Anasayfa

4782_10250.jpg Resimleri
 

Philips vs Güneş


Pin It

Bütün kış boyunca işsizken alamadığım (şimdi de güneş erken doğduğu için almadığım) Philips Uyandırma Lambası.

Horoz üzerinde yapılan bu deneyde gecenin 02:00'sinde bakalım horozu öttürebileceklermi yalancı ışıkla ;)




Not: Türkiye satış bedeli 300 TL (MediaMarktlar'da satılıyor sadece)



Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


cleanclothes (07 Temmuz, 2009 02:10 Salı)
çok eğlenmişler... ürünü alır mıyım? almam...
ama ben de orda olmak istedim :)) kahve içip horozu beklemek hoş bir heyecan olmuş...

nick (07 Temmuz, 2009 08:47 Salı)
2 seye takildim, bole bi alet yapmissin,  neden sofbene benziyor,  yuvarlak yapydin,  kure yapaydin.. Madem yardirdin natural olayina.

diger mevzu da kafamin dibinde  500 watt yaninca sabah olmus hissiyatindan cok, plazanin bahcesinde uyuyakalmisim, kafama patlatmislar projektor lambayi hissiyati daha hakim.

Philipse odev; stor seklinde lambasini yapsin bunun farkli boylarda, pencereye asalim. perdeyi cekip yatalim, sabah yaldir yaldir uyanalim. Gunes dogdu kalk ile sitcom setinde miyim aceba hissiyati arasi birsey olsun.


şahin (prodotu) özcan (07 Temmuz, 2009 09:18 Salı)

"stor şeklinde lamba" iyi fikirmiş nick.  ayrıca yorumuna aynen katılıyorum.


cleanclothes (07 Temmuz, 2009 09:50 Salı)
 "stor şeklinde lamba" güzel fikir... fakat evden çıkarken gerçekliğine kapılıp açık unutmamalı... gün boyu 500 watt hoş olmaz :)

tabac (07 Temmuz, 2009 10:07 Salı)
wake up light yerine horoz mu almalı eve

dozdenoir (07 Temmuz, 2009 10:10 Salı)
Ben ömrümde güneş doğdu diye uyanmadım, hatta güneş tepemde çadır 60 derece olmuşken bile uyanmadım. Yıllardır uyurum böyle saçma bir ürün görmedim...

fadami (07 Temmuz, 2009 13:21 Salı)
Stor değil de jaluzi şeklinde olanı çevreci yarışmalara konu olmuş bi fikir: 
Bir tarafı güneş pili, diğer tarafı elektroluminans aydınlatma elemanı... 

Karanlıkta uyanmayı sevmeyen, karanlıkta uyandım diye depresif olabilen kişiler (ben) için bence çok ideal! 8)

cemgul (07 Temmuz, 2009 13:43 Salı)
zavallı horozu madara edip zıplayıp sevinen embesillere stor şeklinde 500 watt lamba girsin.  TV nin arkasından gece kulübü gibi ışık saçan Ambilight kadar gereksiz, işlevsiz ve tipsiz bir philips buluşu daha.

mezzoalto (07 Temmuz, 2009 13:48 Salı)
çok da saçma ve işlevsiz demesek.. tanıdığım pek çok kişi ufacık bir ışıkta bile uyandıklarını, zifir zindan karanlık odalarda yattıklarını, ışık geçirmeyecek kadar kalın perdeler kullandıklarını filan söylüyor, bu bağlamda fotosensitif bünyelere gayet iyi gelebilir.. ama tabi mesela benim gibi ne ışığın ne de sesin uykusunu bölemediği, zaten sürekli başucu lambası açık uyuyan bireyler için pek işe yaraması mümkün değil:)

BigCell (07 Temmuz, 2009 13:49 Salı)

Bu lavukların aklına yeni mi gelmiş bunu denemek.

Yurdumun tüm yumurta üreticileri bu tekniği 80 lerden beri tavukları günde bir kaç kez yumurtlatmak için kullanırlar zaten.

