Yorumlar
sibel (sibos) sezgin (27 Temmuz, 2007 23:05 Cuma)Arkadasta pek rakıcı tipi göremedim, bira versek eline daha hoş olacakmış, ama olmazmış, birayla alakası yokmuş..
neyse sesli düşünmiimmm....
bilalbal (27 Temmuz, 2007 23:19 Cuma)online işleri manadigital'e ait, bu adamların eli nereye değse oraya nur yağıyo. tebrikler mana!
reklam konseptine gelince de, bi anlamda hedef rakının bir "baba" içkisi olduğu düşüncesi kırmak olmuş.
çok temiz iş olmuş, ben bu arak yakıştırmalarına fena taktım. hep demiyo muyuz we make money not art diye!

rakunzell rakkadar (28 Temmuz, 2007 10:05 Cumartesi)bence arak olmamış ancak şöyle bi sorun var:
ortamda kullanılan kitap nasıl aksesuar görünüyorsa, duvar resimleri de bir o kadar aksesuar. tipler birbirini itiyor yani. adamların yüzlerinin asık olması her daim şanssız gb durmalarından. beylerbeyi ile bağlantıları yok gb. ama zaten çocuğun da rakıyla bi ilgisi yok.. babası unutmuştur onu orada ya muhtemelen..
kısacası iyi bir fotoğraf; ancak reklam olmamış...
braincircle (28 Temmuz, 2007 11:00 Cumartesi)hos, temiz bir layout. ne gerek var o logonun ilanin yarisini kaplamasina?
siralama dede-baba-ben-raki olmaliyken tam tersi olmus gibi
bu arada rakunzell, onlar mutsuz cünkü o rakiyi icecek kusakta degiller. sanirsam:)
bu arada denemedim, nasil bir raki?
rakunzell rakkadar (28 Temmuz, 2007 12:50 Cumartesi)ben bir vodka-redbull tikiliği seziyorum..
carbendi (28 Temmuz, 2007 13:17 Cumartesi)vodka-redbul-elmasuyu güzeldir :D
efe efeoğlu (28 Temmuz, 2007 13:20 Cumartesi)ben bu rakının hiç bir işini beğenmedim. diğer rakılara özenen bir tavırla ama altını hiç doldurmadan daha doğrusu doğru düzgün doldurmadan bişiler yapmaya çalışmışlar. üstüne üstlük mana digitalin yaptığı en kötü işlerden biri bence
carbendi (28 Temmuz, 2007 13:21 Cumartesi)bence "guinness" in reklamına benzetmek yanlış olur.
şayet öyle bir durumda Guinness de
evolution of man den araklamış ozaman...

ARTanubis (28 Temmuz, 2007 13:41 Cumartesi)bu siteye epey önce bakmıştım... foto gönderin sizi de şettirelim filan gibi bir misyonları vardı, gönderen oldu mu? uygulama nasıl merak ettim?
YTSEJAM (30 Temmuz, 2007 01:34 Pazartesi)ya ben takip edemedim bu ürünü pek ama lansman kampanyası sevimli geldi bana. tek sorun gençleri hedef alan bir kampanya olmasıyla kurumsal kimlik görsellerinin (logo) örtüşmemesi. ha bunun dışında logo bence çok stil sahibi :)
sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Temmuz, 2007 09:07 Pazartesi)logo stil sahibiyse, o bal satar bi havaya bürünmüş plasiyer minibüslere ne demeli.. içler acısı.. hele üzerindeki "yolda olması gereken tek durum" gibi son derece zorlama sloganla birlikte..
gence arslan (30 Temmuz, 2007 13:21 Pazartesi)manadigital ile çalışan bir şirket olarak buradan başta hakan abi olmak üzere hepsini tebrik ediyorum...çok başarılı buldum siteyi...
fotoğraf olayına gelince, uygulama biraz üzerinde vakit harcanırsa iyi sonuçlar elde edebilmek mümkün.
paşa halime imrendim valla:)
big mac (31 Temmuz, 2007 05:41 Salı)bilalbal (27/07/2007 11:19:59 PM)
reklam konseptine gelince de, bi anlamda hedef rakının bir "baba" içkisi olduğu düşüncesi kırmak olmuş.
iyi de logo neden okadar yasli..bana donemin camlara yagli boya ile yazilan bilumum "kasap, berber, restoran, meyhane gibi yazilari cagristiriyo bicim ve renk olarakta...
