Yorumlar
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Şubat, 2008 01:26 Perşembe)vikicim haber detaylariyla ugrasirken ben de yorumlarima basliyim :)
bu torenlerin en guzel yani bir suru eski dostu gormek sanirim. insan eski dostlariyla iki kadeh icince zaten organizasyon detaylari da gozune batmiyor bir noktadan sonra.
bu sene juri baskani eski patronum
bay paul'du. kirmizi haberimizde de
yazdigimiz sekilde onun belirledigi bir juri secti odulleri. odullerin "hayalet" olmasi hakkinda ya da yeterince yaratici olmadiklari hakkinda ya da juri uyelerinin birbirlerini pohpohladiklari hakkinda herkes birseyler soyleyecek zaten muhtemelen.
ben baska detaylari anlatayim o zaman.
kirmizi odulleri turk reklam sektorunde yaraticilik uzerinden degerlendirerek odul veren kristal elma'dan sonra 2. buyuk organizasyon. en onemli kismi da bir gazete sponsorlugunda duzenlemesinden dolayi sadece ilan kategorisinde odul vermesi.
yaraticiligin ulkenin en guclu -ve en cok satanlarindan biri- olan gazete tarafindan odullendirilmesinin reklamveren tarafindan da takdir edilesi bir boyutu var aslinda. bugun herkes bilir ki, en pahali ilan fiyati
hurriyet gazetesininkidir. bu gazetede reklam yayinlamanin bedeli yuksektir. bu gazete tutup sizin isinize yaraticilik anlaminda odul verip, odulu hakettiyse bir de fazladan tanitim yapmaktan cekinmeyerek sektorde gercekten cok onemli bir onculuk yapiyorsa takdiri haketmistir.
ertugrul ozkok'un konusmasini yine -gecen sene oldugu gibi- gecenin onemi acisindan birazcik yavan ve siradan bulmakla birlikte, kirmizi projesinin mimari olan hurriyet reklam grup baskani
ayse sozeri cemal'in onumuzdeki yillarda gazetelerin
cevrimici mecralara,
mobil ortamlara tasinmasiyla kirmizi'nin da bu alanlarda da reklam odulu vereceginin sinyallerini veren konusmasini cok guzel buldum. bu arada ilk defa 90'larin basinda biyiklari varken dinledigim ozkok'u olaylara hala farkli acilardan bakabildigi icin takdir de etmedim degil.
sunucular cenk ve erdem
womm konferansinda biraz daha basarililardi. salonun basikligi ve akustigin darligi sebebiyle kirmizi'da cok hakim olamadilar sahneye. ote yandan konuklardan
hakki devrim'in oturdugu yerden mikrofonla arada sunucularla sohbet etmesi kesinlikle iyi dusunulmus ve dinamizmi artiran bir hosluktu.
bir kirmizi daha sona erdi.
zarakol iletisim'e ve
ayca erkan'a da ozellikle tesekkur ederiz, gecenin tanitimi ve bizimle -ve basinla- kurduklari kolay iletisim icin.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Şubat, 2008 01:31 Perşembe)uzun yorumlari okumayan tembeller icin onemli not: kirmizi dijital mecraya da el atacak gibi gorunuyor :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Şubat, 2008 02:27 Perşembe)BBDO'nun Mercedes ilanlarini cok seviyorum ama Kipkirmizi Karpat Polat'in yaratici yonetmen oldugu DDB & Co'nun Amnesty International ilanlarinin hakkiymis sanki. Bu nasil bir fikir? Bu nasil bir sanat yonetimi? Hayran kaldim.
sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Şubat, 2008 02:48 Perşembe)benim kırmızı kalem düzeltmelerim:
mercedes reklamlarını çok yaratıcı bulmadım. özellikle de deniz ve demiryolu taşımacılığına bu kadar terör şekilde bi alternatifken.. trafikte kamyonları sevmiyorum..
pratiker, sıradan.. benzerleri çok çok yapıldı. bi çıt farklı kullanmışlar gazeteyi ama yetmemiş bence.
uluslararası af örgütü işlerine ben de hayran kaldım çok başarılı..
