Anasayfa

2229_4415.jpg Resimleri
 

video motion'lı adam asmaca oyunu


Pin It
DevStar'ın "Last Days Of Newgate" kitabı için hazırladığı viral site ile adam asmaca oyunu yeni bir aşamaya taşınıyor.

Kitap tanıtımı için bu kadar çaba ve prodüksiyon için alkışlamak istiyorum :)

Not: Adamın asılma kısmı insanı kötü ediyor.




Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


meriç (zalambodont) kara (18 Temmuz, 2007 23:13 Çarşamba)
buna inovasyon denir işte.

rakunzell rakkadar (19 Temmuz, 2007 09:49 Perşembe)
'kermit' (:

Yalçın (settar) Pembecioğlu (19 Temmuz, 2007 11:11 Perşembe)
cok eglenceli ve de!

Opt (19 Temmuz, 2007 11:25 Perşembe)
Basit ama yi kurguanmış pek kopukluk yok bence başarılıiasılma da kurtulmada iyi olmuş.Kitap Türkçe falanolsa bayaa akılda kalırdı-ki yabancı ülkelerdeki hedefine ulaşmıştır bence-.

abdulaziz (creaziz) şahin (19 Temmuz, 2007 12:55 Perşembe)

on numara,tam isabet


layni (19 Temmuz, 2007 14:45 Perşembe)
hiç bu kadar gerçekçi adam asmaca oynamamıştım:) başta niyetim kelimeyi bilmemek ve adamın nasıl asıldığını görmekti ama bi baktım farkında olmadan kaptırmış adamı kurtarmışın :) 

bella donna (19 Temmuz, 2007 17:24 Perşembe)
bi ara adamı ipe sürüklediğimş fark edince kendimi çok fena hissettim. insanın psikolojisini bozar bu oyun.

abdulaziz (creaziz) şahin (19 Temmuz, 2007 17:31 Perşembe)
bunun arap versiyonu olan adam kesmece ve kelle uçurmaca da istiyoruz.

jesuss (20 Temmuz, 2007 00:25 Cuma)
off beya insanın asabini bozuyo müzik çok sinir bozucu. herif her kurtulduğunda sinirim bozuldu. ehhehe

msecure (20 Temmuz, 2007 09:35 Cuma)

Değişik olmuş. Bir an kurtaramadığım için üzüldüğümü bile hissetim.


ARTanubis (20 Temmuz, 2007 11:51 Cuma)
kabus gibi... promosyon uğruna şiddetin bu şekilde gözümüze sokulması.. neyse hiç etik bulmadım, mezzo gelirse konuyu çok daha uzun ve benden daha iyi yorumlar... mezzo yetiş! ben ifade edemedim, hastayım zaten..

web uygulaması olarak çok başarılı ama.. ona lafım yok

ruprect (20 Temmuz, 2007 13:27 Cuma)
ART burada da ben sana katılıyorum. yaşlanıyor muyum bilmiyorum ama ben de bu siteyi oldukça vahşi buldum. özellikle asılma anının net olarak gösterilmesi neredeyse pornografik.
ben mi mütemadiyen teyzeleşmekteyim?:)))

gullusum (20 Temmuz, 2007 17:22 Cuma)
sitenin varlığı bile beni strese soktu valla...yani kelimeyi bilse de bir deli, adamı defalarca astırıp kendini de tatmin edebilir burada. ingilizlerin reklam ve promosyon anlayışı konusunda daha önce çok özlü sözler söylemiştim zaten, hiç kendimi tekrar etmiim...öff kanım dondu ya.  

tiryaki (22 Temmuz, 2007 02:41 Pazar)
adamın o ayaklarının çırpınışı filan gerçek gibi. farz ı mahal 0-12 benetton bi çocuk nette dolaşırken "adam asmaca" oynamak istedi...  oyunun adı zaten sakat o ayrı tabi.
bunu oynayınca psikolojisi bozulur. nitekim benim öyle oldu :P

fair (23 Temmuz, 2007 15:18 Pazartesi)
süpper olmuş bence.. gerçekçi ve şiddetli

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 22:27 Pazartesi)
bu habere yeni giriyorum ve mideme kramplar girdi resmen.. dehşet içindeyim, kanım dondu hakikaten de.. 

ve çok pardon da siz şimdi orada gerçek bir adam yüzü gördünüz, olayın gerçek bir adamın asılması şeklinde tezahür ettiğini anladınız, ve yine de gittiniz ve oynadınız öyle mi? hatta bazılarınız kelimeyi bilemedi,ve bir asılma sahnesini izledi.. bu şiddet pornografisi, etik filan demek burada çok çok naif kalır.. milgram deneyi diyorum, zimbardo deneyi diyorum başka birşey demiyorum.. internet "otoritesi"ne boyun eğmişsiniz hepiniz, inanılır gibi değil.. bunu nasıl merak edebildiniz, o bile sığmıyor aklıma.. ay ay içim çekiliyor, düşündükçe bile..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (23 Temmuz, 2007 22:42 Pazartesi)
mezzo selam, bunun bir kurgu oldugunu biliyorsun degil mi? o adam olmuyor, film o. oyle bir yazmissin ki, video oyunlarindan bile bahsetmek geldi aklima...