//////////////////////////////////////////////
creaziz (28/07/2007 12:30:37 PM)
evet ikisi de siroz dan ölmüş, üçüncüsü meyvasuyu eğilimli
kihkih..
babalar izlio tablonun icinden
"bi ogretemedik su cocuga raki kulturunu" diye uzgunler... rakinin icinde buz bile yok!!!yanina meze niyetine de bisey almamis...
+madem logoyu ondeki layera koyuyosun kocaman, siseye gerek varmi o bari dolapta kalsaydi... yokyok bu cocuk bi ogrenemedi raki icmeyi..
//////////////////////////////////////////////
is bana cakma gibi gelmedi gayet bagimsizca dusunulup benzer sonuca ulasilmis gibi.. alt metnini dogru bulmasamda..
ama hersey okadar ironikki
retro cerceveler/tasarim urunu esyalar..
bi garip cozemiorum..
///////////////////////////////////////////////
su geçirmez balık (30/07/2007 09:07:53 AM)
logo stil sahibiyse, o bal satar bi havaya bürünmüş plasiyer minibüslere ne demeli.. içler acısı.. hele üzerindeki "yolda olması gereken tek durum" gibi son derece zorlama sloganla birlikte..
evet o nedir... sosyal sorumlulukmu??
penny (31 Temmuz, 2007 08:47 Salı)ukalalık gibi olmasın, konuyu da dağıtmak istemem ama rakıya buz zaten normalde atılmaz. buz dediğiniz şey şebeke suyudur, tadını bozar. rakı ve suyun soğuk olması kafidir. rakı kadehi dediğimiz su bardağı da eşek kadar olmaz, eskiler o nedenle çay bardağında içerler. birada da aynı durum söz konusu. ülkemizde malesef alkollü içki tüketim kültürü oturmuş değil.
ARTanubis (31 Temmuz, 2007 09:10 Salı)"ülkemizde malesef alkollü içki tüketim kültürü oturmuş değil" deme yaw penny yazıktır... diğer alkollü içkiler (viski, şarap) bilinmiyor olabilir ama rakı haberinin altına pek hoş durmadı bu sanki:) "rakı kültürü"nden bahsedilen bir ülkede yaşıyoruz. Gençlerin bilmemesi çok normal çünkü 3-4 sene öncesine kadar rakı asla "cool" bir içecek olamadı.. ancak gelişiyor...
not: rakıya buz atılır ama mutlaka su koyduktan sonra, yoksa krisalleşir (eskiler hemen dökermiş böyle bir hata yapılırsa).. içilecek bardak da tüm kaynaklarda "limonata bardağı" diye geçiyor...(bunlar "rakı bahane muhabbet şahane" temalı ev partimin araştırma sonuçları
)
phoenixia (31 Temmuz, 2007 09:24 Salı)rakınızı nası alırdınız minvalinde bir link de koymuş, beylerbeyi..
benzer hususa orada değinmişler, yani buzun adını geçirmeyerek..:))
biraz tercih meselesi, rakının ve suyun soğuk olması yeterli tabii, ama ısınıyor meret.. napcaksın.. buz atacaksın..(sudan sonra,art+1,ayrıca şebeke suyu ne ola ki?;D)
ya da böööle cezve kıvamında, termosumsu şeyler var, bardağı ve rakıyı soğuk tutuyorlar, onlardan kullancan..
buz daha pratik..:)
big mac (31 Temmuz, 2007 09:41 Salı)sebeke suyu nasilya...
o tuvalette oluyo, kisin pek hos olmaz hatta.. ben buz yaparken kesinlikle icme suyundan yaparim.. bira nasil kucuk bardakta icilebilirki, cok yavas iciosan belki dicem ama -mumkunse siseden, kutudan iceyim-... hatta eskiler bardaklari soguturmus dimi.. buz kivami bozar diye, ama onuda dengelersin ya.. gurme degilim tabiki. ama severim hem rakiyi hem buzu...
