Anasayfa

1540_3036.jpg Resimleri
 

Ellerinizi yıkamayı unutmayın


Pin It
"Erkeklerin %92'si ellerimi yıkadım diyor. %32'si yalan söylüyor."

Burada da kampanyanin resmi sitesi.



Pin It

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Yorumlar


phoenixia (30 Ocak, 2007 17:02 Salı)
iyi hoş da, tut yıka, tut yıka, tut yıka..veee o sırada kapıyı açan birinin yanından sıvış şekline dönüşebilir..
ya tuvalet gibi bi mekandan çıkarken nası el yıkanmaz yaaa...>:/

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Ocak, 2007 17:14 Salı)
uzun yıllar tabiatım gereği girip çıktığım bu mekanlarda (gerek umuma açık, gerek işyeri) tanık olduğum el yıkama şekilleri beni hayretlere düşürmüş, ötesinde de insanlarla olan ilişkilerimi sınıflandırmama sebep olmuştur. direk elini yıkamadan çıkan mı istersiniz, elini suyun altına sokup silkeleyip çıkan mı, ıslattığı elinle sadece saşını şekillendiren mi? insan bu kadar bilinçsiz ve pis nasıl olabilir anlamıyorum. hayır sadece kendine yapsa gene bi nebze. direk benim hijyenime oynuyor ....biiip..ler..

phoenixia (30 Ocak, 2007 17:20 Salı)
aynen öle... sen elini yıkıyosun yetmiyo.. 
napıyoruz.. elimizi kuruladığımız havluyla tokmak tutularak itinayla çevrilir,kapı ardına doğru savrulur, havlu çöpe fırlatılır ve fiyyuuu...
yapamıyorsak,düşünmemeye çalışıyoruz...

ps:üflemeli kurutucu da istemiyoruz tuvaletlerde..

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Ocak, 2007 17:27 Salı)
sizin işiniz daha kolay tabi.. bi kadın tuvalete asla sıçmak için girmez. sadece makyaj tazeler o şahane yaratıklar.. bi de dedikodu yaparlar..

phoenixia (30 Ocak, 2007 17:34 Salı)
hiç de şahane değiller,"hayal"lerinizi yıkmak gibi olmasın ama.. verdiğin örnekler "unisex" bence...
pufffff...

ARTanubis (30 Ocak, 2007 17:37 Salı)
kapı kolu dizaynıyla da oynanarak gerçekçilik artırılabilirdi........ee yok düşündüm de kimse kapıyı açıp çıkamazdı o zaman:)

Polka (30 Ocak, 2007 17:49 Salı)
bi kere kadinlar asla tuvaleti erkeklerlerle eş bir amaca hizmet etmek için kullanmaz. Bizler süper canlilarizdir. Boşaltima iişkin hiçbir eyleme ihtiyaç duymayız. Kadınlar tuvaletindeki  klozetler sembolik olarak erkekler üzülmesin diye konur.

phoenixia (30 Ocak, 2007 17:58 Salı)
hakkaten polka, çoğu onların göstermelik konduğunu sandığından öyle oluyor sanırım..ehehe..

bu arada uygulamadaki arkadaşın yüz ifadesi, giyimi, elindeki gazetesi falan pek manidar olmuş..

hopçikitangasamuray (30 Ocak, 2007 18:41 Salı)
erkekler vücut yapıları gereği tabiri caizse suya sabuna dokunmadan idrarını yapabilir hatta ellerini ensesine götürüp belini çıtlatabilir. Ama kadınların yapıları gereği böle bir şansı yok diye düşünüyorum. Çünkü idrarları erkeklerinki gibi tek bir noktadan yolunu bulmuş şekilde çıkmaz. Bu durumda hijyen ebabında temizlik gerekir. Buda elin yıkanması için çok gerekli bir nedendir
Ama erkekte öyle bir usule gerek yoktur. Bir erkek sadece kapı açmak suretiyle çok hijyenik bir şekilde tuvaletini yapabilir

Ha patır patır yapar, üstüne hayden eyvallah şeklinde basıp giderse; onun yalanının bile ne kadar boktan olduğunu anlarız.

elifbb (30 Ocak, 2007 18:52 Salı)
şimdi efenim... şimdi şöyle ki... yani demem o ki... yok ben şimdi yazamicam anlaşıldı, birazdan buradayım anlatıcam derdimi

