dünya para harcarken bi nebze utanabilir insan. evet etkili..

gullusum (20 Temmuz, 2007 17:12 Cuma)
Kesinlikle çok etkileyici bir reklam. Saatlerce yapılan konuşmalardan, günlerce süren konferanslardan daha hızlı ve etkili bir mesaj verdiğine inanıyorum...

maral meral (20 Temmuz, 2007 18:22 Cuma)
çok iyi bir çalışma.. bazan bu alış-veriş çılgınlığı içinde benim de gözümün önüne gelmiyor değil böyle senaryolar. 
nasıl garip bir uçurumdur bu açlıktan susuzluktan en ilkel hastalıklardan ölenler..
Ama hep ulaşamayacağımıza inandırmışız kendimizi. Etkide bulunamayacağımıza. 
gerçekten: çarpıcı.

ARTanubis (20 Temmuz, 2007 19:57 Cuma)
çok çarpıcı... imagination önce emaille göndermişti, bir dolu kişiye fwd ettim... insan gerçekten utanıyor...

dün direktörüme anlatıyrodum bu kampanyayı, safari sırasında mihmandara verdiği 20 dolarla adam ağlamaklı olmuş...aylığı 30 dolar civarındaymış...

bu arada sgb gelmiş bu da en az reklam kadar çarpıcı:)

mezzoalto (21 Temmuz, 2007 02:24 Cumartesi)
sadece lüks tüketim ürünlerine saldırsaydı aslen çok banal olabilecek bir reklam, bir bardak biranın bile ne denli fark yaratabildiğini ortaya koyduğu anda kendini aşmış bence.. yani "bir bardak biraya harcadığınız parayı bir işe yaratın" demenin daha elegan bir yolu olamazdı herhalde.. üstelik benzerlerinden farklı olarak, yerlerde sürünen, pislik-perişanlık içinde harap olmuş kadınlar-çocuklar-sefalet ekseninde bir duygu sömürüsü de kullanmamış, gayet normal, ne harika görünen ne de harap görünen, nötr tiplemeler kullanarak, dikkati mesaja çok güzel odaklamış.. ben çok başarılı ve teşvik edici buldum..

mezzoalto (21 Temmuz, 2007 02:28 Cumartesi)
ayrıca creaziz'e dalga geçmeden, ironiye-japon şiir sanatlarına (haiku'ydu değil mi) ve vb. kafa karıştırıcı metodlara sapmadan bir mesaj yazdırabilmişse, o evvelki sosyal sorumluluk reklamlarına kinayeli yaklaşan haberde dediği gibi "bu reklamın akabinde, reklamın art direktörü terfi aldıysa, bunu sonuna kadar hak etmiştir kardeşim" 

ruprect (21 Temmuz, 2007 15:03 Cumartesi)
Aklıma Schindler's List'de Oskar Schindler'in ''Keske arabami satsaydim ve 10 yahudiyi daha kurtarabilseydim.'' repliğini getirdi.

gökhan öcal (21 Temmuz, 2007 15:38 Cumartesi)

mukemmel olmus.insanı rahatsız eden bi mukemmellik.
takdir ettim.

bira icen amcanın giydiginden istiyorum


ARTanubis (21 Temmuz, 2007 15:42 Cumartesi)
cockhecim sen tamamen yanlış anlamışsın görseli, o "afrika eteği" reklamı değil

msbekil (22 Temmuz, 2007 14:00 Pazar)
Ya ilk görselin (Çantalı kadın) linkine ulaşamadım...Hepsini mail'de toplayıp göndericem eşe dosta..

cemgul (22 Temmuz, 2007 16:30 Pazar)
o elinde tuttukları gözlüğü parfümü üreten şirket  35 euro degil 35 milyar euro kazanıyorken bana mı kaldı bu insanların suya ulaşmasına yardım etmek için yapılacak bağış? Tüketici ile tek tek ugrasip 3-5 euro nun peşine düşeceğine, soruna derinden ve büyük çözümler getirebilecek, büyük paraları sağlayabilecek büyük kitleye mesaj göndermesi lazımmış. Bunu da o ellerindeki ürünlerin markalarını kullanarak yapabilirmiş. Hadi ben bir tane bir insan olarak verdim vermesine de 6 eurolarla çözülecek bir sorun mu? Yardımı destekliyorum ama hedef kitle yanlış, ödül alma niyetiyle yapılmış saçma sapan bir kreatif mastürbasyon reklamı. Bak kızıyorum böyle sömürü ilanlarına.