Schneider Elektrik'i çok sevdim, zekice.
domestos ilanı hijyeni değil daha beter tiksintiyi çağrıştırıyor. bakteri ölmüş ama hala orda.. ıyy oturmam ben oraya..
dan kek ehhh ama ufaklığın belgelerim klasöründe bekletilmesine güldüm..
dekalo reklamı da çok hissedilmeden yapılmış gibi geldi, ya da bana o duyguyu iletemedi bilemiyorum..
beko çok sofistike..
beymen çok hoş, sıcak..
fikri görsel sanatlar ilanına çok çok güldüm.. hahaaha hala da gülüyorum..
pronet de karikatür için çok kullanılan bi espri şablonu olsa da fena değil.
benden böyle..
byparlak (14 Şubat, 2008 02:53 Perşembe)uluslararsi af orgutunun isleri mukemel otesi!! hayran kaldim!
gizem (oho) uzkal (14 Şubat, 2008 09:25 Perşembe)Basında En İyi Bölgesel Reklam ve Basında En İyi Bölgesel Gazete Reklam Kampanyası ödül verememesi ne acı (ist harici) demek ki İstanbulun ayağını kesebilen birileri hala yok
gizem (oho) uzkal (14 Şubat, 2008 09:51 Perşembe)haklısın settar Öncül Sefa (Adana) geçen yıl ve ondan önceki sene almıştı .
ilyas t (14 Şubat, 2008 10:32 Perşembe)27) Basında En İyi Dayanıklı Tüketim Ürünü Reklamı
TBWA - Beko
nalaka? çok zorlamışlar sanki?
Fixx (14 Şubat, 2008 12:07 Perşembe)Bu seneki reklamlar çok muhteşemmiş yaa, hepsini ayrı bi sevdim, biçoğunu kaçırmışım zaten.
merijane (14 Şubat, 2008 14:00 Perşembe)Bende gecedeki yerimi alanlardanım,
herşeyden bahsedidi, herkesin aklına fikrine sağlık, dDF de bir teşekkürü hak ediyor diye düşünüyorum:)
hopçikitangasamuray (14 Şubat, 2008 14:46 Perşembe)Yaratıcılık bakımından en kıt kırmızı ödülleri bu seneki diyebilirim.
buraKargın (14 Şubat, 2008 15:50 Perşembe)Kırmızı gece gerçekten çok güzeldi, emeği geçen herkese teşekkürler. Özellikle geceye katılmamı sağlayan Gürül Öğüt'e teşekkür ederim. Gecede bloglardan tanıştığım insanlarla ve çalıştğım eski ajanslarda gördüklerimle muhabbet etmek benim için de ayrı bir zevkti. Bunların dışında;
* Akustik sorunu olduğu için takip etmek zordu. Servis mükemmeldi, sergi ince düşünülmüştü, konser olayını daha güzel yapabiirlerdi.
* Alice BBDO'nun Mercedes-Benz işlerinden şüphem yoktu, hakkını aldı diye düşünüyorum. Kırmızı'nın son sayısında reklamcılara sorulan 'En iyi basın reklamları' köşesinde yeterince değinilmişti, şaşırmadım.
* Kristal Elma alan işlerin ödüllerini yinelemesi aradaki 6 ayda güçlerini koruduğunu gösteriyor. Umut verici.
* Yine Rafineri ve RPM Radar'ın gecedeki ağırlığı hissedildi. Yapı Kredi işinin ödül almasını bekliyordum, sevindim. Diğer OK işleri de alabilirdi.(Soru-cevap şeklinde olan)
* Kısa reklam ve uzun reklam metinleri işleri de kusursuzdu. İş bankası kampanyasına diyecek bir şey yok.
* Basında en iyi gazete reklam kampanyasında benim fikrim DDB&Co'nun CNN TÜK işlerinden yanaydı. En iyi dergi reklam kampanyasında da yine DDB&Co'nun ödüllü CERES ve Epica'lı DOLUCA işlerinden yanaydı. Neden alamadılar, bilmiyorum.
* Bölgesel reklam ödülünü vermek zornda kalsam Mürekkep Tanıtım'ın Eker'in Supangle tatlısı için yaptığı ilana verirdim. Diğerleri dikkatimi çekmedi. Propaganda'nın Schneider Elektric işini de çok sevdim. Ellerine sağlık!
* Yaratıcılık bakımından geçen seneye göre bence de daha kıttı. Seneye daha iyilerini ve yenilerini(!) bekliyoruz.