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Ocak, 2007 19:09 Salı)
alla allaaa.. pipi hijyenik bişi mi yani şimdi? pipini tutunca elini yıkaman gerekmiyor mu?

elifbb (30 Ocak, 2007 19:13 Salı)
Tutmadan da oluomuş diye anladım ben... Of yok yine yazamicam biraz daha toparlamalıyım kelimeleri :)))

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Ocak, 2007 19:21 Salı)
çin çubuğuyla tutup falan mı acep? hımmm..

elifbb (30 Ocak, 2007 19:30 Salı)
:)))

Kapı uygulamasının ne kadar etkili olacağını bilemiyorum. Ama bazı arkadaşlarımın temiz olsun olmasın hayatta o kapıyı açmayacaklarını, biri gelip onları kurtarana kadar küfredeceklerini biliyorum :))) En azından fobilere yardımcı olacak sanki :P

Sitelerine koydukları videoları ilginç buldum, oturup izletir ve belki etkisi olur. Ama yine de düşünmeden edemiyorum, teee kaç yaşına gelmiş koskoca adamlara ve kadınlara hijyen nedir yenir mi başlıklı dersler mi verilmeli zorla nedir? Sadece erkeklerde olduğunu sanıyorsanız çok fena yanılıyorsunuz, ne fantastik durumlarla karşılaştık bunca yıllık ömrümüzde, mazallah yani...

Buna karşılık; "ayakta ihtiyaç giderebilme" yeteneğinin bir artı olduğu, bunun hapisten bedava çıkma kartıyla denk tutularak el yıkama zorunluluğunu ortadan kaldırdığı, hijyenin görünmeyen organları tutmadan da kamuya görünür hale getirilmek anlamına geldiği düşünülüyorsa aman ne güzel yareppim.

Polka (30 Ocak, 2007 19:39 Salı)
yok arkadaşım, bu işin "yok vallahi elimi sürmedim" falan gibi bi açıklaması yok. Bi zahmet suya sabuna dokunulsun yani, el dediğin eskimez, artı olarak ta en akrobatik bir şekilde el değmeden hazırlanılmış olsa bile çevreden üreyen paranoyayı yok eder. En temizi. (metafor olarak da, gerçek anlamiyla da)

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Ocak, 2007 19:41 Salı)
bi de kapı kulpunun üztüne takılan ve oda zipreyi gibi arada hijyenik edici sıvı püskürten aletöikler tanıyorum ve çok seviyorum.. bi de ellerini yıkadıktan sonra sabunluk gibi fışt fışt alkolük sıvı dispanseri var kolonya baabında. onları da çok severim. yaygınlaşsa keşke.. yoksa gelse mi? hımm du bakiim.. acaba?..

msecure (30 Ocak, 2007 20:20 Salı)

Universitede oldugum ve yurtlarda kaldigim zamanlarda konustugum temizliyeciler aynen soyle derdi
"Oğlum sizlerin tuvaleti kızlarınkinden daha temiz"
Gercekten bunu bir cok kere de dinledim. Kadinlar daha pis tutuyorlarmis tuvaletleri.  

 Tuvaletlerde genellikle elimi sabunlar sonra cesmeyi sabunlar cesmeyi yikar elimi yikamayi bitiririm :)
  Pis abicim millet, cok kez bende goruyorum elini yikamadan cikanlari. Elimi kuruladigim kagit havli ile de kapi kolunu acarim. O kadar milleti gordukten sonra o kapi kolunu elle tutmam ben.


Yalçın (settar) Pembecioğlu (30 Ocak, 2007 20:26 Salı)
SGB -ve hatta msecure- siz askerde n'aptınız abicim ya? :D

sadi (su geçirmez balık) tekin (30 Ocak, 2007 20:37 Salı)
abicim ben genel kurmay başkanlığında kurmay albay olarak yaptım askerliğimi. rahat. hazrol.. istikamet solun, marş maarşşş...  uyyy..

phoenixia (30 Ocak, 2007 23:24 Salı)
erkek anatomisi hakkında ilk defa bilgi alıyormuşum gibi hissettim.. sonra tuvalette ne yapıldığını sorgular oldum... 
konumuzun cambazlık değil, hijyen olduğunu hatırladım da "rahatladım"(!).. 