ARTanubis (22 Temmuz, 2007 16:35 Pazar)
süpersin cemgul:)

cemgul (22 Temmuz, 2007 16:51 Pazar)
Kurak ülkelerdeki aç susuz insanlar ve onları 3-5 kuruşla bile mutlu etme fırsatı  oltasına her merhametli ve temiz kalpli insan takılır bu normaldir ben de insanım hayvan değilim ben de takılırım 

Ama bu tip reklamları samimiyetsiz buluyorum. Çünkü bunları yapan reklamcılar aç susuz değil, büyük ihtimal Lincoln jiple geziyordur ve parfumleri 200 euro, gozlukleri 300 euro dur çantası da Prada'dır. Yukardaki fiyatlardan o kadar da zengin olmayan orta karar insanları hedefledikleri apaçık anlaşılıyor. 24 euro'ya ancak işportada veya migrosta gözlük  bulunur yani.

Senin konuya dikkatini çekmek yerine, kestirmeden cebindeki 5 euroya göz diker bir uslüpla, sana suçluluk duydurmaya çalışarak olmaaaz bu iş.

 


bella donna (22 Temmuz, 2007 19:05 Pazar)
cemgul noktayı koymuş, bize söz kalmamış... para insanın avucunu ısıttıkça daha fazlasını istetiyor insana, o nedenle asıl yardımda bulunması gereken insanlardan çıkmaz bir hareket... yazık..

Imagination (23 Temmuz, 2007 13:35 Pazartesi)

cemgülcüm, kurumların sosyal sorumluluk projelerine özendirilmeleri gerektiği ve onların katkısının bireylerden daha fazla olabileceği konusunda tabi ki haklısın. ama "sadece zenginler/şirketler büyük meblağlarda bağış yapsın, bizim üç kuruş katkımızdan noolucak ki, biz hiç kasmasak da olur" şeklinde bi görüşü de doğru bulmuyorum. bence herkes (hem kurumlar hem kişiler) kendi çapında bişeyler katmalı bu tip yardım organizasyonlarına... sonuçta sen de biliyosun ki damlaya damlaya göl oluyo, ya da bir oy bir oydur falan filan... ;)


fair (23 Temmuz, 2007 15:07 Pazartesi)
bence bu tarz reklamlar her zaman yapılmalı, insanlar rahatsız edilmeli.. rahatsız edici ve iyi olmuş.. hayatlarına milyonlarca dolar harcayan bisürü film yıldızı vs. gibi insanların biraz da bu tarz yardımlara para ayırması iyi olurdu.. bi 50 tane anjelina jolie olsa fena mı olurdu?

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 15:41 Pazartesi)
imagination'a katılmamak, cemgul'e katılmak mümkün değil.. cemgül, sen prada gözlük kullanarak dolaşan, janjanlı arabaları olan, bu reklamları yapan ve bu ürünleri üreten vb. insanların senden daha zengin olduğunu ve dolayısıyla bunun onların derdi olduğunu söylüyorsun temelde, yanılıyorsam düzelt.. e ama sen de günde 3-5 dolarla karnını doyurabilmeye razı insanlara göre çok ama çok daha zenginsin? senin giydiğin de ki little big kot, onlara prada.. zenginlik nosyonunun bu denli görece olduğunu düşünecek olursak niye senin veya benim yoksulluğu azaltmada daha az sorumluluğumuz olsun ki? başkalarının yapmıyor veya görece olarak daha az yapıyor oluşu, yani kötü örnekler, bize örnek olabilir mi? "bana mı kaldı" kadar kötü bir yaklaşım düşünemiyorum ben, hele de açlık-susuzluk-güvenlik gibi maslow'ın ihtiyaçlar piramidinin ennn altındaki katmana dahil olan, en temel ihtiyaçlar söz konusu olduğunda.. yapmak-yapmamak-katkıda bulunmak bulunmamak bambaşka bişi ama elbette "bize de kaldı".. sana kalan 3 kişi, 35 milyon dolarlık şirkete kalan da de ki 30000 kişi.. milyonlarca insan dünyada yoksullukla boğuşuyor, hepimize "kalan" bir görev var.. ve elbette 6 euro ile tüm problem çözülmez ama sen bir kişininkini çözersin ve onun hayatına bir katkıda bulunmuş olursun.. o bir kişi için problem çözülmüş olur..

