Anasayfa

2977_6007.jpg Resimleri
 

Adidas + Porsche Design


Pin It
Porsche Design'in tüm ortak çalışmalarında haber olma potansiyeli görüyorum. Adidas için yaptıkları küçük bir seri de bu potansiyeli haklı çıkartırcasına güzel. Özellikle de ayakkabı.

"Sport performance meets engineered luxury" sloganıyla tanıtılan şu Bounce:S aklımı aldı desem yeridir. Ayakkabının tabanında gerçekten de mühendislik eseri bir makine var adeta.





Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


tam yedi tane z (05 Şubat, 2008 09:27 Salı)
Mühendisliğini bilemiyorum ama tasarımı pek iç açıcı değil!

msecure (05 Şubat, 2008 10:11 Salı)
Ben spor ayakkabı olarak adidası hiç sevemedim nedense.
Bu ayakkabı biraz değişik olmuş ama genede sevmedim

Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Şubat, 2008 10:27 Salı)
nike gibi "sweatshop"larda yani uzakdoğuda vs. çocuk işçi ya da çok kötü koşullarda işçi çalıştırma gibi bir arkaplanı olmadığı için benim adidas'a sempatim oldukça fazla.

msecure (05 Şubat, 2008 10:32 Salı)

Nike sanırım o kötü durumları düzeltti diye biliyorum. Artık çalışma ortamınlarını daha bir düzeltti sanırım? Yani hatırladığım öyleydi. Bende nike'ı hayatım boyunca 1 kere almışımdır. Genelde hep daha ucuz olan ve kaliteli sandığım Reebokları tercih etmişimdir. Ama en gözdem aslında puma fakat iyi modellerini bulmakta zorlanıyorum.


rakunzell rakkadar (05 Şubat, 2008 11:29 Salı)
reebok'u 2005'te adidas almış..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Şubat, 2008 11:36 Salı)
Reebok Adidas'ın, Converse de Nike'nin bünyesinde.

MioCaro (05 Şubat, 2008 11:55 Salı)
settara katiliyorum. adidasin marka öyküsü oldukça keyifli. almanya doğumlu olduğu halde üzerine 80lerin sokak kültürü de eklenince imajı ilginç bir noktaya ulaştı nike ile kıyaslandığında.

msecure (05 Şubat, 2008 13:10 Salı)
bende zaten 2005den beri reebok almıyorum :)

hopçikitangasamuray (05 Şubat, 2008 14:52 Salı)
iğrenç...
ayakkabı da mühendislik ne kadar gereklidir, olursa da nasıl bir şey olurun cevabını veren berbat bir örnek

sadi (su geçirmez balık) tekin (05 Şubat, 2008 15:03 Salı)

mühendislik ne yazık ki hayatın her alanında gerekli hopçiki.. sanma ki şimdiye kadar giydiğin herhangi başka bir ayakkabıda mühendis parmağı yok.. 

üretiminden tasarımına tesisinden pazarlamasına bu ayakkabının da malesef her yeri mühendislik.. sinir bozucu olabilir, hatta mühendis arkadaşlarımıza kinlenebiliriz ama bu gerçekler değişmiyor.. ahahaha.. di mi elif?


hopçikitangasamuray (05 Şubat, 2008 15:11 Salı)
ben işin teknik mühendisliğini ele alıyorum. Ürüne baktığımda beni pazarlama boyutu ilgilendirmiyor. 

Arkadaşlar burada belliki tabanına gene egzantirik mevzulara girmiş, tasarım aşamasında ayakabıya bir yeti kazandırmak adına bir çabaya girişmişler. Bende bu aşamada diyorum ki gösterilen mühendislik çalışmaları şu an karşımdaki ayakkabıyı ne kadar estetik hale getirmiştir ne kadar çekici ve alımı teşvik edici noktaya getirmiştir onu merak ediyorum. Zevkler renkler tartışılmaz. benim ayakkabı konusundaki fikrim zaten yukarıda yazılı seninle beraber bu sitede ki çoğu kişinin bu ayakkabıya 150 ytl üstünde para verip giyeceğini düşünüyorum. Çünkü tasarım aşamasında göze hoş, tarzlara hitap edici bir ayakkabı olmadığını düşünüyorum. O yüzden tabanda yapılan mühendislik harikasının porsche manyakları dışında pek ilgi çekeceğini düşünmüyorum.
Bilemiyorum bu benim fikrim.

ruprect (05 Şubat, 2008 15:11 Salı)
bu model çirkinmiş ama adidaz rulez, o ayrı.