Gece 4 saatte bir açarsın ışıkları tavuk her seferinde aha gün doğdu zannedip yine yumurtlar.


Aygül Pembecioğlu (07 Temmuz, 2009 14:03 Salı)
fadami'nin dediklerine katılıyorum. 07:45'de iş başı yapan bir kocam var :)  ben işsizken onla kalkıyordum, sandviç hazırlıyordum (kaçta kalktığımızı sormayın :P)

Kışın kalktığınızda ortalık karanlık ötesi oluyor. İnsanın hiiiiç yataktan kalkası gelmiyor. Garip ama benim için de ideal :D

BigCell (07 Temmuz, 2009 14:23 Salı)
viki bunu ucuza satan bi yer yok mu ?

Ya da başka özelliği var mı ?

İstediği kadar ışık çaksın ben bangırtı olmadan uyanamıyorum.

Aygül Pembecioğlu (07 Temmuz, 2009 14:48 Salı)
bangırtısı var, radyolu bildiğim kadarı ile (alarmı filamda vardır sanırsam). ucuza bulamadım, zaten tek 1 yerde satılıyormuş istanbul'da :)

şurda detaylı bilgisi var.


Yalçın (settar) Pembecioğlu (07 Temmuz, 2009 14:54 Salı)
asıl numara yüksek watt değil, kurulan saate yaklaşırken ışığı yavaş yavaş yükseltmesi, bedeni güneş doğuşu efektiyle kandırıp zinde bir şekilde uyandırması.

BigCell (07 Temmuz, 2009 15:03 Salı)
Settarım sen o parayı bana ver ben seni her sabah kandırırım : )

Malatyadan horoz bile getiririm  :P

BigCell (07 Temmuz, 2009 15:06 Salı)
Şu an evlilik öncesi ev kuran tekno freak modunda olduğum için lütfen bi süre bana alet edevat haberi vermeyin, durduk yere 300tl zarara girdim şimdi : )


ARTanubis (07 Temmuz, 2009 15:14 Salı)
kesinlikle cok faydalı olduğunu düşünüyorum... avrupada bile 100 pound gibi bir fiyattan satılıyorsa Türkiye'ye 500 YTL gibi bir fiyatla gelir herhalde... bigcell ne dersin??:))

bu arada cok asagiladiniz ama philips'in ev ışıklandırması konusundaki tasarımlarını cok begeniyorum ve tez zamanda şunları da alacağım evime..


mezzoalto (07 Temmuz, 2009 15:34 Salı)
ben de zaten sen gibileri düşünerek işlevsel olduğunu söylemiştim art'ım:) ayrıca yavaş yavaş ışıması ekstradan güzelmiş:)

BigCell (07 Temmuz, 2009 15:36 Salı)
Art verdiğin örnek ile ben Electroworld'de yarım saate kadar oynadım 2 ayrı büyüklükte modelleri var.

Güzel ürün ama ışık gücü biraz az.  Satın alan bir arkadaşım da ışık gücünün yetersizliği nedeni ile aldığına birazcık pişman olmuş.

yine de RGB den istediğin rengi yaratıp evin duvarında görebilmek güzel bişi.

Wake up clock'u yakın zamanda edineceğim sanırım.

ARTanubis (07 Temmuz, 2009 21:58 Salı)
yaw bigcell evlilik olayini yeni duyduk biz... bigucanlar para birlestirip wake up clock`a girsek hediye olarak??:)

BigCell (07 Temmuz, 2009 22:57 Salı)
Hediyeyi boşverin de hazır ev tam dolmamışken parti mi yapsak,  akşamları ada ışıkları manzaramız da mevcuttur efendim, alemcilere duyurulur.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (07 Temmuz, 2009 23:00 Salı)
aman yapma bigcell, ablamlar evlenmeden boş evde parti yapmışlardı, sonra pişman oldular :)

