Yorumlar
tinklebell (30 Haziran, 2007 13:31 Cumartesi)ben agac evlerin cocuklarin ruyasi,ya da bohem ve rahat tatil imajinin simgesi oldugunu dusunurdum ama olay bu ornekte cok farkli yerlere gitmis yaaa. Kime seslendiginden pek emin olamadim ben ama... Herhalde sonradan parayi bulmus emekli hippiler sever bu konsepti ha ha
mehmet (30 Haziran, 2007 13:40 Cumartesi)ayrıca diğer bir detay da bu evlerin moda olması sonucu üzerine yerleştirilicek ağaç bırakmama gibi bir risk yaratmaları :)))
tulû tıltay (30 Haziran, 2007 14:06 Cumartesi)niye oyle diyosunuz sadece cocukların diil belki icimizden birilerinin de hala hayalidir :)) cok guzelmis.. dogaya fazla zarar vermeden bunlar gelistirilirse cok hos olabilir..
maral meral (30 Haziran, 2007 14:23 Cumartesi)şimdi şu an tam da şimdi onun içinde olmayı nasıl isterdim.. müthiş..
tabac (30 Haziran, 2007 14:46 Cumartesi)haberin kuruluğu için kusura bakmayin,
gecenin beşinde çok hoş gözüktü gözüme,
sitede 1 2 tane daha güzel tasarim var, onun dişinda pek ilgi çekici bir bilgide yok. ha bide hayalinizdeki tasarımı oldururuz diyorlar. evet...
settar, çeviri için teşekkürler

copy pastenin dayanilmaz hafifliğine kapılmışım...
bella donna (30 Haziran, 2007 15:00 Cumartesi)içim cız etti birden... ben böyle bir yerde yaşayıp çocuğumu da orada doğurmak istiyorum mümkünse...
big mac (30 Haziran, 2007 16:41 Cumartesi)enteresan ama bu sicakta onun ici cekilmez olur
baburcum (30 Haziran, 2007 16:42 Cumartesi)yaşamak neyse de çocuk doğurmam sıkıntılı olabilir bence...bi kere ebeyi oraya çıkmaya ikna etmek lazım...:)
fair (02 Temmuz, 2007 10:01 Pazartesi)nefismiş.. özellikle yıldızlar ve şarap eşliğinde geceleri güzel olur.. bir de dolunay varsa şahane olur.
pin (02 Temmuz, 2007 11:21 Pazartesi)yaa hayal gücü diosunuz ama hepinizde ev olarak düşünmüşsünüz olayı, bence çok nefis tatil köyü olur bu şekil, yalnızca ağaçtan evlerden oluşacak, hatta restorant ve diğer tüm aktiviteler ağaç üzerindeki evlerde olacak hatta ağaçtan ağaca asma köprüler ile geçiş olacak var yaaa süper olurdu....Ahh tattil...
yecee (02 Temmuz, 2007 11:30 Pazartesi)pin sanırım bahsettiğin tatil köyünü hindistanda yapmaya çalışmışlar:

green magic nature resortmuş adı, belkim başkaları da yapmıştır bakınmak lazım :)
pin (02 Temmuz, 2007 15:19 Pazartesi)Abooow işte budur. Hadeee gidek hindistana. Öldüren kene varmıdır orada acep? Bir hayvan ve haşere sever olarak çok kafamı bozio şu kene hadisesi..
yecee (02 Temmuz, 2007 15:35 Pazartesi)Ben bu kenelere hakkaten kızgınım, bırak rahat rahat yaşayalım, bir tatil terörüdür gidiyor... Hayır, ortamdaki anti-kene yaklaşımdan bütün keneler zarar görüyor, kendilerini insafa ve mantığa davet ediyorum! (hmm aciba davetim kabul görecekmii???)
abdulaziz (creaziz) şahin (02 Temmuz, 2007 15:44 Pazartesi)yanıbaşımızda ağva varken hindistan gitmek (ne bulacaksak artık orada)
bungalov da iş görür.
mezzoalto (02 Temmuz, 2007 15:45 Pazartesi)Pin senin gidesin gelmiş anladığım kadarıyla:) hindistan, olmadı macaristan:)
mehmet (02 Temmuz, 2007 15:56 Pazartesi)ağva'da bir tahtadan bir woodyville var ama balayı suiti tren kompartmanı kadar ve küf kokuyor, daha büyük "lüks" odalarında öyle bir sorun yok ama onlar da artık ahşaplıktan çıkmış, dandik jakuzi falan koymuşlar. sahili güzeldi ama, çok tahtası gelen düşünebilir, ben kalmadım meraktan bir tatil dönüşü bakmak için girdim, referans vermiyorum yani.
http://www.woody-ville.net/
ahahahaha şimdi sitesine baktım da, cowboy gecesi yapıyorlarmış ahahahaha
sonercelik (02 Temmuz, 2007 19:55 Pazartesi)kadirin agac evleri yalan olmus bunlarin yaninda elvada olimpos
tam yedi tane z (03 Temmuz, 2007 00:04 Salı)anne adayları gelecekleri konusunda tedirgin oluyor, doğal ortam kaygısı güdüyorlar
gullusum (03 Temmuz, 2007 14:48 Salı)oheeey yahu bu agac ev degil agac villa. coluk cocuga kalmaz buralar biz yerlesiriz. galiba bu yüzden buralarda doğurasımız mı geliyor nedir???
dydemoz (03 Temmuz, 2007 15:43 Salı)Şimdi söyliycem kızacaksınız ama Türkiye'de olmaaaaaz
Biz ucuz işçilik severiz. Geceyarısı saçımıza reçine damlar, elimize-ayağımıza kıymık batar, sigara içicez diye tutturur ağacı hatta köyü yakarız, güreşir evi ağacla birlikte yıkarız, içinde bol bol tıkınır karınca bastırırız.