elifbb (05 Şubat, 2008 15:17 Salı)
mühendislik eseri ve mühendislik harikası konusunda daha önce pek güzel konuşmuştuk yanılmıyorsam, o yüzden pek bulaşmiyim dedim aslında su geçirmez balıkçım :P

ayaklarım geri geri gitse de bi an için T cetvelimi kolumun altına hesap makinemi de kareli gömleğimin cebine sokup karşı kaldırıma geçiyorum ben bi saniye :))

mühendislik ve tasarım diyince birbirimizi tam anlayamamamızdan kaynaklanıyor diyorum ben bu iş. ne alanda olursam oliyim mühendissem, göremiyorum ki tasarım alanındaki arkadaş bazen ne iş yaptığımı bilmiyor. (bilmek durumunda değil tamam durun bi saniye) aynı şekilde ben de bazen tasarım tarafındaki arkadaşın ne iş yaptığını bilemiyorum. (zeynep napıosun karşımda öyle? :P)

iş tanımlarını kulaktan dolma veya genel geçer kabul ettiğimiz için mühendisin; inşaat alanında sağa sola kolon serpiştirdiğini, makina alanında robot yaptığını, elektrik alanında ampul takıp söktüğünü, endüstri ürünleri alanında ayakkabının tabanına yanar döner süspansiyon falan koyduğunu mu düşünüyoruz? iğrenç bir örnek olarak mühendislik gerekliliğine cevap vermiş diyince dedim nasıl bir cevaptır o öyle :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (05 Şubat, 2008 15:20 Salı)
"Bende bu aşamada diyorum ki gösterilen mühendislik çalışmaları şu an karşımdaki ayakkabıyı ne kadar estetik hale getirmiştir ne kadar çekici ve alımı teşvik edici noktaya getirmiştir onu merak ediyorum." demişsin ya.. aslına bakarsan bu iş mühendisliğin işi değil.. 

ayakkabı çirkin olmuş olabilir, bunun sorumlusu mühendis değil ama. mühendisin estetik kaygısı yoktur. o bakar bu tabanla ben adamı aynı eforla nasıl daha fazla zıplatırım der.. 

bundan sonrası tasarımcının görevi. evet güzellik göreceliyse zaten diyecek laf yok beğenirsin beğenmezsin ama işin sorumlu parmağını belirleyelim diye konuşuyorum ben..

ha bir de endüstriyel estetik vardır ki, tamamen hastasıyım onun.. (makinalar, alet edevatlar, aparatalar, sanayi tesisleri, konstrüksiyonlar vs.)

ha bu arada kişisel bir bilgi, o ayakkabıyı alıp giymem ama bu mühendisin işin içinde olmasına bozulduğumdan değil, öyle bir zıplamaya ihtiyacım olmadığı için.. :) zıplayabildiğim miktar bana yeterli oluyor.. (basketbol oynasaydım bi denerdim ama..)


sadi (su geçirmez balık) tekin (05 Şubat, 2008 15:22 Salı)
elifçim bi tek tasarımcının mühendisin ne yaptığını bilmesine gerek yok kısmına katılmıyorum. zira beraber çalışırlar ve ayaklara basmamak için birbirlerini tanımalılar. yoksa iş çıkmaz ordan emin ol.. :)

elifbb (05 Şubat, 2008 15:25 Salı)
çok özet geçtim orayı :))) şahsen bilsin isterim, ama bilmeden de iyi bir idare ve proje yönetimiyle olabilir diye düşünüyorum. yani şartlı bir şekilde karşı değilim :)

hopçikitangasamuray (05 Şubat, 2008 15:40 Salı)

mühendislik zaten belli bi amaca yönelik, ihtiyacı karşılamak ya da onu daha da kullanılabilir daha özellikli bir hale getirmek kimi zaman yeni bir "şeyle" eski alışkanlıkları kaldırıp kolay ve pratik olanı desteklemek mühendisliğin gerekliliğidir. Bunda hem fikiriz.

Basket ayakkabısının altına konan hava tastıkları zıplamayı daha etkin bir hale getirip ayakla zeminin temasında yumuşak bir denge unsuru yaratabilir ve bu mühendislliğin bir başarısı olarak kabul edilebilir.
Fakat şöyle bir şey var ki şu ayakkabıya baktığımda mühendisliğin aykkabıya belli bir teknik kullanım dışında hiç bir şey katmdığını düşünmem. Evet tasarımcıyla mühendisi bi arada tuttum ama şu katılan mühendiliğin tasarımda da satış sürecindede ayakkabıya pek bir şeyler katmayacağını düşnmüyorum. Kaldı ki adamalr bunun pazarlamasını yaparken bile porsche markasını lüx bir mühendilik olarak kurguluyorlar. fakat iş tasarıma gelince gayri ihtiyari boktan bir üründen öteye geçemiyorlar. Mühendislerin koşarken veya yürürken bu ayakkabıda verdiği konfor bu işi yapacakların işine yarar mı bilmiyorum zira rakip faktörü ve bir de estetik bakış açısı bu durumu etkileyebilir diye düşünüyorum.