keza bir reklamda reklamveren kuruluşun samimiyetinin sorgulanmasını anlarım ama reklamı yapan reklamcının samimiyetini nerden bilebiliriz, ve keza diyelim ki biliyoruz, bunu sorgulamak bize mi düştü? adam işini yapıyor ve iyi yapıyor, yaptığı şeye inanması da gerekmiyor.. sigara satan veya sigara reklamı yapan herkes sigara tiryakisi mi olmalu, veya vejeteryan bir reklamcı mcdonalds/kfc reklamı yapamaz mı?

ayrıca art sen de bi alemsin yani, dün gece hepimize "türkiye'nin 1000de 1lik kesiminde yer alıyoruz, türkiye gelir düzeyi ortalamasına göre biz de sermayenin para bababalarının bir parçasıyız" diyen sen değil misin yahu:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (23 Temmuz, 2007 17:29 Pazartesi)
cem kaç!

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 17:34 Pazartesi)
cem, kaçmana gerek yok, ben pembe şapkalı asabi bir hamsi değilim:D uzun yazıyorum ama o kadar:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (23 Temmuz, 2007 17:38 Pazartesi)
auhauhauha.. işte zaten sitem ediyorsan da ben o arada farkedemiyor olabilirim mezzocum :) hani yeri gelmişken..

Polka (23 Temmuz, 2007 17:41 Pazartesi)
Ayıptır, koskoca adamlar yemeyin birbirinizi...

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 17:49 Pazartesi)
yemiyoruz be polka, takılıyoruz öyle ufaktan, merak etme, alıştık biz sgb ile birbirimize:) di mi sgb'cim (ahan da kaptım kaçtım şapkayı, ehehehe, yakaliyamaaazzzkiiii:P)

sadi (su geçirmez balık) tekin (23 Temmuz, 2007 17:53 Pazartesi)
ahaha babanın şapkası gibi oldu o da.. nasılsa sıkılır getirirsin, koşamıycam bu sıcakta..

aha da geri aldım..

ARTanubis (23 Temmuz, 2007 17:58 Pazartesi)
mezzocum bu kadaer sinirlenme relaxx:)) 

cemgule katıldığım noktalar var, her şey çözülmüş te sorun bizim 25 euroluk gözlüğümüz, beyaz wallpaper'ımızın harcadığı 75 watt mış filan gibi bir boyuta getirilince bu tür sosyal sorumluluk kampanyaları beni de çok rahatsız ediyor... ama hiç yapılmasın da demiyorum, awareness yaratması açısından güzel... en azından "35 milyar euroluk gözlük şirketleri de bişiler yapsa ya!!!" dememiz bile bu konuda duyarlığımızın arttığını gösteriyor bence...

dün gece söylediklerimle ilgili kısmı anlayamadım, o bir düşünce değil "gerçek"ti...prada gözlük takmak bile bizi bir anda 100000de bilmemkaçlık bir dilime atmıyor mu?? sahip olduğumuz diğer gadgetları, ipodları, kameraları, 1000lerce parça kıyafeti saymıyorum bile...

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 18:08 Pazartesi)
tamam işte ben de onu diyorum, ortada böyle bir "gerçek" varsa, elbette biz de sorumluyuz bu dağılım dengesizliğinin düzeltilmesinde.. ama sen cemgüle "süper haklısın" diyince, sanki bizim böyle bir sorumluluğumuzun olmadığı, olayın "bize kalmadığı" konusunda katılıyormuşsun gibi oluyor.. o da sözünü ettiğin gerçeklikle pek bağdaşmıyor elbette..

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 18:08 Pazartesi)

sgb, hakkaten ben de çırpınamıcam, al sende kalsın.. fuşya sevmem zati, sırf gıcıklığına almıştım:)


cemgul (23 Temmuz, 2007 18:26 Pazartesi)
dünkü seçim sonuçlarında "bir oy bir oydur" formülünün çalışmadığını hep beraber gördük. 5 euro 5 eurodur formülü de bu bağlamda çalışmaz. Ben ne demiştim? Bu oltaya herkes takılır. Merhametli , duyarlı, sosyal sorumluluk bilincine sahip, mezzoalto'ya yürekten katılıyorum.