Benden de bu kadar :)
Alara (fuzzyradio) Orhon (14 Şubat, 2008 21:52 Perşembe)vitra karo'da "rmp" radar'ın değiştirilmesi için gerekenin yapılmasini arz ederim
:)
sevgilerimle
Ayrıca künyede yazmıyor ama o işin gerçekleşmesinde büyük payı olan 3Dci Recep Bala ve grafiker Burak Öksüz'ü buradan selamlamak isterim
c (15 Şubat, 2008 11:17 Cuma)Ben de yorumlamak istiyorum. biraz kırmızıyı:
döner dürümler lezizdi ancak biraz daha sıcak servis edilebilirdi.
votkalar çok az dolduruluyordu ve bazooka marka idi. daha kaliteli votka kullanılmalıydı.
biralar bence gecenin yıldızıydı hem soğuk hem de şişede servis ediliyordu gazı kaçmış fıçı biralarla ve kağıt bardaklarla tadımızı kaçırmadılar bu açıdan tebrik ediyorum.
patlamış mısır dolu sepetler dahiyaneydi.
bunun dışındaki ordövr ve çeşitli mezeler bence vasattı.
ödül verilirken çalan müzikler güzeldi ama onları arada kısmasalar keşke sürekli çalsalardı. tam dans havasına girmişken sesinin kısılması can sıkıcıydı.
restless (15 Şubat, 2008 11:23 Cuma)Unutmadan, wc sırasıda mükemmeldi :D
Yalçın (settar) Pembecioğlu (15 Şubat, 2008 11:43 Cuma)fuzzy, düzelttim :)
c, süper inceleme :) sarımsaklı köfteli taksim hamburgercikleri de çok iyiydi. ikram beni gayet mesud etti. kırmızı şarap olarak da Doluca Neo verdiler.
restless, tuvalete her gidişimde bir arkadaşımı görüp lafa daldığım için o sıraya girmek zorunda kalmadan tamamladım geceyi :)
Yalçın (settar) Pembecioğlu (15 Şubat, 2008 16:16 Cuma)İnsan Hakları konulu Hürriyet 60. Yıl Özel Ödülü:
Güven Ağır, Kreatif Direktör; Statü
Zümrüt Piyale, Reklam Yazarı, Statü

buraKargın (15 Şubat, 2008 18:25 Cuma)Ben de bunu soracaktım. İlk verilen ödüldü, görememiştim. Tşk. WC'ye giderken settar ve viki ile karşılaşmamız, muhabbet esnasında şarabımı yere koymam ve devamında kaybetmem :) yeni yeni hatırlıyorum. hehe.. Katılımcılar defterini de es geçmemek lazım, çok iyi hazırlanmış.
hopçikitangasamuray (15 Şubat, 2008 18:29 Cuma)Marketing Türkiye'de ilginç bir yorum okudum, paylaşmak istedim. Yazan: Fikir Adamı.
KRİ'Z'TALLEŞEN BİR YARIŞMA DAHA! Kristal Elma trendinin son yıllardaki düşüşü, hiç şüphesiz Kırmızı'ya olan ilgiyi arttırdı. Üç büyüklerin protest bir tavırla katılmadığı Kristal Elma, kuşkusuz ödül alan işlerdeki 'körler, sağırlar birbirini ağırlar' durumunu, iliklerimize kadar hissettirmeye başlamıştı. Bugün de, gelinen 5 yılda bir taze yarışmanın daha 'dostlar birbirini ağırlar'a dönüşmekte olduğunu acıyla izlemekteyiz. Ayşe Bali Sarç, jüri tanıtım jeneriğinde abestle gülümserken, biz Rafineri'nin ne kadar da başarılı bir ajans olduğunu hüşuğ içinde izlemekte, Sir Paul Mc Millen'ın önünde saygıyla eğilirken; 'paye edilen' kırmızıları, o kıpkırmızı olan jüri ajanslarını sevgiyle görmezden gelmekteyiz. Yeter ki, ajans; yeter ki çalışan motive olsun, iyi olsun. Reklamcılığın; kampanya fikrini, kurgusunu düşünmeden evvel, Archive ve Communication Arts'lara saldırıldığı, çok çok 'teşbih' yani benzetme sanatı diye nitelendirilebilecek global trendlerin peşinde cahilce sürüklenilen bir acı süreç yaşıyoruz şu an. Buna prim veriyor, yabancılar gibi yapabilir miyiz kaygısıyla yanıp, tutuşuyoruz hala.. Allah'tan televizyon reklamı kategorisi yoktu yarışmada. Ajanslar arasında çok mu sirkülasyon var, bilinmez; Vodafone'uyla, Avea'sıyla, deterjanıyla, gofretiyle bir grup genç figüranın, reklam kuşağında imece usulü benzer şeyler yapmaya ve anlatmaya çalıştıklarına ve bunlara ödül verildiğine şahit olurduk ki, o zaman vay halimize.. Hayırlı, uğurlu olsun Kırmızı'larınız efendim... Saygılar.
