Yorumlar
mehmet (23 Ağustos, 2007 17:34 Perşembe)Deniz yatağı olarak da kullanılabilirmiş haberde kullanılan şezlong...
big mac (23 Ağustos, 2007 17:45 Perşembe)fare gibi kemiririm lan ben o sezlongu elim ayagim rahat durmaz yani.. ama basarili seyler bunlar.. guzel denemeler
big mac (23 Ağustos, 2007 18:00 Perşembe)paha bicilemiyomus:P
bella donna (23 Ağustos, 2007 18:02 Perşembe)insanın beli nasıl bayram eder bu şezlonga uzanmışken.. ama evet... ne kadara satıyorlar merak ettim doğrusu..
ruprect (23 Ağustos, 2007 23:20 Perşembe)Bigu'da ekolojik organik ürün patlaması!
Rahat mıdır acaba? Rahat değilse de faydalı diye kullanmalı mı?
sadi (su geçirmez balık) tekin (24 Ağustos, 2007 03:38 Cuma)bel kısmı ergonomik değil ki bella. tersine, bi süre sonra çok rahatsızlık verir.. baksana, kambur durmak zorundasın üstünde..
fair (24 Ağustos, 2007 09:59 Cuma)istersen çevirir oturursun ergonomik olur

sadi (su geçirmez balık) tekin (24 Ağustos, 2007 10:20 Cuma)ya evet ergonomi de tam ööle bişi zaten. bi yüzü ergonomik değilse öteki yüzü illa ergonomiktir.

fair (24 Ağustos, 2007 10:24 Cuma)geçirmezcim zaten dikkat edersen dil çıkartmıştım

hıh
fair (24 Ağustos, 2007 10:25 Cuma)şaka bir yana geriye dönüştürme özelliğinden ötürü artık bu tarz şeyler kullanmaya ihtiyacımız var... sanki biraz geri dönülmez bir sürecin içindeyiz ne dersiniz? çevremizi taş binalar sarmış durumda.
bella donna (24 Ağustos, 2007 10:28 Cuma)sgb'cim ben de üstüne yapışıp orda kalmayacağım canım 8) ben spor salonunda kullanıyorum buna benzer bir şey, ona istinaden dediydim 8)
shinemu (24 Ağustos, 2007 13:43 Cuma)kenarlarından küçük küçük kopup, ufalanırsa bakmaya dayanamam ki..ayyy düşünemedim bile.. ama onun dışında çok başarılı bi ürün =)
fair (24 Ağustos, 2007 15:57 Cuma)evet tam kedilerin tırnaklarına göre.
sadi (su geçirmez balık) tekin (24 Ağustos, 2007 20:28 Cuma)tamam fair sen otur..
bella sen kal..
şimdi canım, ben çok oturmayacam, dolayısıyla ergonomik olmasına gerek yok dediğin cihaz, bir şezlong.. yani üzeirnde uyuyabilmelisin, saatlerce kalabilmelisin. ha sen az oturmak istersen kimse sana hayır en az iki saat yatıcamn demiycek elbet..

hani bi fast food restoranınndaki sandalye olsa dediğini anliim de..
fair (25 Ağustos, 2007 11:55 Cumartesi)oturmicaam..
iklim dolayısıyla güneşte saatlerce kalmıyoruz biliyorsun dimi? ancak sabahları ve de 15.30'dan sonra güneşlenebiliyoruz. Bunun dışındaki saatler çok zararlı.. güneşin zararlarını şimdi burada anlatmak istemiyorum hepimiz biliyoruz zaten.. yani sabahları 2 saat öğleden sonra da 2 saat güneşlenenler için hiç rahatsız edici değil.. geriye dönüşümü kolay olması da cabası.. belin boşta mı kalıyor? koy bir yastık kurtul dimi
rakunzell rakkadar (25 Ağustos, 2007 12:05 Cumartesi)ben de sanırım su geçirmeze hak vericem bu konuda.. belin boşta kalmıyor bu tasarımda, cuk oturuyor bir yerlere ama o oturuş omuzları öne itiyor.. hani ola ki tombul biri otursa da güneşlense göbek katları bembeyaz kalkacak, o derece yumultuyor adamı, görünen o..
kaldı ki,- konu harici- minimal dediğimiz şey endüstriyel malzemelerle anlam kazanıyor, mantarlarla değil.. bu hali hazırda kullanışsız görünen şezlong bence bahsedildiği kadar dayanıklı değil. mantar sonuçta, oturup kalkarken aldığı zorlamalara, deniz suyu ya da klorlu havuz suyu vs.ye pek dayanır görünmüyor kanımca. sorun geri dönüşümüyse, plastik dediğimiz iğrenç malzeme de bir o kadar dönüştürülebilir ne yazık ki..
demem o ki aksesuar gb duruyo bu şey..
romanna (25 Ağustos, 2007 12:54 Cumartesi)Bence biraz sallanan sandalyeleri anımsatıyor.arkaya yaslanıp hafif yük verince sallanma potansiyeli var gibi