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 18:41 Pazartesi)
sana art'tan bir anı nakledeyim cemgul: afrikaya safariye gidebilen tanıdıkları var art'ın.. gezinin acaip şatafatlı detaylarına hiç girmiyorum ama bu gezilerden birinde mihmandara gezi sonunda 100 dolar kadar bahşiş bırakıyorlar sanırım (bahşişi abartmış olabilirim), ve adamın sevinçten gözleri doluyor, çünkü adam ayda 30 dolara denk düşen bir parayla geçinmeye çalışıyor.. sen ver 5 euro'yu, bak bakalım çalışıyor mu çalışmıyor mu formül?

dünkü seçim sonuçlarında "bir oy bir oydur" formülünün nasıl çalışmadığını da anlamadım ben? bizim gönlümüzden geçen sistem yürürlükte olmayınca çalışmamış oluyor da, bizimki olsaydı mı çalışmış olacaktı? formül gayet de güzel, hatta fazlasıyla irrite edici güzellikle çalıştı, öyle ki eskiden "bu meclis bu toplumun %25ini temsil ediyor sadece" diye bir bahanemiz vardı, şimdi o da yok.. bu meclis, ister beğenin ister beğenmeyin, toplumun %80inden fazlasını temsil ediyor.. daha nasıl işleyecekti ki?

keza merhametli-duyarlı olmakla "oltaya takılmış" oluyorsam, eyvallah yaa, varsın takılayım; en büyük sazanlığım böyle bir faaliyete 5-10 euro kaptırmış olmak olsun mesela.. turkcell'in kardelenlerine sms yollamak suretiyle destek veren herkes de oltaya gelmişti zaten, devlet ve koskoca zengin turkcell dururken "bana ne" diyemedik bi türlü.. ben de kendi adıma "oltaya takılmayan" cin gibi arkadaşları, rahatça "bu benim işim değil, bana mı kaldı" diyebilmeyi hayranlıkla karşılıyor, takdir ve tebrik ediyorum, aman siz gözünüzü dört açın, gelmeyin biz saftirikler gibi tufaya..

cemgul (23 Temmuz, 2007 19:06 Pazartesi)
Susuz insanların suya ulaşması da gönlümüzden geçen bir sistem, ama belki 30 yıldır 5 eurolara rağmen hala susuz olmaları da bizim gönlümüzden geçmeyen sistem, çözüm olamayan bir sistem. Biri  5 euroyla değişmiyor diğeri de 1 oyla değişmiyor. Bunu bir benzetme olarak kullandım yoksa senin gönlünden geçen yönetim sistemini bilemem :)
Ben seni suçlamıyorum ki sen niye beni hedef alır bir tavırdasın, ben mi susuz bıraktım onları, ben mi iktidar yaptım gönlünden geçmeyen partiyi ha ? 

Ben wwf ye maddi manevi destek veriyorum çünkü sonuçlarını görebiliyorum, kapıma gelen sokak kedilerini de besliyorum doyduğunu ve mutlu olduğunu gözümle görüyorum. Ya sen yolladığın 5 euronun nereye gideceğinden emin misin eğer safariye gidip kendi elinle verip o parfümü tutan abiyi gözyaşlarına boğmadığın sürece?

bir ilanı görüp etkilenip, suçluluk duyup 5 euro gönderip sorumluluktan kurtulmak kendini rahatlatmak daha kolay olabilir haklısın.


mezzoalto (23 Temmuz, 2007 19:32 Pazartesi)
ben sana, kişiliğine değil "bize mi kaldı" yaklaşımına tavırlıyım, yoksa tek başıma sistemi değiştirmeyi hedefliyor değilim, bu ziyadesiyle komik olurdu.. sanırım hayata ve insanlara daha fazla güvendiğimden, o 5 euronun, veya 5 sms değerindeki paranın yerine gideceğini düşünüyorum; kendi çapımda sonuçlarını görebildiğim yardımları da yapıyorum o ayrı bişi.. ama maalesef bizatihi elimle gidip o adama o parayı verecek gücüm yok.. omuz mu silkmeliyim o zaman? "nasılsa birisi çalar çırpar" diye mi düşünüp vaz mı geçmeliyim? 