ruprect (18 Şubat, 2008 18:35 Pazartesi)ben bu insan hakları ilanını anlamadım.
anlamak icin mesai veresim de yok Allah için.
buraKargın (18 Şubat, 2008 19:15 Pazartesi)'İnsan hakları, halk inanırsa tutunabilir' anladım ben. Hürriyet bunun neresinde derseniz. Eee, 'Hürriyet' halkın gazetesi ya sonuçta. Hürriyeti olmayan bir halktan insanların hakkını korumasını beklemek zor. Güzel bir kelime oyunu yakalamışlar, anlam bütünlüğünü bozmadan uygulamışlar, ellerine sağlık!
ruprect (19 Şubat, 2008 00:27 Salı)aaa bu yaştan sora oturup anagram çözemem ama ben:)) nerde benim yakın gözlüğüm.
bu kadar direk bi konuda çok indirek serbest vuruş olmuş.
ama curinin taktiri tabi ne denir.
pan (19 Şubat, 2008 10:30 Salı)mini bir bilgi eklemesi yapmak istiyorum. beko ilanı cumhuriyet gazetesi'nin bilim ve teknik ekinde yayımlanması amacıyla tasarlandı ve ilk olarak bu ekte yayımlandı. daha sonra diğer mecralara taşındı.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (19 Şubat, 2008 11:26 Salı)pan bilgi için teşekkürler. bazı ilanlara bu şekilde bakınca konu çok daha anlamlı hale geliyor. mecra spesifik olduğu dikkate alınınca benim gözümde bu ilan çok daha anlamlı hale geldi şimdi :)
mehmet (19 Şubat, 2008 11:44 Salı)cumhuriyet ilanı da aslında ahşap kaplama beko ankastre serisi için mıknatıs formatında hazırlanmış, ancak istenilen sandık etkisi oluşmayınca, panolara, gazetelere basmışlar, altındaki yazıları ekleyince ödül alıvermiş.
phoenixia (19 Şubat, 2008 20:38 Salı)hürriyet'in adam asmaca formatındaki halk inanırsa'sı taxim pasajlarıı tişörtlerinden l.u.c.k ya da f.u.c.k hangisiydi -hatırlamıyorum ama- onu hatırlattı..
ne dediği anlaşılmıyor,ne anlatmışlar, açık değil diye beğenmediğimiz iş bankası reklamı da en uzun metin diye yerini bulmuş.. demek ki tek kriter anlaşılması, anlamı olması değilmiş...
Yalçın (settar) Pembecioğlu (03 Mart, 2008 12:17 Pazartesi)Hürriyet bir seri şeklinde kazanan ilanların marka sorumlularıyla röportajı yapıyor hep Kırmızı'dan sona. Bu şekilde ödül alan yaratıcı işlerin etkinliğiyle de ilgili bilgi sahibi oluyoruz. Mesela Mercedes ilanlardan sonra pazar payının arttığını söylemiş. Bu röportajlardan yakaladıklarınızın linkini verin de topluca bilgiye ulaşabilelim bu sayfadan :) Teşekkürler Su Geçirmez Balık ;)
buraKargın (12 Mart, 2008 16:51 Çarşamba)Kırmızı Ödülleri ile ilgili tüm ilanları ve haberleri facebook grubunda bulabilirsiniz. Pek faydalı buldum ben, önerilir facebook üyelerine. :) Ayrıca grubun künyesinde kırmızı ile ilgili şöyle de bilgi mevcut:
Gruba katılabilmek için "Network" ayarınızın "Turkey" olması gerekmektedir. "Join" butonu o zaman görünecektir.
Neden Kırmızı?
Reklamın etkisini gücünü en iyi anlatan renk bizce Kırmızı. Bu yüzden, reklamda yaratıcılığa, başarıya ödül veren bir yarışmanın ismine "Kırmızı" demenin çok uygun olacağını düşündük.
