Anasayfa

 

Tim Flach Sıradışı Hayvan Fotoğrafları


Pin It
Tim Flach sıradışı yakın plan hayvan fotoğraflarıyla ünlü bir fotoğrafçı. hayvan portrelerinin büyük bir çoğunluğunun onların doğal ortamlarında çekilmiş olması ışık ve kompozisyonlarını daha da ilginç kılıyor.Sitesine bir göz atın derim, çünkü çektiği her kare gerçekten görülmeye değer.

URL : www.timflach.com/
Kaynak:http://www.3ayak.org/
Kategoriler: grafik
Etiketler: fotoğraf, hayvan

Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


abdulaziz (creaziz) şahin (14 Ağustos, 2007 11:20 Salı)
güzel site ve harika kompozisyonlar

layni (14 Ağustos, 2007 12:17 Salı)

güzel fotoğraf çeken insanlara hayranlığım bin kat daha arttı. yarasaların fotoğrafları harika olmuş onları nasıl yakalamış böyle?


fair (14 Ağustos, 2007 13:08 Salı)
harika fotoğraflar... tek kelime mükemmel.

ARTanubis (14 Ağustos, 2007 13:45 Salı)
çok temiz işler, yarasa kompozisyonları çok başarılı (başaşağı bu kadar karizmatik görünen hayvanların düz bakınca hiç de korkutucu olmadıklarını ve hatta dangalak göründüklerini biliyoruz artık:))

bu arada konu hayvan fotoğrafı olunca koymasam çatlardım... lütfen görgüsüz demeyin, pek mutlu oldum dünya aleme duyurasım var da.... bu fotoğrafım bu ay national geographicte yayınlandı:


fair (14 Ağustos, 2007 13:55 Salı)
art süpper çekmişsin de peki bir tane mi köpek balığı vardı oralarda? ya diğerleri diye sormak istedim? ayrıca bir sorum daha var: fotoğrafının çekildiğini gördü mü acep merak ettim?

asli (14 Ağustos, 2007 14:58 Salı)
aaa art senin foton muydu bu! :) yanlis hatirlamiyorsam akvaryumda cektiğin yazıyordu. Çok beğendim ben de :)

abdulaziz (creaziz) şahin (14 Ağustos, 2007 15:41 Salı)
art, kutlarım. çalışmalarını yayınladığın bir site var mı?

mehmet (14 Ağustos, 2007 16:06 Salı)
diğer köpekbalıkları yanda durup "şekerim biraz daha gül, aç yüzgeçlerini azcık daha" diyerek mankene ve fotoğrafçıya karışıyodur. (dreamworks fena harcadı hayvancağızları)

msecure (14 Ağustos, 2007 16:21 Salı)

Ohara. Süper işler.


ARTanubis (14 Ağustos, 2007 16:21 Salı)
aslında hayvan kaçıyordu benden "Amanın bu bigudan ART değil mi, bana da bir kulp takar, yavaş yavaş uzayım şuradan" şeklinde:)
resim NG web sitesinde de var bu arada

creazizcim "çalışmalarım" filan değil yaw, öyle takılıyorum, minicik sony T5imle çektikçe (ve üşenmedikçe) deviantart'a koyuyorum, adresim yine aynı ARTanubis...

canz'ın haberinin içine de ettim ya, kendimi kötü hissettim şimdi.. söz iyi bir haber bulunca yapmayıp sana göndereceğim

sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Ağustos, 2007 18:20 Salı)
art, tebrikler. bu ayrı bi haber olabilir.. hehe.. :)

bu arada amcanın sitesini dehşet içinde geziyorum. bu kadar şiirsel fotolar bu kadar harika yani bööle nasıl etkilendim, nutkum falan tutuldu.. cidden.. hatta nuri bilge ceylan tadı var bazı fotolarda. çok süfer..

ARTanubis (14 Ağustos, 2007 19:10 Salı)
sağol sgbcim, ayrı bir haberlik de değil yane... ama ne yalan söyliim uygun haber olsa da araya soksam diye bekliyormuşum:)

n b ceylan tadı süper bir saptama...
"serengeti sıkıntısı"

abdulaziz (creaziz) şahin (14 Ağustos, 2007 19:34 Salı)
tutma kendini art, oyver bitti şimdi koyver gitsin...

maral meral (14 Ağustos, 2007 19:51 Salı)
özellikle yarasa fotoğrafları çok güzel.. etkilendim..

ruprect (14 Ağustos, 2007 21:06 Salı)
herkes güzel demiş pek şaştım. bana göre korkunç. korkunç bir yabancılaşma var hatta yaratıklaşma. baudelaire 'doğaya yakınlaştıkça korkuyorum' gibi bir şey demiş vakti zamanında, aynen charlescım diyorum, kendisine katılıyorum.

ruprect (14 Ağustos, 2007 21:09 Salı)
bu arada Tim Flach fotoları getty images'da var. gün olur da ''yau biguda yarasalar vardı, du bakayım da bi ilan yapayım onlardan '' diyen reklamcı arkadaşlar olursa diye didim:)

melekzek (14 Ağustos, 2007 22:19 Salı)
beni benden alan nick brandt vardir bir de, afrikadan akillara zarar hayvan resimleri ile


