Geçen sene tüm siteler hatta televiyzonda bile haber olan ve harra Cannes'da Cyber Grand Prix kazananlarından biri olan Best Job Ever(Blogger Ada Bekçisi) işini hatırlarsınız. Video başvuruları ile bir kişi seçildi ve adaya gözkulak olurken üzerine para verildi. Benzer bir proje Türkiye'de başlamış.
Etstur, 1 çifti yıl boyunca yurtiçi ve yurtdışında gezdirecek, her ay onlara 5000 TL maaş verecekmiş. İstedikleri ise aynı Best Job Ever'daki gibi tatil deneyimlerini yazmak.
Başvurular yine Best Job Ever'daki gibi video gönderilerek yapılıyor. İlk elemeleri IK şirketi Adecco yapıyor ve 10 kişi belirliyor. 10 kişiden kimin birinci olacağını ise halk oylaması karar veriyor.
Sen dur dur, sonra yurtdışında şahane başarılar yapmış Cannes Cyber Grand Prix bir işten esinlen...
Belki de bu benzerlik sadece bana öyle geliyordur?
ödüllü iş = garanti iş. best job ever projesi türkiye'de bütün gazetelerde haber olmuştu, bilinmeyen bir iş de değil. neyse, başvuruları izleyip facepalm yapmak düşecek bize de herhalde.
vallahi eşim ve ben katılmayı düşünüyoruz ciddi ciddi... nasrettin hoca misali "ya tutarsa" düşünceli videomuzun senaryosunu bugün yazıcam hatta...
projeye gelince, tamamiyle abarma olmasına rağmen çalışan bir sistem. Kaldı ki evet orjinalite önemli bir konu olmasına rağmen daha önemlisi insanlar dokunmaktır diye düşünüyorum. Bana ve eşime bir gaz verdiğine göre(ki ikimizde reklam sektöründe uzun süre çalışmış insanlarız) Son olarakda Türkiye'den sektör harici kaç kişi Cannes ödüllerini kim nasıl almış biliyor? Reklamcı ya da yaratıcı kişi tadında konuştuğumuzda illaki "ben olsam şöyle yapardım" diyeceğimiz noktalar var ama önemli olan (bence) insanlara dokunması, ya biz kazanırsak, hadi bir gaz yapalım şu işi dedirtmesidir...
@tamamen amma düşük cümle kurmuşun... birde reklamcıyım felan diyorsun...
neyse şaka bir yana yukarıda rastgele kelimeleri ard arda koyarak söylemeye çalıştığım şey : insanların çoğunluğu bu sektörden değilse Cannes ödülleri ne bilmez.. Ayrıca çıkın sokağa test edin. Şöyle bir proje birde böyle bir proje var diyin. Aha bu bundan abarmadır demezler. Neyse benim kampanyayı yapan kimse hiç bir ilgim yok, sadece orjinalite her zaman en büyük dert değildir bence. Yarar daha önemli.
tamamen, tüketici olarak esinlenme ya da arak bir işi beğenmek bir sorun değil zaten. bu ahlaki bir mesele ve reklamcıyla reklamverenin sorumluluğu asıl olarak bana kalırsa. yetenek sizsiniz gibi tv yarışması bile çıkar yoksa bu konseptten ve hayvan gibi görünürlük elde edilir.
diğer yandan, bu işin ETS'ye ne faydası olur onu tartışabiliriz. Best Job Ever, bize ve tüm dünyaya çok bilmediğimiz bir tatil cennetini öğretti, reklamveren de adaların turizm ofisiydi. peki bu yarışma sonucu ETS neyi amaçlıyor acaba? daha çok tur satmayı mı? tur şirketleri arasında bilinirlik fiyattan önce gelen bir tercih sebebi mi? sektörü yeterince tanımadığım için bunları geçiriyorum aklımdan ben.
ETS sattığı turlar için içerik sağlamaya çalışıyor gibi geldi.
Katılımcıların tatile gitmesi yeterli değil, incik cincik heryeri gezip görmelerini ve paylaşmalarını istiyor. Eğer düzgün tipler seçilirse, tur alırken neler yapabileceğini nelere gidebileceğini vb tüm detay bilgileri öğrenebileceğin bir içeriği olacak.