belki 30 yıldır, bu şekilde düşünmese insanlar, herkes cebinden bir bira parasını çıkarıp verse, sorun çözülmüş olurdu, bu kampanyaları da başka problemli alanlar için görürdük? ayrıca ben en başından beri senin vereceğin 5 euro ile sistem düzelecek demiyorum ki, bir kişi için fark edecek bişiler diyorum.. bigudaki 2000 kişi birer kişilik fark yaratsa 2000 kişilik fark yaratılmış olur diyorum.. mesela bak bu kadar fazla kişi oy verince aniden mecliste bir parti grubu daha oluştu.. hatta dolaylı yolları kullananları da düşününce 4 parti var.. iktidar ve onun gücü azalmamış artmış olabilir ama, işte her bir oy hem onlar, hem de kendi partisi mecliste temsil edilebilen herkes için fark etti.. 5 milyon kişi "aman benim oyuma mı kalacak" deseydi, böyle olmayacaktı mesela, oy vermeyen %13lük kesim oyunu verseydi, belki dengeler değişecekti.. hedefi "sistem" koyarsan, elbette bireysel çabalarla değişmediğini görüp umutsuzluğa kapılırsın ama, toplulukları bireyler oluşturuyor neticede, ve bak kapının önündeki kedileri besleyerek onlar için bir fark yaratıyorsun, bireysel ama gerçek bir fark  "amaan üçünü beslesem, beşi aç, sokaktaki hayvanların açlık sorununu tek başıma çözemem ki" desen, veya "bu hayvanlar belediyenin sorunudur, hayvan beslemekten kar eden pet shoplar ve mama firmaları destek çıksın sokak hayvanlarına" desen o kediler de aç olacaktı..

ve o gönderilecek 5 euro, suçluluk duygusunu ortadan kaldırmayacaktır elbette ama biraz olsun hafifletir insanı.. o suçluluğu gözardı edip, "benim vereceğim şu kadarcık para mı birşey değiştirecek sanki" diyerek, hiçbirşey yapmamaktan da iyidir zannımca..

abdulaziz (creaziz) şahin (23 Temmuz, 2007 19:38 Pazartesi)
iylik yap denize at, balık bilmese de halık(yaratan) bilir.
vicdan muhasebenizi, print yada export etmeye gerek yok.

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 19:47 Pazartesi)
katılıyorum creaziz, ve her iyiliğin bir şekilde yerini bulacağına da gönülden inanıyorum.. romantik bir saflıksa bu, evet öyleyim, ama bugüne kadar bu önermeyi yanıltan çok az durumla karşılaştığımı da belirtmeliyim..

espirimate (23 Temmuz, 2007 19:58 Pazartesi)
http://www.globalrichlist.com

Girin ve kaçıncı zengin olduğunuzu görün. Bilenler vardır mutlaka....

cemgul (23 Temmuz, 2007 20:01 Pazartesi)
ben balık ve olta diyorum hala ama ayıp bişe değil. Hepimiz mezzoaltoyuuuzzz :D

sonercelik (23 Temmuz, 2007 20:23 Pazartesi)
zenginler ve fakirler toklar ve açlar her zaman oldu olmaya devam edecek herkezi zengin yapamazsınız yada fakir yada tok bu bir döngü yardım eder vicadınızı rahatlatırsınız
daha iyi bir dünya için cocuk yapmayı kesmelisiniz 
her doğan cocuk dünya nüfusuna bir katkı demektir 
4 kisilik bir aile iyi kötü gecine bilir (orta sınıf) ama 6 kisilik aile zorlanır vede buda onları fakirlestirir 
buyüzden ülkemizde fakir 
az insan güzel yasam 3´cü dünya savasından sonra dünya eyer ayakta kalırsa gelecek yasamlar daha iyi olacak
bıraksınlar bu yardım ayaklarını hayin avrupalılar
hollandalı denizciler degilmidir köle tüccarlığı yapan

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 21:53 Pazartesi)
tamam canım ben de hala "oltaya takılmayan" cin gibi arkadaşlar diyorum, "beni ilgilendirmez" diyebilmenin dayanılmaz hafifliği diyorum.. bu da ayıp bişi değil, kime kızabiliriz ki bu konuda daha "uyanık"lar diye.. estagfurullah efendim, hepimiz mezzoalto filan değiliz, lakin kesinlikle çoğumuz cemgul'uz..

