Anasayfa

4617_9803.jpg Resimleri
 

Şekerbank - EKOKredi


Pin It
böylesine negatif his veren, öylesine hedef kitlesini (farketmeden) küçülten ve aşağılayan, pack shot'ında hiçbir şey söylemeyen bir kampanya...



URL : www.ekokredi.com.tr/video.html
Kategoriler: reklam
Etiketler: kredi

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


dozdenoir (12 Mayıs, 2009 17:50 Salı)
Uzun süredir bunun şeker sigorta olduğunu zannediyordum şimdi kredi olduğunu görünce şok oldum...
Bu aralar yeni modamız reklamda ajitasyon... En acıklı film kategorisi açacaklar ödüllere...

buraKargın (12 Mayıs, 2009 18:03 Salı)
Bu filmi seviyorum. Sosyal sorumluluk kampanyası tadında başlayan, görüntüleriyle bireyselleştiren, müziğiyle durumu içselleştiren ve gerçekleri hedef kitlesinin gözüne sokan bir film olmuş. TV'de her çıktığında israf edilen her şeyi düşündürüyor bana ve bu bilinci hatırlatmanın yolunu da negatif öğeler seçerek bulmuşlar. ''Tasarrufa uzat elini Türkiye'' diyor packshotta. Belki yaşanan krizden etkilenen çiftçilerden ve bütçe sıkıntısı çeken ailelerden bahsedilebilirdi. Stratejik olarak filmi doğru ama içerik olarak eksik bulduğumu söyleyebilirim.

Aygül Pembecioğlu (12 Mayıs, 2009 18:30 Salı)
dozdenoir gibi bende sigorta reklamı sanıyordum.

İçim fena oluyor, suç işlemiş gibi hissediyorum adamın konuşmalarını dinledikçe. Küçüklüğüm zor geçti sanırım :)

Melih Cılga (12 Mayıs, 2009 20:23 Salı)

“Enerjiyi ve Emeği Koruyan Kredi”nin bu duygu yüklü reklamı, hedef kitlesine “tasarruf” mesajı vermek isterken, sanki bir yandan da iletişim bütçesini ve reklamcıların enerjisini “biraz müsrifçe” kullanıyormuş gibi geldi bana... :)

Sitelerine gidip kredilerin ve vaat edilen tasarruf yöntemlerinin tam olarak ne olduğuna bakıyorum, bir de TV’deki reklamın anlattığı hikayeye bakıyorum: Aradaki bağlantıyı kurmakta zorlanıyorum açıkçası...

Söz konusu beş çeşit krediden TV’de hiç bahsetmeden, “teaser görünümlü gizemli lansman” gibi bir film yaparak asıl mesajları muhtemel devam filmlerine ya da diğer mecralara bırakmaları, biraz “iletişimde mesaj müsrifliği” gibi göründü bana...



erhan (spawnie) özkantarcı (12 Mayıs, 2009 20:51 Salı)
cleanclothes az bile yazmış! genelde sektör dışından olanlar yapılan işleri karalamak için "nolcek bende yazarım bu reklamı" vs.. gibi şeyler söyler ya, bence hiç bir allahın kuluna, şu yukarıdakiler için kredi vericez (mantolama, güneş enerjisi...) bir reklam yaz denilse bunu yazmaz, onaylamaz, çekmez, vs...

kargo'nun 2. albümünde ruh hastası bir şarkı vardır "bad'lik amiri" diye onun son sözü geldi aklıma nedense!

"bir yanlış yapacaksan bari onu doğru yap! " 

cleanclothes (12 Mayıs, 2009 21:20 Salı)
diyor ki EDS;

her sabah gün ağarmadan tarlasına koşan sen değilmişsin gibi; yokettin mahsulün yarısını, farketmeden...

nefesini terine katarak mucizeler yaratan sen değilmişsin gibi; boşa attın emeğini, farketmeden...

ekmeğini taştan çıkartan sen değilmişsin gibi; kendi ellerinle yokettin enerjini...

hiç ister miydin, bir yandan yaparken, bir yandan yıkmayı?

elektriği, suyu, yakıtı boşa harcayarak kazancını yok etme diye geliştirdik EKOKREDİ'yi...
enerjiyi ve emeği koruyan kredi...
tasarrufa uzat elini Türkiye...

kesinlikle sosyal kampanya olmuş... kanayan bir konunun ayırdına vardırma gayesiyle bir takım gerçekleri göze dürten, bilinçlendirmeyle suçlamayı dengeleyememiş, suçlama hissiyatı oldukça yüksek bir kampanya...

kol işçisine yönelik bir kredi kampanyası hissi var... fakat, bina mantolama, atık arıtma damla sulama vb. çok da işçilerin derdi konular değil... ev sahibinin dükkan sahibinin tasarrufu konular bunlar...

hem bireysel, hem ticari, hem tarım kredisini bi potada eritelim diyince hem uzun hem sıkıcı hem de ne demek istediği pek de belli olmayan bi kampanya çıkıyor ortaya...

yazık hedef kitlesi biz olmayan tv izleyicilerine...