limonota bardaginin mumkunse en incesi olsun limonata bardaginin et kalinligi rakininkine gore fazladir...ART muhabbet kesinlikle lazim..abimiz evde tek basina raki icio fondada techno filan caliyodur..haha
bide sevgili gorkem (arkadasim) geldi aklima:
"arap, raki iciosan etin .otu kesilmicek!.." derdi.okadar sohbetin uzerine yuruyuse cikildigindada bufeyi gorup.. "arap iki sosisli yiyelim mi cila niyetine." diyen bi adamdi..haha
+sisenin kapagini su kapagi gibi yapmislar agirligimi kalmis rakinin, neden bahsedioruz...
big mac (31 Temmuz, 2007 10:06 Salı)"beyfendi nasil raki hazirlar" kismi cok guzel hazirlanmis ve buzdan da bahsedilmis, bardaktan da..
phoenixia (31 Temmuz, 2007 10:12 Salı)dün okuduğumda yoktu buz sanki, şaşırmıştım hatta falan filan..alla allaa..
foto galerisi hoş olmuş,ancak anlıyoruz ki, beylerbeyi ve beyfendi vurgularıyla beraber, fotoların beyfendilere ait olması, (bu) rakıyı hanımefendilerin içemeyeceğini gösteriyor..
yoksa ayşeler de içebilir mi...:P
big mac (31 Temmuz, 2007 10:39 Salı)kiz rakisi diye bisey vardi.. bide "efe raki" kizlarin da nasil efelenicegini vurgulamisti.
penny (31 Temmuz, 2007 13:14 Salı)arkadaşlar alkollü içki sektöründe çalışıyorum yapmayın etmeyin :) Ders notu tadında bir yazı yazayım isterseniz ? :)
Ben ufak bardaktan bahsederken, rakıyı kasdetmiştim ama evet yurtdışında 25-30 cl bira tüketimi çok yüksek. Özellikle Fransa'da aperatif kültürü olduğu için Heineken'in pazara özel 15cl şişesi bile var.
Kristallenme konusunda; belki bazılarınız alışveriş yaparken bazı işi bilenlerin rakı şişesini ışığa tutup baktığına rastlamışsınızdır. Dağıtım aracından langırt diye indirilip, rafa dizilirken yaşanan ısı farkından rakıda kristallenmeler olabilir, eskiler o nedenle alır önce bir şişeyi ışığa tutar.
Neyse efendim bu muhabbet "whisky" ve "whiskey" farkına kadar varır, içki sohbetinden keyif alan varsa mesaj atabilir, zevkle paylaşırım.
ARTanubis (31 Temmuz, 2007 14:26 Salı)penny sevindim senin gibi biri olduğuna buralarda... whisky sever olarak single malt-blend farkının bile pek bilinmediği, bara gidince çok matah bişimiş gibi "jiiibiii" istenen bir ülkede senin gibilere ihtiyacımız var:)...
JB de çalışıyorsan dakka bir gol bir rezil oldum

bu arada neyzen tevfik quote etmek istedim:
- rakı nasıl içilir efendim??
- rakı adam gibi içilir...
fair (31 Temmuz, 2007 14:34 Salı)rakı sek içilir.. bardağına yarım koyarsın, yarım su da diğer bardağa şöyle yanyana yarım yarım dururlar dimi.

mehmet (31 Temmuz, 2007 14:39 Salı)ben de içki kültürü olmayan memleketimizden ilk ağızdan şahitleriyle birlikte dinlediğim 40 (tam 40) senelik bir hikayeyi aktarayım.
karşılıklı rakı içerken birisi büyük sanatçı (şöhretiyle birlikte) diğeri önemli bir diplomatımız olan iki abimiz birlikte şöyle bir hikayeyi aktarmışlardır:
mektebi sultani içinde bir köşede gece çok da geç olmayan bir saatte gizli gizli demlenen iki kafadarı okul müdürü basar, hiddetle "bu okul size hiç mi birşey öğretemedi!" diye azarı basar, korkudan sinen ikisi tam "kem küm" edecekken müdür devam eder "rakı böyle mi içilir, gidin boğazın kenarına adam gibi demlenin gelin, 1 saat vaktiniz var, bir daha sizi böyle görmiyim" diye defeder kafadarları...
aynı kafadarlar, galatasaraydaki saç serbestisini sağlamışlardır daha sonra...
phoenixia (31 Temmuz, 2007 15:04 Salı)penny..çok confidential olmasın o ders notları da...