bulunulan ortam şartlarına göre esneklik arzedebilir bu durum,misal trekinge gidip ormanlık alandan beter köy tuvaletlerine girebilirsiniz...(yine de tozdan topraktan değil ama arınma isteğiyle eve varmak için yanıp tutuşursunuz..)
konuyu bağlasam fena olmayacak...

evet hijyen isteği takıntıya dönüşebilcek bişi belki ama bunun müsebbibi minimum derecede bile bu konuya dikkat etmeyen diğerleri...onların var olduğunu, ya "varlarsa"yı düşünmekten paranoyak oluyorsak,asgari yerine azami ölçülere kaçıyorsak bizim suçumuz değil...
gemici düğümü bile oldu...

Polka (31 Ocak, 2007 01:39 Çarşamba)
her gün bi dolu insanla el sıkışmak durumunda kalınabilir. Düşünsenize o el sizin elinize değmeden önce nereleri dolaşmış. Sadece  tuvalet de değil. bıyykk!!

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 01:42 Çarşamba)
eli yıkamayanın eli kırılsın işallah. bu kadar da açık ve net bi beddua. 

hayır sonra da el sıkışmayınca vay efendim sen erkeklerle el sıkışmıyorsun musun.. e benim dini vecibelerim gereği diyorum tabi. ne demiş dinsel atalarımız, temizlik imandan gelir. temiz olmayanın ben elini de sıkmam, çorabını da koklamam. düşünsene ne iğrenç.

elifbb (31 Ocak, 2007 01:50 Çarşamba)
o zaman bi sistem geliştirsek. nası anlicaksa artık elini yıkamayanı bay bayan demeden bi bakışta farketse ve çooot vursa eline sopayla? sopaya da hadi o fışt fışt hijyenik edicilerden falan sıkılsa bi de. olmas mı? ayaklanalım hieytt.. ehm...

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 02:00 Çarşamba)

bööle mor ışıklı para anlama aygıtları gibi bişi olsa parmaktaki idrar ve kaka partiküllerine denk gelince fosforlan parlasa. hatta iş görüşmelerinde, kız isteme merasimlerinde, bayrak törenlerinde, yemin törenlerinde, düğünlerde ve derneklerde insan anlasa.. sahte insandan gerçeğini ayırsa..


zep (31 Ocak, 2007 02:01 Çarşamba)
sgb. sen dini vecibelerin gereği erkeklerle el sıkışmıyor musun? :P

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 02:01 Çarşamba)
zep. asla.

elifbb (31 Ocak, 2007 02:03 Çarşamba)
:))) tespit yöntemini çok tuttum ben. hatta ufkum açıldı, hakkaten hayatın her alanına yansıtalım bunu kullanalım istedim deli gibi. yaşasın yaşasın

Polka (31 Ocak, 2007 02:05 Çarşamba)
çok tuttum bu çiş kaka dedektörünü... ama genişletelim... tatak, cips yagı nebleyim ele bulaşabilecek herangi şeyleri ayirdetsin ve alarm calsın

elifbb (31 Ocak, 2007 02:07 Çarşamba)
aaa... peki mesela bu dedektör lokantada barda falan durumu farkedince ses çıkarmasa da, söz konusu şahıs tuvaletten çıkıp halk arasına geri dönünce kıyameti koparsa. ışıklar sesler hatta belki "aha da bu arkadaş elini yıkamadı" anonsu falan?

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 02:09 Çarşamba)
el kremini de anlasın misal. o kadar para saydım ben bu el kremine. senin ucuz kreminle etkileşime girmesini hiç istemem. benim de hijyen takıntım bu ayarda. elit olmak kolay mı ayol.. 

sen dediğim genel, halk yani.