Kırmızı Ödülleri'nin amacı, basın reklamlarında yaratıcılığın artırılmasını özendirmek, reklam ajanslarının, çalışanlarının ve reklam verenlerin başarılarını belgeleyip, ödüllendirmektir.
Kırmızı Ödülleri, sadece gazete ve dergi reklamları arasında yapılan bir yarışma olması sebebiyle, ülkemizde bir ilktir. Dünyada ise Kırmızı gibi sadece basın reklamları arasında yapılan yarışmalara daha sık rastlamak mümkün. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri'nde Newspaper Association of America - NAA tarafından düzenlenen ATHENA isimli yarışma sadece gazete reklamlarına açıktır. İngiltere'de ünlü reklamcılık dergisi Campaign salt basın reklamları yarışması düzenler. Keza yine Amerika'da the New York Festivals tarafından basın reklamları için düzenlenen yarışma vardır.
Heykelciğin / Trophy'nin Öyküsü
Kullanılan hurufat baskı tekniğiyle, sektördeki ilk baskı tekniğine gönderme yapan Kırmızı ödülü, ünlü Türk heykeltıraş Bihrat Mavitan tarafından tasarlanmıştır.
YTSEJAM (27 Mart, 2008 18:54 Perşembe)
YTSEJAM (27 Mart, 2008 19:04 Perşembe)
YTSEJAM (27 Mart, 2008 19:07 Perşembe)
YTSEJAM (31 Mart, 2008 05:47 Pazartesi)
mezzoalto (31 Mart, 2008 18:02 Pazartesi)YTSEJAM'ın kerpeten yorumunu okuyunca reklamı tamamen yanlış anladığımı anlamış bulunuyorum.. o kerpeten düşünce balonunun etrafındaki zincir kırılsın diye mi??? öyleyse gerçekten çok çok çok talihsiz bir seçim olmuş: hem kerpetenin ne işe yaradığını bilmemek açısından hem de çağrışımları açısından.. ben konu insan hakları, af filan olunca "işkenceye / insan onuruna aykırı sorgulama yöntemlerine son verelim / önce zihnimizdeki şiddeti yok edelim" gibisinden bir mesaj algılamıştım görsellerde.. oysaki az kötü niyetli düşünürsem "düşün düşün sen, ben o düşünceyi kerpetenle söküp alıveririm, hiçbişi düşünemezsin" olarak bile yorumlayabilirim.. amanın hakikaten çok fena yahu..
UniQuEoRN (17 Nisan, 2008 18:27 Perşembe)kerpeten: pincers
Pincer
From Wikipedia, the free encyclopedia (Redirected from Pincers)
Pincers are hand tools used in many situations where a mechanical advantage is required to pinch, CUT or pull an object.
YTSEJAM (17 Nisan, 2008 22:20 Perşembe)
YTSEJAM (17 Nisan, 2008 22:24 Perşembe)
pan (18 Nisan, 2008 18:01 Cuma)bir bomba da kırmızı ödül organizasyonundan!!
geçen yıl ödül kazanan, işi üreten ekibin sadece 1 üyesini yurt dışına göndermişlerdi. İşin diger sahibi kek gibi digerinin gidişini izledi yani. skandal gibi bi uygulama bence.
Ajans 2 ödül aldıysa 2 kişi gidiyordu. Eskiden 4 kişi gidiyorken yaratıcılığı destekleyen ama buna parası yetmeyen MİNİK Doğan grubu böyle bir karar almıştı.
Bu yıl için yepyeni bir uygulamayla "sivrisinekten yağ" zihniyetini açıkça ortaya koymuş oldu kırmızıcılar.
Ajanstaki yaratıcı arkadaşlar toplamda 5 ödül alsalar da fakir kırmızı organizasyonu artık sadece 1 kişiyi yurt dışı tatiline gönderebiliyormuş. (minimum) 10 kişi çalış 5 ödül al, organizasyon sadece birini ödüllendirsin.
Kırmızı'yı gelenekselleştirmek için madem böyle bir ödül uygulaması koydunuz, madem üzerine internet sitelerinde havalı haberler yaptınız, madem "Yaratıcılığı desteklemek, yaratıcılara yeni bir perspektif kazandırmak" tadında söylemler ürettiniz, bari arkasında durun di mi?
PES.
pan (18 Nisan, 2008 18:01 Cuma)Hem de 5. yılında... çok yakıştı...
YTSEJAM (18 Nisan, 2008 22:51 Cuma)
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.