ARTanubis (23 Temmuz, 2007 22:35 Pazartesi)
espirimate bu link süpermiş... %0.99 lık dilimdeyim ki yukarıda attığım sayılara bayağı yakın:)

gidiyim afrikaya aftershave göndereyim ben... bir aftershave bir aftershave'dir... fark yaratır...

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 22:47 Pazartesi)
aftershave kırılır dökülür sen oraya gönderene kadar canım:) parasını göndersen de yetiyormuş, yorma kendini yani oralara kadar.. hakikaten de o para bir fark yaratır bu arada.. hatta afrikaya kadar filan da gitmene gerek yok, istanbul sınırları içinde bile mass production bir aftershave parasıyla hayatlarında fark yaratabileceğin insanlar var..

cemgul (23 Temmuz, 2007 22:57 Pazartesi)
hepimiz after shave iizzzz

espirimate (24 Temmuz, 2007 00:28 Salı)
Bunu ev sahibime göstermek istiyorum, kirama %30 zam yapmak istiyor. Daha da 3 tane evi var. Belki biraz insafa gelir

mezzoalto (24 Temmuz, 2007 00:30 Salı)
reklamın sömürüsü işte bu:) sonra evsahibi "seni de bu eteklerle göreyim ondan sonra düşünürüz" demesin esprimate'cim:) hayır duyduğum kadarıyla yeterince "yanmışsın", renk açısından bir sorun olmaz diye tahmin ediyorum ama, bi de varolan gürbüzlüğünle bir inandırıcılık sorunu yaşayabilirsin gibime geldi:) kan fışkıran kırmızı yanakların kontekste pek uymuyor be gülüm:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (24 Temmuz, 2007 01:04 Salı)
ben o bahşişi 20 dolar diye hatırlıyorum..

evet o kadar gevezesiniz ki anca yani..

Polka (24 Temmuz, 2007 01:57 Salı)
ne yazıkki ben de kendim görmeden inanmam verdiğim 1.5 euroyla suya kavuştuğuna bir amcanın. septik olmuşum artık kimseye, özellikle de yardım  kuruluşu adı altında hiç bi oluşuma inanmam güvenmem. Biliyoruz unicefleri, greenpeaceleri. Yalan dolan. O yüzden ben de yemeğimi bizzat paylaşıyorum kapıma gelenle. Ekseriyetle kediler oluyor ama olsun ben memnunum. 

mezzoalto, seni haksız ya da yanlış bulmuyorum ama fazla iyimser yaklaşıyosun. Dersen ki, -ki belki demişsindir, ben atlamışımdır- ben veririm 1 euro 1 buçuk elden geldiğince çoğu kandırmaca da olsa biri yerine ulaşsa mutlu olur, huzurlu uyurum, eyvallah birşey diyemeyiz. Ama ben o yerine gitmeyen euroların şişirdiği cüzdanlara kılım. İnsanların iyimserliğinin sömürülmesine kılım.

ps. ben de 30 dolar gibi hatırladım bahşişi ama bana güven olmaz.

mezzoalto (24 Temmuz, 2007 11:26 Salı)
polka, inan bana huzurlu uyumak için ne 1 ne 5 ne de 50 euro yeter.. gerçek anlamda huzurlu bir uyku için, sen tok yatarken, kimsenin aç yatmadığını bilebilmek gerekir inancındayım.. o nedenle bu tip kampanyalarla yapılan katkılar, sadece bu dengesizliği azaltmak adına, vicdan azabını yok etmesi mümkün değilse de hafifletmesi adına yardımcı olur.. giymediğim kıyafetleri ve eşyaları ihtiyacı olanlara vererek, sağda solda aç hayvanları besleyerek, çeşitli burs fonlarına katkıda bulunarak, bulduğum her kağıt-plastik-cam parçasını geri dönüşüme kazandırmaya çalışarak gözümün gördüğünce insanlara-hayvanlara ve evrene destek ben de oluyorum ama düşünsene, afrikadakilere kim yardımcı olacak peki, herkes sadece gözünün gördüğüne destek olursa? herkes böyle düşünseydi, 1999 depreminde sadece kendi yağımızla kavrulmamız gerekmez miydi, veya endonezya depremindekilere kim yardım eli uzatacaktı?