art.. mey rakı olabilir mi acaba.. hani nurol plaza..maslak.. şeytan üçgeni..?:))
ARTanubis (31 Temmuz, 2007 15:19 Salı)eğer öyleyse öğlen buluşup "demlenmek" farz olur:)
phoenixia (31 Temmuz, 2007 15:27 Salı)hiç ders almıyosun ama art.. bak mehmet daha yeni yazdı, örneği.. otosanayinin arka bahçesinde demlenilir mi hiç...
hmm ama diyosan ki bir öğlen atlarız arabaya, ineriz istinye'ye..ok..:):)
ARTanubis (31 Temmuz, 2007 15:33 Salı)aa o olur bak... yaw bi meyhane kapatıp "bigumigu rakıda eller havada" partisi mi yapsak??:)
phoenixia (31 Temmuz, 2007 15:39 Salı)organizatör sensin..:) mercan baba'da da konuşulmuştu benzer bişi amaaa...
penny (31 Temmuz, 2007 15:51 Salı)Tez zamanda alkol tüketirken alkol muhabbeti yapıla !
esismen (31 Temmuz, 2007 16:33 Salı)3 kuşak = 3 kez distile edilmesi bağlantısının zayıflığı nedeniyle, koskoca kampanyayı bu benzetme üzerine kurmaları hatalı olmuş bence.
alkol bütün kötülüklerin anasıdır.
phoenixia (31 Temmuz, 2007 16:40 Salı)bağlantı mı.. ?? esismen sen yazıncaya kadar farkında bile değildim.. hala olmayabilirim gerçi..:P
mehmet (31 Temmuz, 2007 17:24 Salı)yapılsın hakkaten, penny de saki olsun görelim marifetini, öyle lafta olmaz.
not: hadi bu haftasonu buluşuyoruz derseniz ben yine katılamayacağım :(
mehmet (31 Temmuz, 2007 17:31 Salı)-->esismen--
alkol kötülüklerin anası falan diildir, insanın içinde ne varsa onu çıkartır ortaya, kötülüğün anası insandır, özü çirkindir, güzele o yüzden bu kadar meraklıdır, çirkinden korkar, çirkin gerçektir, gerçek besler, şehvetlidir, şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır, aforizmanın bini bir para eder, temizliğe başlanacaksa bu alkolden olmaz, malum alkol mikrop tutmaz :)
ARTanubis (31 Temmuz, 2007 17:41 Salı)oyy mehmetten akıllara zarar bir yorum daha...
budur...
bu arada o bağlantının varlığını sezmedim bile ben.. değil anlamak...:)
rakunzell rakkadar (31 Temmuz, 2007 17:57 Salı)ben üç kusak niye bekledi onu anlamadim hala.. sanki sarap da bu, dinlenmeye birakmislar o zamandan bu yana, millet de dandik raki içmis.. alkolik ya hepsi..(?)
big mac (31 Temmuz, 2007 19:30 Salı)bilgisizligimiz bilgiye sebep oldu.. iyide oldu.. ama ben yinede buyuk kutu iyidir diyorum bira icin...
baska bi elestri:
3 kusak reklami icin "beylerbeyi" uygunmudur?
benim bildigim
tekirdag, ataturk rakisi ve yeni raki vardi-baska varmiydi bilemiyorum-
beylerbeyi yeni bi marka olarak boyle bi misyon yuklenme hakkini kendinde bulabilirmi??
big mac (31 Temmuz, 2007 20:25 Salı)bide insan uretimi herseye kotu cirkin diyebilirim ama insana asla!!!
rakunzell rakkadar (31 Temmuz, 2007 20:28 Salı)insanın içinde kotu ve cirkin bulunmasaydı intihar oranları + %40 seyrederdi dünyada herhalde..
dozdenoir (31 Temmuz, 2007 20:35 Salı)logo layoutlara hiç yakışmamış, TBWA anlaşılan beylerbeyi'nin logosunu değiştirmek için bir çaba göstermemiş. Yoksa ikna ederlerdi... Modern görselliğin içinde çok irite ediyor. Onun dışında imaj reklamı olduğundan koşa koşa satın almayacaksın beylerbeyini ama güzel bir duruşu var. Rakı, ağır abi içkisi değildir. Bence gayet net...