zep (31 Ocak, 2007 02:09 Çarşamba)
bu arada olmadık yerlerde olmaması gereken durumlar, ve mecbur kalınan yöntemler, musluk başının dışlık mikrobundan daha pis olduğu durumlara da denk geliyoruz.. en güzeli toplumsal tuvalet alışkanlıklarına değinik bir kampanya başlatmak.. "yaşasın temiz tuvalet" diye işe başlayan opet tuvaletleri bile dağ başına gelince korkunç olabiliyolar.. kadınlar hala alafranga tuvalete alaturka muamelesi yapıyor, ben 80 "modern" insanın çalıştığı bir binanın her katına her cins tuvaletine tek tek "elini yıka, sifonu çek, gerekirse temizle, gerekmiyosa evinde yap" tasarımı yapıp çift taraflı bandımla rezil oluyorum!
bu arada eskiden "havuza işeme, kırmızı olur, aman1 efsane miydi? efsane de olsa iyi korkmuştuk :P

melekzek (31 Ocak, 2007 02:10 Çarşamba)
bir reklam vardi, barda tuvaletten cikanlarin arkasindan tuvaletin tepesinde isikli pano yaniyordu, elini yikamadi, sifonu cekmedi falan diye... yoksa ben mi uyduruyorum, ruyaya yatayim bari...

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 02:15 Çarşamba)
yok efsane değildi zep. gerçekten koca havuz kırmızı oldu. hayır bi de benim üztüme bulaşmasına ne gerek var adamım. çıktık havuzdan bi tek benim üstüm kırmızı. ulen dinine yandığım, ne yaptık ki töre cinayeti mi işledik, zimmette para mı zıplattık, oruç mu yedik ne ki bu bööle.. kırmızı.. hay senin.. 


bu arada "dışkı" kelimesini "dışlık" yaparak onu sevimli göstermeye çalışmanı farketmedim sanma. bildiğin kaka o. bak, kaka da çok sevimli durabiliyor ağızda... ses olarak yani.. benim tonlamamdan belki.. kaka.. kaka.. kaa.. ka.. hımm tadı da fena değil.. ne yemiş ki en son..

elifbb (31 Ocak, 2007 02:18 Çarşamba)
konuya rağmen kek yeme azmimi boğularak süslemiş oldum. allah seni naapmasın :)))))))

zep (31 Ocak, 2007 02:27 Çarşamba)
çikolatalı olması da cabası.. hehe ay musluk başı, başlık dışı derken elim sürçmiş.. yoksa dedem bana mesela "kıç" kelimesinin ayıp olmadıını, geminin arkasına kıç dendiğini (sanırım kendi ayıbını örtme çabalarıyla) anlatmıştı, öğretmişti.. ay yareppim ne yüce.. (yüce?)

fake (31 Ocak, 2007 12:00 Çarşamba)
sgb, sen paraları da maşayla tutuyosundur... :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 12:02 Çarşamba)

bu konuda tuttuğum muhasebeciyi maşa olarak kullanıyorum.. 


Yalçın (settar) Pembecioğlu (31 Ocak, 2007 12:32 Çarşamba)
Gülmekten ölmeden hemen önce konuyla ilgili şu filmi de yapıştırayım, tam olsun...


zep (31 Ocak, 2007 13:09 Çarşamba)
valla zamanının iyi reklamlarındandı! hehe ay bidaha izliycem özlemişim.. karakter pek başarılıymış meğer.. ne zamandı?

fair (31 Ocak, 2007 13:31 Çarşamba)
 Çok başarılı bir reklam ben görmemiştim.

elifbb (31 Ocak, 2007 13:40 Çarşamba)
Ben sevmemiştim pek (hiiii sınır tanımaksızın zep'ine bile muhalefet oldu dınınnnn :)))

Uyarma... uyarıcı... aman işte dikkat toplama vesaire konulu işlerde kötü adamı sevimli hale getirici şeyleri sevmiyor muyum neyim. Yooo domestostaki mikrobu sevdik mi sevdik. Demek ki bu adamı sevmemişim. Ya da etrafta zaten "kırk yılda bir elimi yıkarım, gerekmedikçe su falan bulaşmasın bana" kıvamında çok insan olduğu için reklamda görmek hiç hitap etmemiş falan belki de. Etrafta kötüyüm diye homurdanan mikrop görüo musun? Ya.

fair (31 Ocak, 2007 13:45 Çarşamba)
:) Evet var ya hani kötüyüm ben kötüyüm diye dolaşanlar.

elifbb (31 Ocak, 2007 13:49 Çarşamba)
Onlar sayılmaz fair... Etten kemikten boyum kadar mikrop isterim ben. Tamam boyum kadar olamicaksa da o domestosun yanında görebilicem gözlerimle.