Saçma olan porsche markasının ayyakkabıda lüks biir mühendilslik olarak kurgulanması. Porsche, mühendisliğinin yanı sıra estetik tasarımları ve çizgileriyle de araçlarını bir efsane haline getirmiştir. Burdan bakınca böyle kötü tasarımlı bir ayakkabıya nasıl "olur" diyebiliyorlar o beni irite ediyor o akdar.  (Genelde bu tür ortak çalışmalarda tasarımı tamamen yan marka üstlenir)

(tasarımcı ve mühendisin bu ayakkabınnın çıkış sürecindeki görev tanımlanmasında haklısın  ve ben orada hatalıyım. buna neden olan şey ise hala şu an savunduğum her mühendisliğinde özellikle fashion konulu estetik ve güzelliğin işlendiği mevzularda etkili sonuçalara varamadığını düşünmem. Kendi kendine renk değişirip askeri kamufle eden bir giysiden bahsetmiyorum. Sosyal ortamda estetik ve görsel anlamda etkileyici bir görüntü kazandıran günlük kıyafetler olarak bunu alabiliriz)


YTSEJAM (05 Şubat, 2008 16:22 Salı)
hiçbir markanın arkaplanı sütbeyaz değil malesef. özellikle nike'ın başı çektiği bu mutant cem yılmaz/cankan/cemali'nin giydiği toynak model kapkara ayakkabılara tasarım denmesini garipsiyorum :P topuklu koşu ayakkabısı :D

Yalçın (settar) Pembecioğlu (05 Şubat, 2008 16:41 Salı)
Hopçiki, sen çocukken hepimiz LA Gear markalı ışıklı ayakkabılara hasta olduğunda da kılçıklık yapıp "ne gerek var" demiştin kesin :D

YTSEJAM (05 Şubat, 2008 17:59 Salı)
benim vardı la gear disko ayakkabım hehe şimdiki bebelerin tekerlekli ayakkabılarından bize göre de yapsalar keşke :)

hopçikitangasamuray (05 Şubat, 2008 19:04 Salı)

yok abi
siz beni yeniliğe karşı olarak algılıyorsunuz ama benim bahsettiğim şey yenilikten ziyade mühandisliğin moda gibi estetiği ve güzelliği öne çıkaran şeyde ne kadar doğru bir şekilde yer alabildiği gerçeğiydi.
Yoksa Türkiye'de tabanı şişen pompalı basketbol ayakkabısı yokken, Amerika'dan onlarla gelip az okulda pompalayıp tabanı şişirip havamızı basmadık :) settar


sadi (su geçirmez balık) tekin (05 Şubat, 2008 19:11 Salı)
peki hopçiki, ışıklı giysi haberine, hüzeyin çağlayana ne diyorsun?

hopçikitangasamuray (05 Şubat, 2008 21:00 Salı)
O tasarımlarda bir tema söz konusu olduğu için bu haberle birleştiremeyeceğim. Kıyafetler, bir parti ortamını daha da renklendirmek amacıyla kurgulandığından bu tarz değişikiliklere ve çizgideki coşkulara sahip olabilir diye düşünüyorum. Mesela altta bir defile görüntüsü var. Yanlış görmüyorsam kızın hırkası veya yeleği gene aynı teknolojiyle oluşurulmuş durumda. Ben bu ayakkabı gibi anti-estetik olduğunu düşünmüyorum fakat yıl 2090 olmadığından ve biz o popüler tanım olan metalik kıyafetlerin robotsal edada canlandırıldığı bir zaman içinde yaşamadığımızdan bunun günlük kıyafet olarak dışarda giyileceğini zannetmiyorum. Zaten yapılan defilelerin giyilebilir kıyafetlerin sergilnemesi dışında tasarımcının yaratıcılığını, geniş fikir dünyasını yansıtabilmesini sağlayan bir amaç olduğunu düşündüğümden bırakın ledli bir hırkayı ona gelene kadar çok farklı tasarımlara sahip kıyafetlerin bile sadece bu ikinci amaca hizmet ettiğini söyelyebilirim. 