her kampanyaya 5 euro veya 5 ytl vermeye gerek yok, ama güvenilecek bir stk, bir organizasyon mutlaka bulunabilir.. benim demeye çalıştığım şey özetinde, sadece kendimiz ve çevremize değil, insanlığa karşı da bireysel olarak belli oranda sorumlu olduğumuzdu.. elbette zenginlerin, devletlerin, kurumların sorumluluğu bize kıyasla çok daha fazla ama "biz de" sorumluyuz, kendi varsıllığımız oranınca..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (24 Temmuz, 2007 11:32 Salı)
Mezzo, Afrika ulkelerinin gelismis ulkelere olan borclarinin silinmesi bizim verecegimiz 1 avrodan daha etkili olacaktir ve bir cok stk da bu capta gelismeler olmasi icin caba gosteriyor zaten. sadece bir ornekti. red kampanyasindaki son yorumumu da bir oku. o kampanyanin reklam butcesi kendi basina daha cok is gorebilirdi diye konusuluyor su anda mesela.

mezzoalto (24 Temmuz, 2007 11:42 Salı)
settar elbette ki buna yüzde yüz katılıyorum, hatta o afrika ülkelerinin borç yapmalarına neden olan adı konmamış sömürgeci düzenden de tiksiniyorum, bu ülkelerde sürekli bir politik kargaşa yaratarak istikrarsızlık içinde o ülkelerin bilimum kaynaklarının iç edilmesi beni delirtiyor.. bunların hepsi tamam, kim buna itiraz edebilir ki zaten..

ama bu bizi daha az sorumlu kılmaz ki? neden kılsın? senin bir avronun etkisi başka bir işe yarar, onların 1.000.000 avrosunun etkisi başka bir işe.. senin bağışlayacağın ufak meblağlar su-ilaç-gıda gibi harcama kalemlerine gider, ötekisi bir milyon euro ile hastane yaptırır.. bizim 1 avrolarımızın birikmesini bekleyerek hastane okul vs yaptırılmaz.. yani küçük paraların gideceği yerler ve büyük paraların gideceği yerler zaten farklıdır..

red kampanyasını ve yorumunu da okudum, ama şuna katılmıyorum: sözünü ettiğin markaların tamamı zaten belli -ve tabii ki korkunç rakamların söz konusu olduğu- bir pazarlama bütçesine sahipler.. sanmıyorum ki hiçbirisi ekstradan bir bütçe ile bu işe girişmiş olsun, belli bir dönem için ayrılan kampanya bütçesinin bir kısmı da buna ayrılmıştır, üstelik marka imajına da güzel cilalar attığından bu kampanyalar, süper işlevsel olmuştur.. yani eninde sonunda o parayı zaten harcayacaklar.. ama bu vesile ile kazançlarının bir kısmını kampanyaya yatırmışlar, üstelik insanlarda bir farkındalık yaratmışlar, yani sadece kendileri için yapacakları birşeyi, kendileri ve başkaları için yapar olmuşlar ve neticede 11.3 milyon dolar kazanılmış.. daha ne olmasını bekliyoruz ki?

phoenixia (24 Temmuz, 2007 13:32 Salı)
bu fotoğrafları çektikten sonra "ödemeyi" de suyla mı yapmışlar..

pötürdek (10 Ağustos, 2007 17:53 Cuma)
çok güzel düşünülmüş. keşke aynı tema günlük hayatımızda daha fazla karşımıza çıksa ve aklımızın bi köşesinde durmasına zorlansak.

txms303 (21 Ekim, 2007 11:11 Pazar)
Samimiyetsizlik bile olsa "hani bu reklamı yapan reklamcılar, hayvancıklar vs.. bence o insanları aklımıza getirmesi açısından güzel bir reklam.Gidip Afrika'daki aç insanlara nereden yardım edebileceğimi bile bilmiyorum ben..ama yardım konusunda beni daha duyarlı yaptığı kesin bu tür reklamların.

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.