mezzoalto (26 Ağustos, 2007 12:45 Pazar)ehe, bi hafta tatile gittik her haberde ayrı bi kriz çıkmış, bayağı hareketli günler kaçırmışız:) hazır tatilden yeni gelmiş ve de şezlong ergonomisinin önemi konusunu bizatihi uzun uzun irdelemiş biri olarak ifade etmek isterim ki sabit biçimli herhangi bir uzanma aracının yeterince ergonomik olmadığını düşünüyorum.. bu şezlonga yüzükoyun uzanamazsın.. artı böyle bir oturma aracında havlu sabitlemek de zor olur, çok geniş olmalı ki oturduğunda sırtında toplanmasın..
son olarak itirazım konunun "ekolojik" başlığında yer almasına.. eğer bu şezlong kullanılmış mantarlardan veya şarap mantarı firelerinden yapılıyorsa - arkadaşın "statement"ında pek detay yok, bilemedim o nedenle- o zaman tamam.. ama eğer sıfırdan mantar meşesi kullanılıyorsa, o zaman itirazım var, çünkü zaten dünyada çok spesifik bir ağacın kabuğundan, çok zahmetlice ve uzun zamanda elde ediliyor bu mantar ve firesi de oluyor.. hali hazırda gerçek şarap üreticileri bu mantarlardan vazgeçmeyeceğine göre -plastik veya metal kapaklar sadece gündelik sofra şarapları için uygun- zaten az olan bir kaynağın daha da sömürülmesi pek de ekolojik gelmedi bana açıkçası..
"Şişe mantarı çok ilginç bir oluşumdur. Bir ağacın "kabuklarından" elde olunur. Mantar ağacının botanik adı Quercus suber'dir. Tanrı'nın bir başka garipliği olarak çoğunlukla Batı Akdeniz ve Portekiz'de yetişir. Dünya Şarap Mantarı üretiminin %80'ni bu küçük ama sevimli ülkede gerçekleştirilmektedir.
Şarap Mantarı işlenmesi kendisi kadar ilginçtir. 200 yıl kadar yaşayan mantar meşesi ağaçlarında ilk ürün 30.cu yılda alınır. Çünkü mantar kabuğun oluşması için bu kadar yıl geçmelidir. Mantar ağaç kabuklarının muz gibi soyulması ile ele alınır. Daha sonraki 9, 12 ve 15.nci yıllarda bu kabuk soyma işlemi tekrarlanır.
Hasat mevsimi Mayıs ve Haziran aylarıdır. Yatay olarak çizilen ağaç kabukları, ağaca zarar vermeden palakalar halinde ayrılır. Bir veya iki yıl böylece bırakıldıktan sonra kirliklerin ve parazitlerin giderilmesi için 30-60 dakika kaynatılır. Sıcak karanlık bir yerde 3 hafta bekleme sonucu kalınlık ve görünüşe göre sınıflandırılır. İş bu kadarla da bitmiyor. Şişeye girişi kolaylaştırmak için yüzey işlemi olarak parafin banyosu uygulamak gerekli. Ancak parafin istenmeyen değişikliklere yol açtığı için günümüzde silikon onun yerini almıştır.
Bundan sonra presleme ve şekillendirme aşaması gelmektedir. Bu oldukça incelik isteyen bir işlemdir. Fazla fire vermeden istenen şekil verilir. Satış aşamasında mantarlar ambalajlanır ve genellikle SO2 gazı veya ışınlama ile sterilize edilir. "
http://www.hayyam.com/konuklar/sise-mantari.php
ARTanubis (27 Ağustos, 2007 02:16 Pazartesi)bizde olsa...
rakunzell rakkadar (27 Ağustos, 2007 11:22 Pazartesi)mmm... çok ilginçti doğrusu. teşekkürler mezzo..
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.