BaRY (06 Şubat, 2008 15:34 Çarşamba)
a3'ün siyah modeline benziyor.a3 demişken ne iğrenç ayakkabıydı, kokusundan yanına yaklaşılmıyordu, adam gibi satamadılar gerçi.

cemgul (06 Şubat, 2008 17:08 Çarşamba)
mühendis falan bilmem ben original superstardan şaşmam

elifbb (06 Şubat, 2008 17:26 Çarşamba)
hah ben de bunu diyorum işte! ayakkabıyı ne yönden bakarak eleştirdiğimizi karıştırabiliyoruz sanki. ne yapacaksın zaten mühendisin biri superstar serisinde malzemenin dayanımıyla hafifliğini muhteşem şekilde ayarlayabilmiş falan. :P

Yalçın (settar) Pembecioğlu (06 Şubat, 2008 17:37 Çarşamba)
aşınmasın diye lastik koymuş önüne işte mühendiz.

sadi (su geçirmez balık) tekin (06 Şubat, 2008 17:52 Çarşamba)
olm hassas oluyor bu meslek erbabı, biraz özen gösterelim telaffuza.. mühendiz değil müyendiz..

elifbb (06 Şubat, 2008 17:55 Çarşamba)
mesai bitti bitecek, elimde sopayla adidas giyen bigu ikonu kovalayamicam şimdi zorlamayınız sayın su geçirmez balık :P

Yalçın (settar) Pembecioğlu (06 Şubat, 2008 17:56 Çarşamba)
demem o ki, müyendizin aşınma sorunu için bulduğu çözüm yıllar sonra bir fashion statement olmuş çıkmış.

tiryaki (06 Şubat, 2008 20:16 Çarşamba)

bu arada porsche design tren tramvay tekne fln da tasarlamış bugün anahtarlık bakarken görmüştüm.

sadi (su geçirmez balık) tekin (06 Şubat, 2008 20:56 Çarşamba)
"mühendislik bir çok prensipleri yıkamayacak kadar statiktir" ben de bu cümleyi hiç sevmedim tiryakicim :)

pazarlamacılık yapan mühendisler değildi tabi ki o lafın açılımı.. daha geniş bi pencereden mühendisliği değerlendirmenin gerekliliğnden bahsediyorum..  of bu da çok beylik bi cümle oldu.. 

anlamadığım mühendisliği neden o kadar statik ve tü kaka değerlendirdiğimiz..

dasaaa (06 Şubat, 2008 23:25 Çarşamba)
yalnız atlanan nokta şu olmuş, mühendisler bu gibi ürünlerin teknolojilerini geliştirirken son üründe kullanılacak şekile fazlaca bulaşmazlar. yani taban teknolojisi geliştirilir ve kullanılacak hale getirilir. (sıkıyorum vibram taban olsun) bundan sonra tasarım kısmında sadece minimumlar kullanılarak teknoloji değerlendirilir. Yoksa odayı elleri t cetvelli bir grup mühendisin basması gibi bir durum söz konusu değil. Tabii superstar gibi bir ürün olsun veya yeni çıkan bir ürün. dilediği kadar muhteşem gözüksün, 2.gününde parçalanıyorsa veya leke tutuyorsa veya ayak terletiyorsa biraz zor satacaktır. Sonuçta spor ayakkabı gündelik yaşama hizmet etsin diye alınan bir ürün -doğası gereği- stiletto yaklaşımı gösterecek birileri olacağını sanmam. Superstar bile ilk çıktığından bu yana (teknoloji gereği) özellik ve materyal olarak defalarca yenilenmiştir. Son olarak feci yanılıyor olabilirim ama bu taban adidasın adiPrene tabanlarının yeni jenerasyonu gibi gözüküyor sanki. çok da yeni bişi değil sanırım. benzer tabanları nike'larda da görmek mümkün. model konusunda ise şunu belirtmeliyim; ben bu üstüne kapladıkları coolmax texturelarını hâlâ beğenemiyorum. aynı imkanları sağlayacak başka teknolojiler olmasına rağmen design olarak bunu tercih etmeleri garip. çok hoş değil. tercih edilmesinin sebebi belki maliyet hesabıdır veya işlenme kolaylığıdır

Yalçın (settar) Pembecioğlu (06 Şubat, 2008 23:26 Çarşamba)
haberim hakettigi yoruma kavustu! :)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (06 Şubat, 2008 23:27 Çarşamba)
Bi de bugun cem'in gaziyla superstar aliyodum az daha :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Şubat, 2008 00:52 Perşembe)


beterin beteri vardır..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (14 Şubat, 2008 01:00 Perşembe)
:P

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.