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 23:03 Pazartesi)
ne önemi var ki settar'cım, tabii ki biliyorum kurgu olduğunu.. milgram deneyinde de elektrik vermiyordu gerçekten kimse, sadece elektrik vermişlercesine karşı tarafın çığlıklarını duyuyorlardı.. buna rağmen otoriteye itaat etmek adına voltajı arttırmaktan çekinmemişlerdi.. bir looney toons karakterinin yürürken aniden uçurumdan aşağı düşüp yere gömülmesi ve sonra tozlarını silkeleyip yürümeye devam etmesinden bahsetmiyoruz -ki bunun bile zaten gerçeklik algıları çok muğlak olan çocuklar için oldukça zararlı olduğu tartışılır- , kurgusal bile olsa, gerçek bir insanın asılmasını izlemekten bahsediyoruz.. 

testere'de, hostel'de işkence izlemek, killbill'de kan şelaleleri izlemek; ben açıkçası bunları ellerinde mısır kola, koala belgeseli izlermiş rahatlığı ile izleyebilen insanlardan korkuyorum.. bir süre sonra televizyonda saddam hüseyin'in asılmasını da iki dizi zapı arasında, kuruyemiş çitlerken izleyebiliyor hale geliyoruz.. yok bunları en azından yüzünüzü buruşturarak, gözünüzü kapatarak, içiniz kalkarak izliyorsanız, işte bu sitenin de onlardan hiçbir farkı yok bence, "zorunuz nedir" demek istiyorum..

ekran arkasında gördüğümüz herşeyi kurguymuş gibi algılamaya başlıyoruz bir yerden sonra, gerçek ve kurgu arasındaki bağ kopmaya başlıyor.. böyle birşeyin kurgulanmasından bile rahatsız oluyor olmamız gerekir, yaşam ve ölüm bu kadar hafife alınacak şeyler olmamalı.. 

az evvel, nasıl içimin kaldırıp izlediğime benim bile şaşırdığım -sanırım orada iyice hastane atmosferi yakalandığından- csi:ny'da bir sahnede, katil diyordu ki "gözlerinin içine bakıyordum, ölmeden evvel son gördükleri ben olayım diye".. böyle bir şeyi duyduğumda hala irkilebilmeyi başardığım için şanslı hissettim kendimi, onlarca repliğin biri gibi duyup geçebilirdim de..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (23 Temmuz, 2007 23:12 Pazartesi)
Hmm. Carmageddon adli oyunun karsisinda saatleeeer gecirmis biri olarak bunun da bir oyun oldugunu ve cok da zevkli olabilecegini nasil anlatsam ki? :) Cizdigin lineer resme de karsi cikiyorum. Bu oyunlari oynadim diye siddeti kaniksamiyorum. Ne saddamin idamini izledim ne de benzer baska bir seyi. Hatta kristal elma alan siddet icerikli banner calismasindan da hic hoslanmamistim hatirlarsan. Bir sey olunca otomatik olarak baska seyler de olmak zorunda degilim. Kategorize edilmeden de mutluyum :)

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 23:31 Pazartesi)
saddam'ın idamı gözümüze pervasızca sokuldu.. bu cesareti medya nereden buldu? ekran arkasında bilimum şiddeti merakla-ilgiyle-ve akabinde umursamadan izleyebildiğimiz için.. 

keza ben zaten sen özelinde konuşmadım, hatta kendimi bile oldukça içinde tuttum bu duyarsızlaşma sürecinin, "biz" deyişim ondandır.. birşey olunca başka birşey olmandan, veya kategorizasyonlardan da öte birşey bu sözünü ettiğim, eşiklerden bahsediyorum, hassasiyet eşiklerinden.. çok gürültülü yerlerde ilk başta kulağın ağrır da sonra alışırsın ya.. ona benzer bişi bu.. fobi tedavilerinde de çok kullanılır, giderek korktuğun şeye daha fazla-yakın-yoğun maruz kalır ve nihayetinde ona alışırsın.. yaşadığımız şey az veya çok bu.. "desensitization"..

yani bu kurgudan rahatsız olmamız gerekmiyor mu sence? "gerçek adam asmaca" konulu bir web sayfasını nasıl sadece yaratıcı, nasıl eğlenceli olabilir, bunun mesela 15-20 yıl sonraki adımı, reality show olarak gerçekten bir adamın asılmasını izlemek midir mesela? hakikaten benim aklım almıyor, belki benim aklımın sınırları dardır, küçüktür, bilemiyorum..

