Anasayfa

3408_7009.jpg Resimleri
 

Young Lions 2008'de Türkiye ikinci


Pin It
Elmaaltshift'ten alıyoruz hemen haberi, kopi paste yapiyoruz :)

--------

Young Lions Print 2008'de Türkiye'den yarışan Lowe İstanbul yaratıcı ekibi (üstten ikinci iş) Uluslararası Af Örgütü için yaptıkları iş ile gümüş ödül aldılar.

Kocaman tebriklerimizi iletiyoruz :)

Altın: Thijs Biersteker, Karian Weijers / Willem de Kooning Academy
Gümüş: Selim Ünlüsoy, Bahadırhan Pekşen / Lowe Istanbul
Bronz: Sina Malosczyk, Nathalie Krüger / KNSK Werbeagentur





Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


cnyt (17 Haziran, 2008 16:39 Salı)
bravo! güzel iş.

ARTanubis (17 Haziran, 2008 16:57 Salı)
çok şık iş olmuş gerçekten...

ama "casulties"e takıldım... "casualties" olmayacak mı?? dur bi kontrol edelim, pek hoşuma gitmedi bu...

Yalçın (settar) Pembecioğlu (17 Haziran, 2008 17:02 Salı)
Selim ve Bahadırhan arkadaşlarımıza tebrikler'

buraKargın (17 Haziran, 2008 18:38 Salı)
tebrikler, güzel iş çıkarmışlar. Art haklısın galiba..
casualties : şehit/zayiat/yaralı, kaza; öIü, şehit, yaralı; kayıp; kazaya uğrayan kimse.

manu (17 Haziran, 2008 19:22 Salı)
lowe'un bir garip stajeri olarak bu abileri gelince kutluycam hepiniz adına:P çok güzel iş gerçekten.

ghost dog (17 Haziran, 2008 21:00 Salı)
vay canına! tebrik ederim. Büyük başarı kesinlikle.

yazarro (18 Haziran, 2008 10:43 Çarşamba)
Aklın yolu birdir diyesim geliyor ama inanasın gelmiyor maalesef...




Yalçın (settar) Pembecioğlu (18 Haziran, 2008 10:52 Çarşamba)
Cannes Young Lions yarışmasında brief verildikten sonra 24 saat içinde işler teslim edilmeli diyor. Bu süre içinde bulunan fikrin daha önce yapılıp yapılmadığını araştırmak zor. Asıl sorumluluk jüride. Ödül verecekleri işin orijinalliğini onlar araştırmalı.

Cnk (18 Haziran, 2008 11:05 Çarşamba)
güzel işler gerçekten. ama bunları nasıl bir günde hazırlayıp yetiştirdiler? kaçırdığım bir nokta mı var acaba??

yazarro (18 Haziran, 2008 11:22 Çarşamba)
"Asıl sorumluluk jüride. Ödül verecekleri işin orijinalliğini onlar araştırmalı. " Kusura bakma da jüri niye böyle bir şeyi araştırsın ki? Sorumluluk jüride falan değil. Onlar işleri değerlendirir sadece. 
Burada asıl mesele bu çalışmayı yapan arkadaşlar bence.

ix (18 Haziran, 2008 13:55 Çarşamba)
Araştırmalarına gerek yok böyle bir şeyi jürinin bilmesi gerekir. bu yüzden jüri oluyorlar zaten bir şeyleri bildikleri ve bir şeylerden kıllanabilecekleri için.

bolar zortar (18 Haziran, 2008 14:04 Çarşamba)
jüridee...

ghost dog (18 Haziran, 2008 17:10 Çarşamba)
aghhh üzüntü ve muz kabuğu...esinlenmininde ötesi olmuş

phoenixia (18 Haziran, 2008 22:32 Çarşamba)
ödülü verme aşamasında tabii ki jüridedir.. madem arak, yemesinler kardeşim..:)

"onlar işleri değerlendirir sadece.." neye göre değerlendirir, kriterler nelerdir.. sadece sanat yönetimine, işin temizliğine mi bakarlar.. sanmam.. (bkz.ix'un yorumu)

yazarro..sen iş çalınmasını,esinlenmeyi,arağı eleştirmek isterken ödül almış olmasını eleştiriyorsun.. ikisindeki sorumlular farklı.. ki settar'ın bu işler için konulan süre sınırından bahsetmiş olmasını hatırlatırım..

Ozzy (18 Haziran, 2008 23:04 Çarşamba)
Tabiki bu olayların jüriyle hiçbir alakası bencede yok. İş begenilmiş ve ödül verilmiş. Burda mühim olan bu işler yapanlar tarafından daha önce görüldümü? Görülmediyse aklın yolu birdir. Yok eğer bu işleri görüp te benzer birşey yapıldıysa bu işi yapanların kendi iç vicdanı...