karaasa (12 Mayıs, 2009 21:22 Salı)
bende bugün metroda gördüm ne kredisi olduğunu yoksa reklamı ilk seyrettiğimde ilk algım çevreci faktörlerin primlere yansıyacağıydı

fazla mı uçmuşum

Hüseyin (husows) Ergin (12 Mayıs, 2009 22:51 Salı)
bence mesajını güçlü bir şekilde veren, resmen acıtan bir reklam. kanırta kanırta bağırıyor. ama kredi ile ne kadar bağdaşır orası tartışılır. yinede bağlamışlar, tebrikler.

cemgul (13 Mayıs, 2009 09:32 Çarşamba)
elektriği suyu yakıtı boşa harcayarak kazancını yoketme diye getirdik bu krediyi diyor ya, nedir yani mesela karpuzu 3 ton su ile yetiştirisen %0,01 faiz, ama 3 tonu geçersen %15 faiz, ekmeği 10 çuval unla yaparsan % 0,5, ama 10 çuval üzeri %40 faiz mi? buradaki EKO ekoloji mi? Bu mu yani?

Alp (pimoka) Esin (13 Mayıs, 2009 09:43 Çarşamba)
Ekoloji para etmeye başlamış fena mı?

ayrıca biz bu reklamdan ailece korkuyoruz allahtan burda ne olduğunu öğrendimde içim rahat etti.

tiryaki (13 Mayıs, 2009 09:45 Çarşamba)
husows; şimdi kredi ürünü ile ne kadar bağdaşmayan bir reklam yapmak neyin mesajını verir ki?eko kredi demese, faizleri siz emekçi ve çiftçiler için % şu kadar düşürdük dese bana daha anlamlı gelecek...
mesela ben nasıl algıladım; kredi aldık faiziyle geri ödüyoruz... aldığımız paraya bak faizine bak... faizi boşa gidiyor... benim ürettiğim karpuzun yarısı, unumun üçte biri; kısacası emeğim faize gidiyor... eko kredi demekki bizim emeğimizi 1/1 e  en yakın oranda ekonomiye kazandıran bir şeymiş... diyorum.
ama bir bakıyorum; suadiyedeki apartmanımızın cephesi için mantolama, şiledeki yazlık villamız için çatı izolasyonu filan gibi şeyler için bir kredi... ultra alakasız ultra mantıkdışı... prodüksiyon, süslü sözler, uçan kaçan grafikler filan iyi de... icraat yok  amaç tasarrufsa, avivasa reklamı daha mantıklı...

Melih Cılga (13 Mayıs, 2009 10:04 Çarşamba)

“Farkında olmadan israf ettiğimiz özkaynaklarımız” konusunu anlatmak için bu film gayet etkili olabilirdi belki, fakat EKO kredi gibi bir ürünü pazarlamak isteyen bir bankanın verdiği brief buysa, reklamveren olarak pazarlama iletişiminden pek anlamıyorlar demektir...

Yok eğer banka “tasarruf” konsepti ile söz konusu krediler arasında net ve anlaşılır bağlantı kuran bir film istediği halde ortaya bu film çıktıysa, ajanstakilerin epeyce kafası karışık demektir...

Fakat biliyoruz ki, bizim sektörde derdini anlatamayan reklamların tek bir sorumlusu yoktur genellikle, “kötü işler elbirliğiyle yapılır” çünkü...

Reklamda “storytelling” eğer doğru kullanılırsa gayet güçlü bir yöntem olabilir, ama asıl mesajın etrafında dolaşıp bir türlü sadede gelmeden, hikaye ve ürün faydası arasındaki bağlantıyı seyircinin kurmasını bekliyorlarsa, ortada ciddi bir problem var demektir:
Reklamda mesaj nasıl kurgulanır, nasıl algılanır, nasıl eyleme dönüştürülür, yaratıcı strateji nedir ve ne değildir vs. gibi birtakım temel konuları oturup sakin sakin yeniden konuşmak gerekiyor demektir...

Şu kriz ortamında, hem de “tasarruf”tan bahsederken harcadıkları bu kadar paraya, enerjiye ve emeğe yazık olmuş demekten başka bir şey gelmiyor elimden...


Hüseyin (husows) Ergin (13 Mayıs, 2009 14:09 Çarşamba)
yok ben de aslında ilk izlediğimde sonunda başka birşeyler gelecek diye bekledim. burakargınında dediği gibi böyle sosyal sorumlulukla ilgili falan bir proje, ama umduğum gibi çıkmadı tabi :) ama en sonundan ekokredi kısmını çıkarırsak tabiki geriye şoke edici, acıtıcı bir kısa film çıkabilir.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (13 Mayıs, 2009 14:45 Çarşamba)
husows, o zaman müşterinin bütçesiyle yapılmış pazarlama amacı ya da mesajı olmayan bir sanat çalışması olarak değerlendiriyorsun bu işi sen :)

nick (13 Mayıs, 2009 15:03 Çarşamba)
taktiksel calismalar, eco trend oldu malum..

heheh gecen bizde bi urune eco logosu basmislar essek kadar, dedim ne var bu urunde eco?
brightness contrasti otomatik min seviyeye getiriyor, boylece daha az watt harciyor filan.. O da  2 watt, bilemedin 3.. Yani yerse....

