Yorumlar
phoenixia (14 Kasım, 2006 16:00 Salı)sevmedim..yüzük kişisel bir aksesuar, evliliklerde bile insan takmakta, taşımakta zorlanır..çalıştığınız şirketin yaka kartı sistemiyle üzerinizde kurduğu hakimiyet sizi rahatsız ediyorsa eğer zati,yüzük çok daha fazla eder..
ama istifa ederken hoş olurdu, yüzüğü patronuna fırlatmak falan...
ayrıca tokalaşmak falan ne böyle,gelmez bize..
elifbb (14 Kasım, 2006 16:31 Salı)Hah işte budur. :) Kaç senedir bekliyorum yahu... Bir şey bulsalar da "iş hayatı falan anlamam, farklı kromozom çiftleşmesi görürsem el falan sıkmam" zihniyetli bir grubun zorla el sıkışmasını sağlasam niyetindeydim kaç zamandır . Bu çok kesin olmasa da yakın bir çözüm oldu benim için :)))
Yalnız yine de insan bir tırsıyor. Öncelikle ben bunu kaybederim kesin, seneler sonra bir pantolon cebinden veya çanta dibinden çıkar. Yanısıra, bozulması falan durumunda, kart okuma sensörlerine benzer bir halde üstüste tokalaşarak "biraz daha yaklaştırın elinizi, yok o parmağınızı indirin bir saniye" gibi rezaletlere varma ihtimali var. Son olarak da estetik açıdan benim yüzük zevkime pek hitap etmedi kendisi :)
Yine de patronun suratına yüzük fırlatma fikrine bayıldım heheheh...
phoenixia (14 Kasım, 2006 22:55 Salı)bunda bir de tek yüzük olayı olur..:P
"üç yüzük göğün tepesindeki genel müdürlere..
yedisi pcleri başında cüceleşmiş hesap tutan finansmancılara..
dokuzu insan kaynakları müdürlerine..gidiciler ne yazık..
ve tek bir yüzük tüm çalışanlarla tokalaşmış ve kişisel bilgilerini ele geçirmiş tek bir yüzük..
kara tahtında oturan efendi ceo da.."
eheheh..eğlendim..
sadi (su geçirmez balık) tekin (14 Kasım, 2006 23:06 Salı)arkadaşlar, patronlardan hıncınızı başka bi şekilde alın. bu o plazalardaki kimlik kartından çok sizin kartvizitiniz gibi. kişisel yani. iş yerinden ayrılsanız da gene de lazım. cep telefonu numaranız gibi, hep sizin. (ofis cebi zıpırlığı yapmayın bana

)
phoenixia (14 Kasım, 2006 23:14 Salı)daha çok sevmedim işte..X(
tercih eden alsın taksın.. iki laf bile ettirmicek bu teknoloci ya...
sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Kasım, 2006 00:12 Çarşamba)tam tersi. kontak bilgilerini değiştirmekle geçirceen zamanda iki laf daha edebileceksin. ben zaten iki laf ediyorum o arada dersen de dört laf edebileceksin diycem.
phoenixia (15 Kasım, 2006 00:40 Çarşamba)farklı ten renklerinin tokalaşması dicem..eee bu zati bilindik, hepimizin gördüğü bişi falan diceksiniz... dememiş gibi yapıp kaçacağım...
elifbb (15 Kasım, 2006 00:50 Çarşamba)Ya ben her tokalaştığıma kartvizitimi vermek istemiyorsam. Ya her tokalaştığımın bilgisini alıp değerli byte'larımı harcama niyetinde değilsem. Ya kartvizit arkasına hala "hamili kart yakinimdir" yazılmasını destekliyor, veya hala tam olarak mantığını oturtamadığım "dur arkasına bir çarpı koyayım da bu kartvizit başkasına verilmesin geçersiz olsun" uygulamasını daha uzun yıllar görmek istiyorsam. O zaman da mı patrona yüzük fırlatamicam?? Ay yok dur bu iki grup birbirinden ayrılacaktı. Zaten patron da yok, konu tamamen alakasızlaştı. ehm... Yani demem o ki son derece ilginç buldum, ama çirkin kardeşim işte takmam ben bu yüzüğü