Yalçın (settar) Pembecioğlu (23 Temmuz, 2007 23:42 Pazartesi)
Mezzo, sanirim Carmageddon linkini incelemedin. Insanlari otomobille ezerek puan kazanilan bir oyundan bahsediyorum :) adam asmaca oyununun kendisi zaten zalim. Bu oyun varsa, gorsellestirmesi konusunda ilerleme olmasi da normal bence. oyunlarda "tavsan kac tazi tut" mantigi varsa, masallarda kurtlar cocuklari yiyorsa bunun ilerlemis asamalarini da gormek sasirtmaz beni. ya da sacmaladim belki.

ARTanubis (23 Temmuz, 2007 23:50 Pazartesi)
isteyen istediğini çeker uygular tasarlar oynar, insanların temel haklarını elinden almaya sorgulamaya çok hakkmız olmadığını düşünüyorum... ama başına da uyarısı konur yok çocuklar izlemesin, yok grafik violence bilmem ne.. bu tür görsellikler "hemen elimizin altında hazır" olmamalı... ama izlemek isteyen oynamak istyen de oynar, bunu yargılamamalıyız bence...

süperdüper ultra romantik, çiftlerin sararmış yapraklar arasında cheesy aşk sözcükleri fısıldaştığı prototip filmler de bende mide bulantısı yapıyor, dur diyen yok hiç:) 

mezzoalto (23 Temmuz, 2007 23:51 Pazartesi)
carmageddon sitesini incelemedim, mümkün olduğunca şiddetten uzak durmaya çalışıyorum, ama incelemeyerek sana ayıp ediyor gibi olmuşsam inceleyeyim.. 

adam asmaca oyunun adının faul oluşu konusunda da haklısın, ama dedim ya, bir çöp adamın asılması, bir çizgi film karakterinin başına mütemadiyen örs-piyano filan düşüp sonra yürüyerek devam etmesi bunlar gene de çok minimal şiddet görüntüleri.. eninde sonunda düşmeden de büyümüyor bir çocuk, ve tabii ki kurt yemese babaanneyi iyi olurdu ama o masalın da hiç hiç olmazsa bir mesajı var.. -yine de anne olsam, anlatmadan evvel 3 kez düşünürdüm-.. 

ama o noktadan başlayıp, şu içinde bulunduğumuz noktayı normallemeye kalkarsak, hakikaten gerçek insanların öldüğü reality showları da normallemeye başlamamıza çok kalmamış demektir..

fair (24 Temmuz, 2007 11:02 Salı)

kendi adıma böyle şiddetli şeyleri seviyorum.. normal miyim? galiba değilim :P birkaç yıl önce "ichi the killer" diye bir film izlemiştim. artık şiddetin son noktası demiştim kendi kendime.. ayrıca chan-wook park'ın intikam üçlemesini izleyenler bilir bu tarz filmler insanı fazlasıyla gerer.. yani şiddet iyi bişey değildir elbette fakat bu tarz filmlerin ve oyunların olması da hoş bence.. ne demişler renkler ve zevkler tartışılmaz.


mezzoalto (24 Temmuz, 2007 11:13 Salı)
hakikaten fair, herkesi ve herşeyi anlayabilirim de, sana çok şaşırdım hiçbir şekilde eleştirel anlamda söylemediğime emin olabilirsin, yani sen ki böyle sevecen, sevgi pıtırı bi insansın, bu kadar yüksek şiddet toleransını şaşırtıcı buldum 

fair (24 Temmuz, 2007 11:41 Salı)
 kesinlikle haklısın.. sevgi pıtırıyımdır ben fazlasıyla.. fakat filmler konusunda da aşırı şiddeti çok severim.. bi de böyle filmleri geceyarısından sonra izlerim ışıkları da kapatırım.. çok daha zevkli oluyor da mır  tabii bunun yanında dramatik filmleri de severim ama şiddet konulu filmler ilk sıramdadır.. özellikle uzakdoğu sinemasına hayranlığım üst düzeydedir öyle söylim.. ben de şaşırıyorum napim böle seviorum onları

miyalee (13 Aralık, 2007 21:38 Perşembe)
bi kere oynamak yetti. ıyykk.

phoenixia (13 Aralık, 2007 21:52 Perşembe)
öhömm.. hihi.. yazılanları okudum da önce..:)) atlamışım bu haberi.. bu oyunu ilk oynamışlığımda kendimi kötü hissettim evet, (yolda gördüğü herhangi birinin yüz ifadesinden ağlamaklığı gelebilen birisi olarak) hatta adamın dua edip şükrettiği kısımda öldüğündekinden daha çok etkilendim...
ama kelimeleri bulmak için daha ciddi çaba harcamamı da sağladı... 
:)

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.