NOT: internet sitesini muhakkak ziyaret edin... Rakıcılar arasında en iyisini başarmış... Yaşasın Flash diyelim bu durumda... ya da flash çıktı mertlik bozuldu...
big mac (31 Temmuz, 2007 20:48 Salı)Eskiden rakı 'leylek boynu' denilen kadehlerde sek olarak, ardından bir yudum su alınarak içilirmiş. Günümüzde ise genellikle 'limonata bardağı' denilen bardaklarda içine su karıştırılarak içilmektedir. Ender olarak da ince belli çay bardağı "istikan" da tercih edilmektedir. Rakının soğuk içilmesi gerektiği hemen herkes tarafından kabul gören bir görüştür. Bu noktada ki ayrılık ise rakıya buz konup konmaması aşamasında ortaya çıkmaktadır. Günümüzde daha az sayıda olan rakıyı sek içenler rakıyı şisesiyle soğutup (hatta bardağını da ayrıca soğutup) yanında yine soğuk yada buzlu su ile içerler. Rakıyı içine su katıp içenler ise genelde buz da ilave ederler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bardağa rakıyı koyduktan sonra su koymadan buz atmamak gerektiğidir. Buz ile ani temas rakının içindeki üzüm ve anosan aromasını veren maddelerin kristalleşmesine ve rakının tadının bozulmasına yol açar. Rakıya su ilave edildikten sonra buz atılması bu durumu daha aza indirir fakat yine de engellemez. Rakıyı sek fakat içinde buz ile içmek ise sadece acemilere mahsustur. Rakıya buz atmanın bir sakıncası da buzun yavaş yavaş eriyip, alınan ilk yudum ile son yudum arasında bazen çok büyük lezzet farklılıkları oluşturmasıdır. En güzeli yinede rakıyı iyice soğutup, içine su ilave edilecekse bu suyu da soğutarak ve yanında buzlu su ile içmektir. Rakı yalnız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte yavaş yavaş (sindire sindire) içilen bir içkidir. Mide ve beyne belirli bir etki yaptıktan sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir. Yani hem anlatır hem dinler. Böylece rakı sofrası en az iki kişinin katıldığı toplu bir eylem, karşılıklı konuşmalara dayandığı için demokratik bir forum, evrensel ve kişisel sorunların ortaya getirildiği, fikir alıp verilen, insanın kendisi ile yüksek sesle düşünerek hesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır. Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir 'cemiyettir'. Buraya katılan hem bu meclise kabul edildiği için saygı gören bir kişiliğe sahip demektir hem de diğerlerine karşı saygılı olmak zorundadır. .
http://www.gurmeguide.com/content.asp?ctID=148&RecID=74
'dan
bizimkide raki sohbetini aratmadi hani "."
adi ustunde "RAKI SOHBETI"
big mac (31 Temmuz, 2007 21:05 Salı)o konuda cok haklisin dozdenior raki agirabi ickisi degil "beyfendi ickisidir"i cok guzel veriyo.. ama kapak cok hafif gorunuyo gozume burdan. ele alip bakmadim ama.. rakinin agirligina yakistiramiorum bi turlu.
amma cok konustum yahuu..
ayshequl (31 Temmuz, 2007 23:54 Salı)nejat talas herzamanki gibi çok başarılı, bu fotoğrafları da sitesinde gördüm önce. yukarıdaki yorumlardan birinde okuduğum gibi, yani fotoğraflar harika ve aslında fikir de güzel ama olmayan birşeyler var sanki. hadi bakalım...
mezzoalto (02 Ağustos, 2007 13:27 Perşembe)rakı-su-buz-ısınma-soğuma sorunlarının en ideal çözümü yine eskilerden gelmiştir: "ehlikeyf".. şu noktaya kadar nasılsa biri söyler gündeme gelir diye bekledim ama çıkmadı..
http://www.flickr.com/photos/10854640@N07/984548728/
resmi eklemeye çok çalıştım ama görünmüyor, yine göremeyenlere kısaca tasvir edecek olursam, bakırdan bardak yüksekliğinde bir kasenin içine yine bakırdan bir rakı bardağının sığabileceği bir borunun monte edildiğni düşünün, bardağı borunun içine, buzu da kaseye koyuyorsunuz, rakıya buz değmiyor ama her defasında bardağı yerine koyduğunuz sürece soğuk kalıyor, tad bozulması minimize ediliyor..
ARTanubis (02 Ağustos, 2007 15:59 Perşembe)bu da mezzonun görseli, hoşgeldin mezzo...