ARTanubis (14 Ağustos, 2007 22:33 Salı)
melekzek sen nerelerdesin yaw??? hosgeldin...

sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Ağustos, 2007 01:06 Çarşamba)
ruprect, (ben de senin nicki her seferinde respect diye okuyorum nedense ) o yabancılaşma dediğin şey aslında insanın zaten doğadan yabancı bi şekilde yaşama düzeninden kaynaklanmasın? hani betonlar arasında bööle yaprak görünce şaşıran bi insanlık.. düşünsene pencerenden içeri bir kelebek girdiğinde hissettiklerini.. ya da bir ata biraz yakınlaştığındaki heyecanı.. ya da nebleyim örnekler çoğaltılabilir.. bence bu amca bizi doğaya yakınlaştırmış ama biz yabancı olduğumuz için ürküyoruz ve etkileniyoruz.




hani illa yabancılaşçam dersen, al bunlara yabancılaş.. sırayla ama..

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (15 Ağustos, 2007 01:21 Çarşamba)
sgb , bu 3 ün 1. olanı cidden gerçek mi , canlı mı ? böyle bir oyuncak gibi bir havası var , yapma gibi ya  anlayamadım o yüzden .
canlıysa adı nedir ? meraklandım çok ve nerde yaşar , edinebilir miyim , evimde bakabilir miyim bu pokemonumsu sevimlilik abidesine acaba diye araştıracağım da  ..

ruprect (15 Ağustos, 2007 01:41 Çarşamba)
sgb, insan doğası doğaya yabancı diye düşünüyorum ben uzaklaşmak istememiz de bu yüzden olsa gerek. yalnız respect iyiymiş eheheheh hey yo

sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Ağustos, 2007 02:02 Çarşamba)
dumbo octopus -  blobfish - sloth'dir efem adları sırasıynan..  araştırıp bir dönünüz lütfen.. yemeden ama.. :lol:

rup, düşüncelerine saygı duyuyorum öncelikle oo yee.. (respect işte)

insan yaradılışından (evriminden ya da) bugüne gün be gün (!) doğadan uzaklaştı evet, kendi yaptı bunu. bir parçası olduğu şeyden zamanla korkar hale geldi. tabiattaki en vahşi yaratık olmasına rağmen.. şimdi de doğası, doğaya yabancı diyoruz. ne yapay bi durum..

mezzoalto (15 Ağustos, 2007 02:37 Çarşamba)
blobfish huysuz bir büyükbabaya benziyor, mükemmel animasyon karakteri çıkar bundan.. sloth'tansa zaten gelmiş geçmiş en başarılı animasyon karakteri çıkmıştır, ice age ve sid derim başka bişi demem:) "you have a very cruel şenşe of humor".. 

bu da erdil yaşaroğlu'nun süper tembel hayvan karikatürü:)

sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Ağustos, 2007 08:29 Çarşamba)
24 hayvanlık bir liste bu, dünyanın en garip hayvanları diye. benim ilk üçümü verdim burda.. (aslında bu  kendi bir haber olabilrmiş ya.. hehe)
bir de tapir var listede, fatih solmaz-bahadır baruter bu hayvanı çok sevmişler, koltuk çıkıp şöhret yapmak istemişlerdir ama fatih solmazın o muhteşem espri anlayışıyla malesef arzulanan ilgiyi çekememiştir kendisi. dünya hayvanlığı için büyük kayıp..

mehmet (15 Ağustos, 2007 09:35 Çarşamba)
şu tembel hayvanın yüzündeki tatlı gülümseme o ünlü balıkçı hikayesini hatırlattı (şu bütün gün balık tutup, siesta yapabilmek ve istediği kadınla birlikte olabilmek için daha çok balık tutması gerektiği önerisini alan balıkçı) hayvan chewbacca'nın aynı zamanda aydemir akbaşla uzaktan akraba olan büyük dayısı olabilir.

pin (15 Ağustos, 2007 10:30 Çarşamba)
:)))))) Hiççç güleceğim yoktu bak ne iyi oldu aramızda 'baudelaire' okuyanlarda varmış. Ama bence baudelaire'in dediği kafka'nın 'dönüşüm'ündeki gibi bir yabancılaşma ya da Elias Canetti'nin 'Körleşme' sindeki gibi.İkiside benim için favoridir, okuyun ve doğaya yabancılaşıp, maddeye daha da fazla yakınlaşmayın deriimmm...

tuuba (15 Ağustos, 2007 18:37 Çarşamba)
off... harika fotoğraflar var

ruprect (15 Ağustos, 2007 20:33 Çarşamba)
Pin, 'baudelaire'e mi güldün bana mı? yoksa ikimize birden mi? koskoca adama gülme, ayıp... gerçi ben de kafka denince gülümsüyorum, elimde değil.

kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (15 Ağustos, 2007 23:50 Çarşamba)
Araştırdım , (yemeden) döndüm , paylaşıyorum :)
Dumbo octopus ,öncelikle adından da anlaşıladığı üzere - ne yazık ki - bir çeşit ahtapot . Ama tabi ki de ahtapot diyince aklımıza ilk gelen adi ahtapot (Octopus vulgaris) değil  (benzemiyor da zaten görüldüğü  üzere ); taksonomik birim olan ahtopotlara dahil kendisi  . Farklı şeyler olmakla beraber bu 2canlı , akrabalar yani ..
Bizimkisi Grimpoteuthis cinsi . Bu cinsin 14 civarı türü var ( ortak bir sayıya ulaşamadım araştırdığım kaynaklarda . Kendileri hala keşfedileduran ,çoğu hakkında çok da bilgi olmayan türler olduklarından öyle görünüyor ki netlik kazanmış yaratıklar değil ne nitelik ne nicelik olarak ) .  Bu cins , denizin km lere varan derinliklerinde yaşayıp arada kıyılara ve daha bir yüzeye süzülürlermiş yiyecek bir şeyler aranmak adına . Hareketlerini de kanatçıkları ve kulakları ile sağlamaktaymışlar , huni şeklindeki sifonları vesilesiyle suyu kullanarak hareketlerini sağladıkları jet propulsion ın yanısıra .
Ve minik gibi dursa da  kendine göre büyük ve orantısız kulaklara sahip hayvancığımız adının "dumbo" kısmını da  şu Disney'in koca kulaklı fili Dumbo'nunkilere benzetilen kulaklarına borçluymuş  .
Araştırıken de şu kareye rasladım haberin anatemasına da uygun olarak. Fotograf, görüntü kalitesi açısından pek iyi olmasa da süper bir  " o an" fotografı olmuş kanımca..Ve şimdi ne yazık ki minik dumbo'cuğa veda ediyoruz ..  R.I.P.   :

ARTanubis (16 Ağustos, 2007 16:33 Perşembe)

böyle bir hayvan için çok karizma zedeleyici bir yemek... çok aç herhalde yazık...


rakunzell rakkadar (16 Ağustos, 2007 16:37 Perşembe)
yalnız bu kedi soyu abinin ağzından, burnundan, tüylerine takılabilecek hava boşluklarından bir tane baloncuk sezemiyoruz.. biraz kıllandırıcı sanki bu durum..

mehmet (16 Ağustos, 2007 16:59 Perşembe)
Niyeti fotoğrafçıya doğru bozmuş da olabilir :)

Bu arada ben de kıllandım...

ARTanubis (16 Ağustos, 2007 17:11 Perşembe)
oldukça kıllandırıcı... bengal kaplanı ve yukarıda ayrıntıları sunulan "ahtopot süsü verilmiş pikaçu"nun aynı ekosistemde yeraldıklarını ve onu yediğini düşünemiyorum... belki "weird animals zoo" dur burası...

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Ağustos, 2007 17:17 Perşembe)
neyden kıllandınız tam anlamadım? geriye doğru bi sürü baloncuk var ya..

rakunzell rakkadar (16 Ağustos, 2007 17:31 Perşembe)
bence bu fotoğraf karesi dumbo'nun dev kulakları ve kaplanın olmayan kulakları arasında bir oranlama yapabilmemiz adına kurgulanıp bizlere armağan edilmiş (:

mehmet (16 Ağustos, 2007 17:34 Perşembe)
hmm bu arada kaplan suya girdiği andaki foto diil zaten bu, kulaç atmaya başlamış...

rakunzell rakkadar (16 Ağustos, 2007 17:37 Perşembe)
belki de kurbağa yüzüyodur.. ne biliyoruz?

big mac (16 Ağustos, 2007 17:53 Perşembe)
bence o parca butunun kalan en buyuk parcasi ve onuda parcalara bolmek istiyo.. cok kizmis cok karizmatik bence.. beyaz kaplandan bahsediorum

mehmet (16 Ağustos, 2007 18:02 Perşembe)
belki de soldaki patiyle örtmek için kullanılan takkeyi tutarak, denize atılan sünnet derisi peşindedir, öfkesi ondan olabilir.

"ulen başlicam, büyük orta doğu projenizden, hindistan nere ortadoğu nere, sünnet ne ulan ben ne anlarım eşedüden. yetmedi mi bengay kaplanı diye merhem fabrikalarında telef ettiğiniz bizi. ben bu cehaleti ödeticem size ama dur. şaka maka su değdirmicektik hadi hayırlısı"

big mac (16 Ağustos, 2007 18:05 Perşembe)
hahahaha

sadi (su geçirmez balık) tekin (16 Ağustos, 2007 19:02 Perşembe)
maşşşallah... o kesilen sünnet derisiyse.. ben gidiyroum, gerisiyle art ilgilensin..

ARTanubis (16 Ağustos, 2007 20:14 Perşembe)
bengay kaplanına koptum...:) 
bana ne ben ilgilenmem sıra sendeydi sgb, en son ben ilgilendim.....

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.