BigCell (07 Temmuz, 2009 23:22 Salı)
yok be settarım bigucanlardan mı pişman olucam, o kadar boş sayılmaz havadar bi tasarım stüdyosu tadında şu an ev.

asterix_ (10 Temmuz, 2009 10:31 Cuma)
bence ambilight sacmalıgına kıyasla daha duzgun bir calısma olmus... ozellikle yavas yavas yanıyor olması kesinlikle etkili. ama derin uyku uyuyan benim gibi kisilere yanında bir de bando ekibi vermeleri lazım

Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Temmuz, 2009 10:49 Cuma)
zaten aslında ışıkla uyandırmıyor. uyanma saati geldiğinde alarmı vs çalıyor. ya da senin bandon çalıyor :) sen bandoyla uyandığında yavaşka yükselen bir ışığa maruz kalmış bedenin daha zinde kalkıyor.

BigCell (10 Temmuz, 2009 10:55 Cuma)
Bu arada konu philips'den açılmışken , evdeki bir çok aleti philips olarak tercih ettim ve bir çoğunda da "oh be çin malı değil"  harbi harbi avrupa malı hissiyatı verdi bana.

Özellikle de bir scooter parası verdiğim çift kolla kullanılan elektrik süpürgesinden çoook memnunum.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Temmuz, 2009 11:46 Cuma)
çift kolla elektrik süpürgesi kullanmak?! Malikane mi aldınız? Çim biçme makinesi gibi bir şey hayal ediyorum :)

BigCell (10 Temmuz, 2009 14:13 Cuma)
Yok be settarım sefil kiracılarız biz.

Türkiye'de malikane alabilmek için ya topçu ya da popçu olmak gerekiyor. O meziyetler de bizde yok.

Senin çim biçme makinesi işte bu



Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Temmuz, 2009 14:23 Cuma)
Yaşasın gelenekselleşmiş ürünlerde bile tasarımla iyileştirme yapabilen firmalar :) Temizlikçi kadın çok sevinecek bu makineye :P

BigCell (10 Temmuz, 2009 14:27 Cuma)
O kadın ben oluyorum :)))))

Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Temmuz, 2009 14:41 Cuma)
Aa! Süpermiş :) Bizde de çamaşırları yıkayan benim :) Yaşasın modern toplumda kadın ve erkeğin ev işlerini rahatça paylaşabilmeleri!

cleanclothes (10 Temmuz, 2009 14:48 Cuma)
çift kollu elektrik süpürgesi, "buluş bill" de olsa, bana hitap edemedi... bu onun kötü bir tasarım ya da tasarıma katkı olduğunu mu gösterir... -hayır...

tüketici var tüketici var noktasında...
kendi beğenmediği, kendine yakın bulmadığı ürünü salakça bulmak, durup dururken ürünü tasarlayanları aşağılamak aslında...
o ürünü de beğenip alanı var...
beğenip almayanı var...
beğenip alamayanı  da var...

tasarımın, kendisi için yapılmadığını hissettiğinden dolayı alev toplarını o tasarım üzerine gönderen mantıksızlığı sevemedim... o insanları da...


mezzoalto (10 Temmuz, 2009 14:48 Cuma)
süpürge şahaneymiş:) bizim evde de çamaşırları da ben yıkıyorum, mutfağı da ben toparlıyorum, zaman zaman yemeği de ben yapıyorum.. yaşasın modern toplumun güzelliklerini sonuna dek kullanan bir aileye sahip olmak:) onlar iş bölümünü yapıyor, ben de işi:)

Yalçın (settar) Pembecioğlu (10 Temmuz, 2009 14:51 Cuma)
mezzo, kira ödüyor musun? ;)

BigCell (10 Temmuz, 2009 15:04 Cuma)
Biri bana ütü yapmayı öğretebilir mi ?

cemgul (10 Temmuz, 2009 16:36 Cuma)
@cleanclothes
Sadece bir tüketici değil tasarım işinin birkaç dalıyla hayatını kazanan bir tüketici olarak ortaya çıkan bazı ürünleri-eşyaları gereksiz bulma ve alev topu gönderme hakkını buluyorum kendimde, bu düşünceme itiraz edenlere de bir top gönderebilirim zevkle. Ama tüketici baabında kimseye niye satın aldın deli misin diyemem tabi ki sadece eleştirebilirim seven alan güle güle kullansın. Benim de severek kullandığım başkasına saçma gelen eşyalar yok değil.