İsin kotusu bunu world known markalarda yapiyor, samsung sony vs..

Bir fuarda Samsung car car eco meco diye bir bolum yapmis, dedim hayrola nedir? en yetkilisinden bi arkadas geldi, dedi biz boya filan kullanmiyoruz, ozel bir teknoloji ile renk veriyoruz... Hehheh, adam plastik urun uretmis, gecmis karsima boya yok pusur yok saka misin derler adama..

Hepsi yana, ekstra bir baska alakali sayilaak mevzuya dalayim, illet geldi bu eco, tasarruf modundan, suyu az harca, sifonu cekme bokunla oyna filan, nedir abi bu? Yani neyi ertelemeye ugrasiliyor, dunya batacaksa, birgun su bitecekse, sen az kullaninca degisen ne olacak? ha 30 sene sonra su bitmis, ha 60 sene sonra. Farkeden birsey yok.

İsrafla tasarruf u iyi ayirt etmek lazim.

Bu anlamda komk bir kredi cinsi olmus. Hbryd araba kredisi alicam, faizi yokmus onun ;)

mezzoalto (14 Mayıs, 2009 01:36 Perşembe)
aha bu reklamı ben haber yapacaktım ama yanına 2 reklamı daha iliştirip "iç karartan depresif reklamlar" başlığı altında.. bu reklam başlayınca tv'yi zaplıyorum, resmen içim şişiyor.. eko kredinin ne olduğunu da hiçbir şekilde anlamamıştım, keşke cam çerçeve indirip kavun karpuz patlatacaklarına konuya değinselerdi reklamda.. çok şükür yorumlarda açıklanmış, dış cephe mantolama kredisi demek, peki, bravo.. insanın bu işi yaptıracağı ve bunun için kredi kullanacağı varsa da yapası gelir mi bu kadar muğlak ve iç karartıcı bir reklamın üstüne..

diğer daraldığım reklamlarsa fonda ruh sağlığında sıkıntıları olduğunu tahmin ettiğim bir kız çocuğunun "na na na naaa" diye mırıldandığı ve bu esnada siyah beyaz görüntülerde herşeyin yosun tuttuğu, ışıkların filan söndüğü, dede torunun titreyerek satranç oynadığı vecta reklamı ve dünyanın en mutsuz aile babasının sergilendiği ve bu şekilde nasıl müşteri toplayacağını bilemediğim sigorta reklamı (ne sigortası olduğunu bile bilmiyorum, ortada migreni tutmuş ifadeli bi adam, ve bir arabanın ülserle filan bedellendiği bir takım hesaplamalar var)..

story (14 Mayıs, 2009 02:12 Perşembe)
Şimdi  bu reklamı izlerken verilen krediyle ''enerjiyi koruma'' arasında bir baglantı kuramıyorum..Onca  görüntüye ragmen istenilen mesajı verememiş bir reklam oldugunu düsünüyorum..ve evet eger bu bir sosyal sorumluluk kampanyası için olsaydı süper olurdu insanları yanlıs yapmaktan korkutuyor o görüntüler,
etkili his uyandırıp sonuna kadar izletiyor hatta...ama gel gör kii altından eko kredi cıkıyor..baglantı eksikligi var mesaj karsıya gecmiyor.

ibrahim yavuz (14 Mayıs, 2009 23:12 Perşembe)
Sınava istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. Başarılar dilerim.

1) Bankaların amacı nedir ?

2) Kredi talep edecek müşterinin "temel" beklentisi nedir ?

3) Enerjiyi az kullanmak hacizi durdurur mu ?

4) Enerji sarfiyatını minimuma indirmede finansal araçların katkısı nedir ?

5) "ECO" sever olmak Greenpeace olmak mıdır yoksa "Teaser"peace olmak mıdır ?

6) Marka değerinde "ECO" temelli değer artışının yokolma sınırındaki nesillere ve enerji kaynaklarına "faydalı" etkisi nedir ?
- Sınav süresi 30 dakikadır. - Tek kağıt kullanılacaktır. ( Malum kaynaklar az ) - Plastik mamulü uçlu kalem kullanmak yasaktır ( Kullananı Şekerbank reklamında oynatırım :P )

mezzoalto (15 Mayıs, 2009 00:31 Cuma)
beaureve, özlemişiz yahu, nerelerdeydin:)

ibrahim yavuz (15 Mayıs, 2009 16:40 Cuma)
Çevrimdışı modunda bir süredir buralarda idim, arada kendimi otomotiv konularında gösteriyor idim ama eskisi kadar aktif değildim :) Ameliyattı, üniversite durumlarıydı, işti güçtü derken epey bir süredir "kış uykusu" modundaydım :P Baktım bu yorumluk konu gelmiş, bir "açılış" yapayım dedim. İyi ki de etmişim bak ne güzel oldu bu karşılama. Teşekkür ederim çok çok :)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.