ARTanubis (19 Haziran, 2008 00:17 Perşembe)
uzucu...

Uğurkan (GoDLESS_FroG) Hafızoğlu (19 Haziran, 2008 01:52 Perşembe)
Jüriyi bir kenara bırakalım böyle bir yarışmaya iş sokan ekibin vicdanı buna nasıl el verir.
Hani biz en ucuzcu müşterimize bile iş yaparken kılı kırk yarıyoruz, esinlendiğimiz bir şey olursa bile işin kalitesini düşürmeden esinlendiğimiz şeyden ne kadar uzaklaşabiliriz diye. Tamam belki ekibin tamamının suçu yok bu durumda ama fikri ilk ortaya atan hiç mi düşünmedi "ben bu işin neredeyse aynısının olduğunu biliyorum ve kesinlikle ortaya çıkacak" diye.
oha diyorum başka da bir şey demiyorum.

Aygül Pembecioğlu (19 Haziran, 2008 10:04 Perşembe)
Arkadaşlar 24 saatleri var ve o zamana kadar ki tüm izledikleri gördükleri şeyler film şeridi gibi bilinç altlarından geçiyor + insanların düşünme şekli birbirine benzer.

Ben arak diyemiyorum açıkçası ve böyle arak diye damgalanmasına da karşı çıkıyorum. Lütfen yazdıklarınızı o kişilerinde okuyabileceğini öngörün.

tigo (19 Haziran, 2008 10:27 Perşembe)
Üzülerek söylüyorum ki bu arkadaşlardan birinin benzer şeyler yaptığına şahit oldum.

Hem insan aynı şeyi düşünmüş olsa da bi araştırmaz mı? Uluslararası bir yarışmaya giriyorsun..

Aygül Pembecioğlu (19 Haziran, 2008 10:35 Perşembe)
Eski bir habere yönlendirme yapmak istiyorum hemencecik!


Yunus Eren (milky) Küme (19 Haziran, 2008 16:32 Perşembe)
tebrikler lowe göğsüm kabardı gururlandım sizinle (:
beni nie işe almadınız ya :((
bende böle seyler araklayabilirdim aman ne diorum ben ya pardon düşünebilirdim =D

Cnk (19 Haziran, 2008 16:45 Perşembe)
bence tesadüf olma ihtimali daha yüksek. çünkü böyle bir yarışmaya arak işle katılırsan mutlaka ortaya çıkacağını ve rezil olacağını bilirsin. bu merdivenaltı bir organizasyon değil ki. kim bile bile böyle bir şey yapar? yaptılarsa cesaretleri için tebrik etmek gerek (!) ayrıca aklımıza gelen her fikri daha önce yapıldı mı diye araştırmaya ne vakit yeter, ne can dayanır...

bolar zortar (19 Haziran, 2008 16:45 Perşembe)
gerçekten bu ülkenin insanında bi terslik var...

Aygül Pembecioğlu (19 Haziran, 2008 17:24 Perşembe)
Cnk'ya katılıyorum. Arkadaşlar nolur bilip bilmeden suçlama yapmayın. İnanın ben Bigu'nun dışından biri olsam bir daha bu siteye gelmem.

Sadece kötüleme yapıyoruz aaa!! Benzer işin çıkması  kötü ama mantıklı olalım 24 saate hiç şeyi kontrol edemessiniz. Sizce bu ödülü alanlar Türkiye'de söylediğiniz damgayı almayı ister mi?

Minnacık sektöreden bahsediyoruz. Lütfen yani...
Ben gerçek arak işker ekleyeceğim siteye, siz üzülmeyin :)

mr brown (19 Haziran, 2008 19:08 Perşembe)
ben de viki ve Cnk gibi düşünüyorum. bu gibi sayısız örnek olduğunu buradaki bir çok kişi biliyordur. yazarro o örnekleri de sunsa keşke.. kaldı ki bu ekip ve elemanı hayatında sadece bir defa bir yarışmaya katılıp orada sunduğu hayatının tek eseriyle de ödül almış değil. yanlış bilmiyorsam selim ünlüsoy geçen sene farklı bir kategoride gene türkiye birincisi olarak cannes'a bir başka ekip olarak gidip orada 4.lük almıştı. daha önce aldığı bu başarılar bile benim nacizane fikrimce kendilerine inanmak ve destek olmak için yeterlidir. kaldı ki açıkça da söylendiği üzere sanırım rakip ajansların 'çamur at izi kalsın' stratejisi :( zannımca daha üzücü olan asıl bu. bolar zortar'ın dediği gibi bu ülkenin insanlarında bir terslik var.. ama yargısız infaz, biz başarı gösterirsek ancak arak ile olur gibi düşünceler yüzünden :(

agave (19 Haziran, 2008 20:01 Perşembe)
Bence Türkiye'nin elde ettigi bu basariyi oyle bir kalemde silip atmak mümkün olmamalı. Dünyanin en iyi islerinin yaristigi, tartismasiz dunyanin en buyuk reklam organizasyonunda hic kimse bir isin aynisini bile bile yapamaz. Birakin bu arkadaslari; fiat, smart ve volkswagen gibi dünya markalari ayni stratejiyle ayni kreatif isi yapabiliyorlarsa, bu kotu ve uzucu bir rastlanti olmanin disinda baska hicbirsey degildir. Komplo teorisyenlerine duyurulur.