@BigCell
yeni kullanım önerisi getiren her ürünü deneme taraftarıyım, yeniliklere açığım süpürgen hayırlı olsun.


cleanclothes (10 Temmuz, 2009 18:44 Cuma)
@cemgul
sen kime alev topu atarsan at... o seninle o tasarımcı arasında gerçekleşsin... madem tasarım da yapıyormuşsun... sana yapılmasını istediğini, başkasına yapıyorsundur...

bu tarz bana mantıksız geldi... ve bu mantıksızlığı sevmedim, o insanları da sevmedim... demiştim zaten tekrar oldu...

@BigCell
süpürgen hayırlı olsun...


cemgul (10 Temmuz, 2009 23:56 Cuma)
Yok yanlış anlamayın ben de tasarımdan anlarım ben daha iyisini yaparım şeklinde çamur atma değil de, refleks olarak bir şeye bakınca  hemen olmuş mu olmamış mı nesi olmamış, neye yarıyor, nesi yeni, bu mudur yani şeklinde sorgulamaya ve irdelemeye başlıyorum, mesleki deformasyon mu nedir bilemicem. Lamba işte deyip geçemiyorum. Kendi işime de böyle eleştirel yaklaşıyorum başkasından duymaktansa. Halbuki relaxx olmak lazım değil mi kırlar, çiçekler, kelebekler hayat ne kadar güzel, ne kadar pembe.

Bir şeyi sevip almak başka bir şey, onun iyi bir tasarım ürünü olması ise başka. Sevsen de sevmesen de böyle.


cleanclothes (11 Temmuz, 2009 00:55 Cumartesi)
ben de öyle... rafa çıkmaya değer görmüş ve gözüme çarpmış ne varsa; yapılabileceğin en iyi ya da en fonksiyoneli bu mudur diye bakıyorum... varolan tasarımın nesi eksikti de, tamamlanarak yeni jenerasyon ürünü piyasaya sürüldü diyorum... bazen neden öyle düşündüğü için yapana hakveriyorum, bazen kıskanıyorum keşke diyorum...

sonra satın alma potasına girmeden raflara bakmaya devam ediyorum... tüm bunlar iç ses olarak ya da en yakınımdakiyle aramda gerçekleşiyor...

hatta bir defasında oruç aruoba' çok sevmeme ve her kitabını okumama rağmen bir kitabına hiç ısınamadım, rafta baktıkça alamadım... kötü diyemedim, olmamış diyemedim... saygımdandı bunlar...

bir gün kendisine, "ben bu kitabınızı okumaya, henüz hazır değilim" dedim...

hava sıcak ve çok nemli... bu havaları sevsem de sevmesem de yaz ayları hep böyle :))



nick (12 Temmuz, 2009 13:34 Pazar)
Clean, supurgeyle alakali ilk yazdigin yorumda  birseyi anlayamadim, hem innovatif yaklasima sahip bir urunu sevmedim bana hitap etmedi diyorsun, sonra da, nedir yani  birine hitap etmedi diye o kisi tasarimciya ya da fikre saydirmali mi illa ki, almayiverir olur diyorsun.

heheh hocam ben mi yanlis anladim demek istedigini? ya da niye anlayamadim?

Ama totalde konu ile ilgili genel gecer cevap vermek gerekirse, dunyada  ozellikle 2000 lerden sonra  cogu urunun cikis noktasi, gercek innovasyyon degil,  İnnovatif gozuken, gimic olarak satilabilme potansiyeli olan, urkkuttugu vakvaklara degmeyen, tek amaci  yenilikci taklidi yapanozelligi sayesinde pazar payi arttirma amaci olan urunler.