elifbb (15 Kasım, 2006 01:17 Çarşamba)Buna yorumlaşma dünyasında faul denir ama biliyorsun dimi sgb? Denmiyorsa da densin rica ediciim... ve uzaklaşıciim... diğer elmiş... hıh....
:)))))
Erman Sinan (15 Kasım, 2006 06:01 Çarşamba)abi onemli olan yuzuklerin birbirlerini degil, yuzugun seni tanimasi...
cok rahat ben baskasinin yuzugunu taktigimda onun kimligini burunuyorsam yaramaz bu ise, gereksizdir...
Bu arada Hanimlar uzulmeyin bunun tek tas ve trio'suda cikar yakinda ;)
phoenixia (15 Kasım, 2006 22:01 Çarşamba)hmm gayet güzel bir nokta ermancım..yüzükler karışır,karıştırılabilir...
sonra çiftler arasında farklı tartışmalara da yol açabilir.. "kimdi o yüzüğündeki kadın..hangi kadın,hem sen bnm yüzüğümü mü karıştırıyosun..."vs
sadi (su geçirmez balık) tekin (15 Kasım, 2006 22:09 Çarşamba)evet pek tabi mümkün. ama ne için kullandığınız önemli. bu yüzüğe kredi kartı muamelesi yapmamak lazım. sonuçta kimlik bilgileri iletişim bilgilerini değiştiriyoruz. yani ben karşımdakine başkasının bilgilerini neden aktarmak istiyim? ayrıca muhtemelen karşıdan aldığınız bilgileri de bilgisayarınıza aktaramazsınız başkasının yüzüğü olduğu için.
hatta öyle tahmin ediyorum ki, proje süresince bu konu da mutlaka düşünülüp bir çözüme kavuşmuştur. gençlik heyecanıyla bu tip projeler hayata geçmezler pek

c (16 Kasım, 2006 13:35 Perşembe)bunun yüzük değil de başka bir formatta olması bence konsepti çok da değiştirmez. tek bir kartvizit ile gezip sadece içindeki bilgileri başkasının kartvizitine kopyalayabilmek dünyada milyonlarca ağacı kurtarabilecek bir buluş. umarım yaygınlaşır. hem kartvizit yığınlarından da kurtuluruz.
phoenixia (16 Kasım, 2006 13:44 Perşembe)ama şöyle olacak dimi..(yani ben öle düşündüm):)
kopyalanan şeyler sadece kartvizitteki bilgiler değil, kartvizitin görseli de olacak.. yoksa yoksa orijinal kartvizit tasarımlarını da kaybetmiş oluruz..hmm avatar tarzında da olabilir tabii...
bir taraftan da, cep telefonları ya da palmlar falan taşıyabildikleri bilgilerle küçük birer database kıvamındalar zati.. ne yüzüğe, ne kartvizite gerek yok aslında.. o sırada iki laf da, dört laf da ederiz hem...
(ya neden muhalif olmak zorundayım..):))
tospik (02 Mayıs, 2007 21:41 Çarşamba)faaaşizmin şanlıııı yolunda ilerlerken doğal olarak insanlara bu tür zımbırtılar gerekecek.
örnek diyalog vereyim size;
barda hatunla tanışılır, önce gönlünü yoklamak için salakça bir espri yapılır, kız güler, ardından;
*el sıkışılır*
-hmm...osman gübürcük...adana...ıııy! senin dedenin dedesi zenci, ananenin teyzesinin kızı lazmış. pis azınlık yok ol! gözüm görmesiiin...
*telefon çıkarılıp şanalsu aranır*
-ay kızım inanmıyorum yaaa 8/1i zenci bir herifle tokalaştım elimi yıkıyorum yıkıyorum kokusu gitmiyor ıııııııy yani o derece.
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.