fair (31 Ocak, 2007 13:53 Çarşamba)
:))) Haklısın.

tiryaki (31 Ocak, 2007 18:43 Çarşamba)
bakın o kadar yazmışsınız, geçen bokain bugün bu + kokusuz don... neden bu kadar kakalı kokulu şeyler konuşuyoruz :) ben orta okul yıllarımda bir insan evladını tuvaletten elini yıkamadan koşarak çıktığı için yakalayıp yere sermiş bir insan olarak... diyorum ki;
phoe kurutmalı makineler ön kurutma işlemi için bence gerekli, taksim burger king erkekler tuvaletini incelemenizi tavsiye ediyorum, üni deki kız arkadaşlarımız tuvaletlerinin çok ama çok pis olduğunu söyler bu durumda erkek tuvaletleri daha temizdir, en önemlisi de tuvalette altyapı olduğu zaman bile temizlikten bi haber olan insanlar altyapısız tuvaletlere girdiğinde olanları hiç düşünemiyorum. o yüzden umumi tuvalet tercihi çok önemli, müşterisi bile farklı oluo. bir diğer konu, opet in temiz tuvalet kampanyasının gerekliliği karşısında opet i kutluyoruz ve seviyoruz. yaşlılarda ve çocuklarda bu el yıkamama olayı çok daha fazla, yetişkinlerde de işte çevre meselesi bi noktada; bu işler parfum pükürtmekle olmuoo maalesef...

MioCaro (31 Ocak, 2007 21:35 Çarşamba)
bence anlamazlar dinlemezler.
öncelikle sifonu çekmeyince açılmasın tuvaletin kapısı, sonra musluklar sensörlü olsun 7 düvelde.
sabunluklar da öyle.
havluluklar zaten öyle.
sonraki aşama da ise kapı kolunda sensör olsun temiz değilse eli çıkamasın hep orda kalsın. yok ama o zaman temiz elliler de çıkamaz. tamam o zaman kapı kolu seçimlerde kullanılan parmak damgası mürekkebini püskürtsün eline. rezil rüsva olsun.
bu arada kapı kolu yanında da kapı kolu tutma sensörlü havlusu aparatı olsun.

yada baştan kapı sensörlü olsun. temiz el sensörü pis ellere mürekkep fışkırtsın. elleri temiz olanlar bi yerlere dokunmadan çıksın tuvalet kapılarından.

MioCaro (31 Ocak, 2007 21:38 Çarşamba)
bu psikolojik baskıyla pavlov'un köpekleri mantığıyla sensörsüz tuvaletlerde bile sırtlarındaki ürperti dürtüsüyle bi temiz yıkarlar artık ellerini. hatta bu korku dnalarına işler. nesiller kurtulur.

Polka (31 Ocak, 2007 21:47 Çarşamba)
daha ucuza çıkıcak bi fikrim var.
Koyuyosun iki tane izbandut her bar tuvaletine, sırayla tek tek bakiyo kim yıkadı kim yıkamadı... yıkamayanı bi temiz pataklıyo, bak bi daha yapıyolar mı?
Zaten memlekette iş sıkıntısı var, yeni bi iş koluyla bu sıkıntıya da bi çözüm gelmiş olur

MioCaro (31 Ocak, 2007 21:54 Çarşamba)
ama polkaciim ya izbandutlara rüşvet vermeye kalkan pisellileri napcaz?

Polka (31 Ocak, 2007 21:56 Çarşamba)
iyi para vercen izbanduta rüşvete bakmiycak bile
haa bi de adam elini yikamamak ugruna bi araba parası vercekse izbanduta daha önemli sorunlarımız var demektir

MioCaro (31 Ocak, 2007 21:58 Çarşamba)
:) iyimser gördüm sizi bugün sayın polka

Polka (31 Ocak, 2007 21:59 Çarşamba)
negezer, peh!