Sadece yeni deneyimler, yeni yaklasimlar ile, sıkılgan insanlara para harcayacak yeni mecralar olusturmaya calisan, zorlama  innovatif urunler cikiyor. Cok afedersiniz filipsin bu sense and sensbility zkine sardirmasinin aciklamasi da budur zaten.

Arada cikiyor mu gercek innovatif urunler? Evet, ama nadir...
Coook nadir..

cleanclothes (12 Temmuz, 2009 15:29 Pazar)
nick, bence anlamışsın :)
senin de dediğin gibi; bazı tasarımlar hayatımıza ilk defa katılıyorken (ki artık bunlar giderek azalıyor) bazı tasarımlar da zaten varolan ürünlere yenilikçi (save as) yaklaşımlar katıyor...

bu ürünler gerek tüketiciyi aldatmak, üretici firmaya para kazandırmak amacıyla olsun, gerekse ürünü geliştirmek markaya değer katmak adına olsun raflardaki yerlerini alıyorlar...

çift kollu elektrik süpürgesi de bunlardan biri... bana hitab etmedi... bana hitab etmedi diye yanlış ya da kötü bir tasarım mı... - bence hayır... iyi bir tasarım mı? - olabilir...

benim böyle bir ürüne bütçe ayırasım yok :) bu sebeple ürünü karalamak anlamsız... alan alır... beğendim diyeni de aşağılamak ters...
eleştirinin de dozu olmalı diyorum hep biguda...

tabiri caiz ise; küfürlü konuşan rahattır dilin kemiği yoktur... fakat kendisine küfür edilince rahatsız olur... karşılıklı küfürleşmek diye de bir janr var, bundan hoşlaşan da var... bana göre değil :)
 


nick (12 Temmuz, 2009 21:01 Pazar)
hmm eyvallah, simdi anladim yani diyorsun ki, direktoman  oha olmamis ya da  ahanda super olmus gibi iddiali yargilari biraz dikkatli kullanalim, gucendirmeyelim, sanki bir digerimizi asagiliyor gibi bir durum cikmasin.

ben doz degil de tarz konusunda hemfikirim. Benm de super sacma buldugum reklam, tasarim hede oldugunda, icinde yaratim sureci olan, estetik olan, gorsel degeri olan konularla  ilgili alakali bir adam olarak Cem in de soyledigi uzere, laflarima bir doz konduramiyorum, sadece bunu uygun bir tarzda soylemeye calisiyorum. Misal buradaki 2. yorumum gibi.

İsteyen istedigin soylesin bence doz moz hikaye, ama  asagilamak, bok atmak  baska seyler. Misal sen bu tasarimda sana hitab eden birsey bulamadin, ve gayet nazikce bunu beyan ettin. Bu senn kendi guzelligin hocam, sen tutup, ya ne gerek var sacmasapan bir tasarim deseydin  burada tarz bozulurdu, ama bana kalirsa 2 elle tutulan  makineye karsi dozunu arttirmak, sana oldugun guzel adamligindan birsey kaybettirmez. ;) bu da nacizane yorumum olsun..

Bir de yorum forum ortamlarinda  tilt oldugum baska bir mevzu, soylemlerin bence kelimesi ile desteklenerek, daha bir yumusak ve insanlari kirmadan fikir beyan edilmesine yardimci oldugu konusundaki yanlis yargi. Nickimin altinda yazan bencemdir zaten... heyhaat... ;)

cleanclothes (12 Temmuz, 2009 21:36 Pazar)
bence çok haklısın :))
anlaşıldı... herkesin tarzı kendine... elbette ki herkesin dozu da öyle...

vakt-i zamanı sürüş ehliyeti almak için öğretilenlerden en sevdiğim "çıktığın vitesle inmelisin"di...

elbette ki boşa almak da mümkün, hiç de bişicik olmaz... :))

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.