@settar, haklısın kesinlikle ama ahlaki boyuta girersek bence ets nin projesinden önce konuşmamız gereken binlerce başka örnek çıkar. Basit olarak şöyle düşünelim. Avustralya'da leo burnett sydney yanılmıyorsam world hour projesi yaptı. herkese yararı olan, küresel ısınma üzerine dikkat çekmek, doğal kaynakları tüketimine dikkat etmek için yapıldı biliyorsunuz. Şimdi diyelim ki başka bir ajans aldı aynı projeyi world minute diye yaptı. Yararında herhangi bir değişme olur mu? Hatta ne kadar çok yapılsa o kadar iyi olmaz mı? Sektörün geldiği nokta bence "ahlak" düşüncesini "yarar" düşüncesinin bir kademe altına koymuştur. Burda yarar projeden/kampanyadan yararlanacak olan / ya da kampanya sayesinde hayat kalitelerinde iyi yönde değişim olacak insanlardır. Yarar derken kastettiğimiz markanın cebini doldurması değil yani.
Yazmak çok zor :) Bizim bu humankind muhabbeti beni iyice bozdu vallahi :p
@viki, tatilmiiii, keşke... durup durup balayı videolarımıza bakıyoruz... ne güzel çıkmışız diye... :p
tamamen, ets'nin projesi sosyal sorumluluk projesi değil, ets bundan ticari kar elde etmeyi planlıyor sonuçta :) WWF işleriyle karşılaştırmak doğru değil. ayrıca earth minute çıkarsa bunu earth hour başarı olarak da kabul edebilir, zira oradaki amaç bilinçlendirme, daha çok kampanya daha çok bilinçlenme demek.
ets işini kazanmanızı çok istiyorum, böyle bir projenin anlatıcıları sizin gibi kendini düzgün ifade eden kişiler olursa izlemesi eğlenceli olabilir. siz kazanamazsanız da bu tartışmayı tekrar hatırlatacağım ama sana :)
@settar, ahahaha aman be abi.. harbi alakası yok bizim katılıp katılmamamızla... olay şöyle gelişti aslında. dün ajansda konu oldu bu proje. planlama ve dijitalden sorumlu kişi olarak ben oturduk bi yandan işimizi gücümüzü yaparken bir yandan da projeyi tartıştık... :) ben hardcore "off bu kadar abarılmaz" dedim. onlarda bana "abarmaysa abarma, ama bak şöle şöle bir durumda var bizce" dediler. sonuç! beni ikna ettiler anlıyacağın. yoksa yani bizim katılımızmızla alakası yok. ama ha nedir... katılalım kazanalım... destek olursunuz artık :p :)
düzeltme planlama ve dijitalden sorumlu kişi olarak ben = planlama ve ben (dijitalden sorumlu kişi) yoksa planlamayada bakmıyorum... ajans batardı keza :p
Çalışanlar için tek sorun 6 ay - 1 yıllık dünya turundan sonra nasıl iş bulacakları olacak bence.. Hadi onu geçtim ETS'nin malı olarak her görüntü reklamda, basında, olacak mı? AVM'lerde teşhir edecekler mi diye de korkuyorum? Eğer cidden arkasında Marka varsa -ki sanmıyorum- kullanımda boku çıkabilir...
Reklamcılar en doğru grup olacaktır seçilmek için bu arada ama bence evli ve çocuğu olanları tercih edeceklerdir. Ben ilişki durumuna sevgili yazınca sanki beni seçmezler gibi geliyor ayrıca ön elemeden geçtikten sonra ki halk elemesi biraz endişe verici...
Kafalarında bence yıl boyu iletişim var ama sadece blog, facebookla çözemezler gibi geliyor.... Dünyayı dolaşan birinin blogunu okumam sanki ben....
Yine de şansımı deneyeceğim artık finale kalırsak destek bekleriz tamamenle beraber : ))
bi an acaba değer mi iş bırakmaya diye düşünmedim değil. sonra vardır altında bir bit yeniği diyerek kıllandım. Bi kere o maaş brüttü deyip onu 3 bine kafadan düşürürler. Verecekleri kart da sodexo gibi bi şiidir. 3-5 yerde geçer tost almaya yeter. Elin gavuru tostu ne bilsin. tost diye elimizde kala kala kuru ekmek kalır. bi de işin içinde orda burda maymun olmak var. Cık!
Üstelik tatil anlayışı videosu da kesmedi beni. Maldivde sular şıpırdatmak, okurken manyak gibi kendi kendine gülmek de tatil anlayışının bildik sınırlar içinde kalacağı hissi yarattı bende.
apart olayına hiç girmiyorum. kılıfını hazırlamışlardır herhalde. zaten ne alakası vardır canım.