Anasayfa

4451_9412.jpg Resimleri
 

Starbucks Yenilikleri: Hazır Kahve VIA ve Dondurma!


Pin It
Starbucks 2000'li yılların sonuna doğru uzun yıllar süren büyüme ivmesini kaybetmeye başlamış ve kurucusunu yeniden CEO'luğa getirerek bu gidişata dur demeye karar vermişti.

Marka, öncelikle temel değerlerine (kahve değil deneyim satmak, mağaza içindeki taze kahvenin kokusunu etkileyebilecek gıda ürünlerini -bacon gibi- menüden çıkarmak, vb) sıkı sıkı sarıldı ve hemen ardından da yeni genişleme imkanlarına saldırmaya başladı. Bunlardan bir tanesini detaylı bir şekilde incelemiştik; kahve tüketicileri evriminin son noktasındaki premium içiciye yönelik "Clover" makinesi.

Bu haberin konularının ilki Clover'dan çok daha büyük bir fikir; Starbucks'ı uçuracak ya da markanın tüm orijinalliğini tüketecek denli büyük. Starbucks, VIA Ready Brew adlı yeni markasıyla hazır kahve işine giriyor. Hazır kahve, ya da diğer adıyla granül kahve, ülkemizde 90'lardan beri "kahve" kelimesini sahiplenmeyi başarmış bir kategori. Bir kafede kahve istediğinizde granül kahve, özellikle "Türk kahvesi" diye belirttiğinizde de geleneksel kahvemizi alıyoruz artık. Espresso, cappucino, machiatto gibi ürünler zaten kendi isimlerine sahip, filtre kahve kültürümüz ise yok denecek kadar az. Lafı uzatmadan Starbucks'ın hazır kahve kategorisinde nasıl farklılaşmayı planladığını açık bir şekilde anlatan marka tanıtım videosunu izleyelim:



İkinci konu da Starbucks dondurmaları. Starbucks, Unilever markasıyla birlikte bir süper-premium dondurma serisi çıkarmak üzere anlaşmışlar. Starbucks kahvelerinin aromalarından esinlenen seri ilk etapta Kuzey Amerika'da dağıtılmaya başlanıyormuş.



Bakalım bu marka genişleme denemeleri Starbucks'ı kahve sektöründe ereşilemez bir güce mi dönüştürecek, yoksa markanın kontrolden çıkarak sakız, ayakkabı, gözlük gibi kendisiyle alakasız bir çok alanda daha kullanılıp anlamını yitireceği kötü bir döneme mi sokacak.


Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


efe efeoğlu (29 Mart, 2009 14:56 Pazar)
mantıklı bir hareket ama fiyatlar da önemli tabiki.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (29 Mart, 2009 15:01 Pazar)
VIA'nın Cafe Crown ve Nescafe'den kesinlikle daha pahalı olması gerekiyor. Hazır kahve kategorisindeki premium marka boşluğuna oynaması gerekiyor Starbucks'ın. Nescafe'nin Gold'dan da pahalı premium ürünleri (tek bir harman) vardı bir kaç yıl önce ama taze kahve sektörü genişlerken premium hazır kahve sektörü anlamını yitirmişti.

Aynı şekilde aslında ambalajı Starbucks'laşmış Algida olan dondurmaların da üst bir fiyatlaması olması gerek. Unutmayalım ki Starbucks'ın en büyük ticari başarısı, bir bardak espressoyu değerinin çok üstünde bir fiyatla satabilmesinde saklıdır.

mezzoalto (29 Mart, 2009 19:47 Pazar)
bu dondurmaları istiyoruuuuuum.. buraya da gelsin:)

tiryaki (30 Mart, 2009 23:34 Pazartesi)
 haber görselinden çağrışım; eti sticks naneli...hatta nane şekeri kırıntılı... sadece 57 kalori... on numara...