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 22:28 Çarşamba)
ahaha kızlar şşşt.. napıyorsunuz bakiim burda. burası erkekler tuvaleti. hadi kendi tuvaletinize.. aaa.. lavaboları boş bulmuşlar muhabbet etmeye gelmişler. 

işte arkadaşlar, şu içine düştüğünüz çıkılmaz durum endüstri ürünleri tasarımının proje geliştirme sürecine çok güzel bir doğaçlama örnek olmuş. okul yıllarımı hatırladım. ortada bir problem var ve bunu nasıl çözelim. 

mio, iyi noktadasın, uzun zamandır sensörlü sabunluklar ve sifon çekilmediği durumda açılmayan tuvalet kapıları var. yaygınlaşmalı mı? kesinlikle. ama işte biz tasarımcılar dünyanın sorunlarını ne kadar çözebiliriz. o kadar çok sorun var ki. halbuse bu piselliler çocukluktan eğitilmiş olsalar biz de kasılmayacaz. di mi ama..  söylemiim diyorum ama işte eğitim şart..

phoenixia (31 Ocak, 2007 22:38 Çarşamba)
ya eğitim eğitim diyoruz da.. böööle ellerini yıkamadan çıkanlar eğitimsiz kişiler de değil ki.. bugün yine önümsıra vıızt diye çıkıverdi kadın.. üstüne atlayamadım... hayır yani belki sadece üstünü başını dülzettin bişi etmedin ama..bla bla bla...
sensör hangi anlamda,neyi çözüyor,elini yıkamayanın alnına işaret mi koyacak... yoksa "aaa sensörlü ne güzel maksat oyun olsun el yıkamak değil" diye el mi yıkıcak.. ha bizim işimizi kolaylaştırır o ayrı,doktor misali yıkanır çıkarız... ama onlar heryeri elleyebilirler...

tiryaki.. üflengeçli şeylerin bakteri oluşumuna katkısı olduğunu duymuştum,o zamandan beri mümkün mertebe kullanmıyorum...
(içim sıkıldı...)

sadi (su geçirmez balık) tekin (31 Ocak, 2007 22:59 Çarşamba)
yukarda arkadaşların yaptığı tabi ki eğlence. bi de bu beyin fırtınasının özgürlük ve mantık aranmazlık ilkelerince sorgulanmaması gereken verileri. öhmm.. beyin fırtınasında akıl çatımın uçmasını istiyorum. ölü ve yaralı istemyorum. temiz bi iş olsun..

phoenixia (31 Ocak, 2007 23:11 Çarşamba)
yok farkındayım zati.. ben ofsayttayım, menapoz teyze gibi atlamışım ortaya..
fırtınayı kesmeyelim..

elifbb (31 Ocak, 2007 23:11 Çarşamba)
aman nolmuş burda :)) biz böyle böyle ayaklanır meclise bile yürürüz gibi bi his var içimde, elimizde sabunluklar, artık neremizde bilemicem ama sifonlar falan. feci galeyandayım zaten hemen örgütlenelim bence bi dernek falan olarak :)

tiryaki (01 Şubat, 2007 00:31 Perşembe)
peki ideal tuvalette sabun katı sabun mu olmalı, sıvı sabun mu yoksa johnson diversey den temin edilmiş antibakteriyel köpük mü... ben köpükleri sevmiyorum, katı sabunda pis oluo, en  güzeli sıvı sabun mümkünse onun da haznesi kapalı olmalı... çünkü içine elini daldırıp alan insanlar gördüm vaktiyle... kurulama için ise, hem üflengeçli (mümkünse onun da oynar başlısı saç ve yüz için ideal oluo :) hem de sensörlü (sensörsüz de olur) kağıt havlu... tabiki sensörlü musluklar, ve sensörlü kapılar ile girişte ve çıkışta ideal debiyle su akıtan sifon...
şimdi soru şu:
bu tip bi tuvalet hizmeti için ne kadar öderdiniz? hijyen A+

elifbb (01 Şubat, 2007 02:13 Perşembe)
tuvaletin hijyeni elbette sadece el yıkamakla kurtulmuyor, hiçbir yerine dokunmadan çıkabilecek miyim kıvamında cambazlıklar halindeyiz çoğu vakit.

dün gece bir ara etrafa bakındım neler var diye, mio bahsettiğin kilitleme alarm vesaire yöntemlerini detayını okutmasa da bir şekil patentli yöntem olarak buldum. okul tuvaletlerinde eğitim amaçlı kullanılan benzer bir yöntemden de bahsediliyordu: elini yıkamazsan sifonu çekmezsen çıkamazsın çocuum...