braincircle (19 Haziran, 2008 20:31 Perşembe)
Önemli olan ekibin 'Oh ohh ödül aldık boşver gerisini' demesiyle, 'Tüh be daha önceden yapılmış, başka fikir bulsaydık keşke' demesi arasındaki fark. Tüm başarı onların ne dediklerine bağlı.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (20 Haziran, 2008 01:03 Cuma)
Agave, ekledigin gorseller nereden? Hatali olduklarini dusunuyorum. Polo'nun "small but tough" kampanyasinin ilani cok unludur ve Nissan tarafindan da parodi versiyonu yapilmistir. Smart da yaptiysa yine cok bilinen bir ise gonderme yapmak icin yapmistir. Yukaridaki gorselde Fiat Punto oldugu iddia edilen ilanin sanat yonetimi (aci, renkler vb) Polo'ya ait, o ilan gercek bir Fiat ilani olamaz.


buraKargın (20 Haziran, 2008 01:26 Cuma)
Aynen settar, çakma ilan da mı çıktı yoksa? :) 
Orijinalleri için Nissan ve Polo

agave (20 Haziran, 2008 09:08 Cuma)
Arkadaslar, sanirim bu ornek daha iyi anlatacak anlatmak istedigimi.
















Yalçın (settar) Pembecioğlu (20 Haziran, 2008 09:28 Cuma)
agave, coloribus, joe la pompe gibi sitelerin linkleri ana sayfada da var, tüm görselleri buraya yapıştırmana gerek yok konsepti anlatmak için :)

ARTanubis (20 Haziran, 2008 09:31 Cuma)
orijinalini de ben koyayım da bu reklamların neden çarpıcı bir biçimde gerçek omurga hissi vermediğini görelim...eğriliğin derecesini yakalamak içi gösterdikleri çaba ve perspektifle çözmeye çalıştıkları farklı omur boyutlarından dolayı ilk görseli hazırlayanları takdir ettim... (umarım ilk yapan da onlardır, ilk değillerse bile en azından farklı bir noktaya taşımışlar fikri...ohadiyemiyorum.com)


Fixx (20 Haziran, 2008 20:07 Cuma)
İlk görsel gerçekten de en başarılısı.

Uğurkan (GoDLESS_FroG) Hafızoğlu (22 Haziran, 2008 03:35 Pazar)
Evet. Sert yazmışım ve bu fikirlerimin sadece işin çok benzerinin olduğunu bilerek yapmış olmaları durumunda geçerli olduğunu söylemeyi unutmuşum. Böyle bir durum yoksa, yani fikir o an orada çıktıysa ajansı ve ekibi gerçekten tebrik ederim. ( daha önce işi görmüş ve unutmuş olabilirler, kendilerine yeni biir fikir gibi de gelebilir bu da çok normal). Şu durumda tek kriter kendileri " biz bu işi yaptık ve ikinciliği kazandık. Bu bizim hakkımız" diyorlarsa ne burada yazanları sallasınlar bence ne de söylenecekleri. güzel bir iş çıkartmışlar jüri de ödüllendirmiş.
Yalnız şunu da eklemek istiyorum, ilandaki renkler, gölgeler falan, olmamış.  Gerçekten acele yapılmış belli.

odi (26 Haziran, 2008 09:51 Perşembe)
Arkadaşlar ben ödül alan iki arkadaşı da yakından tanıdığım için kesinlikle çalıntı bir iş yapacaklarına inanmıyorum. Zaten hiçbir aklıbaşında arkadaşın uluslararası bir yarışmada böylesi bir şey yapacağını sanmıyorum. Bence geleneklerimizden vazgeçelim ve meyve veren ağacı taşlamak yerine çocukların yakaladığı bu büyük başarıyı kutlayalım. Çünkü bu sadece onlar için değil Türk reklamcılığı için de çok önemli bir ödül. Bırakın da haklarıyla kazandıkları başarının tadını çıkarsınlar. Hala inanmak istemeyen arkadaşlar varsa da onlar da konuşmak yerine bu uluslararası yarışmaya katılmak için önce Türkiye birinciliğini alsınlar sonra da Cannes'a gidip "haklarıyla" bize altın getirsinler. Tekrar tebrikler aklınıza, ellerinize sağlık.

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.