Yorumlar
ruprect (25 Mart, 2009 13:44 Çarşamba)on numara film. duyduğumuz kadarıyla müşteri tarafından da ayakta alkışlanmış bir işmiş.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (25 Mart, 2009 14:23 Çarşamba)film prodüksiyon olarak çok iyi de, fikir olarak etkilemedi beni. futbol hastası olmadığım içindir belki. adidas'ın "impossible team" filminde oyuncu seçimi yapan bebeleri daha çok sevdiğim için de olabiir.
filmin en iyi numarası, eski ajansın "semih" esprisini devam ettirmesi olmuş.
ufuk (ebegumeci) kılıç (25 Mart, 2009 14:27 Çarşamba)settar ben de çok futbol hastası değilim ama kücüklüğümde en az bi kere maradona

olmuşluğum vardır.
reklamda da Afrikalı veletlerin Türk futbolcu isimlerini söylemesi keyifliydi.
birde o yeşilli velet Fatih Terim mi
Yalçın (settar) Pembecioğlu (25 Mart, 2009 14:47 Çarşamba)Belki de okşanacak milli gururum eksiktir. Afrikalı veletlerin Türk milli takım oyuncularının adlarını almaları ne büyük yalandır. Gören de UEFA ve Super Cup alan Galatasaray takımından bahsediliyor zannedecek. "Over promising" vaatler milli takım sponsorluk işlerinde çalışıyor herhalde. (Ay ne gıcığım, kendimden tiksindim!)
zürafa (25 Mart, 2009 15:34 Çarşamba)güzel iş olmuş,Semih espirisi de süper...
ufuk (ebegumeci) kılıç (25 Mart, 2009 15:41 Çarşamba)Yok settar bahsettikleri 2002'de dünya 3. sü olan Türkiye Milli Takımı (umarım tarihleri ve sıralamayı doğru hatırlıyorumdur

)
evet fantastik olmuş ama zaten TTNet bize TTNet'i kullanırsanız Afrikalı veletler Türk futbolcuların kimliklerine bürüncek diye bir vaadde bulunmuyor. (ki o zamanki başarı grafiği sürdürülebilseydi, bugün o veletler Semih'i tanıyabilirlerdi.)
Reklam sadece yüzü güldürmekten fazlasını yapmıyor evet tüylerimiz diken diken olmuyor orası ayrı...
brianos (25 Mart, 2009 16:06 Çarşamba)
hah! ben de borani nerde diyordum. Geldi gene camurunu attı gitti. acıkla su karın agrını olsun bitsin.
Şaş o zaman, cunku su ana kadar herkes sevmiş gibi gozukuyor.
dozdenoir (25 Mart, 2009 16:29 Çarşamba)bence eğlenceli bir film olmuş... Milli duyguları kabartmış. Evet ya güzel olurdu diye hayal kurdurtmuş bir film. Çok da tartışılacak bir şey yok. Bu arada yapım- yönetmen künyesini bilen varsa ve paylaşırsa sevinirim. Cast seçimini çok beğendim...
cagatay (tortilho) karakoc (25 Mart, 2009 17:08 Çarşamba)güzelmiş, bence çoğu insanın yüzü güldürcek,kendini izlettircek bir reklam
ah bir de milli takımın kendisi düzgün bir iş çıkarabilse keşke...
hopçikitangasamuray (25 Mart, 2009 18:16 Çarşamba)Milli duyguları kabartmayacak, fakat sempati noktasında hedef kitleyi etkileyen başarılı bir reklam olmuş.
jeyar (25 Mart, 2009 18:34 Çarşamba)impossible team filmini geçemez bence de ama yine de iyi iş olmuş. Yalnız daha ortada fol yok yumurta yokken bu tarz şişinmeler patlayabiliyor tabii.
phoenixia (25 Mart, 2009 20:07 Çarşamba)settar hakkat ne gıcık modsun öyle..:))
temiz ve güzel iş olmuş...
phoenixia bunu beğendi..