mehmet (02 Ağustos, 2007 17:04 Perşembe)özledik hakkaten mezzo
big mac (02 Ağustos, 2007 17:05 Perşembe)ya bu ehlikeyf supermis... adida muthismis (ehil keyif)
kizcaksiniz ama buna yeni bi tasarim gerekiyo..:/
mesela buz posetleri varya bardagin etrafina sarilan oyle biseyler geliyo aklima ama... yakisik almaz, baska bi cozum lasm.. hmmm dusunmek lasm...
mehmet (02 Ağustos, 2007 17:08 Perşembe)yıllar önce ehlikeyf.com'u almıştım, keyif mekanı yapacaktım, otomatik yenilemede diye bıraktım biri alıp saçma sapan bişiler koymuş, hala içim gider...
ARTanubis (02 Ağustos, 2007 17:19 Perşembe)yazık olmuş hakkaten mehmet...
mezzoalto (02 Ağustos, 2007 17:26 Perşembe)teşekkürler art, bende bir türlü görsel kendini göstermemişti ekranda.. bu arada sadece geçiyordum uğradım, "çok elzem" durumlardan biriydi bu, diyeceğimi dedim, off I go..
mehmet, saol ama artık minimize ediyorum kendimi, kimsenin keyfini kaçırmayayım istiyorum..
mehmet (02 Ağustos, 2007 17:37 Perşembe)deli misin sen, kimin keyfi nereye kaçmış (seninki açık bi şekilde kaçmış o belli de). sen minimize edersen, ben minimize edersem, men binimize ederem.
ben buraya ne reklam çıkmış diye mi geliyorum sanıyosun ve daha milyonlarcası...
ven yu cast dıriiim ebauğt it yuken izıliiii riyelayzzz, yuken izıliiii, yuken izıliiiii, yuken izıliiiiii riyelayzzzzzzz...
ayrıca benim destan bıdımı yazmadan hiçbiyere gidemezsin, elzemse bu da elzem.
phoenixia (02 Ağustos, 2007 22:07 Perşembe)ben demiştim..ehli keyif olarak değildi gerçi,cezve gibi deyip şeyettirmişim biraz..deforme..:P
mezzo.. "bigu tarihi"ni okumanı tavsiye ederim.. şöyle der; "ne olmuş olursa olsun gel, ki giden illa döner yine"..;)
phoenixia (02 Ağustos, 2007 23:46 Perşembe)settar, şu söylediğinle kendi yazdığımı anladığımdan şüphe ettim..ehehe...;)
rakunzell rakkadar (03 Ağustos, 2007 12:07 Cuma)aaa mezzo ne demiş ): biguca üzüntü verici.. mmm, çikolata?
fair (03 Ağustos, 2007 14:02 Cuma)mezzo? üzgün gibi duruyorsun? neden ama neden? ben de niye yazmıyor mezzo acaba tatilde mi diye düşünmüştüm ama sen birine kesin kırılmışsın?!? ben kendi adıma senin uzun uzun yazdığın tüm eleştirileri okuyup keyif alıyordum.. o yüzden tek bir kişinin dediği kendinedir.. önemli olan çoğunluğun seni sevmesidir mezzocum..
mehmet (03 Ağustos, 2007 14:08 Cuma)anlaşılan senden başka kimse anlamamış settar :)))
başarılı öngörü : )))
penny (03 Ağustos, 2007 19:59 Cuma)Konuya döneyim;
Gazetede, Beylerbeyi ile ilgili bir yazıda ürünlerini 130 bin satış noktasına konumlandıracaklarına dair bir yazı görmüştüm. İyi de, Türkiye'de alkollü içki satan bu kadar satış noktası yokki >.<
penny (03 Ağustos, 2007 20:23 Cuma)Hacmen büyümeyen rakı pazarında neden hergün başka bir firma faaliyete başlıyor bilmiyorum. Heralde benim bilmediğim başka bi şey var. Gerçi başka alkollü içki sektöründen de girilmez böyle bir pazarda.
atlantix (03 Ağustos, 2007 20:58 Cuma)3 jenerasyon hikayesi üzerine kurulu tema kötü gelmedi bana. Daha başka ne yapılabilirmiş bilemiyorum. Fotoğraf kendi başına bence çok başarılı ama reklamın genel olarak ne kadar derdini anlatır durumda olduğunu tartışmak varken içinde bir çeşit evrim barındıran her reklama aa copy bu demek biraz genişçe bir haksızlık diyorum. İçerisinde araba olan her reklama aa daha önce yapıldı bu demeye gelir işin sonu.