Melih Cılga (31 Mart, 2009 14:18 Salı)

Howard Schultz’un Via lansman açıklamasından anladığım, Via’nın rakip hazır kahvelerden daha pahalı, ama buna rağmen, aynı zamanda herkesin satın alabileceği en ucuz Starbucks deneyimi olarak konumlandırıldığı... Her biri tek kullanımlık 12 poşet içeren Via paketinin 9.95 dolara satılması da bunu gösteriyor: 1 dolardan daha ucuza Starbucks deneyimi yaşamanın tek yolu, “hazır kahve”ye talim etmek... Tabii ki Schultz bunu “Kaliteyi ucuza satın almak” falan diye anlatıyor, ne demekse artık... :)
Starbucks mağazalarında satılmayacak olan yeni dondurma ise bariz şekilde piyasanın belki de en pahalısı olması için planlanmış premium bir ürün...

(Bu arada hatırlayalım, 2008’in son çeyreğinde tüketicilerin harcamaları kısmasıyla satışlar düşünce Starbucks’ın ilk tepkisi, dünya genelinde 1.000 kadar mağazayı kapatmak ve 6.000 çalışanını da işten çıkartmak olmuştu...)

Bir zamanlar, ev ve işyerinden sonra insanların kendilerini rahat hissedecekleri “üçüncü mekan” olma iddiasını da taşırdı Starbucks, ama şimdi mağazanın içindeki servis kalitesini yükseltmek gündemde değil ve umutlar “on-the-go” tüketime yönelmiş durumda... Görünen o ki, Schultz da krizden çıkış yolunu mağazanın içinde değil dışında arıyor...


Melih Cılga (21 Temmuz, 2009 09:01 Salı)

Biraz geç de olsa Starbucks yönetimi Bigu’daki eleştirilerimizin sesini duymuş galiba... :) Şaka bir yana, dört ay önce “Schultz da krizden çıkış yolunu mağazanın içinde değil dışında arıyor...” demiştim, ama şimdi MediaCat’te okuduğum bir habere göre, “eski güzel günler”e dönebilmek ve “deneyim” kavramını yeniden tanımlayabilmek için, ilginç bir test projesi başlatmışlar:

Deneme amacıyla Seattle'da açılacak üç yeni Starbucks’ta “gece eğlencesine meraklı olanlar bira, şarap, yeni yemek seçenekleri, birtakım film gösterimleri, müzik, oyunculuk ve şiir okuma gibi bir sürü eğlence paylaşabilecekler”miş... :)


buraKargın (21 Temmuz, 2009 23:03 Salı)
Melih Abi, bilgi için teşekkürler. Buna Test Marketing mi deniyor? Bugün stratejik düşünme üzerine bir sunumda konusu geçti de yorum yapamadım. Türkiye'de somut örnekleri var mıdır?

Melih Cılga (22 Temmuz, 2009 00:19 Çarşamba)

Burak, aynen böyle Starbucks’ın yaptığı gibi bir uygulamayı Türkiye’de ben hiç duymadım açıkçası, ama yeniden araştırırım bir daha...

Bir ürünü “seri üretim” öncesinde fiziksel olarak az sayıda ürettiklerinde, piyasaya sürerek test etmek değil de, doğruca pazar araştırma şirketlerine gelip, her türlü “product test”, “ambalaj test” ya da süslü bir isimle “test market simülasyonu” konulu araştırma yaptırmak isteyenler çok var Türkiye’de. En mantıklı ve yaygın çözüm bu...


(Tabii tam olarak aynı şey değil ama, mesela yazılım sektöründe, alfa ve beta versiyonların sınırlı sayıda kullanıcıya ücretsiz dağıtılmasını falan düşünürsek, o sektörde gayet yaygın bu test market işleri)...

Bir de, yine doğrudan alakalı değil ama, az sayıda reklamveren, bu mantığı online reklamların medya planlama aşamasında da kullanmaya başladı son yıllarda, yani  özel olarak “test bütçesi” ayırmaya başladılar medya bütçeleri içerisinde, yavaş yavaş da olsa. :)


buraKargın (22 Temmuz, 2009 19:11 Çarşamba)

Tekrar teşekkürler. Dijitalde kullanılması daha doğru geldi bana. Düşük bütçeli ve yüksek geri dönüşlü bir uygulama olabilir. Yoksa ürün dağıtma, ambalaj tanıtma işleri Türkiye'de yaygın ve promosyon adı altında sık sık deneniyor.

Starbucks'ın yaptığı çok hoşuma gitti. Tüketiciyle canlı canlı fokus yapıyorsun resmen. Etik açıdan uygun olsa sonuçları görmek için gizli kamera bile konabilir. :)


Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.