sponsor reklamlarının tek özelliği sponsorun reklamını yapması ya da gaza getirip tüyleri diken etmesi değil ki.. haber verici olması, hatırlatıcı olması da var..
herkes futbol takipçisi değil sonuçta, spor haberlerini es geçiyor da olabilir,ama reklamlara bir şekilde rastlıyor..
ve böyle keyifli reklamlar sonrasında "ne zamandı, noldu milli maç" gibi sorular sordurabiliyor..
karaasa (25 Mart, 2009 21:27 Çarşamba)phoenixia katılıyorum konu milli takım olunce vatan millet sakaryalardan geçilmiyor
bu neşeli hafif bir reklam olmuş
Aygül Pembecioğlu (25 Mart, 2009 21:38 Çarşamba)sonunda evin yolu buldum ve upload ettim videoyu dailymotion'a :) habere ekldim üşenip tnet'in sitesine gitmeyenler için :D
mezzoalto (25 Mart, 2009 21:58 Çarşamba)ben reklama gerçekten bayıldım, semih esprisinin de şahane olduğunu düşünüyorum.. ayrıca "hauyt huyt" diye tepinen futbolcu animasyonlarından daha milli duyguları kabartıcı olduğunu düşünüyorum çünkü "başkalarının hakkında ne düşündüğü" konusuna bizim kadar önem veren başka bir millet yoktur sanırım.. aa bi de yunanlılar:) reklamın güzelliği konusunda bir diğer kriterim de huysuz kardeşim; hayatı ona buna burun kıvırmakla geçen ve reklam konusunda çok az şeyden memnun olan kendisi bile reklamı soluksuz izledi ve "çok güzel olmuş yaa" dedi.. budur:)
byparlak (25 Mart, 2009 22:11 Çarşamba) 4x4 reklam yahu!
tiryaki (25 Mart, 2009 23:13 Çarşamba) fetullah gülen okullarında yetişen çocuklara bir şekilde rastlamışsınızdır... onların bir gün türk dostu olacaklarını söylemişlerdi... ttnet e yaramış, türk dostu olmuşlar :)) ilk bu geldi aklıma...
cagatay (tortilho) karakoc (26 Mart, 2009 01:30 Perşembe)fetullah diyince de aklıma hakan şükür geldi, ama başlıkla alakasız olduğundan gitti.
byparlak (26 Mart, 2009 06:33 Perşembe) feto diyince benimde aklima seytan geliyor..bununda baslikla alakasi yok :)
emireruyan (26 Mart, 2009 11:15 Perşembe)byparlak diyince benimde aklima boole parlak bi oolan geliyor.
.bununda baslikla alakasi yok
burakma (26 Mart, 2009 11:23 Perşembe)gayet güzel bir iş, ellere sağlık.
özellikle prodüksiyon ekibini tebrik etmek gerek.
yalnız, şöyle bir durum var ki.. ülker bir süredir çocuklar ve sokak jargonu üzerinden bir iletişim sürdürüyor. ttnet logosunun yerine ülker görsem şaşırmazdım, bu açıdan bakıldığında stratejik olarak bir tuhaf duruyor. tenk yu.
Yalçın (settar) Pembecioğlu (26 Mart, 2009 12:51 Perşembe)ülker filmlerinin sonunu bakkallara bağlayıp çikolata, gazoz gibi ürünlerini azıcık da olsa gösterebiliyor. TTNet için durum çok zor ama. "Semih oyuna sonra girecek" esprisi önceki reklamları hatırlatıyor, ok; müzik de sonlarda tanıdık, ona da ok; fakat hepsi toplanınca bile TTNet reklamı olduğuna dair tüketici zihninde nasıl bir tortu kalıyor merak ediyorum.
Bizim burada didiklediğimiz bir çok iş post testlerde sadece ünlüleriyle, esprileriyle, markaları olmadan hatırlanabiliyor ancak. Milli takım sponsorluk filmleri de genellikle "milli takım reklamı" olarak algılanıyor. (Google arama sonuçlarından yola çıkarak konuşuyorum).