Bence bunlardaki tek sorun okumaya sağdan başlamak. Otomatik olarak göz soldan başlıyor hikaye kurmaya.
big mac (04 Ağustos, 2007 13:06 Cumartesi)suan ayın digiturk dergisi elimde ilan çift sayfa çıkmıs, ama masadaki rakı yok olmuşş.."-"
ARTanubis (04 Ağustos, 2007 16:49 Cumartesi)atlantix süper bir noktaya değinmişsin okuma yönünden bahsederek... saygı duydum
shinemu (04 Ağustos, 2007 17:01 Cumartesi)aynı seyi yazıcaktım, zaman çizgisi ters yansıtılımış diye ama once davranılmıs..
ARTanubis (04 Ağustos, 2007 17:26 Cumartesi)tamam shinemu üzülme sana da saygı duyuyorum:)
shinemu (04 Ağustos, 2007 17:34 Cumartesi):) - evet kıskandım
big mac (04 Ağustos, 2007 20:09 Cumartesi)bencede cok iyi nokta okuma yonu bende takdir ettim okumanizi...
atlantix (05 Ağustos, 2007 00:53 Pazar)huylandım şimdi :)
phoenixia (05 Ağustos, 2007 13:12 Pazar)ama zati bu uygulamada soldan başlamak gerekmiyor mu..
bey..beyin beyi..sonunda da beylerbeyi...
ve kuşaktan kuşağa gelen alışkanlık değil ki vurgulanmak istenen.. lakin paşa dede zamanında bu rakı yoktu.. yeni neslin rakısı bu...
kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (05 Ağustos, 2007 15:03 Pazar)phoenixia , bence zamanında bu rakı olmayan paşa dedenin muhtemelen kendisi de yoktu . yani varmıştır da belki , paşa dede değil kendisi ; ya da bir diğer ihtimal kendi sahip olduğu teknolojiyi çocuklarına bırakamayacak kadar pinti biriydi.
Karışık oldu biraz ama demem o ki ; onun zamanında renkli fotograf teknolojisi var mıymış acaba ( bilgim yok çok bu konuda , belki de varmıştır ) , varsa da onun fotografı renkliyken ,yani muhtemelen o dönem çok yaygın olmamasına rağmen onların imkanları varken buna neden bir sonraki jenerasyonda aile sahip olduğu teknolojiden vaz geçip bir adım geri gitmiş de siyah beyaz fotograflara geri dönmüş bu haber görselindeki fotograflarda

detay manyaklığı oldu galiba bu kadarı da ama napıyım gerçekçiliğinden çalmış fotografın .. diyeceğim ama onu da diyemiyorum çünkü gerçekçi zaten olamaz , olamaz çünkü gerçek değil ..

aman yarabbim allak pullak oldum .. * system failure *
edit (15.40) : o renkli fotograf değil yağlıboyaymış

atlantix (06 Ağustos, 2007 15:00 Pazartesi)Bu ayki (ağustos) Trendsetter dergisinde bu ilanların bir de dişi versiyonunu gördüm.
Fotoğrafçının sitesinde görmek mümkün kendisini;
site budur.Dergideki versiyonunda şişe neden yok anlamadım.

Yalçın (settar) Pembecioğlu (16 Ağustos, 2007 10:43 Perşembe)Ben espriyi filmi seyredince anladim! Eski fotolarda burusuk, memnuniyetsiz ifadeler varmis meger, rakilarini sevmiyorlarmis... Ilanda bu fikir zayif kalmis biraz.
Bir de kizli ilani cikti bunun, gordunuz mu? O da cok guzel bir fotografa ve sanat yonetimine sahip.
asli (16 Ağustos, 2007 12:33 Perşembe)Ama yani ne biliim rakı bu değildir ki! Kim fotoğraf çektirmeden önce bir fırt rakı içer saçma olmuş çok. Yanlış mekan yanlış içki...
Bence ilanlarda da bu saçmalığı sonradan anladıkları için silmişler rakıları. Öyle komodinin üzerinde rakımı olur tek başına! Kavunsuz peynirsiz...
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.