Yine de henüz gerçekleşmemiş ama hala hayalimdir ağaç evde bi süre yaşayabilmek.
mehmet (03 Temmuz, 2007 16:02 Salı)gavur oturunca yemek yemiyo sanki içinde, peh.
karıncayı sevmeyenin ağaçta ne işi var.
mezzoalto (03 Temmuz, 2007 16:08 Salı)buna imrenmeyen tek bigu insanı benim sanırım.. fazla tembel ve konfor düşkünü olduğumdan mıdır yoksa ev bana fazlaca çocuk oyuncağı gibi mi gelmiştir bilemedim ama "ay ay bi tane de bende olsa keşke" dedirtmedi bana bi türlü.. çok eğreti geldi galiba, her an çökecekmiş gibi sanki:)
mehmet (03 Temmuz, 2007 16:14 Salı)yapıldığı ağacın daha mutsuz olması da muhtemeldir, hoş üstünde bir ceset taşımak da epey tatsız.
rakunzell rakkadar (03 Temmuz, 2007 16:18 Salı)o kadar ölüyken pek birşey hissedemiyordur o muhtemelen..
ben hala garajda yaşam hayali içindeyim.. bunda tepinmeye de çekinir insan..
abdulaziz (creaziz) şahin (03 Temmuz, 2007 16:18 Salı)konunun sağına soluna bariyer yapınız lütfen, sonra "sizlere şarampol" vakalar oluşuyor.
tospik (03 Temmuz, 2007 22:45 Salı)bu ev yamuk, çatısında da delik var. bunun yanısıra bir amerikan klasiği olan "no girlz alowed" geyiği de eklenmemiş, başarısız...
üstüne üstlük ağacı kimsenin düşündüğü yok, belki bu tabut eskiden pek yakın bir dostuydu? tohumluktan birlikte yetişmişti ikisi de? belki tutkuyla bağlıydı biri diğerine, sevenleri ayırmaya kimin hakkı var sorarım!
elifbb (04 Temmuz, 2007 04:37 Çarşamba)bir konut ve ev kategorisinde daha birlikteyis yareppim ne güzel :))
ağaç evler (eğer koskoca kütüklerden küçük bir fidanın tepesine kondurmaya çalışmıyorsanız) ağaca genellikle zarar vermezler. evi yapan amcalar dal budak dinlemeden ağaca girişir, olmadık yerlerini kırıp döker, gelişimini engelleyici şekilde dadanırlarsa o ayrı tabii. baumcu amcalar dünya üzerinde bu işi en iyi yapanlardan biri. ağacı koruyarak, doğal gelişimin içine sizi yerleştirerek, sağlam sağlam evler yaparak tasarımlarını gerçekleştiriyorlar.
ben ağaç evlerin ayrıca faydalı olduğunu düşünüyorum. özellikle çocuk yaşlara hitaben doğayla barışık olmayı aktarmak için daha eğlenceli kaç yol bulunabilir ki? ağacına yeşiline nasıl sahip çıkabileceğini, nasıl onunla barışık olacağını öğrenen çocuk da ileride yerleşim mekanı olarak ahşap seçmez de ne seçer? (ev malzemesi olarak eğer ki dış etkenler ve statik dinamik durumlar izin veriyorsa ahşap en doğal en doğayla dost malzemedir. beton ve çelik ağaçları daha çok yok eder ;) )
2000 yılı civarı Boluda bu tür ahşap yapılanmayı teşvik edici programlar vardı. Gerçi ulu inşaat sektörüne ahşap teşviki mi dayanır, sembolik olanlarla avunuyoruz işte napalım :)
ay son bişi daha; ağaç eve bakıp nasıl doğurasınız geldi yahu? yediğiniz bi şey dokunmuş olmasın? benim anca saklambaç falan oynayasım gelebildi ne biliim :)))
mehmet (11 Ağustos, 2007 02:10 Cumartesi) mehmetkaya (11 Ağustos, 2007 12:01 Cumartesi)Ben bu evi beğendim bi tane alsammı? :D))))
abdulaziz (creaziz) şahin (11 Ağustos, 2007 12:06 Cumartesi)bu ev ayrı bir haber konusuymuş, mehmet, keşke bunu haber yapsaydın.
mehmet (11 Ağustos, 2007 12:11 Cumartesi)doğaya dönüyoruz, kesin ormanları ev yapıp ağaçlarda yaşicaz...
kurtyiyenkırmızıbaşlıklıkız (11 Ağustos, 2007 16:45 Cumartesi)Yontulmuş , zımparalanmış balkabağı gibi geldi bana bu son evcik . Ve de içindeyken vukuu bulcak en ufak enerji coşkunluğunda kişiyi de , enerjisini de alıp kendiyle beraber zeminde on bin parçaya dağıtcakmış gibi ..

mehmet (11 Ağustos, 2007 17:10 Cumartesi)kendini dağıtmaz muhtemelen ama ters zamanda misafir gelmesini engelleyeceği kesin.
tabac (04 Haziran, 2008 01:36 Çarşamba)bu ağaç evi görünce eski haberim geldi aklıma. Terunobu Fujimori adlı bir japon mimar çocukluk hayalini babasının bahçesine inşaa etmiş. Adıda "Too High Teahouse" imiş.

Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.