yapılabilir çok şey var, yapılsın da keşke. bu arada o kadar seri şekilde "kadınlar tuvaleti daha berbat" dedik ki valla kendimden iğrenir oldum :P tamam canım abartmayalım şimdi her taraf iğrenç diyip toparlayalım :)))

MioCaro (01 Şubat, 2007 03:08 Perşembe)
elfbb, iyilikle güzellikle olmuyor belli ki. o zaman sensörler, sirenler, kilitli kapılar, çıkmaz mürekkep fışkırtıcılar, kafasının üstüne neonlu yazılar ("tuvaletten sonra ellerini yıkamadı", "pisss", " aman uzak dur" vb.) sürekli bir teyakkuz hali eşliğinde eğtim vermek gerek demek ki :)

bi yandan teknoloji geliştirilir, bi yandan istihdam olur. en güzeli temiz pak olma ihtimali olur.

bu arada cidden umumi tuvaletlerde hem leş olur içerisi giremezsin, üstüne bi de yarıya inmiş gözleriyle etrafı kesen teyzeler amcalar (muhtelemen oturdukları sandalyenin çoktaaan bi parçadır onlar artık) para isterler, deli ederler insanı.

sadi (su geçirmez balık) tekin (01 Şubat, 2007 09:49 Perşembe)
evet mioya o leş paralı tuvaletler konusunda katılıyorum. hele ki umumi tuvalet olmayıp bir mekanın tuvaletini "biz tuvaletin işletmesini devrettik" başlığıyla konuşşan adamlara kendi başlığımla kafa atma isteği uyanıyor doktorcum. olacak iş değil. kardeş biz o mekanda yediğimiz içtiğimiz şeyler için ödediğimiz paralarla yapacaksınız siz o tuvaletin işletmesini hijyenini köpüğünü.. bana ne kardeşim aaa.. ben tuvalet için para ödemem arkadaş. bir mekan kendi tuvaletinden sorumludur. bal dök yala tuvalete sahip olan mekanlara da ayrı saygı duyarım. bu bi ölçüde oranın mutfağının hijyen anlayışını da gösterir.  

son durumda tuvaletlerde sensörlü kapı iyi fikir olabilirmiş. tabi onun da açıkları var çözülmesi gereken. ama başlangıç iyi..

MioCaro (02 Şubat, 2007 20:00 Cuma)
evreka! buldum.

bu sorunun çözümü için hiç de o kadar teknolojiye, düzenlemeye, zora koşmaya ihtiyaç yok aslında.

sadece eldivenle çözülebilir. normal olanlar tuvalete girerken eldivenleri takıp giriyor. sonra ellerini yıkayıp 2. çift eldivenleri takıyor. 2. çiftin bir özelliği var. o da (zefiran mıydı?) gibi bir dezenfektan içeriyor olması. yani birinin elini sıktığınızda onun da elini temizliyorsunuz bi yandan da :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (02 Şubat, 2007 20:02 Cuma)
hahah bööle bi süper kahraman olsa ya.. dokunduğu insanı hijyen haline getirip bıraksa.. gerçi bizde ayşe teyze ile başlamıştı kıpırtıları.. devamı gelmedi sonra.. kaldı ööle.

MioCaro (02 Şubat, 2007 20:05 Cuma)
havadan ilaçlama yapmak da başka bi yöntem tabi. :)

sadi (su geçirmez balık) tekin (02 Şubat, 2007 20:09 Cuma)
kilitliycen kapısını tuvaletin. bak gör pisliyorlar mı hiç. attırmasınlar tepemin tasını..

elifbb (02 Şubat, 2007 20:12 Cuma)
ay o eldivenleri şu baloncuklu patır pıtır patlayan naylonlardan yapabilir miyiiiiiiiz? :)))) bi yandan da eğlenelim hani maksat

MioCaro (02 Şubat, 2007 20:35 Cuma)
yapalım tabi. daha hassas malzemeden olsun yalnız. hazır mikrop animasyonlarını da gördük ki çıkıntılı mahlukat bunlar, mikroplu elleri sıktıkça patır patır patlasınlar

Yorum yapmak için
- sisteme kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan giriş yapabilirsiniz.