TTNet bir şekilde farklılaşıyor, gaza getiren filmlerden ayrı durarak doğru bir şey yapıyor. Anneler, babalar fikri aynı stratejiydi, eh, bu da bir açıdan diğer gaz filmlerden farklı.
Fakat bu filmin en önemli noktası, pordüksiyonu. Filmin yapımı sırasında masraftan kaçınmayınca bu kadar güzel ve etkileyici bir filminiz oluyor işte. Ülker de prodüksiyon şirketleriyle toplu mal üzerinden pazarlık yaparak hepsi birbirinin aynısı olan gofret reklamlarıyla aynı renkte ve tonda milli takım reklamları çekiyor.
cleanclothes (26 Mart, 2009 13:19 Perşembe) prodüksiyon olarak, müşterinin bütçemiz bu kadar dediği zamanlarda; ne istenilen yönetmenle çalışılabilinir, ne de istenilen casting ile...
işte bu tür durumlarda stok görüntülere başvurulur... discovery channel'dan bir belgesel üzerine seslendirme ya da müzik döşenir... olur mu!! olduranı da var, ama çoğunlukla olmamış işler çıkar ortaya...
ttnet işi de, bir sokak çekimi üzerine komiklik olsun, tanıdık isimler olsun, sponsor olsun diye ses döşenmiş bir film havasında... zorlama ve naturel değil...
hele ki ülker'in naturel sokak futbolu üzerine daha yeni yaptığı işlere, bu derece yakın ve yine çocuk ve sokak futbolu kokması, ten renkleri hariç pişti bi iş olmuş...
prodüksiyonuna bu kadar iltifat ediliyor olması da enteresan...
Yalçın (settar) Pembecioğlu (26 Mart, 2009 14:02 Perşembe)cleanclothes, bütçe kısıtı tarifin TTNet filmi için mi, yoksa Ülker filmi için mi? TTNet pek bütçeden kısmamış gibi görüniyor bana.
Ülker'in filmlerini çok sevimli bulmuştum, fikir gerçekten iyiydi. Fakat filmlerdeki lezzet, mesela şu kek reklamındaki elemanla çocuğun muhabbetinden çok farklı olmamıştı ne yazık ki.
Bir de Ülker sokakta çocukların oyun dilini (üç korner bir penaltı, atan alır, çok abanma vs) kullanarak profesyonel futbolcuları eğlenceli bir duruma sokuyordu. TTNet filminde ise çocuklar ünlü futbolculara öykünerek maç yapıyor. Bu anlamda pişti değil de, benzer yol kullandıklarını söyleyebilirim sadece. TTNet filmi fikir olarak Adidas'ın Impossible Team reklamına Ülker filmlerine olduğundan daha yakın bence.
Aygül Pembecioğlu (26 Mart, 2009 16:00 Perşembe)Duruuuunn! konuşmayın :) Akşama Bigumigu Özel haberi geliyor! Herşeyi orda konuşacağız :D
cleanclothes (27 Mart, 2009 14:25 Cuma)aslında temel hikaye ülker filmleriyle ttnet filmini tokuşturmak değil... hesapları farklı ama beslendikleri yer aynı... ülker sokak futbolunun jargonlarını kullanarak ama öyle ama böyle hala reklam kuşaklarında dönen bir film yapmışken...işte aynısının esmer tenlileriyle yapılmışı ttnet filmi...
ne dudak senkronu var, ne de bu filmin ttnet için çekildiğine dair özel bir işaret... tıpkı geyik sürülerinin kendi aralarında geyik yapmaları, zırva konuşmalarından reklam yapmak gibi...
o sebep stok görüntüden üzerine ses döşenmiş düşük bütçeli filmlere benziyor... havasındaki olmamışlık kokusu ondan... ayrıca hollandada yapılsaydı dünya kupası o zamanda bembeyaz tenli, sapsarı saçlı çocuklar mı top peşinde koşturacaktı... bu demek ki... o ne demek olcaktı...
bravo müşteriye bence... parası var ve ajansına veriyor... bravo...
Yorum yapmak için
- sisteme
kayıt olabilir,
- Bigu üyesi iseniz ana sayfadan
giriş yapabilirsiniz.